Konu: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri  (Okunma sayısı 4552 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KızılDerili

  • Level 9
  • İleti: 647
  • Rehberlerim:http://urlmi.com/ETWREHBER


Beyazlar bize birçok söz verdiler, hatırlayamadığım kadar çok; bir tekinin dışında hiçbirini tutmadılar... Toprağımızı alacaklarını söylediler ve aldılar...
-Bilinmiyor

Önce bir gemiyle geldiler. Misafirlerimizdi, onları sahilde hediyelerle karşıladık. Silahsızdık; çünkü hiç ihtiyacımız olmadı. Kardeştik, severdik, paylaşırdık. Silahı onlar tanıttı. Tutarken yanlışlıkla elimizi kestik, kanımız aktı. Evlerimize buyur ettik, konuklarımızdılar. Yedirdik, içirdik, yatırdık, hizmet ettik. Topraklarımızı, dağlarımızı, sularımızı, ovalarımızı gezdirdik. Sevindiler. Sevindik!
Renkleri ne kadar beyazdı bizimkilere göre.
Sonra gittiler; memnun ederek uğurladık dostlarımızı!
Bir gün, tam sabah gün doğarken, ak tenli dostlarımız; gemileriyle, çok, çok olarak geldiler. Beklemiyorduk; çok erken gelmişlerdi.
Demek sevmişlerdi bizi, toprağımızı, göğümüzü; sevindik.
Çoktular, silahlıydılar; üstelik ellerini de kesmiyorlardı.
Ayakları karaya bastı ve sonra hiç beklenmeyen, olmayacak olan oldu. Şaşırmıştık, acaba ne yapmıştık da beyaz dostlarımız bizleri öldürüyordu.
Evet, beyaz adam, bu sefer gülen yüzlerimizi ağlatmaya, varlığımızı yağmalamaya, gençlerimizi köle yapmaya, karılarımıza tecavüz etmeye gelmiş! Şaşırdık!. Neden?
Biz özgür göğün, geniş toprağın, mağrur dağların insanları; barış, sevgi, dostluk bilirdik, savaşı beyaz adam öğretti. Hiç hak etmedik öldürülmeyi, savaşı, köleliği.
Erkeklerimizi öldürdüler, yaktılar çocuklarımızı ateşte diri diri. Toprağımızı yağmaladılar. Karılarımıza kızlarımıza tecavüz ettiler. Köle diye götürüldük yurtlarına. Sattılar.
Tanrıya inanmamızı söylüyordu, elinde incil, siyah cübbeli, beyaz tenli papaz. Reisimiz sordu: "Tanrı size bunları yapmanızı mı söylüyor? Cennet dediğiniz yere sizler mi gideceksiniz? Öyleyse; ben sizin olmadığınız yeri, cehennemi seçiyorum. Eğer bizleri değil de, sizleri, zulmünüzü onaylıyorsa tanrınız; böyle bir tanrıya inanmaktansa, inanmamayı yeğlerim! "
Hiç bitmedi beyaz adamın gelmesi. Onlar geldikçe biz bittik; biz bittikçe onlar geldi.
Beyaz adam, yaptıklarını anlatacak kelime bulamıyorum, bizim böyle kelimelerimiz yok; senin yaptıklarını en iyi anlatacak yine sensin, senin kelimelerin. Kara yüreğin, beyaz tenin gibi olabilirse bir gün, anlatırsın yaptıklarını!
-Tosawi

Beyazların uyduğu hangi anlaşmayı Kızılderililer bozdu? Hiçbirini... Beyaz adam bizle yaptığı hangi anlaşmaya uydu? Hiçbirine...
Ben bir çocukken dünya Siouxlar'ındı; güneş onların topraklarında doğar ve batardı; savaşlara on bin kişi gönderirlerdi... Bugün savaşçılar neredeler? Onları kim katletti? Topraklarımız nerede? Onlara kim sahip? Hangi beyaz adam onun toprağını ya da parasını çaldığımı iddia edebilir? Yine de benim bir hırsız olduğumu söylüyorlar... Hangi beyaz kadın, benim tarafımdan esir alındı ya da onuru kırıldı? Yine de, benim kötü bir Kızılderili olduğumu söylüyorlar. Hangi beyaz adam beni sarhoş gördü? Kim benim yanıma aç geldi ve doyurulmadı? Kim beni karılarımı döverken ya da çocuklarıma kötü davranırken gördü? Hangi kanunu çiğnedim? Kendimi sevmem yanlış bir şey mi? Derimin renginin kırmızı olması çok mu kötü; ya da bir Sioux olmam; babamın yaşadığı yerde doğmuş olmam; halkım ve topraklarım için canımı verebilecek olmam?
-Tatanka Yotanka (Oturan Boğa)

