Konu: [İnceleme] Assassin's Creed Unity  (Okunma sayısı 2807 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tripliex

  • Level 8
  • İleti: 483
[İnceleme] Assassin's Creed Unity
« : 26 Kasım 2014, 04:14:31 »

İncelemeye başlamadan evvel, aslında "Diğer oyunlar / resimler ve hikayeler" bölümüne açtığım konunun altına bu yazıyı eklemiştim ancak "İnceleme" adı altında yazmak daha uygun olur diye konuyu buraya taşıdım. En azından oyunu alıp almamak konusunda kararsız olan, serinin takipçisi olan arkadaşlara bir fikir sunması açısından faydalı olacağını düşünüyorum.
---

Assassin's Creed oyunlarının tüm serisini oynadım; "Black Flag" hariç, ACIII'ü de %60 oynadım ve bitirmeden sildim. Kaldığım yerden itibaren hikâyenin geri kalanını ise ikinci elden takip etmekle yetindim. ACIII inanın hiç sarmadı, biraz grafik ve konunun ilk defa 18.yy'da geçmesinden dolayı ilk etapta ilgimi çekmiş olsa da, özellikle ana karakter Connor'ı hiçbir şekilde üzerine giydiği o assassin elbisesine bile yakıştırmadım. Hak etmediği bir kıyafeti giyiyormuş gibi..:) Karaktere ısınamadım bitürlü, sadece AC ruhunu verememesinden değil, şu amerikan tarihini nedense hiç sevemiyorum arkadaş, Amerika'nın şişirilmiş sözde "şanlı" dönemi beni zerre kadar cezbetmez. benim diyarım eski dünya bu açık. Mezopotamya, Asya ve Avrupa tarihi her zaman çok daha fazla ilgimi çekmiştir (kişisel düşünce tabi). Hem AC'den kopması hem de Amerika tarihi, oyunun görselliği vs. bunları bana yedirmeye yetmedi. Bunun yanında dövüş animasyonlarındaki "geliştirme" de benim için daha çok "gerileme"den ibaret kaldı. Yabanda tavşan avladığımızda hayvanın derisini yüzerken Connor'ın "yaaauma" gibi birşey demesi bile gıcığıma gidiyordu düşün... :) Ömrünü ormanda tavşan, tilki, ayı avlamakla geçirmiş, o güne kadar kabilesinden başka bir halt görmemiş, Roma'yı kim yaktı? diye sorsan "Roma ne kaka-kuku?" diyecek adamdan Assassin mi olur anasını satayım? =) Bu adam hangi ideal uğruna kanını dökebilir ki aile intikamı hariç? Dolayısı ile daha tarihi bilmeyen ve herşeyi gözlüklü bi sakat adamdan masal dinleyerek 3 haftada öğrenen bir karakterin bize kadim tarihten "soylu bir kan" olarak hissettirmemesinin asıl nedeni belki de buydu.. Fakat ilk oyunu oynadığımızda Masyaf'taki o ilk anlarımızdan, daha Masyaf kalesinin merdivenlerini ilk kez çıkarken nefesimizi kesen o müthiş asaletten tut, kılıcımızı ilk savurduğumuzda, İlk kez atımızı sürdüğümüzde, konusundan görselliğine, seslerine, müziklerine kadar ve her şeyiyle en başta karakterimizin asaletine kadar tarihi iliklerimize kadar yaşattığını; Şam, Kudüs ve Akka'nın ihtişamını gördüğümüzde sırf insanların arasında yürümenin bile bize ne kadar doyurucu bir keyif verdiğini unutabilir miyiz? Oysa AC-1'de ne yabanda hayvan avlıyorduk, ne kardeşlik kurup yönetiyorduk, ne online görevlere çıkıyorduk ne de ana senaryoda çok çeşitli görevlere gidiyorduk... Birilerini uzaktan gizlice dinle, cebindeki mesajı arakla, adamı takip et-tenhada skışıktırıp döv ağzından laf al, suikast yapıp kuş tüyünü kurbanın kanıyla boyayıp karargaha geri dön.. Oyun boyunca yaptığımız tek görev bunlardı.. bu tekdüze görevlerin yanında; çatılarda yarış yapmak ve varış noktasına rakipten önce ulaşmak, kıyıda köşede üzerinde kırmızı hac sembolü ile nöbet tutan elit tapınakçı askerleri bulup öldürmek ile her şehirde kenarda köşede gizli olan bayrakları toplamak dışında ek ve bonus görevler de yoktu. Buna rağmen bu oyunu hayranlıkla saatlerce-günlerce oynadık. Çünkü bizi asıl oynatan şey, yapılan görevlerin çeşitliliğinden ziyade konunun verdiği büyük gizem ile dönemin ve karakterlerin dünyasının ruhu idi.. Ziyadesiyle aynı mantalite ile yapılmış olan ACII-Brotherhood ve Revelations ile Rönesans İtalyası, Roma ve doğu-batı kültürünün kesiştiği Istanbul'un üzerine müthiş kurgulanmış senaryolar ve Ezio Auditore karakterinin efsane hikâyesi ile dallanıp budaklanmasıyla olgunlaştı ve (şahsen benim) hayatımda oynadığım en güzel oyun serilerimden biri oldu ta ki Revelations'ın credits yazılarına kadar...


