Konu: On İki Levha Kanunları  (Okunma sayısı 1189 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Emir Tamerlan

  • Level 9
  • İleti: 626
  • Göktürk
On İki Levha Kanunları
« : 15 Ocak 2014, 16:44:20 »


Oniki Levha Kanunu Nedir?
Oniki Levha Kanunu M.Ö 5. yüzyılın ortalarında M.Ö 451- 449 yılları arasında Roma?da sınıf çatışması sonucu ortaya çıkmış ve sınıflar arasında uzlaşma sağlamak amacıyla hazırlanmış bir kanundur. O zamanda geçerli olacak hukukun tümünü kapsayacak biçimde hazırlanan Oniki Levha Kanunu Roma?nın daha sonraki hukuki gelişimine de temel olmuştur.

Neden On İki Levha Kanunu?
Bu kanuna forum meydanında on iki bronz levha üstünde toplandığından ?Oniki Levha Kanunu? adı verilmişti.12 madeni veya tahta levha üzerine yazılarak ve meclisin onaylamasından sonra, herkesin görebilmesi için Roma'nın en büyük meydanına (Forum Romanum) asıldı.

Oluşumu ve Tarihi
Bu kanun Roma?nın Cumhuriyet Döneminin başında güçleri alabildiğine artan soylular sınıfı ile halk arasındaki toplumsal ve siyasal çatışmanın ve bunun yol açtığı sınıf kavgalarının halk tarafından kazanılmış sonuçlarından biridir. Bu çatışma ve kavgalar halkın toplumsal ekonomik siyasal ve hukuki alanlarda soylular sınıfıyla eş duruma gelmeyi istemesinden ortaya çıkmıştır. Hukuk söz konusu sınıf kavgalarının en önemli alanlarından biri oldu çünkü cumhuriyetin kuruluş yıllarında tüm hukuk hayatına soylular sınıfı egemendi. Devletin başında bulunan büyük memurlar hep soylular sınıfındandı. Hukuk bilimi de gene yanlız soylular sınıfı arasından seçilmiş olan rahiplerin tekelindeydi. Böylece hukuk bu çağda örf ve adet hukuku olarak yani yazılı olarak saptanmış kesin ve belirli kurallardan oluşmadığı gibi bu hukukun uygulanması da tek bir sınıfın tekelinde bulunduğundan halka kapalı ve gizli idi. Bu durumda ise halkın soylu sınıfının aaafi davranışlarına uğrasına yol açıyordu. Bu nedenle Oniki Levha Kanunu halkın hukukun yazılı olarak saptanması herkes için erişilebilir ve bilinebilir kılınması isteğiyle ortaya çıktı. Uzun mücadeleler sonunda M.Ö 451 yılında kurulan özel bir hükümet tarafından hazırlanan ve on levha üzerine yazılan kanuna M.Ö 449 yılında 2 levha daha eklendi.
Tarihçi ve hukukçuların naklettiği kısımlardan anlaşıldığına göre 12 Levha Kanunları'nda iki gaye güdülmektedir:

   +Siyasi gayesi: Asillerle halk arasında mümkün olduğu kadar eşitlik sağlamak ve vatandaşları, idarecilerin keyfi davranışlarına karşı korumak. (Ancak kanunlar bunu tam mânasıyla gerçekleştirememiştir; o devirde asiller ile halk arasındaki evlenme yasağı devam etmiştir.)
   +Hukuki gayesi: Eski teâmül hukukunu (örf ve adet hukunu) toplayıp tespit etmektir.
   
    +Bir kimse, kendisine borçlu olan vatandaşı majistra (hâkim) önüne götürür, borçlu borcunu ödeyemezse muayyen şekillere riâyet ederek ona el koyar, evine götürür ve zincire vurur. Muayyen zaman içinde yine ödeyemezse öldürebilir. Veya köle olarak satar. Alacaklı birden fazla ise borçlu, alacaklar nispetinde parçalara ayrılır.
    +Vatana ihanet, ana veya babayı öldürme, kundakçılık (suçlu kırbaçlanır, zincire vurulur, ateşle öldürülür).
    +Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).
    +Gece bir hırsızlık olursa ve hırsız suçu işlerken yakalanırsa, öldürülebilir. Daha hafif durumlarda yaptığı zararın iki misli ödettirilir. Günümüz Avrupa hukukunun temelini oluşturan bu kanunlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin de temeli sayılmaktadır.

