Konu: Okçuluk Üzerine  (Okunma sayısı 10486 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Okçuluk Üzerine
« : 02 Ocak 2015, 23:36:49 »
  Forumda beni tanıyan arkadaşların bildiği gibi okçuluk sporuna ilgili biriyim ve bir süredir edindiğin bilgileri meraklısı olan arkadaşlar paylaşmak istedim. Tabi ki okçuluğun geçmişi çok eskilere dayandığı için bu konuyu Tarih bölümünde paylaşma gereği duydum.  tebessum* Genel olarak Avrupa (Batı) ve Asya (Doğu) okçuluğu üzerinde araştırmalar yapmış olsam da bu yazımda Türk ve diğer Asya topluluklarının okçuluğu hakkında paylaşımda bulunacağım.

  Ok ve yay yapımı insanların alet yaptığı tarihlerde kullanmaya başladığı en önemli araçlardan biri olmuştur. Tam tarih belirnemese de insan neslinin en önemli av ve savaş gereçleri içinde yerini almış ve ateşli silahların güçlenmesiyle yerine bu silahlara bırakmıştır. Bu süreç hemen değil uzun bir sürece yayılarak gerçekleşmiştir ve malesef bu değerli kültür uzun bir süre sadece eski minyatürlerde ve kitapların sayfalarında anlatılan hikayelerde kalmıştır.

OK VE YAY YAPIMI

OK:
  Ok'a "Tir" ya da "Sehem" de denilmektedir. En iyi ok çam ağacından yapılmaktaydı. 1m uzunluğunda, 3 parmak
kalınlığında ve budaksız olan dallar bir takım işlemlerden geçirildikten sonra 3 yıl dinlenmeye bırakılırdı. En iyi
ok yapımı için 20 yıl, "Tımarlı" denilen daha dayanıklı oklar için 50 yıl beklenilmekteydi. Okların maden ya da
kemikten sivri ucun geçirildiği yere "Temren", "Demren", ya da "Soya" denmektedir. Oku hedefe dik üren tüye
"Yelek" adı verilmektedir. Bu yeleler kuğu, kerkenez, kartal, tavşancıl gibi kuşların kanat tüylerinden
yapılmaktaydı. Ok uçları da farklı olabilmekteydi; Düdüklü oklar, havada ıslık çalarak giderdi. Uçları testere gibi
olan saplandıkları yerleri paramparça etmeden çıkmazlardı. Geniş uçlu temrenler av ve savaşta, uçları meşinli
oklar eğitimde kullanılmaktaydı. Ayrıca, uçları zehirli oklar da bulunmaktaydı. Okların kondukları torbalara
"kandil, kubur, tirkeş, sadak, ok kesesi, okluk" denirdi. Bunlar en güzel şekilde işlenirdi. Türklerin 15. yüzyıldan
önce kayın ağacından yapılmış oklar kullandıklarını Dede Korkut Kitabı'ndan öğrenmekteyiz. 15.
yüzyıldan itibaren ok gövdeleri kamıştan yapılmaya başlanmıştır. Bu dönemde, ağaç oklardan da vazgeçilmemiş,
ancak kayının yerini daha hafif olan çam ağacı almıştır. Kamış hem darbelere dayanıklı hem de hafif olması
sebebiyle en makbul ok gövdesi materyali kabul edilmiştir. Ancak, ok yapımı için uygun yapısal özelliklere
sahip kamış türleri Hindistan'dan ithal edildiğinden, ok ihtiyacının artması ile kamış oklar pahalıya mal olmuştur.
Bu fiyat artışı sebebiyle, kamış ok kullanımı 16. yy.dan itibaren terk edilmiştir. Ok kamış ve ağaçtan yapılmış, 60-80 cm uzunluğunda ve 9-50 gr ağırlığında değişen bir çubuktur.

Spoiler
[close]