Peki neden mi Unity'i beğendim? Önceki yazımın henüz başında dediğim gibi "Arno elbette bir Altair veya Bir Ezio değil" diye bir ifade kullandım. Ama bu iki atasının devrettiği bayrağı taşımaya ve üzerine o assassin elbisesini giymeye layık olabilen bir karakter. En azından Connor gibi bir süzme değil :) Atası Ezio ile kişisel benzerlikler göstermesini de bu yüzden yadırgamadım, hatta hoş dahi olmuş bence.
Spoiler
[close]
] her ne kadar Ezio'nun hikâyesini ufaktan anımsatsa da, aslında iki karakterin bunları yaşayış biçimi çok farklı. Babası assassin olmasa veya o kandan geliyor olmasa zaten kendisi de assassin olamaz. Bunu sırf Ezio'ya benzetmek icin yaptıklarını düşünmüyorum. AC'deki her karakterin soyağacı mutlaka babadan kan bağı ile Altair'e kadar uzanıyor. Dolayısı ile Arno'nun babasının assassin olması da şaşırılacak bir durum değil. Karakter konusunda bu yüzden oyunu gayet beğendim. İkinci en önemli unsur; yani az önce bahsettiğimiz, görev çeşitliliğinden ziyade "RUH" kavramı da AC Revelations'tan beri ilk defa bu sefer olmuş.. Konunun gidişatında ne olacağını önceden kestirip kestirmemek benim için hiç önemli değil. Zirâ Altair ile oynarken sanki şapkadan tavşan mı çıkıyordu senaryoda da şaşırıyorduk? Bize bi adamın ismi ve kuş tüyü veriliyordu o kadar :) gerisi zaten belli... Burda da önemli olan senaryonun gidişatında şaşırmak değil, dönemin en önemli olaylarından biri olan; (spoiler değil, tarihte bilinen bir olay) üstadları Jack de Molay'ın yakılarak idam edilmesi ve akabinde kaçmakla ve saklanmakla geçen birkaç yüzyılı sonrasında yaşanan Fransız ihtilali ile tapınakçıların uykudan uyanıp yeniden güçlenmeleri ve Assassin kardeşliğinin de harekete geçmesi. Ama elbette zamanın akışıyla her oluşumun başına gelen değişmez kader gibi her iki tarikatın çok büyümesi ile birlikte içinde yozlaşmalar da olmaya başlamış olması. ACIII'te Connor'ın babası Haytam'ın Assassin soyundan geldiği halde neden tapınakçıya dönüştüğü buna güzel bir örnektir. Senaryonun bu şekilde gizleri de o AC ruhunu geri getirmeyi başarıyor. Üzerine bir de dönemin şehri Paris'in ustalıkla çok iyi yansıtılması da eklenince ana görevleri yapmasak bile sırf sokaklarda ve çatılarda gezerken bile saatlerin akıp gittiği bir oyun ortaya çıkıveriyor... Sırf ek görevlerdeki "Da Vinci" tarzına benzer "Nostradamus Enigma" bulmacaları çözmek bile çok zevkli ve gizem konusunda atmosferi yüksek tutuyor. Zaten yan görevler bile ana senaryonun büyük kısmını oluşturuyor ve senaryoyu tamamlıyor.. Ki yan görevler konusunda en detaylı AC oyunu diyebilirim. Bu yüzden yan görevleri hiç oynamadan ana görevleri bitiren konuyu tam anlamamış olur ve oyundan tat alamaz.  Oyundaki görevlerin senaryo kısmına değinmeyeceğim, zirâ bunlar spoiler olduğu için, oyunu oynamamış olan arkadaşların tadını kaçırmak istemem tabiki, ancak oyundaki görevlerin çeşitleri eski oyunlara nazaran bir hayli artmış; Görevlerin çeşitliliği konusunda aşağıda "spoiler" olarak gizlediğim kısımdan detaylı şekilde açıklamaları okuyabilirsiniz.