Atalarınız bizden küçük bir toprak parçası istedi... Onlara acıdığımız için dileklerini geri çevirmedik... Aramızda yer aldılar... Onlara mısır ve et verdik... Onlar buna karşılık bize zehir (içki) sundular... Beyazlar bir kez memleketimizi tanıyınca, hemen sağa sola haber saldılar... Yeni yeni insanlar geldi... Biz onların dostça geldiğini sandığımızdan hiç korkmadık. Çünkü bize kardeşim diye sesleniyorlardı... Sözlerine inandık... Bu kez onlara daha geniş bir yer verdik.... Kısa zamanda sayıları arttı. Daha çok toprak istemeye başladılar... Sonunda bütün yurdumuzu istediler... Gözlerimiz açıldı. Savaşlar oldu... Beyazlar bizimle savaştırmak için içlerinden kimilerine paralar verdi. Halkımızın büyük çoğunluğu öldürüldü... Beyazlar bizi içkiye de alıştırdılar. İçki yüzünden de binlerce Kızılderili kırılıp gitti... Kardeşlerim, eskiden bizim topraklarımız çok genişti... Sizinkiler ise çok küçük... Şimdilerde ise siz büyük bir ulus oldunuz... Bize yatağımızı serecek kadar bile bir toprak parçasını çok görüyorsunuz...
-Reis Algiysi



Beyazlar hiçbir zaman toprağa ya da geyiklere ya da ayılara aldırmadılar... Biz Kızılderililer bir hayvanı öldürdüğümüz zaman, onun bütün etini yiyoruz... Kökleri kazdığımızda küçük çukurlar açıyoruz... Ev yaptığımızda küçük çukurlar açıyoruz... Biz çekirgeler için otları yaktığımızda hiçbir şeyi mahvetmiyoruz... Biz, meşe palamutlarını ve fıstıkları sallayarak düşürüyoruz. Ağaçları baltalayıp devirmiyoruz... Biz yalnızca kurumuş ağaçları kullanıyoruz... Ama beyazlar toprağı deşiyorlar, ağaçları söküyorlar, herşeyi öldürüyorlar... Ağaç diyor ki, "Yapma, acıyor... Canımı yakma." Ama onlar, onu baltalayıp kesiyorlar... Toprağın ruhu, onlardan nefret ediyor... Kızılderililer asla bir şeyin canını yakmaz, ama beyazlar herşeye zarar veriyorlar... Kaya diyor ki, "Yapma, canımı yakıyorsun." ama beyazlar hiç umursamıyor... Oysa beyaz adamın ona dokunduğu her yer acıyor...
-Yaşlı bir Wintu kadini..

Bütün savaşçılarımla birlikte beni esir aldınız.. Çok fazla dövüştüm. Ama silahlarınız iyi nişanlanmıştı. Kurşunlar tıpkı kuşlar gibi havada uçuşuyor, kışın ağaçların arkasından esen rüzgar gibi, kulaklarımızda uğulduyordu. Savaşçılarım etrafımda düşüp kalıyordu; durumumuz hiç iyi görünmüyordu. En kötü günümün çok yakın olduğunu hissediyordum. Sabah güneş sönük olarak doğdu üzerimize; akşam da siyah bir bulutun arkasında battı. Ateşten bir topa benziyordu. Bu Kara Atmacanın üzerinde parlayan son güneşti. Onun kalbi öldü, göğsünde hızla atmıyor artik. O şimdi beyaz adamın tutsağı; ona ne isterlerse yapabilirler.
Beyaz adam kafa derisi yüzmüyor, ama daha kötüsünü yapıyor- kalpleri zehirliyor. Onların kalbi temiz değil. Kara Atmacanın halkının kafa derileri yüzülmeyecek, ama birkaç yıl içinde beyaz adama benzeyecekler; yani güvenilmez olacaklar ve yaşadıkları yerde ancak çok sayıda subay(polis) olursa düzen sağlanabilecek.
-Kara Atmaca
Kızılderililer, asla kafa derisi yüzmemişlerdir. Bu beyazlar tarafından atılan bir iftiradır. Aksine asıl kafa derisi yüzenlerin beyazlar olduğu düşünülmektedir.

Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim... Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.
-Geronimo yada öz adıyla Goyathylay

Son ağaç kesildikten, son nehir zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.
-Şef Seattle

Yalnızca bir kere ağlatmadılar bizi. Mavi ceketli askerler, her yer karanlık ve her şey durgunken, gecenin içinden çıkageldiler ve kamp ateşi yerine bizim çadırlarımızı yaktılar. Av hayvanları yerine benim cesur savasçılarımı öldürdüler.
-On Ayı

Ben rüzgarların hür estiği, gün ışığının önünü kesen hiçbir engelin mevcut olmadığı bozkırda doğdum. Ben herkesin, her şeyin hür nefes alıp verdiği; duvarlarla, çitlerle, tellerle çevrilmemiş bozkırda doğdum. Orada ölmek istiyorum. Duvarlarında arasında değil.
-On Ayı



O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları, hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o kanlı çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada. Güzel bir düştü evet. Sonra, bir ulusun umudu kırıldı paramparça oldu. Artık yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal ağaç.
-Mitaku

Karanlık gecelerin sabahında doğan güneşle uyandık, durgun göllerde yıkandık, esen yelde yüzümüzü güneşe çevirdik, kurumuş dalları yaktık, ağaçları kesmedik. Beyaz adamdan farkımız buydu.
-Kara Ayak

Yazı alıntıdır. Bazı düzenlemeler yaptım.

Çevrimdışı wonderful004

  • Level 11
  • İleti: 2878
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #1 : 13 Temmuz 2015, 23:57:21 »
p.ştlar

Çevrimdışı huseyincarpanali

  • Level 9
  • İleti: 897
  • Kaşların arasına random kurşunu değdi
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #2 : 14 Temmuz 2015, 00:44:11 »
Okumaya resimlere bakmaya içim el vermedi.Lanet olsun emperyalist düzen
« Son Düzenleme: 14 Temmuz 2015, 00:44:27 Gönderen: huseyincarpanali »

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • Level 14
  • İleti: 11287
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #3 : 14 Temmuz 2015, 00:49:30 »
Eline sağlık.

Çevrimdışı Kahraman

  • Level 9
  • İleti: 820
  • Ölüm Bize Masal Gelir...

Çevrimdışı Ebû Turab

  • Level 7
  • İleti: 212
  • Kudüs ağladıkça, Yahudi cüretleniyor....
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #5 : 21 Temmuz 2015, 01:50:52 »
İlk Resim gerçek mi?

Çevrimdışı KızılDerili

  • Level 9
  • İleti: 647
  • Rehberlerim:http://urlmi.com/ETWREHBER
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #6 : 21 Temmuz 2015, 02:03:58 »
İlk resimde bizonlar var. Kızılderililerin en önemli kaynaklarından biri olan bizonlar bilinçli olarak katledilmeye başlandı. Hainliklerin sadece biri çiçek hastalığı içkiye alıştırma gibi her tülü pisliği yaptılar.

Çevrimdışı ByzantineEmpires

  • Level 10
  • İleti: 1637
    • yok
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #7 : 23 Temmuz 2015, 02:32:17 »
Öncellikle eline sağlık çok iyi hazırlamışsın Evet ilk amerikaya İspanyollar çıktığında büyük katliamlar yaptı ancak Kızılderilileri de bu kadar masum göstermek nedir ? Bu adamlar zamanı geldiğinde kendi "içlerindeki" insanları tanrıya kurban etmedilermi onlara göre "tanrı kan istiyor" muş. Onca suçsuz içlerindeki insanları kafalarında yarattıkları şeyler adına kurban ettiler, Adaya yerleşen beyazların etlerini yediler bence o katliamlarda orda yatan her cesedin kafasının içindekileri tahmin etmek zor değil hiçbirinin fikrinin insanlığın yararına olduğunu düşünmüyorum. Zamanı geldiğinde "kendi kafalarındaki tanrıya" kan sunmak mı barış elbette hiçbir insan daha doğrusu varlık böyle bir son yaşamamalı ancak öyle sözler söylemişlerki kendilerini beyaz bir güvencin gibi anlatmışlar.