1. GÖVDE (ŞAFT)
  Türk'ler oku çam ağacından yapmaktadırlar ve çamın her cinsiyle ok yapılmamaktadır. Osmanlı'lar uzun yılların
tecrübelerinden sonra Kaz Dağları' nın birkaç bölgesindeki çamların ok yapımına en uygun ağaçlar verdiğini
görmüşlerdir. Bayramiç?teki Çavuşlu köyü ve çevresindeki 20?ye yakın köy, ok çamı kesmek suretiyle
geçimlerini sağlamışlardır. Çamların özellikle saz telli, kaya telli, boğaz ve peltek denen cinsleri ok için en
uygun olanlarıdır. Her yıl sonbaharda çamların suyu hafif çekildiğinde bilek kalınlığındaki sürgünler, yerden 25-
30 cm. yukarıdan 125-150 cm. uzunluğunda, budaksız olmak şartıyla kesilmektedir. Kalınlıklarına göre 2 veya 4
kısma ayrılmaktadır. Keskin bıçaklarla düzeltilerek rutubetsiz bir odada 3 ay bırakılmaktaydı. Daha sonra 20-
25°'lik odalara konulurdu. Sararıncaya kadar bu hararette bekletilirdi. Ok çubukları bu hararette çok bekletilirse
esneme kabiliyetini kaybederdi. Çubuklar bu süre içinde yağını vermiş ve tamamıyla kurumuş olurdu. Bundan
sonra 15-16°'lik bir sıcaklık içinde 3 yıl ile 5 yıl bekletilirdi. Ancak, bu süre sonunda çubuklar ustaların ellerine
geçer ve kullanılacakları işe göre kısım kısım ayrılırlardı. Ağaçların bu zamanına tav zamanı denirdi. Harp okları
başka, talim okları başka, yarış okları başka olurdu. Oklar vazifelerine göre adlandırılırlar. Muharebe okları,
hedef okları, uzun mesafe okları vb. Ayrıca, bunların da çeşitli tipleri ve adları vardır. Okların en hafifi 2 dirhem
1 çekirdek olanıdır. Oklar boyları ne olursa olsun 24 derece diye bir nispet üzerinden kabul edilmektedir. Baş
taraftan 4 derecesi boğaz, ondan sonra gelen 7 derecesi göbek, ondan sonraki 6 derecesi şalvar, son kalan 7
derecelik parçaya da ayak denir.

2.YELEK
  Okların üzerine kuğu, kerkenez, karabatak ve tavşancıl kuşlarının tüyleri yelek olarak yapıştırılmaktadır. Yelek
okun dengesini ve havayı yarmadaki kolaylığını sağlamaktadır. Tımarlanmış ceylan derisi de yelek olarak
kullanılabilmektedir. Ebruş denilen ok cinsine balıkçıl kuşunun tüyleri helezoni olarak sarılmaktadır. Tüylü oklar
diğerlerine göre daha pahalı ve makbuldür.

3. TEMREN
  Okun ucuna konulan sivri demire başak veya temren (temürgen) adı verilmektedir. Acemler buna peykân
demektedirler.

Spoiler
[close]

4. GEZ
  Okun en arka kısmı olup yayın çile(kiriş) kısmına geçen ve oku atış anına kadar yayın üstünde kalmasını ve düşmeden sabit kalmasını sağlayan bölümüdür. Bir çok çeşidi vardır.

YAY

  Türk yayı birleşik malzemeden oluşan komposit bir yaydır. Bir çok farklı malzemenin birleştirilmesinden elde edilen güçlü ve hafif bir silahtır. Kullanılan malzemeler sırasıyla;
    1. Manda boynuzu
    2. Balık tutkalı
    3. Ağaç
    4. Öküz siniri(Aşil tendomu)


resİm yÜkleme

YAY'IN YAPIMI, BÖLÜMLERİ VE MALZEMELERİN ÇEŞİTLİLİKLERİ
 
  Yay tam olarak 4 bölümden oluşur. Bunlar; kabza, sallar, kasan, kasan başı. Yukarıda belirttiğim malzemeleri bazı nedenlerden ötürü(coğrafi, ekonomik vs.) değişik gösterebilmektedir.   

Kabza         : Kızılcık ağacı,gürgen ağacı,ceviz ağacı
Sal              : Akça ağaç
Kasan      : Akça ağaç
Kasan bağı  : Akça ağaç

  İç kısma(atıcıya bakan kısım) yayın karnı denir ve manda boynuzu bu bölüme yapıştırılır. Dış kısma(hedefe bakan kısım) yayın sırtı denir ve daha önce sert bir cisimle lif lif hale getirilmiş sinir bu bölüme yapıştırılır.  Bütün birleştirme işlemleri bittikten sonra yay yan 8 şekli verilerek bağlanır ve ortalama 3 yıl bu şekilde beklemeye alınır.


yükle resim

  Burada amaç malzemeye bir hafıza kazandırılarak yayın kurulduktan ve atış yapıldıktan sonra edinmiş oldu forma geri dönüşünü yani kendini toplamasını hızlandırmaktır.

Spoiler
[close]
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2015, 05:06:46 Gönderen: mehmetozan »

Çevrimdışı [Haccı]Emmi

  • Level 11
  • İleti: 2613
  • Ebu Zerdüşt
Ynt: OKÇULUK ÜZERİNE.
« Yanıtla #1 : 02 Ocak 2015, 23:48:14 »
Sapan yapmışlığım var fakat bu bilgiler cidden önemli.Yaza doğru kendime bir yay bir ok yaparım artık.Teşekkürler.

