Konu: Arx Fatalis  (Okunma sayısı 691 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3320
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Arx Fatalis
« : 09 Ekim 2013, 17:41:50 »
Arx Fatalis


Giderek soğuyan bir dünyada tüm ırklar yerin altına şehirler yapmaya başlamışlardır. Artık nerdeyse merkez de olan yeni dünyalarında yaşamaya çalışırken birden ırklar arası savaşlar yavaş yavaş kendini tekrarlamaya başlar. Çift katlı büyük boy dondurmamızın içi adeta alev alev olmuşken biz nasıl olduysa goblinlerin eline düşmüş bir esir olmuşuz ve tahmin edebileceğiniz gibi hafızamızıda kaybetmişiz. Zaten bundan sonra oyun başlıyor. Gözümüzü bir hapishanede açıyoruz ve aklımıza gelen ilk şey bu lanet olası yerden kurtulmak oluyor. Bir çoğunuza gerçekten çekici bir fikirmiş gibi gelebilir. Yani ''Yerin altında bir dünya, vay be ne oyunmuş...'' gibi bir tepki tabiki vermezsiniz ama genede oyun camiasında son zamanlarda çıkan bu tarz vasat oyunları düşününce cazip gelebir. Fakat biraz derine inersek oyunun aslında (yerin altında olma konusunu atarsak) pekte değişik bir yönü olmadığını görüyoruz. Ayrıca bu tarz oyunlarda oyun genelde kapalı mekanlarda yani dungeonlarda geçer. Yani gene kapalı bir alan veya yerin altında oynuyoruz. Adamlar böylece bütün oyunu birnevi zindan havasında geçmesini sağlamışlar. Heralde okadar kapalı mekan çizdikten sonra birde dış dünya tasarımı yapmayı pek göze kestiremeyip tek taşla iki kuş vurmayı hesaplamışlar.(ama bizden kaçmaz dimi :?)

Kimim ben?

Oyunun başında tüm rpg lerde olduğu gibi karakterimizin özelliklerini belirliyoruz. İşte oyunun bence en zor yanı. Hiç bir zaman karakterimi yarım saatin altında yaratamamışımdır. Yok str yüksek olsun yok dex'i ne verim derken nerdeyse çıldırmanın eşiğindeyken ileri tuşuna basar ve kendimi bu eziyetten kurtarırım.

Karakterimizi oluşturduktan sonra oyuna yukarda da dediğim gibi bir zindan da başlıyoruz. Üzerimizde hiçbirşey yok ve daha kontrollerin ne olduğunu bile anlmamadan aval aval etrafta dolaşmaya, mekanı tanımaya çalışıyoruz. Ama hiç uğraşmayın çünkü oyunun kontrolleri öyle pat diye öğrenilmiyor. Ben genelde oyunun kontrollerini oyunun içinde öğrenmeyi severim, onun için pek öyle ''aman kontrollere bir bakalım önce...'' deyipte oyunun option bölümünde o kadar zaman kaybetmem. Ama itiraf etmeliyim bu oyun başlarda size terler döktürüp kontrolleri açmanıza ve iyice ezberlemenize neden olacaktır. Aslında bu kadar kastırmayıp bir kaç kombinasyonu tek tuşa atayabilirlermiş ama tabi bu oyunu henüz kötü ilan etmeye yetmez. Kontrollerde hoşuma giden tek yön büyü fiziği oldu. Büyüyü yaparken şeklini çizmemiz yetiyor. Atmosfer açısından çok yararlı bir özellik bence. Büyüyü gerçekten sizin yaptığınız hissini veriyor.

Oyunu oynarken biraz Thief havaları sezinlediysemde grafik ve tarz olarak ondan çok farklı olduğunu kabul etmem lazım. Aslında grafikleri günümüzün sistem canavarı oyunlarıyla karşılaştırdığımızda pekte başarılıymış gibi gelmedi. Ama genede kendini kurtarmaya yetecek kadarda iyi diyebilirim. Tabi bu nispeten düşük sistemlerde oyunu(tabi tüm extraları dibe vurduktan sonra) oynayabileceğiniz anlamına geliyor. Daha açık olarak konuşacak olursak Thief II ile herhangi bir Might and Magic' in grafiklerini alın ve bir süre birlikte kaynatın. Yeni bir motor la işleyip birazda köşeleri törpüleyin işte size AF'ın grafikleri. Yan taraftaki resimlere bakarsanız ne demek istediğimi sizde anlayacaksınız.

Karşımıza goblinlerden fareler ve örümceklere kadar pek çok alışılmış ve bir okadar da egzantrik yaratık çıkacak. Tasarımlar hoş olmuş özellikle yerin altındaki şehirler hoş tasarımlarıyla dikkat çekiyor ve atmosferi tamamlıyor demek isterdim ama sadece normal şehirlere gök çizmek yerine duvar çizmişler. Yani bilmiyorum sen daha yerin üstünde doğru dürüst dev yapılar inşa edemezken, gel bunları yerin metrelerce altına kur. Tabi konumuz cüceler olsa daha farklı bir yaklaşımım olabilirdi. Fakat bu kadarı eminim Tolkien'in bile hayal sınırlarını aşmıştır.

Daha Doğrusu Neredeyim?

Oyunun seslendirmeleride oyunu kurtaran yönlerden biri. Yanlış anlamayın oyuna kötü demiyorum ama nedense ben koca dünyayı hala nasıl yerin altına taşıdıklarına pek akıl sır erdiremedimde. Onun dışında oyun gerçekten güzel ve oynanması gereken bir rpg. Kaçırmayın derim....


Kaynak-Merlin Kazanı

Düzenleyen-Faramir
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc