Konu: Tuhaf Bir Hikâye - Bol Patlamalarla HD Kalitesinde - Remastered Edition  (Okunma sayısı 23158 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
Tuhaf Bir Hikâye - 2. Mevsim / Bölüm 15:
« Yanıtla #40 : 17 Aralık 2009, 01:57:43 »
2. Mevsim / Bölüm 15: Müzakere - isvahsam

Spyboy teslim olup itirafını yaptığı sırada asterisk hâlâ ilk işkence yaptığı adamla dövüşüyordu fakat çok hırpalandığından karşısındakini spyboy sanıyordu.
Her bir sopa darbesini kelimeler arası boşluk niyetine kullanarak:
Ulan” {PAT} “niye” {KÜT} “iş içinde” {PAT} “iş çıkarıyorsun” {KÜT} “lan” {PAT} "he?
Sonunda adam yere yığılmak üzereyken gözünü gerçek spyboy’a dikti. Tam vuracaktı ki araya girdim, öpüşüp barıştırdım.

Spyboy’un sunumu büyüleyiciydi. Halının geçmişi hakkında bu esrarengiz konuları bir bir açıklamıştı.
Konuşma gereği duydum. Gözlüğü takıp kamera karşısına geçtim. “Hiç bi’şi’ anlamadım ben bu işten!” dedim ve gözlüğü çıkardım.

Buna rağmen spyboy yine taraftar toplamıştı ve spyboy’un vaat ettikleri için sözünden çıkmayacak kulları vardı artık.
Öl derse ölürlerdi, öldür derse öldürürlerdi. Cep telefonuyla bir dağın zirvesine kale inşası için ödenek ayrılmasını istemişti.

Tehlikenin farkındaydım. Savaşı biz kazanmıştık fakat spyboy’un taraftarlarıyla durumu barışçıl bir şekilde çözmek gerekiyordu.
Masanın üstünde oturuyorduk, kimi masanın kenarına sadece göt ucuyla otururken kimi bağdaş kurmuş, kimi de sere serpe uzanmıştı.

Mirliva’ya güveniyordum diplomasi konusunda fakat kafasını masanın ayaklarının dengesizliğine takmıştı o, sonra sigara da yakınca para cezası ödemek zorunda kalmıştık.
Kendini suçlu hissetti bundan, fakat para cezasıyla alakalı değildi durum. Hem parayı ben almıştım.
Senin paran benim param; benim param benim paramdı.
Fakat alınmıştı bi’ kere kendini suçlu hissederek duvarını örmüş ve bir kafes ardından divanı izlemekteydi.

Bakın,” dedim ve “Burada resimleri döndürmek için toplanmış bir ekibiz.” diye devam ettim.
Kavgayla gürültüyle bi’ yere varamayız. Uzlaşalım ve şartlarımızı konuşalım.” “İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar” diye de bir atasözü ekleyerek konuşmamı etkili, iddiamı destekli yapmaya çalıştım.

Spyboy masanın üstüne ayaklarını basarak çıktı. Ben de çıktım. Onun boyu daha uzundu. Yerime oturdum.
Ağzındaki kanı silerek “Şartlarımı söylüyorum:” dedi.

Halıyı tamamen bana vereceksiniz, haftada bir kez görmenize, ayda bir kez koklamanıza ve yılda bir kez dokunmanıza izin vereceğim.” “Cumalar ikişer gün, kurban bayramı da bir ay sayılacak.” diye ekleyiverdi.

Bizim tarafta olanlar şaşkındı homur homur homurdanmalar insanın kulağını rahatsız ediyordu. “Devam et.” dedim spyboy’a.

Bunun karşılığında size resim döndürmeye devam edeceğiz. Fakat ekip içinde döndürülen her resim için %25 komisyon alacağız.
Resmi hangi fırıldak döndürmüş olursa olsun altına Times New Roman fontunda 12 puntoyla ‘Döndüren: Papa spyboy’ yazacaksınız
” dedi.

Homurdanmalar yine başladı, homurdayanlara bi’ bakış attım ama susmadılar. Elimi masaya vurdum ve “Devam et.” dedim tekrar.

Yanlış döndürme durumunda sizin tarafınızdan kaynaklanıyorsa müdahale edeceğiz ve yanlış döndürülen resim için para alamayacaksınız. Yanlış döndürü bizden kaynaklanıyorsa buna müdahale edemeyeceksiniz. Tatarlar’la ilişkinizi sona erdireceksiniz. Gözlüğü de bana bırakacaksınız. Bu kadar.” dedi.