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: OKÇULUK ÜZERİNE.
« Yanıtla #2 : 02 Ocak 2015, 23:52:39 »
Neden olmasın  tbr*


resim gönder

Çevrimdışı mehmetozan

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4579
Ynt: OKÇULUK ÜZERİNE.
« Yanıtla #3 : 03 Ocak 2015, 04:47:01 »
Güzel bir konu, güzel bir yazı..
Bu yaz gideyim artık diyordum okçuluk merkezine, hevese geldim iyice  tebessum*
Diğer konularda devamı olacağı izlenimi aldım. Umarım olur..
« Son Düzenleme: 03 Ocak 2015, 05:07:51 Gönderen: mehmetozan »

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • Level 14
  • İleti: 11285
Ynt: OKÇULUK ÜZERİNE.
« Yanıtla #4 : 03 Ocak 2015, 05:04:34 »
Reserve

Çevrimdışı Zayeck

  • Level 8
  • İleti: 475
  • Condom_salih geri döndü...
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #5 : 03 Ocak 2015, 09:35:14 »
Takip tbr*

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: OKÇULUK ÜZERİNE.
« Yanıtla #6 : 03 Ocak 2015, 14:26:39 »
Güzel bir konu, güzel bir yazı..
Bu yaz gideyim artık diyordum okçuluk merkezine, hevese geldim iyice  tebessum*
Diğer konularda devamı olacağı izlenimi aldım. Umarım olur..
Aklımda bir kaç ek yapma var ama diğer konular derken sizinde merak ettiğiniz ve bizin hakim olduğumuz bir konu varsa ona göre devam ettirmeye çalışırım.  tebessum*

Çevrimdışı mehmetozan

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4579
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #7 : 03 Ocak 2015, 17:43:18 »
Siz planladığınız şekilde devam edin lütfen. Biz de merakla okumaya devam edelim..
Kolay gelsin şimdiden..  tebessum*

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #8 : 09 Ocak 2015, 20:49:59 »
YAY ÇEKİŞ USULLERİ


çoklu resim upload

  Resimde de gördüğünüz gibi iki farklı çekiş usulü vardır. Biri Akdeniz çekişi diğeri de resimde her ne kadar Moğol yazsa da aslında sadece Moğollara özgü olmayıp Doğu Asya kavimlerinin tümünde görüldüğü için Asya çekişi diyebileceğimiz çekiş türüdür.

        Akdeniz Çekişi

  Akdeniz çekişi ağırlıklı olarak Avrupa kıtasında yaşayan milletlerin kullandığı yay çekiş türüdür. Özellikle İngilizlerin bu konuda usta olduğunu söylersek sanırım hata yapmış olmayız. Bu çekiş okçu kirişi gerçek için işaret, orta ve yüzük parmaklarını kullanır ve tüm çekiş gücünü bu parmaklara verir. Parmakları kirişten zarar görmesin diye deriden yapılan bez parçası korur ve bu deri parçasına Tab denir veya eldiven kullanırlar. Çekiş, parmaklarının ilk boğumları ile yapılır ve işaret parmağı ok'un üstünde, orta ve yüzük parmakları ise kirişin altına gelerek kiriş çeneye kadar çekilir. Bu çekişte bağ ve serçe parmaklarının bir işlevi yoktur fakat bazı filmlerde serçe parmağının kullanıldığını görmüş olabilirsiniz. Baş parmak ise ya en üsteki fotoğrafta gösterildiği gibi içe katlanır ya da yukarıya açılır ki ben içe katlamayı tercih ediyorum. Atış için kiriş bırakıldığında ise el fazla hareket ettirilmeden kiriş bırakılır ve el yavaşça yana sürterek kulağa doğru bir kaç cm kaydırılır.
NOT: Bu çekiş ufak bir farklılıkla da kullanılabilir. Bu farklılık ise tüm parmakları ok'un altında tutarak kirişi ok'un altından çekmektir.
Spoiler
[close]

Fotoğraf Akdeniz çekişi ile atış yaptığım zamanlardan kalmadır.  tebessum*

resim yüke

        Asya Çekişi

  Asya çekişi bence bizim için daha önemli bir çekiş türüdür çünkü ecdadımızın kullandığı çekiş türüdür. İlk paragrafta anlattığım gibi bu çekişi Doğu Asya kavimleri(Türkleri, Koreliler, Japonlar,Moğollar vs.) milletlerin kullandığı çekiş türüdür. Bu çekişin Akdeniz çekişinden en önemli farklı parmakların kullanımıdır. Bu atış iki parmak üzerine yoğunlaşılarak yapılır. İşaret parmağı ve baş parmak. Kirişe teması sağlayan parmak baş parmağıdır ve sadece onun korunması gerekir. Bu parmağı da Zihgir denilen okçu yüzüğü ile korumak mümkündür. Zihgir bir çok malzemeden yapılabilir. Ahşap, metal, deri ve boynuz. Bence boynuz bu malzemeler içlerinde en uygun ve en rahat olanıdır. Günümüzde plastikleri de yapılmaktadır.