Kanunun İçeriği
Kişisel öç alma yasaklanmış suçluları devletin cezalandıracağı kabul edilmişti. Dişe diş göze göz diyebileceğimiz kısas usulü ancak tarafların anlaşamaması halinde geçerli kılınmıştır. Eğer bir kimse diğerinin bir organını kullanılamaz hale getirmişse mesela bacağını kırmış veya gözünü kör etmişse bu hukuka aykırı bir eylemdir. Buna kısas uygulanır. Kısas zarar görenin öç alma duygusunu karşılar ama bu emredici değildir. Taraflar belli bir bedel konusunda anlaşabilirler fakat anlaşamazlarsa bu fiile maruz kalan aynen karşılık verebilir.
El veya sopa ile kemik kırılmışsa zarar gören hür bir kimse ise 300 köle ise 150 roma parası (as) ödenirdi. Diğer bütün hallerde yani hukuka aykırı diğer fiillerde ceza 25 roma parası idi.
Yalan yere tanıklık ve hakimin rüşvet alması durumu için ağır cezalar öngörülmüştür.
Vatana ihanet ölümle cezalandırılıyordu. Oniki Levha Kanunu?nda yangın çıkarmaya ilişkin hükümler vardı ancak M.Ö. V. yüzyılda bile kasten veya ihmal ile yakma arasında fark gözetilmişti. Böyle bir ayırım kasıtla ve ihmal ile adam öldürme arasında da yapılmıştı.
Kanun hırsızlık hakkında ayrıntılı hükümler getirmişti. Suçüstü hırsızlık ile suçüstü olmayan hırsızlık arasında fark vardı: Suçüstü veya gece hırsızlık yaparken yakalanan veya kendini silahla savunan hırsızın öldürülmesi caizdi ancak malı çalınmak istenen kimsenin bağırarak halkı haberdar etmesi gerekirdi. Buna karşı suçüstü olmayan hırsızlık daha hafif cezaya tabi tutulmuştu hırsız çaldığı malın değerinin iki katını ödemekle yükümlüydü.
Kamu adına takip edilen suçlar arasında sihir ve büyücülük de sayılmıştır. Başkalarının sağlığını ve hayatını kötü etkileyecek sihir ve büyü başkasına ait ürünün kötü olması için edilen dualar ölümle cezalandırılıyordu.
Miras hukukunda mirasçı bırakmadan ölen kimsenin kanuni mirasçılığı düzenlenmiş bu durumda mirasın akrabalık yönünden en yakın mirasçıya böyle birisi yoksa devlete kalacağı hükmü konmuştur. Bunun yanında kişinin henüz hayattayken vasiyetnameyle mallarına mirasçı olacak kişi veya kişiler tayin edilebileceği belirtilmiştir.
12 Levha Kanununda toplum sağlığı ve ahlakı ile ilgili hükümler bulunmaktaydı. Ölülerin gömülmesi için lüks sayılabilecek harcamalar yapılması ve ölülerin şehir içine gömülmesi ve yakılması yasaklanmıştı. Mezara altın da konulamazdı.

Önemi
Bu levhalarda aile hukuku, veraset hakkı, dava hakkı, borç ve ceza kanununa dair hükümler vardı. Bunlar Roma Hukuku'nun hiç değişmeyen esaslarını teşkil ettiler. Bu kanunlar dizisi ile iki toplum arasında daha önce hiç olmayan adalet ve dürüstlük mekanizması kurulmuş ve güçler Patricili ve Plebli büyük toprak sahipleri tarafından paylaşılmıştır. Böylece, her iki halk grubu da seçme seçilme hakkı edinmiş, toplumdaki sınıf farklılıkları için ekonomik durum belirleyici olmuştur.

Bazı suçlar ilâhların mukaddes haklarına tecavüz şeklinde anlaşılmış, suçlu cemiyet dışı ve her türlü haklardan mahrum bırakılmıştır (herkes tarafından öldürülebilir). Şahıslara yönelik suçlarda şahsî intikam usûlü kullanılabilir. Diyeti kabul etmeyen suçlu, zarar görene teslim edilir; o da göze göz, dişe diş şeklinde öcünü alır. Aile reisinin (babanın) riyaseti altındakilere karşı hayat ve ölüm hâkimiyeti vardır.

Hukukun uygulanmasında soylular sınıfına mensup olan rahiplerin tekelinin kırılması Oniki Levha Kanunu?nun çıkarılmasından ancak bir buçuk yüzyıl sonra sağlanabildi. Böylece hukuk bilimi rahiplerinden tekelinden kurtulmuş ve laik bir nitelik kazanmıştır. Oniki Levha kanunlarında modern Avrupa medeniyetinin üç temel düşüncesi yer almaktaydı:
1. Kişisel mülkiyet
2. Vasiyet
3. Kişisel Hak
Ayrıca Oniki Levha Kanunu ile kişiler arasında eşitliğin sağlanmasına hürriyetin kayırılmasına fertlere hukuki muhtariyet verilmesine bilhassa dikkat edilmiştir. Ceza hukuku bakımından bile cemiyetin sınıfları arasında fark gözetilmemektedir. Oniki Levha Kanunu eski hukukun bilinmesi bakımından faydalı bir kaynaktır. Elimizde bulunan kaidelere bakarak o devirde yaşanan hayat tarzlarını adetlerini ve zihniyetlerini tahmin etmek mümkün olmaktadır. Ayrıca çok muhafazakar olan Romalılar nezdinde o devirde yürürlükte olan ana kaideler çok sonraki asırlara kadar az çok değişikliklere rağmen esas sistemi itibariyle baki kalmış olduklarından klasik devrin kurumların açıklanması bakımından da faydalı olmaktadırlar.

Sonuç
12 Levha Kanunu bir sınıf çatışması sonucu ortaya çıkmış sınıflar arasında uzlaşma sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Kanunun bazı hükümleri ise tamamen reform gayesiyle getirilmiştir. Kanun önünde hiç kimseye ayrıcalık tanınamayacağı zengin bir kişinin kefilinini yine zengin bir kişi olması gerektiği gibi hükümler bu niteliktedir. Bu kanunla halk aaafi davranışlara karşı belli bir ölçüde de olsa güvenceye kavuşmuştur. 12 Levha Kanununun birçok hükmü zamanla değiştiği halde kanun hiçbir zaman açıkça yürürlükten kaldırılmamıştır Roma anlayışına uygun olarak yeni hükümler eski hükümlerin yanında uygulamaya girmişti.

Kaynaklar
Spoiler
[close]



"Türk Oğuz beyleri, milleti, işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe Türk milleti, ilini töreni kim bozabilecek idi?"

Kül Tigin Anıtı