Kimse homurdanamamıştı bile. Ben bi’ an homurdansam mı diye düşündüm. Sonra vazgeçtim, spyboy bizi resmen haraca bağlamıştı; vassalı olmuştuk.
Bu utancı yaşamak istemezdik, adamın elinde kapı gibi belgeler vardı.
Fakat bende de belge vardı.
Bu kozumu kullanmak istemezdim ama mecbur etmişti beni.

İtiraz ediyorum” diye masanın üstüne çıktım. Ayaklarımın altına asteriks tahta parçaları koydu. Spyboy’dan daha uzun olunca spyboy yerine geçti.
Halı tamamen sizin olamaz, arkadaş!” dedim gayet yağız bir delikanlı gibi. El, kol, jest mimik yerli yerinde kullanıyordum.
Halı ortak mülkiyete aittir. Kimse onun üzerinde sahiplik iddia edemez. Dileyen dilediği gibi kullanır, ha o ayrı, fakat sürekli sahiplik mümkün değildir, halının kendisi bunu istemez!” dedim.

Herkes gülüyordu, benim tarafımdakiler bile dayanamamıştı, çok mantıksız konuştuğumu düşünüyorlardı.

Gülün gülün, fakat bunun belgesi bende!" dedim.
Açtım çıkardım belgeyi:

Kod: [Seç]



Ben belgeyim.



Şok olmuşlardı. Spyboy "Pekâlâ dediğin gibi olsun" dedi dudağını ısırarak.

Halının kullanımını tekelleştiren ve ulusal bağımsızlığımızı hiçe sayan bu antlaşmayı imzalamamıştık.
Buruk bir sevinç vardı, halıdan kopmamıştık fakat yine de ağır bir antlaşmaydı bu.

Spyboy kanıyla imzaladı; bi'an duraksadım, kağıdı eritebileceğimden korktum ve ben de kanımla imzaladım.
Diğer tüm fırıldaklar da kanıyla imzaladı. Kafes arasından antlaşma metnini mirliva'ya uzattım.
Önce durdu yüzüme bile bakmadan "Bunlar beklediğim şeyler değil" dedi fakat burnunu karıştırıp biraz oynadıktan sonra burnundan akan kanla o da imzalıyıverdi.
« Son Düzenleme: 24 Aralık 2009, 16:32:42 Gönderen: isvahsam »
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı lonelyboy

  • Level 8
  • İleti: 413
Tuhaf Bir Hikâye - 2. Mevsim / Bölüm 16:
« Yanıtla #41 : 17 Aralık 2009, 09:19:30 »
2. Mevsim / Bölüm 16: Bi el atında arabayı vurduralım. - lonelyboy

İsvahsam, Mirlivanın yokluğunda anlaşmayı halletmişti. Şartlar ağırdı, Spyboy konuşmasına müsaade etmiyodu. Bayırda duran 90 model ford taunus'un arka tekerinde duran takozu alarak İsvahsam’ın altına koydum ve boyu büyük gözüktüğünden konuşmaya başladı ve Spyboy’u susturarak şartları aşırı ağır olan bu antlaşmanın şartlarını hafifletti. Anlaşma imzalanmıştı.

Ama taunus’un bayırdan aşağı kaydığını gören yoktu.  Taunus’un sahibi bile belli değildi. Mirliva tam gözlüğü takıp, halıyı anlaşma gereği yanına alacakken giden taunus’u gördü ve ağzından tek kelime çıktı: Arabam!!

Mirliva duvarı kırıp, bayır aşağı giden arabasını görünce depara kalktı. Tabi elinde halı ve gözünde gözlük olduğu için Spyboy’da “lan nereye gidiyo bu” diyecek bir surat oluştu. Oyuna getirildiğini ve bunun halı ile gözlüğü kaçırmak için yaptığımız bir plan olduğunu düşündü. Ve ondanda tek bir kelime çıktı: Yakalayın!!

Önde taunus, arkasında Mirliva, arkasında İsvahsam ve ben ve en arkada Spyboy’un çetesi değişik bir kovalamacaya girmiştik. Bayırın sonu ise denizdi. Mirliva bu yüzden acele ediyor ama halıyla gözlüğüde bırakmıyordu. Mirliva arabaya yetişti, direk kapıdan sürücü mahaline geçti, arabayı çalıştırdı.