Çevrimdışı KızılDerili

  • Level 9
  • İleti: 647
  • Rehberlerim:http://urlmi.com/ETWREHBER
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #8 : 23 Temmuz 2015, 02:47:53 »
Hollywood zırvalıklarından başka bir şey değil. Kızılderili inancıyla alakası bile yok. Adamlar ekosisteme bile zarar vermiyordu ihtiyacını alıyordu doğadan. Şimdiki insanlarda dünyadan ihtiyacı kadar olanı alsaydı dünyada bir taraf havuzda yüzerken öbür taraf susuzluktan ölmezdi. Beyaz adam kazandı onun sömürücü kültürü ve acımasızlığı dünyaya hakim oldu.

 Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Keskin demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. ... Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmüyorlar. Hiç silahları yok... Son derece sade, dürüst eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar öldürmüyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar..."_"Bu insanlar yeryüzünün melekleridir" (Kolomb'un günlüğünden) Piskopos Bartelemeo: "Onlar İsa kadar Aziz ve dürüst insanlardır" demişti.


Alıntı bir yazı:


Herşey 1942'de Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfiyle başladı. Tanrı adına diye çıkılan yol, ne acı ki bir ulusun yok edilmesine kadar gidiyordu. Evet Kızılderililer, Kolomb'un günlüğünde söylediklerinin tersine kovboy filmlerinde, insan öldüren, kafa derisi yüzen çocukluğumuzun "vahşi" Kızılderiler'i. Tarih bir kurmacadır belkide bu kurmacanın en somut örneği de Kızılderilerin başına gelenlerdir. Bu kadar kadersiz bir ulusa dünya tarihinde pek rastlanmasa gerek. Hem toprakları ellerinden zorla alınsın, hem yaşama biçimleri ve inançları zorla değiştirilsin ve bütün bunlara başkaldırmaya çalıştığında da "vahşi" denilerek yokedilsin.
 

Güneşe, aya övgüler düzen, toprağı, ağacı, kuşu dinleyen, dünyayı onlarla birlikte algılayan Kızılderililer mi vahşiydi yoksa bir avuç toprak uğruna bir ulusu dahi yoketmeyi göze alan Beyaz Adam mı?

Onlar doğanın vahşi olduğunu ilk kez beyaz adamdan duydular ve ondan sonra onlar da "vahşi"liğin içinde kaldılar. Önce yüzlerine dostça gülen, ardından bir takım belgeler imzalatıp toprakların bir bölümüne yerleşen ve daha sonra onları topraklarından kovalayan beyaz adamlardan birşey anlamadılar. "Verdikleri sözün sadece birini tuttu çatal dilli soluk yüzlüler; topraklarınızı alacağız dediler ve aldılar".

Dağların, dağlardaki vadilerin insanlarıydı onlar ama çöllere hapsedildiler. Topraklarını bırakıp beyaz adamın belirlediği çorak topraklarda yaşamaya zorlandılar. Ve beyaz adamın acımasızlığına, vahşiliğine daha fazla karşı koyamadılar ve boyun eğdiler. Ve son Kızılderili lideri Gerenimo da teslim olduğunda yüzlerce Kızılderili ulusu, yüzlerce dil, yüzlerce kültür yeryüzünden silinmiş binlerce yıllık birikim, bilgelik yok edilmişti.

Şimdi onlardan geriye kalanlar kendilerine ayrılan çorak topraklarda kendi kültürlerini koruyarak yaşamaya çalışıyorlar ancak beyaz adamın hala gözü doymuş değil. Zorbalığını ve vahşiliğini asimilasyon politikasıyla devam ettiriyor. Çağdaşlaştırma kisvesi altında bir ulusun kültürü tamamiyle yok edilmeye çalışılıyor. Tıpkı globalleşme, küreselleşme adı altında dünyanın diğer ülkelerine yapılmaya çalışıldığı gibi.