Spoiler
[close]

  Bu çekişte ise baş parmak kirişe yerleştirilir zihgir'in dip kısmı kirişe oturtulur ve kiriş baş parmak ile kavranır. İşaret parmağı ile bağ parmağın tırnak kısmına destek yapılır ve kiriş el ile mandallanmış olur. İşaret parmağının burada bir görevi daha vardır. O da parmağın orta kısmı ile ok'un gövdesine destekleme yapmasıdır bu da ok'un kabzadan kaymasını önleyip ok'un düzgün gitmesinde büyük fayda sağlar. Akdeniz çekişinde ok yayın solundan atılırken Asya çekişinde ise sağından atılır. Okçuluk jargonunda buna (Ok gezlemek örn: Oku sağdan gezle.)denir. Bu çekişte 4 farklı çekiş türü vardır. 1. Kaşa çekmek isimden de anlaşıldığı gibi ok kaş hizasında çekilir. 2. Göze çekmek, 3. Bıyığa çekmek, 4. Sineye çekmek(deyim olarakta kullandığımız bu çekişte ok göğüse doğru çekilir).


yükle resim

 

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #9 : 09 Ocak 2015, 20:58:05 »

Çevrimdışı omer56

  • Level 13
  • İleti: 4072
Re: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #10 : 09 Ocak 2015, 21:01:27 »
Rezerv

Çevrimdışı Lachin Kavur

  • Level 7
  • İleti: 226
  • Mongol Dayı
Re: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #11 : 11 Ocak 2015, 15:42:35 »
Çok güzel paylaşımlarda bulunmuşsun VoDviL.Devamını dilerim.
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Çevrimdışı SultanAhmetPaşa

  • Level 11
  • İleti: 2314
  • ''Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.''
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #12 : 11 Ocak 2015, 17:37:09 »
Rezerve.
"Biz Cehennem için bir çok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri vardır, ama anlamazlar. Gözleri vardır ama görmezler. Kulakları vardır, ama işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler, hatta onlardan da daha alçaktırlar. İşte gafiller onlardır." (A'raf, 179)

?Doğrusu biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz bu nedenle onu işitici, görücü yaptık. Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.? (İnsan, 76/2-3)

?Ümmetim sarığı indirince izzetlerini Allah indirecektir ?(Deylemi, el-Firdevs, no:4247, 3/88)

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #13 : 13 Ocak 2015, 21:01:29 »


3. Video Almanca fakat hareketlere odaklanırsanız gayet faydalı bir videodur. Yandaki alakalı videolardan bir çok videoyu da izleyebilirsiniz.  tebessum*

Çevrimdışı VoDviL

  • Level 8
  • İleti: 422
  • FREEDOM FOREVER
Ynt: Okçuluk Üzerine
« Yanıtla #14 : 22 Ocak 2015, 21:30:48 »
ZİHGİR
[/u][/b]

  Zihgir (şast veya okçu (tirkeş, kemankeş) yüzüğü) , Hun İmparatorluğu'ndan yayılan bir okçuluk malzemesidir. Baş parmağa takılır . Ok atışı sırasında, yay kirişinin baş parmağı parçalamaması için kullanılan ve bir tür kiriş bırakma mekanizması oluşturan tırnaklı bir yüzüktür. Yayı gerdiğinizde yüksek miktarda enerji çıkar ve bu çıkan enerji Türk yaylarında diğer yaylara oranla 2 - 3 kat daha fazla olabilir; bundan zihgirle korunulur. Zihgir Hunlar'dan , Göktürk'lere, Moğollar'a, Koreli'lere, Çin'e, Selçuklu'ya ve daha sonra Osmanlı'ya, Araplara ve Hindistan'a geçmiştir. Rütbeli kişiler için değerli malzemelerden yapılan zihgirler yüksek sanat değeri taşıyabilir. Zihgir benzeri malzemeler Romalılar'dan beri daha seyrek olarak Avrupa'da da kullanılmıştır.

Kaynak:
Spoiler
[close]