Konu: Napolyon ve Osmanlı  (Okunma sayısı 6507 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Head Cook

  • Level 10
  • İleti: 1774
Ynt: Napolyon ve Osmanlı
« Yanıtla #40 : 01 Şubat 2015, 23:30:50 »
Hitler de Napolyon da sefere Haziran'da başladı ve kış gelene kadar seferi bitiremediler.
Hitler ve kurmayları sefere Kasım ayında başlıyorlar (Talimat 21, Ekim ayında yayınlanıyor). Napolyon Haziran ayında Rusya'ya savaş açıyor ama Moskova seferine Haziran'da değil 22 Temmuz'da başlıyor.
« Son Düzenleme: 01 Şubat 2015, 23:33:44 Gönderen: Head Cook »
Gidici olduğum kadar yaptıklarım baki.

Çevrimdışı Hospitaller Knight

  • Level 6
  • İleti: 161
  • English must be defeated
Ynt: Napolyon ve Osmanlı
« Yanıtla #41 : 02 Şubat 2015, 23:46:57 »
Napolyon henüz gençken bir osmanlı vilayetini kuşatmış.Şehri koruyan Cezzar Ahmet Paşa imiş.Yaşlı ve hastaymış.Geen askerlere karşı inanılmaz taktikleriyle Cezzar Ahmet Paşa sayıca üstün olan Napolyon'un ordusunu yenmiş.Napolyon geri çekilip şehri kendi haline bıraktıktan sonra ünlü sözü olan "Bana 3 Türk Askeri Verin,Size Dünyayı Fethedeyim" sözünü söylemiştir.

Not:Orda yazıyosa bilemem valla okumadım Napolyon ve Osmanlı deyince direk bildiğim bir hikayeyi anlattım.

Çevrimdışı Malkoçoğlu Mert Bey

  • Level 5
  • İleti: 92
  • Bizim günümüz de gelir.
Re: Napolyon ve Osmanlı
« Yanıtla #42 : 06 Şubat 2015, 02:40:26 »
Rusya fethedilmesi en zor yerlerden biri. Ruslar vatan müdafaası söz konusu olunca ölümcül şekilde inatçı olabiliyor. Napolyon yola çıktığında azımsanamaz bir ordusu vardı,500.000 asker kadar bir kuvvetle dönemin en popüler savaş taktikleriyle girdi Rusya'ya. Lakin ne kadar kestirme giderseniz gidin,Rus ovaları epey zorlu,step şartlarına benzer bir iklimi var. Sert kıştan da öte,ölümcül bir kışa sahip ve coğrafyası tümüyle ovalardan oluşuyor,belirli bir yol ağı da yok ve belli başlı yollar da az sayıda. Napolyon'u mağlup etmenin bir meydan savaşıyla mümkün olmadığını anlayan Ruslar,kış gelene kadar Smolensk'ten çekilmeye başladılar. Çar Aleksandr'da Napolyon'u diplomatik yollarla oyalamaya çalıştı. Rus ordusu çekildikçe ve Napolyon onları takip ettikçe,Rusya kabusuna daha da çekildi. Ruslar çekilirken tarlaları,çiftlikleri yaktı,lojistik bağlamda kullanılabilecek hemen herşeyi harap ettiler. Yolları bozdular,kırdılar,toprakla kapladılar. Sonbaharla birlikte bütün bir Rus ovası tamamen çamur ve balçığa döndü,Fransız Ordusu'nun yağmalayacak hiç bir şeyi yoktu,boşluğa düşmüş gibi olmuşlardı. Soğuk çok keskindi. Fransızlarda sert kışlar görürdü ama hatıratlarda bu soğuğun hiç birşeye benzemediği yazar. Ruslar da çekilmeye devam ediyordu. Fransız ordusunda bitse de gitsek şeklinde hayıflanmalar vardı. Açlık,hastalık,soğuk,topları balçık yolda götürmenin zorluğu gibi sebeplerle iyice moral bozukluğuna uğrayan fransızlar,bu çöküntüye rağmen Kutuzov'u Borodino Muharebesi'nde mağlup etti. Yine de kutuzov'un hit and run teknikleri güçten düşmüş fransız askerine zaiyat verdirmişti. Mağlubiyetle birlikte kutuzov çekildi,Moskova'nın ateşe verilmesi emrini verdi. Moskova günlerce süren bir yangınla kavruldu. İnsanlar şehirden kaçtı. Nüfus yarıya indi. Fransız ordusu Moskova'ya girip konaklayıp yiyip içip zaferlerini kutlayacaklarını sanarak Moskova'ya geldiler,ancak tek buldukları Moskova'nın külleri oldu. İyice moralman çöken fransız ordusu,yine de buraya yerleşti. İyice çöken kışla birlikte zaiyat arttı. Yiyecek yemek bulamıyorlardı. Moskova çevresindeki Rus gerilla direnişçileri de ufak tefek zaiyatlar verdiriyor,bu zaiyatlar toplamda büyük bir zarara maloluyordu. Hatasını geç de olsa farkeden Napolyon ordusuna dönüş emrini verdi,Berezina Irmağı'nı geçerken,önceki geçişinin ihtişamından eser kalmamıştı. Ordusunun hemen hemen yarısını kaybetmiş,Ruslar onu savaşmadan yenmişlerdi. Bir de ırmağı geçerken baskın olunca ve Ruslar toplarla köprüleri bombardımana tutup köprüdekileri yarı donmuş ırmağa dökünce,iş hemen hemen bitmişti. Ruslar koalisyon ordusuyla birlikte bütün bir 1812-13 boyunca Napolyon'u kovalamış,Paris'e kadar gelmişlerdir. Ama sonra avrupanın eski haline dönmesi için görüşmeler yapılmış,topraklar sahiplerine iade edilmiştir.