Ne tezattır ki beyaz adam ürettiği ürünlere yokettiği insanların isimlerini vermekten de geri kalmıyor. Tıpkı arabasına Cherokee, ayakkabısına Nike, Helikopterine Apache ismini verdiği gibi. İnsanın Kızılderililer'e saygılarını ya da özürlerini ifade etmek için böyle birşey yaptıklarını düşünesi geliyor ama.

"Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir."

Çevrimdışı Farisi

  • Level 9
  • İleti: 630
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #9 : 23 Temmuz 2015, 16:49:11 »
Tanrıya insan kurban veren G. Amerika kavimleri değil mi? Kızılderililerde de bu durum ekstrem durumlarda olabilir tabi. 21. YY kafası ile yargılamak yanlış yalnız. Sonuna kadar masumlar.
"Yaşadığımız dünya ahlakı olmayan bir dünya. Bu dünya çok güç ve az güç, fazla mal ve az mal, fazla güvenlik ve az güvenlik dünyasıdır; savaşın final ahlaksızlık olduğu bir dünya. Milletler kaçınılmaz olarak şu deyişe kendilerini verirler: Kötü olmak ölü olmaktan daha iyidir. Bu dünyada Amerika?nın dış politikası pragmatik olmuştur ve böyle devam edecektir."

Çevrimdışı huseyincarpanali

  • Level 9
  • İleti: 897
  • Kaşların arasına random kurşunu değdi
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #10 : 23 Temmuz 2015, 16:54:27 »
Evet tanrıya kurban vermişler ama bunu dinsel bir tören olarak inançları gereği yapmışlar.Emperyalist devletler gibi para ve zevk için değil.

Çevrimdışı KızılDerili

  • Level 9
  • İleti: 647
  • Rehberlerim:http://urlmi.com/ETWREHBER
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #11 : 23 Temmuz 2015, 17:29:45 »
Tamamen uydurma Kızılderili inançlarını merak ediyorsanız okuyun. Alıntı


Kızılderili İnançları

"Beni çemberinin içine aldı / Gün geçtikçe daraldı / Vaat edilen günler nerede kaldı? / Kuşatıyor beynimi duyduğum tüm sesler / Korkutuyor beni soyut karakterler / Beni çemberinin içine aldı / Beni çemberin içine al! / Kuşların pençesi kanadı / Çöllerin ıssızlığı / Ormanın ruhu olmalıyım... / İnsanların doğrusu yalanı / Zamanın bugünü yarını / Her şeyin farkına varmalıyım / Her şeyin farkına var!"

Kuzey Amerika yerlileri veya diğer bir deyişle Kızılderililer farklı dil, gelenek ve ritüellere sahip pek çok kabileden oluştuğundan Kızılderili inançlarını tek başlık altında ele almak zordur. Bununla birlikte Kızılderili inançlarında bazı ortak unsurlara rastlamak mümkündür:
1.Doğayı ve doğadaki varlıkları kutsal semboller olarak görmek;
2.Belirli bir kutsal kitap yerine mitolojik hikâyelerin kabilenin kutsal kişileri tarafından aktarılması;
3.Şaman veya şifacı (medicine man) denilen ve ruhlar dünyası ile ilişki kuran seçilmiş kişilerin varlığı. Kuzey Amerika yerlileri veya diğer bir deyişle

Kızılderililer farklı dil, gelenek ve ritüellere sahip pek çok kabileden oluştuğundan Kızılderili inançlarını tek başlık altında ele almak zordur. Bununla birlikte Kızılderili inançlarında bazı ortak unsurlara rastlamak mümkündür:
1.Doğayı ve doğadaki varlıkları kutsal semboller olarak görmek;
2.Belirli bir kutsal kitap yerine mitolojik hikâyelerin kabilenin kutsal kişileri tarafından aktarılması;
3.Şaman veya şifacı (medicine man) denilen ve ruhlar dünyası ile ilişki kuran seçilmiş kişilerin varlığı.

