Konu: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü  (Okunma sayısı 63905 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
                                                                                           10 Recep 901: Girit

Sevgili günlük,
Daha dün akdenizde malta'lı gemi avlıyorken İzmir valisinin beni çağırtması çok ilgimi çekmişti, benim o adamla neyim olmuştu ki? Acaba bir osmanlı gemisi mi batırmıştım? Sanmıyorum, Osmanlılar kürek kullanırlar, avrupalılarsa yelken... En iyisi yatsıdan sonra yola çıkayım.

                                                                                             12 Recep 901: İzmir
Değerli günlüğüm,
İki günlük yolculuğun ardından Sabah namazından önce İzmir'e adımımı attım. Açıkçası özlemişim buraları.  

Hemen iskeleye geçtim beklemeye başladım.

Bu sırada ezan okundu ve abdestimi alıp namaz kıldım. Bunun ardından yanıma bir adam gelip beni valiliğe götürmesi gerektiğini söyledi.
Onunla beraber atlı arabaya bindik ve valilik sarayına gitmek için yola düzüldük.

Vardığımda Vali Mehdi Paşa hazretleri beni kapıda bekliyordu. Bana sıkıca sarıldı ve "hoş geldin, sefalar getirdin denizci!" dedi. Bunu söylemesi çok ilginçti, çünkü ben bir osmanlı kaptanı değildim, İskenderiye'ye göç etmiş bir Tatardım. İçimden "acaba buraya gelmese miydim" dedim.Bunun hemen ardından Mehdi Paşa büyük bir sofra kurdurttu.

Sofrada harika pişmiş bir hindi ve soğuk ayran vardı. Açıkçası kendimi tutamadım. Beni gören Paşa ise gülmeye başladı ve şehrin asilleriyle beraber sofraya oturduk. Sofra duasının okunmasının ardından yemeye başladık. Sofrada biraz matematik ve astronomi konuştuktan sonra Sultan 2. Beyazid Han Hazretleri'nin ülkeyi ve deryayı yönetimi hakkında konuştuk.

Oldukça keyifli bir yemekten sonra Mehdi Paşa beni odasına çağırdı ve "Sehninle önemli bir konu konuşacağım Şahin." dedi. Merak içindeydim ve ne diyeceğini merak ediyordum. En sonunda Mehdi paşa anlatmaya başladı...:
-Evlat aldığım bilgilere göre İspanyol bir kaptan garp'a doğru yol almış ve Hindistan'a ulaşmış Tüccarların o yolu bedavaya kullanabileceğini anlatıyormuş. Bu da Osmanlı ekonomisinde gümrük kârının kalkması demektir! Şahin kaptan, buna engel olmak senin şeref görevindir. Bu hem Osmanlı İmparatorluğu'nun çıkarları için, hem de senin çıkarların için önemlidir. Eğer ticaret için gemi gelmezse sana da batıracak gemi çıkmaz ha? Sana bir Osmanlı kalyonu vereceğim onunla şu haritan bak ve Garp'ı bul. Oraları haritaya ekler sen de Âla olur.

Yanına bir usta kaptan vereceğim, adı Piri Reis. Onunla beraber bir yolunu bulun ve avrupalıların o yolu kullanmasını engelleyin! Hatta o yol üzerinden hindistan'a giderek onlarla ticaret yapmamaları gerektiğini anlatın. Yoksa avrupa güçlenebilir... Şimdiyat uyu dinlen, bu gece yatsıdan sonra yola çıkacaksın.
Buna inanamıyordum. Burak Reis gibi büyük denizciler varken bu görev için beni seçmeleri sevindiriciydi. Yoksa bu yolculuğun ölümcül olacağı için mi beni seçmişlerdi?   Annem ve babam zaten ölmüştü, kaybedecek hiçbir şeyim yoktu...
Yatsıdan sonra iskelede Mehdi Paşa ile buluştuk.  

Mehdi Paşa: Dualarım seninle olacak Şahin! Git ve Osmanlı'yı yücelt!
Ben:Endişelenmeyiniz Paşam!  Şanlı Osmanlı'yı yüceltmek benim için bir zevk olacaktır. Bana 8 tane topu olan bu güzel kalyonu verdiğiniz için teşekkür ederim.
Mehdi Paşa: Aynı zamanda sana 10 tane de yeniçeri veriyorum, Olur da İspanyol barutuna karşı güçsüz kalırsan diye...
Ben: Size minnettarım paşam! Gözünüz arkada kalmasın.
          