İsvahsam’ın suratına baktım ve : Hain Mirlivaymış. Diyebildim. Yolun sonuna doğru Mirliva arabayı yavaşlattı ve bizi bekleyince bu hain düşüncesi kısa sürdü. Ama bu seferde öne kim oturcak diye İsvahsam’la kavgaya tutuştuk. Arkada ise Spyboy ve çetesi son düzlüğe girmiş hızlarını iyice arttırmışlardı. Mirliva ön koltuğun altındaki levyeyi eline aldı ve : Başlarım ön koltuğa. Geçin bakıyım arkaya. diyince dut ağacını kökünden yemiş bülbüllere döndük ve ikimizde arkaya geçtik.

Spyboy’a ve çetesine arka camdan nanik yapıp, yolda son hız gidiyoduk. Ama aklımda ekibi kaybettiğimiz için resim döndürme işini nasıl yapılacağına dair bir soru oluştu.  Ekipte bize bağlı olan 2-3 kişide bizim kaçtığımızı görünce anlaşmanın yapıldığı odada unutulmuştu. Spyboy’un tebaası bizim peşimizde olduğu için onlarda bu ekibi komple unutmuştu. Ekipten kalanlarda masada unutulan belgeyi alıp hiç değilse canlarını kurtarmak için odadan hızlı bir şekilde çıkıp bizim gittiğimiz yerin ters istikametine doğru koşmaya ve Spyboy’dan kurtulmaya baktılar.
« Son Düzenleme: 24 Aralık 2009, 16:32:56 Gönderen: isvahsam »
İMZA SİLİNDİ - BOYUT önemli olan imzanın boyutu değil işlevi
Eğer laik görürseniz ben Rome: Total War genel veya modifikasyonlar da bölüm sorumlusu olabilirim.


adam dinle romeyı ayırıyor beyler

Çevrimdışı spyboy

  • Level 7
  • İleti: 237
  • The most epic potato chip eating evar!
Tuhaf Bir Hikâye - 2. Mevsim / Bölüm 17:
« Yanıtla #42 : 17 Aralık 2009, 10:16:28 »
2. Mevsim / Bölüm 17: Kovalamacanın sonu - spyboy

İki saattir kovalamaca devam ediyordu. Onların araba avantajı olduğundan önümüzdeydiler. Ama arada bir istop ettiği için fark stabildi.
Birşey yapmam gerekliydi. Koşarken cep telefonumu çıkardım ve bir numarayı çevirdim. Konuşmaya başladım:

"Apo! Bizim emminin uyduyla yerimizi tespit et. Sonra önümüzdeki Ford'u tespit et. Sonra bizim mahalledeki Firuze'nin soyunuk fotoğraflarını çek.
Cebime gönder. Son olarak da döner sandelyeyle bir kaç adam topla Ford'un önünü kes."

Telefonu kapattım ve koşmaya devam ettim. Sonrada adamların yavaşladığını farkettim. Geriden geliyorlardı. Ben de arkaya bağırdım:

"Şu çeviri bitsin,Ancelina Culi'yi getirmeyen ne olsun!"

Bu sözden sonra hareketlenme oldu ve tekrar koşmaya başladılar. Beni geçip Ford'un arkasına yaklaştılar.
Mirliva ile lonelyboy nanik yapıyorlardı. 5-10 saniye sonra isvahsam "Has�" diye bağırdı.
Mirliva ile lonelyboy öne bakınca benim çetenin kamyonunu gördüler. Mecbur durdular.

Ben karşıda Apo'yu gördüm ve telepatik yollarla sandalyeyi getirmesini istedim.
Sandalyeyi arkaya çevirip oturdum.Puromu yakıp bi' kruvaze konyak açtım.
Bu sırada adamlarım yakaladılar o 3'ünü,sandalyeyin arkasına getirdiler.
Ben yavaş yavaş döndürdüm sandalyeyi.Ama sandalye taşa takıldı. Bunun üzerine yardım istedim adamlarımdan. Onlarda taşı çektiler.
Sandalyeyi 180 derece çevirdikten sonra konuşmaya başladım:

"Yeni bir anlaşma yapacağız!"

Herkes susmuştu.Ben de o arada Firuze'nin gizlice çekilmiş resimlerine bakıyordum.


- 2. MEVSİMİN SONU -

Yorumlarınız...
« Son Düzenleme: 24 Aralık 2009, 16:33:13 Gönderen: isvahsam »

"Its not the length, its not the size, its how many times you can make it rise!"Türk atasözüymüş :P
"Cathedra mea, regulae meae."

Çevrimdışı veLandor

  • Level 9
  • İleti: 886
2 sezonuda okudum, hala gülüyorum. yardir*
Ama bir olayı birden fazla kişinin anlatması bazen canımı sıkmıyor değil, baştan itibaren değilde sonundan veya ortasından anlatsa 2. kişi, daha güzel olurdu.