Kızılderililer ve Felsefe

“ Beyaz adamın ölüleri yıldızlar arasında yürümeye gittiklerinde, doğdukları ülkeyi unuturlar. Bizim ölülerimiz bu güzel dünyayı asla unutmazlar. Çünkü o Kızılderili’nin ANASIDIR. Biz bu dünyanın bir parçasıyız. Ve o da bizim parçamız. Güzel kokan çiçekler bizim kız kardeşlerimizdir; geyik, at, büyük kartal, bunlarsa bizim erkek kardeşlerimiz. Kayalık tepeler, çayırlardaki ıslaklık, tayın vücut ısısı ve adam, hepsi aynı aileye ait.

Dünya beyaz adamın kardeşi değil, ama düşmanıdır ve onu fethetti mi ilerlemeye devam eder. Babalarının mezarlarını geride bırakır ve aldırmazlar. Annesi dünyayı ve kardeşi göğe, satın alınan, yağma edilen, koyunlar ya da parlak boncuklar gibi değişilen birer malmış gibi davranır. İştahı dünyayı yiyip bitirecek ve geride sadece bir çöl bırakacaktır.

Beyaz adamın şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat vuruşlarını duyacak yer yoktur. Ama belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. İnsan eğer bir kuşun yalnız ağlayışını ve su birikintisi etrafında tartışan kurbağaların seslerini duymazsa hayatın anlamı nedir?

Ben vahşiyim ve başka bir yoldan anlamam, çayırlarda çürüyen binlerce buffalo gördüm. Beyaz adamın geçen trenden vurup, bıraktığı. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın, bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz buffalodan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum.

Dünya annenizdir, dünyaya ne olursa, dünyanın oğullarına da aynısı olur. Eğer insanlar yere tükürürse kendi üzerlerine tükürürler.

Bunu biliyoruz biz, dünya insana ait değildir, insan dünyanındır. Bunu biliyoruz. Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirine bağlı. “

“ Nerede kesilip indirilmemiş orman varsa, nerede hayvanlar kuytu köşelerinde dinleniyorsa, nerede dünya dört ayaklılardan yoksun değilse, SOLUK BENİZLİLER oraya ehlileştirilmemiş, yabani arazi diyorlar. Halbuki bize göre yabani, vahşi yer yoktur. Doğa tehlikeli değildir, misafirperverdir; korkutucu değil, arkadaşçadır. Bizim felsefemiz korkudan ve ön yargıdan uzak, sağlıklı bir düşünce sistemidir. Bu noktada "Beyaz adam" ve Kızılderili inançları arasında önemli bir fark buluyorum.

Kızılderili inancı, etrafını çevreleyen her şeyle insanın ahengini gözetir; beyazlar ise çevreye tahakkümü esas almıştır.

Kızılderililer aradıkları her şeyi, paylaşma ve sevgide buldu; ama beyazlar aradıklarını korkarak savaşmada buldular. Bizim için dünya güzellik doluydu. Diğeri için öteki dünyaya gidene kadar, tahammül edilmesi gereken, günah ve çirkinlik dolu bir yerdi.”



Manitu

Manitu kimi Amerika Kızılderilileri tarafından kullanılan bir terim olup, Algonquin Kızılderilileri’ne göre, gözle görülmez, gizemli bir güçtür. İnsan kendisine sağladığı bireysel enerjiyi Manitu'dan edinir. Kabile Şamanları insanlara yardım amacıyla bu güçle irtibat kurabilirler. Bu güç Siu Kızılderilileri’nde "Wakan", İroquois Kızılderilileri’nde ise "Orenda" adını almıştır. Kızılderililerdeki bu kavramın çeşitli kültürlere ait birçok tradisyonda prana, mana, qi ya da ch’i vb. gibi çeşitli adlarda belirtilen evrensel yaşam gücü kavramıyla hemen hemen eş olduğu görülmektedir. Fakat Kızılderili tradisyonlarında, Manitu teriminin başına “Yüce” sözcüğü getirildiğinde terim çok farklı bir anlam kazanır: “Yüce Manitu” tüm yaratılışı canlandıran, ahengi sağlayan, her şeyin en güçlüsü olan “Ulu Ruh” anlamına gelir.



Barış Çubuğu

Barış çubuğu Kuzey Amerika yerlileri arasında ritüel amaçlı kullanılan tütün çubuğu. Calumet veya şaman piposu şeklinde de adlandırılır.

Barış çubuğu yapımında genellikle kızıl pipo taşı veya Güney Dakota'daki Big Stone Lake'in batısındaki Coteau des Prairies'den çıkarılan kızıl kil (catlinite) kullanılır.