Lütfen yazdığım bu ilk hikayeye bir yorum bırakınız.
Teşekkürler...
« Son Düzenleme: 31 Ocak 2011, 02:37:04 Gönderen: Ozgur »

Çevrimdışı oğuzhan_

  • Level 8
  • İleti: 478
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #1 : 10 Temmuz 2010, 00:15:45 »
 Özeldende söylediğim gibi haritayı saklarsan daha iyi olur_hikaye güzel devam et 4 age of hikayesi var.

Çevrimdışı **Sipahi**

  • Level 6
  • İleti: 153
  • SH~Tarih Bölümü~Yeniçeri
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #2 : 10 Temmuz 2010, 00:20:26 »
beğendim  tbr*
bu yakınlaştırma işini ilk defa görüyorum. huh*

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2010, 00:23:53 »
Benim aklıma hiç hikaye yazmak gelmemişti.
Yoksa böyle şeyer yapardım.
O yüzden heyecanlı geldi şimdi tebessum*
Umarım gerçekten Oğuzhan'ınki kadar beğeni toplar...

Çevrimdışı sipahi kara mehmet

  • Level 10
  • İleti: 1073
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #4 : 10 Temmuz 2010, 10:36:30 »
Çok güzel.
Aradığınız kişiye tatil boyunca ulaşılamayacak! Lütfen bir daha denemeyiniz!

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #5 : 10 Temmuz 2010, 13:39:51 »
teşekkürler...

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeniçeri A?as?
  • Level 12
  • İleti: 3415
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #6 : 10 Temmuz 2010, 13:41:32 »
AoE 3te o kadar yakın çekim görüntüleri nasıl yakaladın öyle?

Çevrimdışı Bayraktar

  • Asyönetici
  • *
  • İleti: 708
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
    • Kişisel Web Günlüğüm
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #7 : 10 Temmuz 2010, 13:45:59 »
Güzel. agefana gelmedi ki böyleleri
Her şey benim elimde!

Çevrimdışı * Halife *

  • Asyönetici
  • *
  • İleti: 13639
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #8 : 10 Temmuz 2010, 13:46:47 »
Çoooook hoş olmuş haber geçiyorum  tbr*

Çevrimdışı Marcus Fenix

  • Level 9
  • İleti: 506
  • Ne oluyor bu siteye ?
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #9 : 10 Temmuz 2010, 14:06:44 »
Gitgide  daha güzel aoe hikayeleri çıkıyor çok güzel  tbr*
« Son Düzenleme: 10 Temmuz 2010, 18:07:31 Gönderen: Marcus Fenix »

Çevrimdışı * Halife *

  • Asyönetici
  • *
  • İleti: 13639
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #10 : 10 Temmuz 2010, 14:15:38 »
Bu arada haberi geçtim. Ozozcan'a önerim Türkçe imla hatalarına dikkat etmesi ve resimlerdeki oyun içi dışındaki tüm logo ve görselleri çıkarması.  tbr*

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #11 : 10 Temmuz 2010, 16:28:29 »
Talha bey teşekkürler
Eleştirileriniz yolunda hikayemi güzelleştireceğime inanabilirsiniz...
Saygılar
« Son Düzenleme: 18 Ocak 2011, 18:32:02 Gönderen: Ozgur »

Çevrimdışı AGEMON

  • Level 3
  • İleti: 42
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #12 : 10 Temmuz 2010, 17:41:14 »
Korsan'nın günlüğünün devamını  sabırsızlıkla bekliyorum. Eline sağlık bende bir hikaye yazacağım Aoe 3 ile ilgili

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #13 : 10 Temmuz 2010, 17:59:18 »
 BÖLÜM 2: İşbirliği
                                                                                                                                  05 Şaban 901
Değerli Günlüğüm,
Haftalar süren yolculuğun ardından sonunda İber Yarımadası'na varmıştık. Piri Reis bana bir harita verdi ve o haritayı kullanarak Valencia kentine varmak üzere yola çıktık. Muhtemelen yarın sabaha varırız. Bu arada namaz kazalarım da çok birikti, ne yapacağım bilemiyorum...
                                                                                                                                    06 Şaban 901
Pek Değerli Günlük,
Tahmin ettiğim gibi sabah ışığında kentin limanı gözüktü.

