Konu: Nazım Bey'in Kısa Bir Anısı  (Okunma sayısı 1766 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3320
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Nazım Bey'in Kısa Bir Anısı
« : 19 Ocak 2015, 15:25:23 »
15 mart 1921, Berlin
Charlottenburg semti.
Sabah saatleri...
Hardenberg Caddesi'nde patlayan silah sesini duyan Doktor Nâzım, önce adımlarını sıklaştırdı, sonra koşmaya başladı. Caddenin ortasında biri yatıyordu. Caddede karmaşa vardı. Sokaktan geçenler suikastı gerçekleştiren genci yakalamışlardı.
Doktor Nâzım yerde yüzüstü yatan cesedin başına gitti...
Korktuğu başına gelmişti...
Donakaldı. Yakın arkadaşı, ittihat ve Terakki Fırkası'nın Selanik
eski mebusu Yahudi Nesim Mazliyah'ın yanma geldiğini görememişti bile. Ama hemen kendini toparladı. Aklına üç apartman ileride oturan Hayriye Hanım geldi. Birden paniğe kapılarak eve koşmaya başladı. Nesim Mazliyah da onu takip etti.
Soluk soluğaydı...
Kapı zilinin üst üste çalınması Hayriye Hanım'ı ürküttü. Eşi evden çıkalı daha on dakika ancak olmuştu.
Kapıyı açtı. Karşısında Doktor Nâzım'ı gördü.
Doktor Nâzım, "Hayriye Hanım... Hayriye Hanım..." diye bağırmaya başlayınca anladı.
Sesi titreyerek, "Öldü mü?.." diye sordu.
Aldığı cevapla kapının eşiğine düşüp bayıldı...
Doktor Nâzım, Nesim Mazliyah'ı evde bırakıp tekrar olay yerine koştu. Cesedin başında polisler vardı ve üzerine gazete kâğıdı kapatmışlardı. Polis elindeki cüzdandan suikasta kurban giden kişinin kimliğini tespit etmeye çalışıyordu. Kimlikte "Osmanlı Hilali Alııner görevlisi Ali Sai!" yazılıydı.
Doktor Nâzım müdahale etti: "Hayır hayır, o sahte kimliği!
Gerçek adı, Osmanlı eski sadrazamı Mehmed Talat Paşa!"
"Ali Sai" Talat Paşa'nın kod adıydı. Ve bu ismi Osmanlı Hürriyet Cemiyeti Selanik'te varlığını sürdürdüğünde, Paris'te bulunan Terakki ve İttihat Cemiyeti'yle haberleşirken kullanmaya başlamıştı.
Yurtdışında da aynı adı kullanmayı tercih etmişti!..
Talat Paşa evden çıkmış, 100 metre sonra kemerindeki sedef kabzalı 6,35'lik Brovvning marka tabancasını çekmeye fırsat bulamadan, kafasına iki kurşun yemişti.
Katil İran'dan gelen yirmi dört yaşındaki Ermeni Sogomon Tayleryan'dı. Erivan'da 6-13 şubat 1919 tarihleri arasında toplanan Batı Ermenileri İkinci Kongresi'nde kurulan Halk Mahkemesi, Sadrazam Said Halim Paşa, Enver Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa, Doktor Nâzım, Bahaeddin Şakir ve Cemal ile Azmî beyler gibi İttihatçılar hakkında idam kararı vermişti.
İlk infazı gerçekleştirmişlerdi...
Hakkında gerek İstanbul Divanı Harp'ince ve gerekse İran'daki Ermeni Halk Mahkemesi'nce verilmiş ölüm kararı bulunan Doktor Nâzım'ı, polisler, öldürülen Talat Paşa hakkında bilgi almak için karakola davet etti.
Karakola giderken son iki yılda yaşadıkları, Doktor Nâzım'ın film şeridi gibi gözlerinin önünden geçti...
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı SultanAhmetPaşa

  • Level 11
  • İleti: 2314
  • ''Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.''
Ynt: Nazım Bey'in Kısa Bir Anısı
« Yanıtla #1 : 19 Ocak 2015, 15:32:49 »
Güzel bir yazı Ege ama noktalama işaretlerini düzgün koy.

Örneğin:

Katil,İran'dan gelen yirmi dört yaşındaki Ermeni Sogomon Tayleryan'dı.
« Son Düzenleme: 19 Ocak 2015, 15:33:09 Gönderen: SultanAhmetPaşa »
"Biz Cehennem için bir çok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri vardır, ama anlamazlar. Gözleri vardır ama görmezler. Kulakları vardır, ama işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler, hatta onlardan da daha alçaktırlar. İşte gafiller onlardır." (A'raf, 179)

?Doğrusu biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz bu nedenle onu işitici, görücü yaptık. Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.? (İnsan, 76/2-3)

?Ümmetim sarığı indirince izzetlerini Allah indirecektir ?(Deylemi, el-Firdevs, no:4247, 3/88)