Konu: Bogomillik  (Okunma sayısı 5883 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kaan_zorba

  • English Longbowman
  • Level 14
  • İleti: 6493
  • Dünya Savaşı Gezgini ...
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #20 : 10 Ocak 2015, 20:15:11 »
MÜ de değil aslında kalıcı olarak. Bu sene özel olarak gelmiş. Bir kaç üniversite de birden ders veriyor. Ama asıl üniversitesi Mimar Sinan.


Our Life Is Made By The Death Of Others...
Leonardo Da Vinci.

Çevrimdışı Lachin Kavur

  • Level 7
  • İleti: 226
  • Mongol Dayı
Re: Bogomillik
« Yanıtla #21 : 10 Ocak 2015, 22:41:46 »
Zaman ayırip sorularıma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.Benim için bilgilendirici oldu.
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Çevrimdışı kaan_zorba

  • English Longbowman
  • Level 14
  • İleti: 6493
  • Dünya Savaşı Gezgini ...
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #22 : 10 Ocak 2015, 22:56:01 »
Önemli değil ne demek.


Our Life Is Made By The Death Of Others...
Leonardo Da Vinci.

Çevrimdışı cahman

  • Level 12
  • İleti: 3427
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #23 : 10 Ocak 2015, 22:56:29 »
Hıam... Ahmet taşağıl derslerinize mi girdi lan? Vay be la üninin kıymetini bil tbr*
NO FUTURE

Çevrimdışı kaan_zorba

  • English Longbowman
  • Level 14
  • İleti: 6493
  • Dünya Savaşı Gezgini ...
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #24 : 11 Ocak 2015, 09:30:06 »
Aynen bir dönem(ilk dönem) girdi. İkinci dönem yok sanırım ama.


Our Life Is Made By The Death Of Others...
Leonardo Da Vinci.

Çevrimdışı Lachin Kavur

  • Level 7
  • İleti: 226
  • Mongol Dayı
Re: Bogomillik
« Yanıtla #25 : 11 Ocak 2015, 13:41:19 »
Yine ben yine bir soru :)
Katharizm ile ilgili yazılar var mı?
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Çevrimdışı Nesimi

  • Level 9
  • İleti: 525
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #26 : 11 Ocak 2015, 13:48:13 »
Lachin imzan çok güzelmiş. Bu arada okudum. Dönemin anlayışına tepki olarak mantıklı argümanları olsa da isimden kaybetmiş kardeşlerimiz. :)

Çevrimdışı kaan_zorba

  • English Longbowman
  • Level 14
  • İleti: 6493
  • Dünya Savaşı Gezgini ...
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #27 : 11 Ocak 2015, 14:33:23 »
Hıristyanlık, İmparator Konstantin tarafından Roma İmparatorluğun resmi dini olarak kabul edildikten sonra, 325 de ki İznik ve 381 de ki Konstantinopolis Konsillerinde karşıt inançlar çıkartılarak tek ve resmi bir din tanımlandı. Fakat 11.ci yüzyıldan itibaren Avrupanın değişik bölgelerinde ortaya çıkan pek çok vâiz, Hıristiyanlığın kabul edilmiş kurallarının dışında inançları olan din toplulukları kurarlar. Bunların içinde en önemlilerinden biride, İranlı Manes'in yaydığı Manikeizm öğretisinden esinlenen ve Batı Anadolu'dan (Philadelphia/Alaşehir,Konstantinopolis) ve

Balkanlardan (Bulgaristan, Bosna) yayılan Bogomil mezhebidir. Bu mezhep Batı Avrupa'nın bazı ülkelerine kadar ulaşır. Mezhebin mensupları Kuzey İtalya'da "Patarin", Hollanda'da "Piphle", Şampanya ve Burgonya'da " Publicain", İspanya ve Fransa'nın arasındaki Pireneler'de ve Languedoc'da "Kathar" gibi bölgelere göre değişik adlar altında anılırlar. Bir Manikeizm ve Hıristiyanlık sentezi olan Kathar'ların inancı veya Katharizm en fazla beğenildiği Languedoc'da etkili olur ve belirgin izler bırakır.