Oraya bir Osmanlı gemisiyle giremeyeceğimi biliyordum ve bundan dolayı Cebelitarık boğazının karşısında dostumun liderliğini yaptığı bir korsan kasabasına yol almaya karar verdim. Eminim ki dostum Abdullah'da bir İspanyol bayrağı vardır. Şimdi hemen yola çıkmak en iyisi.
Allah izin verirse sabaha karşı varırız.

                                                                                                                                   07 Şaban 901
Sabah namazından az biraz sonra boğazdan geçtik ve kaleye vardık. Burası tıpkı benim gibi Türkler ile işbirliği yapıyordu. Türk gemierini vurmadıkları için para alıyorlar ancak bazen Türkler tarafından para karşılığı gemi vur emri de alabiliyorlardı.

Köye vardığımda eski dostum Abdullah'ın burayı oldukça geliştirdiğini gördüm. Minareli bir cami bile yaptırmıştı. Ancak korsan bir imamı nereden bulabildi acaba?
 Vardığımda hemen korsan toplanma yerine gittim. Türklerle işbirliği yaptıkları çok belliydi, her yerde Türk bayrakları vardı...
Geldiğimde Abdullah atının üstünde paralı askerlerine ve korsanlarına alıştırma yapıyordu. Bu gece bir yere baskın düzenleyecek olsa gerek...

Ben görür görmez hemen koştu ve yanıma geldi.
Güzelce selamlaştık:
Abdullah: Ooo, Şahin hazretlerini buralarda görebilir miydik hiç? Nerelerdesin bakayım hangi rüzgâr attı seni buraya?
Ben: Sorma Abdullah kardeşim sorma... Bir görev aldık ki çık içinden çıkabilirsen. |....................................| Sonuçta da bilgi almak Valencia'ya gitmeye karar verdim. Onun ardından da yeni yoldan Hindistan'a giderim. Sen ne dersin?
Abdullah: Hmmm. O olayı ben de duymuştum. Kristofer Kolombo diye biri garpa açılmış. Hatta Dünya'nın yuvarlak olduğunu düşünenlerdenmiş. Ancak bana sorarsan orası Hindistan olamaz. Orası yeni bir dünya. Muhtemelen Dünya'nın öteki ucundan cennete ulaşan kapıyı buldular. Alt tarafı birkaç bitki aynı diye orası Hindistan olacak değil ya. En son İspanya'ya gittiğimde öğrendim ki İtalya'dan gelen Amerriggo Vespucci diye biri de oraya gidecekmiş. Bakalım neler olacak hayırlısı.
Yalnız sana bir şey diyeyim, o kürekli gemiyle garpa gidemezsin, biz bu akşam Valencia limanına baskına gidiyoruz. Oradaki karışıklık sırasında bir tane yelkenli gemi alıp kaçarsın.
Ben: Bu harika bir fikir Abdullah kardeşim! Dile benden ne dilersen!
Abdullah: Vallahi kardeşim eğer garpa gidip de cennet kapısını bulursan Muhammed peygamberimize sevgilerimi ilet.
Ben(tebessümle) : Tamam kardeşim, hakkını helal et.
Abdullah Helal olsun. Şimdi bizimkilere söyle sana bir hamak ayarlasınlar yat dinlen, istersen çık namazını kıl. Yoldan geldiğine göre çok kazan olsa gerek. Ama akşam yatsıdan sonra burada ol.
Bu çok iyi olmuştu. Arap korsanlar her ne kadar barbar olsa da bir o kadar da hizmetkârlar. Yatsı vaktinden hemen sonra 10 yeniçerimi toplayıp Piri efendi ile toplanma yerine geldik.

Abdullah: Hoş geldin Şahin kardeşim! Ben korsanlarıma emir verdim gemilere çıkıyorlar. Sen de istersen hazırlan artık.
Ben: Tamam kardeşim...
Bunun üzerine hemen gemime çıkıp hazırlandım.
Piri reis ise bana ilginç bir silah verdi. Tuşuna basınca çok büyük bir gümbürtü çıkartıyor. Onun söylediğine göre içinden top çıkıyormuş.
Piri Reis'e teşekkür edip yola koyuldum. Gece yarısında Valencia'ya vardık. Bu sefer rüzgâr bizden yanaydı.
 ve saldırı başladı...