Aşağıdaki spoilerde oyunun tek kişilik, online, yan görevler ve bazı bulmacalarla ilgili edindiğim tecrübelerime göre paylaştığım bilgilere ulaşabilirsiniz.. Belki bunları da buradan okumayıp oyunda bizzat keşfetmek isteyenler olabilir. Çünkü yazı, bazı mekanların bilgilerini de içerdiğinden dolayı spoiler olarak yazmayı daha uygun buldum.. Ama senaryo veya herhangi bir bulmacanın yeri-kaynağı ile ilgili zaten bilgi içermiyor.. Bu yüzden gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz..  Yine de her şeye rağmen spoiler spoiler'dir tbr*
 

Spoiler
[close]


Oyundaki görevler dışında oyun mekaniklerine de değinecek olursak, Karakterimiz artık çok daha çevik ve kıvrak, duvar ve binalara tırmanma konusunda kontrollerin daha rahat olmasının yanında, artık duvarlardan aşağı inmek te eski serilere nazaran daha kolay, yine de yanlış hamleler çatıdan yere çakılmanıza sebep olabilir tabiki.. Dövüş sistemine gelecek olursak, kullandığımız yakın dövüş silahları ve uzak menzilli silahların çeşitlerine göre eskisine oranla daha çok kombo mevcut ve özellikle ACIII'te bozulan yapı Unity ile hem eski oyunlardaki rahatlığı getirmiş, hem de bir o kadar animasyonlarda esnekliği ve çeşitliliği arttırmış.



Senaryo ve oynanıştan sonra elbette atmosfere değinmeden olmaz. Assassin's Creed serilerinde en çok öne çıkan özelliklerden biri elbette açık uçlu dünyanın yaşattığı atmosfer unsurudur. Bu konuda size tek diyeceğim şey; Oyun atmosfer konusunda gerçekten takdiri ve tam puanı hak ediyor. Özellikle grafiklerin ve animasyonların da desteğiyle görselliği tavan yapan serimizde Paris şehri adeta kanlı canlı yaşıyor.. Oyunda tek bir şehir olması ilk başta kulağa negatif gelebilir, çünkü AC serilerinde genelde birden fazla şehirde görevden göreve koşardık. Bu seride ise sadece Paris ve kısmen küçük te olsa ayrı bir harita ile yine Paris'in bir bölgesi olan Versay bölgesi oyunda yer alıyor. Ancak bu sizi korkutmasın, şehir gayet büyük ve o kadar dolu ki, her sokakta, her bölgede farklı bir atmosfer var. Özellikle zenginliğin ve fakirliğin arasındaki uçurum çok güzel işlenmiş. Görevlerde ilerledikçe her an devrime doğru ilerleyen, ilk başlarda yer yer küçük sokak kavgaları ile başlayıp topyekün isyana doğru sürüklenen bir şehirde olduğunuzu sürekli hissediyorsunuz. Zenginlerin refah içindeki umursamazlığı ve düşük sınıfın psikolojik durumu, kaos, trajediler, kraliyetin monarşından kısmen kurtarılmış bölgelerdeki halkın zafer sarhoşluğu, bir yanda sokaklarda toplanan binlerce kişilik kalabalık gruplar, idam seromonileri, mezarların başında ağlayanlar, yaralı ve ölüleri omuzlarda taşıyanlar, sokakta bayraklarla ve flamalarla gezenler, haydutları kovalayan askerler, devrim yanlıları ile kral yanlılarının ortam sakinken bir kıvılcımla patlak veren ve hızla yayılan sokak arbedeleri, tüm bu kaosun ortasında günlük hayatını devam ettirmek için çalışan işçiler, çiftçiler, manavlar, daha burda saymakla bitmeyecek kadar detayıyla ve her anıyla yaşayan bir Paris.. Kısacası atmosfere bayıldım..