Her geçen gün daha güçlenip zenginleşen Roma Kilisesinin, insanları yasaklarla, günahlarla, cehennemle, şeytanlarla korkutan papazlarına karşı olan Kathar vâizleri, inananlara İsa'nın mesajını hatırlatarak halkın ve hatta onları koruyan derebeyilerinin sempatisini kazanırlar. Katharizm ikili bir dünya görüşüne dayalı bir inanç olup felsefesini iyinin ve kötünün dengesi üzerine inşa eder. Maddeci bir dünya redettikleri için Katharların kiliseler gibi belli ibadet yerleri yoktu. Her inananın cennete gidebilmesi için kusursuz bir hayat sürdürmesi gerekir. "Kusursuz" olarak adlandırdıkları Kathar din adamları, kadın ve erkek eşitliğini kabul ettikleri için hem kadınlardan hem erkeklerden oluşurdu.

Fakat "kusursuz"ların kesinlikle cinsel ilişkiden uzak durmaları, yalana ve şiddete hiçbir koşul altında başvurmamaları, balık hariç hiçbir hayvan eti ve hayvansal ürün yememelerini gerekirdi. Katharizmi benimseyen diğer vatandaşlar ise diledikleri gibi yiyip içmekte ve evlenmekte özgürdüler. Ancak yinede hayvansal ürünlerden uzak duruyorlardı. Bir Kathar, dinini erginliğe ulaştıktan sonra kendi seçerdi. Bütün bunlar Katharlar'ın çağın karanlığından ne kadar uzak olduklarını göstermekte.

Fransa Kıralının egemenliğinden uzak olarak bölgede hüküm süren güçlü Toulouse Kontu, kendisine destek olan Carcassonne Vikontu ve Foix Kontuyla Katharları korumaları altına alırlar. Zaten her güneyli asil aileden bir çok "Kusursuz" çıktığını göz önünde tutarsak, Toulouse Kontu Raimond VI nın onlara zulmetmek istemesi düşünülemez. Mesela kendisine destek veren derebeyi Raimond Roger de Foix'nın eşi Philippa ve kızkardeşi Esclarmonde birer "Kusursuz"dular.

Fakat bu bağımsızlık ekonomik ve politik açıdan Fransa Kıralı'nın, dinsel açıdan da Papa'nın hoşuna gitmiyordu. Bu nedenlerle, Roma Kilisesinin artan baskısından kaçabilmek için Katharlar, kayalıkların tepelerinde inşa ettikleri, ulaşımı oldukça zor olan kalelerde önce toplanarak bir direniş oluşturarlar.

1208 senesinde Papalık elçisinin, Saint Gilles'de bir cinayete kurban gitmesinin ardında Toulouse Kontunun parmağı olduğunu düşünen Papa Innocent III Hıristiyan şövalyelerini çağırıp Simon de Monfort yönetiminde Kathar ayrımcılarına karşı bir haçlı seferi başlatır. Temmuz ayında ele geçirdikleri Béziers kentinin Katolikler dahil tüm nüfusunu katlederler. Papa elçisi Arnaud Amaury, tarihin hiç bir zaman unutmayacağı "Hepsini öldürün, Tanrı kendi kullarını ayırır" sözleri burada sarfeder.

1210 dan sonra stratejik konumdaki Minerve, Termes, Foix, Roquefixade gibi bir kaç kale birer birer düşmeye başlar. Toulouse Kontu Fransa Kıralına karşı Aragon Kıralının desteğini alır. Fakat Aragon Kıralı 1213 de Muret savaşı sırasında öldürülünce Toulouse Kontu Fransa Kıralı Philippe Auguste'un egemenliğine geçer. 1218 de Toulouse kuşatması sırasında yılmaz şövalye olarak tanınan Simon de Montfort öldürülür. Bu olay Katharların arasında büyük bir çoşku yaratır ve Toulouse Kontunu direnişe devam etmeye teşvik eder.

Fakat Montfort'un oğlu Amaury de Montfort babasının ele geçirdiği güney bölgelerini yeni Fransa kıralı Louis VIII'in eğemenliğine bırakınca, kıral vakit kaybetmeden yeni bir haçlı seferi başlatır. 20 yıl süren bir savaşın ardından bitik olan güney şehirlerinin çoğu artik daha fazla dayanamayıp teslim olmayı seçerler. 1229'da Kont Raimond VII bir antlaşmayla Toulouse kentinin egemenliğini Fransa Kıralına bırakır. Onun gibi boyun eğen tüm diğer prensler de topraklarını Kathar mezhep sapkınlığından temizlemeye yemin etmeye zorlanırlar.
Fakat odun ateşinde toplu yakılmalara ve haçlı seferlerine rağmen direnişleri yıkılamayan Katharlar'a karşı bu defa yeni bir yöntem geliştirilir: Engizisyon. İlk defa 1233 de Toulouse'da "genç dilenciler tarikatı" Dominiken ve Fransiskenler tarafından kurulan Engizisyon, binlerce insanı işkencelerle sorgulayıp fişliyerek, yer altına giren Kathar din adamlarını yakalayıp tek tek ateşte yakar. İnananların mallarına el koyarak Katolikliği kabul etmedikleri ve Kathar dinini benimseyen akrabalarını ve tanıdıklarını ele vermedikleri sürece hapse hatta ölüme gönderir,