Ben ise hemen limanın tersane bölümüne doğru gittim. Gerekten de sağlam bir gemi girişte duruyordu. Tüm askerlerin korsanlara gitmesini bekledim ve ardından gemiyi kaçırdım.

Piri efendiye de gelmesini, iki gemi ile yavaşlayacağımızı söylememe rağmen bir gavur gemisine binmeyeceğine dair ısrar etti.

Bu sırada
Çok çetin bir çatışma oldu ancak büyük İspanyol karavelleri ve fırkateynleri 4-5 korsan gemisine karşı koyamadı


Görebildiğim bu kadardı. Ancak savaş bu, sonucunu göremedim. Acaba korsanlar limandan mal kaçırabilecekler miydi?

Abdullah: İnşallah başına bir iş gelmez Şahin kardeşimin...

_____
son
___
Lütfen yorumlarınızı esirgemeyiniz.
Saygılar...

Çevrimdışı AGEMON

  • Level 3
  • İleti: 42
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #14 : 10 Temmuz 2010, 18:03:22 »
Eline sağlık çok güzel olmuş

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #15 : 10 Temmuz 2010, 18:08:06 »
Çok teşekkür ederim..

AoE 3te o kadar yakın çekim görüntüleri nasıl yakaladın öyle?
Şuradaki modu indir ve içindeki dosyaları age of empires 3'ün kurulu olduğu yere at tbr*

Çevrimdışı **Sipahi**

  • Level 6
  • İleti: 153
  • SH~Tarih Bölümü~Yeniçeri
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #16 : 10 Temmuz 2010, 18:11:20 »
AoE 3te o kadar yakın çekim görüntüleri nasıl yakaladın öyle?
Şuradaki modu indir ve içindeki dosyaları age of empires 3'ün kurulu olduğu yere at tbr*
[/quote]

Bunu denemem lazım
 
Tebrik ediyorum   tbr*

Çevrimdışı Gérard

  • Level 9
  • İleti: 595
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #17 : 10 Temmuz 2010, 18:13:33 »
Çok güzel olmuş devamını bekliyorum...

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #18 : 10 Temmuz 2010, 18:14:44 »
AoE 3te o kadar yakın çekim görüntüleri nasıl yakaladın öyle?
Şuradaki modu indir ve içindeki dosyaları age of empires 3'ün kurulu olduğu yere at tbr*

Bunu denemem lazım
 
Tebrik ediyorum   tbr*
[/quote]

ne demek...
Maksat kaliteli aeo 3 hikayeleri...
« Son Düzenleme: 10 Temmuz 2010, 18:15:21 Gönderen: ozozcan »

Çevrimdışı Ozgur

  • Level 5
  • İleti: 134
  • ozozcan - Messier 31; "Andromeda Gök Adası"
Ynt: Age of Empires 3 Hikayesi, Bir korsanın günlüğü
« Yanıtla #19 : 11 Temmuz 2010, 18:23:50 »
NOT: Bu hikayede adı geçen kişi, kurum ve kuruluşların gerçekle uzaktan veya yakından alakası yoktur. Tarihte böyle bir olay yaşanmamıştır.

Bölüm 3: BEKLENMEYEN SALDIRI
                                                                                                                17 Şaban 901
Sevgili Günlük                                         
Gün batımını Piri paşamla beraber izliyorduk...

-Söylesene Piri Paşam sence bu işin sonu ne olacak, Hindistan'ı bulabilecek miyiz?
-Bana sorarsanız kaptanım Dünya o kadar küçük değil. Ancak sonucun ne olacağını ben de bilmiyorum. Bu konu hakkında henüz bir fikrim yok.
-Neyse, haydi siz şimdi askerlerinizle kalyona geçin. Ne olur ne olmaz, içimde kötü bir his var.
Gerçekten de berbat bir hava haberciydi. Güneş battıktan sonra önce sis bastırdı, sonra da hafif bir yağmur...
İşte tam o anda Piri Reis'in bağırdığını duydum, "KARAA KARAA!" Biraz ileri baktığımda ben de görüyordum. Bir adaydı!.

 Ancak bu kadar çabuk Hindistan'a varmış olamazdık. Burası neresiydi?
Tam o anda başka bir kayalık da sisde göründü.