Buhar Kulübesi Ritüeli

Arınma ritüellerinde kullanılan buhar kulübesi

Buhar kulübesi Kuzey Amerika yerlileri tarafından kullanılan törensel buhar banyosunun gerçekleştirildiği küçük yapıdır. Çeşitli stillerde buhar kulübeleri vardır. Kubbeli olanları kadar, Kızılderili çadırları (tipi ) gibi olanları hatta yerde açılmış basit bir çukur şeklinde olanları da bulunur. Kulübe dışında yakılan ateşte kızdırılan taşlar kulübenin ortasındaki bir deliğe yerleştirilerek kulübede yüksek sıcaklık sağlanır.

Kızılderili ritüel ve gelenekleri bölgeden bölgeye, kabileden kabileye değişmekle birlikte ritüellerde genellikle dualar, davul çalma ve ruhlar dünyasına armağanlar sunma gibi unsurları içerir. Dua, şükür vb. amaçlarla kullanılan buhar kulübesi bir arınma ayinidir, ayin öncesinde ve sırasında kimi kabilelerde oruçla ve/veya sessizlikle ayin icra edilir.



Güneş Dansı

Güneş Dansı, bazı Kuzey Amerika yerli halkları tarafından icra edilen dini bir seremonidir.

Farklı yerli ulusları Güneş Dansını farklı şekillerde icra etmelerine rağmen törenlerdeki, dans etme, şarkı söyleme, davul çalma, vizyon tecrübesi, oruç ve bazı durumlarda vücuda çeşitli maddeler batırma (piercing) ve et sunuları gibi çoğu ortak unsuru içermektedir.

Potlaç

Potlaç, bir tür Kızılderili'lerin değiş tokuş şeklinde gerçekleşen bayramlarına Şinok dilinde verilen isim.

Potlaç bölgenin ticaret ve ulaşımda kullanılan Şinok diliyle bütün batı kıyısına yayılmıştır, hem beslemek hem de tüketmek anlamındadır.

O zamanlar Kabilenin yıl boyunca çektiği sıkıntıların atlatıldığı, herkesin mutlu olduğu baharda yapılan ve bir ay süren Potlaç, bol müzikli ve danslı geçerdi. Herkesin elinde kalan giysi, yiyecek ve içecekler bir araya toplanır, kabile yaşlılarının denetiminde herkese eşit biçimde dağıtılırdı. Yediklerini yer, yiyemediklerini yakarlar, postları da paylaşırlardı. Burada amaç, farklılıkların sürekli olmamasını sağlamaktı. Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.

Bu armağan şenlikleri düğün ve cenaze törenlerinde, yeni bir kutsal direğin dikilmesi veya olağanüstü zenginlikte bir balık avının gerçekleşmesinin de kutlanmasında yapılıyordu. Tlingit, Hayda, Çimşiyan, Kakiutl ve Bilhula oymakları araştırmacılara zengin malzeme sağlamışlardır.




Pow Wow

Pow Wow, Algonquin kabilesinde rüya gören ya da şaman anlamına gelen bir terimdir. Pow Wow Amerikan ordularıyla savaşmadan önce Kızılderililerin şaman ritüeli olarak toplanmalarını sembolize eder. Amerikan Orduları Sioux Kızılderilini 1890'da Wounded Knee çayının kenarına getirdiler. Ertesi gün, soğuktan donmak üzere olan Big Foot, diğer Kızılderililerle birlikte bu dansı yaptı. Hayalet Dansı ve diğer Kızılderili danslarında olduğu gibi bu dansta da önemli olan; yaşam döngüsü diye tabir ettikleri çemberi dans ederek tamamlamaktır.


Çevrimdışı wonderful004

  • Level 11
  • İleti: 2878
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #12 : 23 Temmuz 2015, 20:06:04 »
g.amerika yerlilerinin insan kurban ettiği yalan. ispanyollar katliamlarına bahane olarak uydurdular.