Çevrimdışı mirliva

  • Level 8
  • İleti: 464
güldürebildiysek ne mutlu ? (soru bu)
planlı-programlı ilerlemediği için dediğin olay olabilir, doğrudur.

Çevrimdışı lonelyboy

  • Level 8
  • İleti: 413
birden fazla kişinin anlatması aslında süper bir olay çünki hikaye tek bir kişiye, düşünceye şekline bağlı kalmadan devam ediyor hikaye ve mesela ben yazdıysam ama benden önce birisi yazı eklediyse kendi yazında baya bir yeri düzeltmen gerekiyor. bir sonraki anlatan çoğunlukla ufak bi özet geçiyo yada o olay hakkındaki düşünce ve duygularını vurguluyor orda.
İMZA SİLİNDİ - BOYUT önemli olan imzanın boyutu değil işlevi
Eğer laik görürseniz ben Rome: Total War genel veya modifikasyonlar da bölüm sorumlusu olabilirim.


adam dinle romeyı ayırıyor beyler

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
Doğaçlama olduğundan bazı şeyler gözden kaçabiliyor.
Tekrar belirtilmesi gerekenler veya olayı yazanın kendi duygularını anlatması istediği durumlar olabiliyor.

Mirliva'nın dediği gibi, güldürebildiysek ne mutlu ? (soru bu) evet, direkt kopi-peyst yaptım :P
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı spyboy

  • Level 7
  • İleti: 237
  • The most epic potato chip eating evar!
kopi-peyst ne nan :D

"Its not the length, its not the size, its how many times you can make it rise!"Türk atasözüymüş :P
"Cathedra mea, regulae meae."

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
kopi-peyst, kopi-peyst, kopi-peyst, kopi-peyst, kopi-peyst

şimdi anladın mı? :)

yok yok, hızlı söyleyince "kantar" olmuyor bu :)
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı pederbey

  • Level 8
  • İleti: 333
uğraşınız sizi istediğiniz yerlere götürüyor

Çevrimdışı karaasi

  • Level 9
  • İleti: 800
Güzel gidiyoruz güzel. Yalnız recam benim sayıları unutmayın. Onların anlamı var tebessum* gll*
« Son Düzenleme: 17 Aralık 2009, 19:54:33 Gönderen: karaasi »
Şuraya bir kere de olsun insanları ortak değerler üstünde birleştirmeye yarayacak şeyler yazmak yerine, milleti bölecek ve kavgaya sürükleyecek şeyler yazın daha siz.. Kendi yalanlarınızla boğulmuş şekilde ego masturbasyonu yaparak hayatınıza devam edin. Umarım bir gün ülkenize ve milletinize yararlı bir şey yapmanın, insanları kavgaya sürüklemekten daha doğru olduğunu o dar beyinlerinize sokarsınız.

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
Unutmadık, unutturmayacağız!
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı mirliva

  • Level 8
  • İleti: 464
Ben unutmuştum:d

Çevrimdışı Darkrad

  • Level 9
  • İleti: 797
Bu da nesi ? :D

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
Deney Raporu:
Yeni görenlerin verdiği ilk tepki: WTF?   :P
Oku biraz, seversin. :)
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı Kartacalı Anibal

  • Level 11
  • İleti: 2418
Birşey anladıysam arab olam pff*

Çevrimdışı veLandor

  • Level 9
  • İleti: 886
isvahsam WTF ' de haklısın, çeviri bölümünde bunun ne işi var oluyor genelde ilk verilen tepki. pff*
3. Sezon ne zaman kısmetse, film çekmeyi planlıyorumda.  pacoz*

Çevrimdışı isvahsam

  • Level 9
  • İleti: 843
Çeviri Hikayesi geyiği olduğundan dolayı bu bölümde bulunmakta.
Hawaii'deki tatilimizi bitirir bitirmez 3. sezon için çalışmalara başlıycaz :P
Gerçekler, yaşam gibi; ağır ağır önümden geçiyor
Yine de merhaba...
Bir yaşam, gerçek gibi; ağır ağır sonuna geliyor
Son bir merhaba...
Gözlerim kurşun gibi; ağır ağır kapandı bu gece
...Elveda...

Çevrimdışı mirliva

  • Level 8
  • İleti: 464
Anımsayanlar olabilir. ''üstteki üyenin özellikleri'' bölümünde filizlenmişti kocaman çınar oldu şimdi:d

tatile yeni çıktık daha. telefon vs kapalı:)

Çevrimdışı veLandor

  • Level 9
  • İleti: 886
Oh be, önünüzde laptop tatil yapıyosunuz, bizide görün xD