BİR İSPANYOL BAYRAĞI!  kayalıkta İspanyol bir gözetleme kulesi inşaa edilmişti.
 Şimdi ne yapmamız gerek diye düşünürken bir anda kulede çanlar çalınmaya başladı, LA TURCAS!! TURCAS!!
Hemen tüm askerlerimi topların başına geçmeleri için aşağıya gönderdim. Yalnızca büyük bir topu güverteye çıkardım. Serbestçe ateş açılabilsin diye.

 Tam da o sırada başka bir ada göründü. O adada ise 5 köşeli dev bir kale kurulmuştu. İspanya neden böyle bir kale yapsın ki. Dünya'nın en garpında, savaşın olanaksız olduğu bu verimsiz topraklarda... İspanyollar kesin bir iş çeviriyorlardı. Bu arada sisin içerisinde 6 dev fırkateyn ile İspanyolların kraliyet filosu çıktı. Şimşek saldırısıyla piri reis'i pusuya düşürdüler

. Tam da o sırada Piri reis bağırdı.  "Siz gidin kaptanım!" Osmanlıyı yüceltin. Ben Osmanlı uğruna canımı vermeye hazırım"
Bunları duyduğumda gözümden yaşlar akmaya başladı. Piri Paşa haklıydı. Hemen dümeni kırıp yol almaya başladım Piri reis gözden kaybolduğunda bir İspanyol gemisinin bana yetişmekte olduğunu gördüm. Hemen büyük topa ateş emri verdim. 6 top mermisinin yalnızca bir tanesi isabet etti. Sıra onların top atışındaydı. Ancak o da ne! Askerler gemiye saldırmaya hazırlanıyorlardı! Hemen tüm askerlerimi hazırladım ve güverteye çıkardım, bu da yaptığım en büyük hata oldu. İspanyol askerler gemilerinin üzerinden taşınabilir toplarını çıkardılar ve içine barut koyup ateş etmeye başladılar.

 Askerlerimin büyük bir kısmı acılar içinde şehit oldu. Ben de geri kalan askerlerimle hemen saklandım ve o anda aklına Piri paşanın adına tüfek dediği bir tür silahı vermek geldi. Hemen yeniçerilerime bu silahı dağıttım. Bunun ardından da geminin kaptanı kılıçlı adamlarını gemime yolladı.

Ancak elbette tüfek konusunda tecrübeli olan İspanyollardı. Bunu ben de biliyordum. Bunadan dolayı Abdullah'ın bana verdiği tüm korsanları düşman gemisine saldırması için yolladım.

 Bu sırada büyük toplar ve tüfekli yeniçeriler hazırda bekliyordu...
Ve ilk çarpışma başladı!

Bu da işe yaramayacaktı. Fazla zaman da kalmamıştı. Yakında diğer fırkateynler de etrafımızı saracaktı. Tek çare kaçmak mıydı?
Mecburen kaçma emrini verdim; ne yazık ki Abdullah'ın korsanlarını alamadan! Bunun içimde uzun süre bir vicdan azabı yaratacağını biliyordum ancak başka çarem olmadığını da biliyordum. Bunlardan dolayı topçulara emri verdim, ATEŞ!

Sonuç ölümcül oldu. Osmanlı topu karşısında birkaç hamlede dağılan gemiden geriye sadece yıkıntılar kaldı...

Yine de hayatta kalanlar olmuştu. Onlar ise gemideki salı kullanarak kaçıyorlardı.

Bu olay benim için utanç vericiydi. Dostlarımı öldürmüştüm... Ancak burada sorumluluk bana ait değildi. ben burada kendimi savunmuştum...

Bu arada Piri Reis'in odasında bir harita buldum. Orada São Miggele adalarından geçtiğimizi gördüm. Bir de not yazmış haritanın üzerine;
İspanyol kalesi, Şahin Kaptan'ı uyar...

---
---

Amerrigo!!  Çabuk askerlerini topla ve onların peşinden git! Hindistan ile ticaret yalnızca ve yalnızca İspanyol İmparatorluğu'nun olacak!

----
SON
----

Lütfen bir yorum bırakınız. Bir tane yorumun bile yazar için ne kadar önemli olduğunu unutmayınız...
Teşekkürler.


siz Şahin kaptanın yerinde olsanız ne yapardınız?