Çevrimdışı Farisi

  • Level 9
  • İleti: 630
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #13 : 23 Temmuz 2015, 20:10:40 »
İspanyollardan bağımsız olarak şuan toplu mezarlar ve nasıl öldürüldüklerine dair kanıtları var.
"Yaşadığımız dünya ahlakı olmayan bir dünya. Bu dünya çok güç ve az güç, fazla mal ve az mal, fazla güvenlik ve az güvenlik dünyasıdır; savaşın final ahlaksızlık olduğu bir dünya. Milletler kaçınılmaz olarak şu deyişe kendilerini verirler: Kötü olmak ölü olmaktan daha iyidir. Bu dünyada Amerika?nın dış politikası pragmatik olmuştur ve böyle devam edecektir."

Çevrimdışı ByzantineEmpires

  • Level 10
  • İleti: 1637
    • yok
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #14 : 23 Temmuz 2015, 20:20:19 »
Bakın şöyle bir şey var o dönem dünyada en "yobaz" ırk vizigoth ırkıdır,sırf kendi inandıklarına inanmadıkları için toplu katliam yapmış olabilirki bu o dönem için çok normal bir şey çünkü İspanyollar sadece bu muameleyi Kızılderililere değil iberyada yaşayan farklı inançlara inanan diğer toplumlarada yaptı.Karşısındakinin hayali bir tanrıya kurban vermelerini ve "ihtimal" isayı inkar etmeleri İspanyolları dahada azdırmışta olabilir ama birde şu yönden bakın amerikaya ilk binek hayvan yani atı İspanyollar getirdi :)

Çevrimdışı kilical12333

  • Level 11
  • İleti: 2084
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #15 : 23 Temmuz 2015, 20:24:15 »
Kızılderililer ile İnka Maya medeniyetlerini ayrı tutmak gerekir
Özgürlüğünü güvenliği için feda edenler hiçbirini hak etmiyordur.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3319
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #16 : 24 Temmuz 2015, 00:52:00 »
Kızılderililer ile İnka Maya medeniyetlerini ayrı tutmak gerekir

Katılıyorum çok farklı medeniyetler ikiside...
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Gustav Adolf

  • Level 2
  • İleti: 7
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #17 : 24 Temmuz 2015, 01:14:24 »
Kızılderililer ile İnka Maya medeniyetlerini ayrı tutmak gerekir
Güney ve Mezoamerikanlar da Kızılderili sayılıyor.
İnsan ruhunun zamansal ölümsüzlüğü, yani yaşamanın ölümden sonra da bengi sürüp gitmesi, hiçbir biçimde güvenilir olmamakla kalmaz, herşeyden önce, bu varsayım, onunla hep elde edilmek istenen çıkarımı da hiç sağlamaz. Bengi yaşayıp gitmemle bir gizem mi çözülecek? O zaman bu bengi yaşam da şimdiki yaşamım kadar gizemli olmayacak mı? Zaman ile uzam içindeki yaşam gizeminin çözümü, zaman ile uzamın d ı ş ı n d a yatar.
(Çözülecek olan doğabilimi sorunları değildir ya.)
                                                                                                                                            -Ludwig Wittgenstein

Çevrimdışı wonderful004

  • Level 11
  • İleti: 2878
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #18 : 24 Temmuz 2015, 09:24:54 »
Kizilderililer tek bir millet sanılıyor.  Ama aslında onlarca milletten oluşan kıta halklarının ortak adı

Çevrimdışı KızılDerili

  • Level 9
  • İleti: 647
  • Rehberlerim:http://urlmi.com/ETWREHBER
Ynt: Kızılderililerin soykırımcı beyazlar için söyledikleri
« Yanıtla #19 : 24 Temmuz 2015, 12:28:51 »
Amerika'yı keşfeden Kolomb yerli tasviri


" Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Keskin demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. ... Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmüyorlar. Hiç silahları yok... Son derece sade, dürüst eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar öldürmüyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar..."_"Bu insanlar yeryüzünün melekleridir" (Kolomb'un günlüğünden) 


Büyük Kızılderili uluslarının kültürü bellidir. Yukarda inançlarından bahsettim. Gidip ormana  Kızılderililerle alakası olmayan bir ilkel kabile bulup Kızılderililere yamyam diyemezsiniz. Bir sürü yamyam Batılı insanda var o zaman onlarda yamyam. Genelleme yapmak çok yanlış çok extrem örneklerden bahsediyorsunuz.