Hep artılardan bahsettik, oyunun hiç mi eksisi yok? var elbette.. Gelelim eksi yönlere.. Oyunun önemli denecek tek bir eksik yanı var, rahatsız da etmiyor değil zaman zaman; Oyunu High End sistemle dahi oynasanız, oyun motorundan mı artık başka sebepten mi kaynaklanıyor bilmiyorum (hatta Ubisoft bile bu durumu çözmeye uğraştıklarını belirtti) oyunda anlamsız yerlerde FPS düşüşleri olabiliyor. 3000NPC arasında gezerken hiç kasmazken (şaka değil, bir meydanda 3000 ilâ 5000 insan bile aynı anda olabiliyor), çatılarda yapayalnız gezerken oyun 15FPS'ye düşebiliyor (trajikomik).. Ki sistemim oyunun sistem gereksimlerini rahatlıkla karşılayacak düzeyde diye düşünüyorum..  dov* Şu sistemle FPS'de düşme yaşıyorum:

Intel I7 Q4770 - 3.4GHZ İşlemci
NVIDIA GeForce GTX 760 Ekran Kartı (DirectX11 Shader Model 5.0)
8GB DDR3 Bellek
Kingston HyperX SSD - 7200rpm HDD

Ama buna rağmen oyunun enfes oluşu FPS düşüşlerini dahi gözardı edilebilir kılıyor.. Zirâ Ubisoft bu sorunu ne olursa olsun kesinlikle çözeceklerine ve büyük bir yama çıkacağına dair garanti verdi. Oyunun bir diğer eksisi de nadiren de olsa oluşabilen ve oynanışı etkilemeyen bug'lar. Ancak yeni nesil sisteme geçerek, aynı zamanda NPC sayısının ve animasyonlarının çok çeşitli olması sebebiyle oluşan bu ufak çaplı buglar basit yama ile düzeltilebilecek cinsten. Hangi oyun zaten ilk çıktığı zamanlarda ufak tefek bug'lar içermiyor ki? Ancak dediğim gibi oyun bu haliyle dahi çok güzel. Bu bahsettiğim sorunların yamalarla düzeltilmesi ile oyun kusursuza yakın bir hale gelecektir ve unutulmaz oyun serileri arasına adını yazdıracaktır.

Daha yazacağım şeyler var ama inanın yoruldum.. yazıyı güncellemeye devam ederim istek olursa kaldığım şu andan itibaren..  Şimdi gidip müsadenizle birkaç tapınakçı avlayacağım... iyi oyunlar :)

Daha Fazla Screenshot:

Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Spoiler
[close]

Spoiler
[close]
« Son Düzenleme: 26 Kasım 2014, 05:23:28 Gönderen: tripliex »
Spoiler
[close]

Çevrimdışı * Halife *

  • Asyönetici
  • *
  • İleti: 13661
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Ynt: [İnceleme] Assassin's Creed Unity
« Yanıtla #1 : 26 Kasım 2014, 08:15:41 »
www.assassinscreed1092.com sitesi forumuna da koy bunu

Çevrimdışı Çağrı Beg

  • ?Reis-ül Küttab?
  • Level 10
  • İleti: 1144
  • İnsanı ölümden eceli korur.
Ynt: [İnceleme] Assassin's Creed Unity
« Yanıtla #2 : 26 Kasım 2014, 13:37:09 »
Eline koluna sağlık tbr*
Anladığım kadarıyla ACIII ve Black Flag'i hiç çıkarmamış gibi direk Ezio serisinin üzerinden gitmişler. Doğru geliştirmeler ve zenginleştirilmiş içerikle ortaya çok güzel bir oyun çıkmış. Mutlaka oynayacağım.
Caesar dedi ki: "Eski Roma yasasını yıkmadıkça onun yönteminde payıma düşeni yapamam. Tanrıların bana bağışladığı yetenek hiç meyve vermeden kurur gider."
Ama Pompeius şöyle dedi: "Yasa herşeyin üstündedir. Yasayı çiğneyenin sonu ölümdür." Caesar şöyle yanıt verdi: "Yasayı kaldırıyorum. Gücü yeten varsa buyursun öldürsün beni."
Caesar yasayı kaldırdı.

Çevrimdışı tripliex

  • Level 8
  • İleti: 483
Ynt: [İnceleme] Assassin's Creed Unity
« Yanıtla #3 : 26 Kasım 2014, 13:46:02 »
www.assassinscreed1092.com sitesi forumuna da koy bunu

Tamamdır tbr* şu linkte incelemeyi paylaştım: http://www.assassinscreed1092.com/forum/index.php/topic,19237.0.html EAGamerTR kullanıcı adım ile.

Eline koluna sağlık tbr*
Anladığım kadarıyla ACIII ve Black Flag'i hiç çıkarmamış gibi direk Ezio serisinin üzerinden gitmişler. Doğru geliştirmeler ve zenginleştirilmiş içerikle ortaya çok güzel bir oyun çıkmış. Mutlaka oynayacağım.

Sağol dostum,

Eski seriyi sevenlerden isen Unity'i kesinlikle oynamalısın ;)
« Son Düzenleme: 26 Kasım 2014, 17:49:16 Gönderen: tripliex »
Spoiler
[close]