Kathar mezhebi mensuplarının üzerinde daha derin psikolojik etkiler yaratmak için şüpheli gördükleri ölülerinin cesetlerini bile mezarlarından çıkarıp yakmak gibi daha "başarılı" yöntemler kullanır. Haçlı seferlerinden yara alan Katharizm, en büyük darbeyi Engizisyon'dan alır.

Ancak 1240 larda Montségur kalesinde direnen Katharlar için hâlâ bir ümit vardı. 200 "kusursuz", 150 er ve şövalye ile birlikte büyük bir orduya karşı son derece zor şartların altında Mayıs 1243 den Mart 1244 e kadar tam onbir ay direnirler. Sonunda, kalenin komutanı Pierre Roger de Mirepoix toplu bir katliamdan kaçınmak için pazarlık yolunu seçer ve 15 günlük bir ateşkesin ardından teslim olur. Kendisi ve askerlerinin hayatları bağışlanır fakat din değiştirmeyi red eden 200 kusur, Montségur Kalesinden inerek aşağıda bekleyen ateşin içine kendilerini bırakırlar. Bu arada ateşkesten yararlanan Mirepoix, Kathar Kilisesinin "hazinesini" 4 kusur tarafından kalenin arkasındaki dik yamaçlardan kaçırmayı başarır. Hazinenin bir kısmı Oksitanya'da kalır, diğer kısmı ise küçük bir Kathar topluluğu hayatlarını sürdürdükleri, İtalyanın kuzeyindeki Lombardiya'ya ulaşır. Montségur Kalesi, Kathar Kilisenin son buluşma yeri ve barınağı olur. Bundan sonraki 8 sene içinde bölgedeki tüm kaleler düşer
Bir bir teslim olan kaleler ve şatolar "Kuzeyli baronların" ellerine geçer. Tek tük kalan direnişciler ya göç ederler ya da sessizliğe bürünerek yok olurlar. Guillaume Balibaste adlı bir "kusursuz" 1325 de Termenes'de ve bir kaç başka "kusursuz"da 1340 de Carcassonne'da yakıldıktan sonra her şey biter.
Katharizm 20 yıl süren haçlı seferleri ve 100 yıl süren Engiziyon'un sonucunda XIV.cü yüzyılın ortasına doğru tarihin sayfalarından tamamen silinir.


Spoiler
[close]


Our Life Is Made By The Death Of Others...
Leonardo Da Vinci.

Çevrimdışı Lachin Kavur

  • Level 7
  • İleti: 226
  • Mongol Dayı
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #28 : 11 Ocak 2015, 15:39:42 »
Lachin imzan çok güzelmiş. Bu arada okudum. Dönemin anlayışına tepki olarak mantıklı argümanları olsa da isimden kaybetmiş kardeşlerimiz. :)
Teşekkür ederim Nesimi, söylediklerine bende katılıyorum. :)

Çok sağolasın Kaan abi, ansiklopedi gibi adamsın valla :)) Zaman ayırdığın için teşekkür ederim.


« Son Düzenleme: 11 Ocak 2015, 15:40:22 Gönderen: Lachin Kavur »
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Çevrimdışı kaan_zorba

  • English Longbowman
  • Level 14
  • İleti: 6493
  • Dünya Savaşı Gezgini ...
Ynt: Bogomillik
« Yanıtla #29 : 11 Ocak 2015, 18:18:46 »
Yaptığım bir şey yok sadece vikipedia hariç bir yerlerden yazı buluyorum o kadar. Kendi ilgi alanımda ise de bildiklerimi yazıyorum. Yardımcı olabildiysem ne mutlu.


Our Life Is Made By The Death Of Others...
Leonardo Da Vinci.

Çevrimdışı Lachin Kavur

  • Level 7
  • İleti: 226
  • Mongol Dayı
Re: Bogomillik
« Yanıtla #30 : 11 Ocak 2015, 19:28:03 »
Olsun abi onu bile esirgeyen insanlar vatr.
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]