Ve bence Napolyon o yıllarda bizde olsaydı,III. Selim döneminde yani,kellesi giderdi,fazla yenilikçi diye Yeniçeriler kellesini isterdi,çaresiz alırlardı da :)


« Son Düzenleme: 06 Şubat 2015, 02:45:45 Gönderen: Malkoçoğlu Mert Bey »
Yiğit bin gün yaşar,fırsat bir gün düşer. Bin gün yaşayıp koyun gibi yaşayacağımıza,bir gün yaşayıp aslanlar gibi ölelim!

Çevrimdışı SultanAhmetPaşa

  • Level 11
  • İleti: 2314
  • ''Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.''
Ynt: Napolyon ve Osmanlı
« Yanıtla #43 : 06 Şubat 2015, 19:57:11 »
Yani ünlü bir Rus sözü vardır : ''Motherland Russia ''
"Biz Cehennem için bir çok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri vardır, ama anlamazlar. Gözleri vardır ama görmezler. Kulakları vardır, ama işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler, hatta onlardan da daha alçaktırlar. İşte gafiller onlardır." (A'raf, 179)

?Doğrusu biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz bu nedenle onu işitici, görücü yaptık. Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.? (İnsan, 76/2-3)

?Ümmetim sarığı indirince izzetlerini Allah indirecektir ?(Deylemi, el-Firdevs, no:4247, 3/88)

Çevrimdışı Malkoçoğlu Mert Bey

  • Level 5
  • İleti: 92
  • Bizim günümüz de gelir.
Ynt: Napolyon ve Osmanlı
« Yanıtla #44 : 06 Şubat 2015, 20:25:00 »
Yani ünlü bir Rus sözü vardır : ''Motherland Russia ''

Gerçekten de anavatan mantığındaki ana yı ciddiye alıyorlar,dişi olarak görüyorlar vatanlarını anne rusya diyorlar :)
Yiğit bin gün yaşar,fırsat bir gün düşer. Bin gün yaşayıp koyun gibi yaşayacağımıza,bir gün yaşayıp aslanlar gibi ölelim!