Total War Türkiye

Total War Eras => Empire: Total War => Empire: Total War Hikayeleri => Konuyu başlatan: Independence23 - 15 Ağustos 2013, 14:46:31

Başlık: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 15 Ağustos 2013, 14:46:31
Özlü Sözler


Spoiler
[close]


Hikayede Geçen Savaşlar

1700-1705 Yılları Arasındaki Savaşlar - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1177809#msg1177809
1705-1710 Yılları Arasındaki Savaşlar - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1252745#msg1252745


Bölümler

Bölüm 1: Leipzig Paktı - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.0
Bölüm 2: Freiheit für Berlin - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1147189#msg1147189
Bölüm 3: Königsberg Düştü - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1156670#msg1156670
Bölüm 4: Köln Müdahalesi - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1169790#msg1169790
Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1185935#msg1185935
Bölüm 6: Alman Yurdu - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1206285#msg1206285
Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1215646#msg1215646
Bölüm 8: Dört Bir Yandan - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1240359#msg1240359
Ara Bölüm 1: Baskın Öncesi - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1241089#msg1241089
Bölüm 9: Geist Harekatı - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1253340#msg1253340
Bölüm 10: Eugen ist Österreich! - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1268505#msg1268505
Bölüm 11: 16. Infanteriedivision - http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100753.msg1362893#msg1362893


Bölüm 1: Leipzig Paktı

(http://img855.imageshack.us/img855/4246/ko2z.png)

''Bu savaştan elbette ki yararlı çıkacağız!''
 Hofburg Sarayı’nın yanıbaşındaki Duyuru Binası’na toplanan kalabalık bir kez daha canhıraş çığlıklarla doldurdu ortalığı.
 Bir insanın her kelamı alkış almak zorunda mıydı? İmparator Leopold’unki öyle.
 ''Muhakkak ki, Alman ulusuna şanlı şerefli bir ordunun rehberlik etmesi gereklidir. Vakit, dinden sapmış Protestan Almanları hak yola döndürme vaktidir. Berlin’de, Rostock’ta yaşayan kardeşlerimizin tek suçu Protestanlığa gönül vermiş sapık liderlerce yönetilmeleridir. Neden oradaki insanları doğru yola davet etmiyoruz?!''
 Binayı dolduran beş bin kişilik insan güruhu ve dışarıda bekleşen elli bin Alman, bir kez daha çığlık çığlığaydı. İmparator Leopold’un, Prusya ordusunu ''kafir neferler'' olarak tanımlaması gerçekten müthiş bir hamleydi. Ancak düşman topraklarında oluşabilecek Protestan soykırımlarını durdurmak için böyle bir yola başvurmuştu. Gerçekten de Avusturya halkına göre suç Protestan Almanlarda değildi. Suç, dini özgürlüğe prim vermeyen Prusyalı liderlerdeydi.


(http://imageshack.us/a/img23/4084/s2tf.jpg)

Duyuru Binası, son birkaç yıldır savaş ilanlarının, notaların ve ültimatomların gölgesinde kalmış genç bir binaydı. Gerçi, bu gidişle sütunlardaki gençlik hali uzun sürmeyecekti. Çok yakında bu duvarlara kanın ve ölümün kokusu sinecekti.
 Orta Avrupa’yı kasıp kavuracak bir muharebeler dizisi bağıra bağıra geliyorum diyordu. Sürecin bir numaralı aktörleri hiç kuşkusuz Avusturya ve Prusya idi. Avusturya İmparatorluğu, Katolik mezhebinin gücünden sonuna kadar faydalanmaya kararlıydı. Bunun için Leopold, bölgede kritik rol oynayan Katolik Alman devletçiklerinden yararlanmasını fazlasıyla bildi. Bu doğrultuda imzalanan Leipzig Paktı, toplam 6 ülkeyi Avusturya’nın etrafında topladı. Paktın bağlayıcı maddelerinden biri de, eğer Avusturya bir savaşa girerse pakta üye ülkelerin Avusturya’nın yanında yer alacak olmasıydı.


(http://imageshack.us/a/img33/8849/gvwr.jpg)
(Savaş karşıtı bir grup Viyanalı, paktın imzalanmasını protesto ederken Reichspolizei [Avusturya’nın emniyet teşkilatı] kuvvetleri tarafından engelleniyor, 2 Mayıs 1701)

Leipzig Paktı’nın üyelerinden biri hiç kuşkusuz Bavyera idi. Bavyera Krallığı, Saksonya ve Bohemya bölgelerine sınır olmasından ötürü önemli bir müttefik olabilirdi. Württemberg, Fransa’ya karşı kullanılabilecek önemli bir silahtı ve arayı iyi tutmak gerekiyordu. Savoya Dükü Victor Amadeus, diğer üyelerin onayını alarak pakta katıldığını açıkladı.
 Bunun yanı sıra, Protestan bloğu da ufak ufak şekillenmeye başlamıştı. Prusya, sınır komşusu Protestan Hannover ile müttefiklik imzaladı.
 Buna karşın, hiç hesapta olmayan bir aktör daha Orta Avrupa’nın şekillenmesine yardımcı olacaktı: Lehistan İmparatorluğu. Lehistan’ın gücüne güç katan Kürlandiya ve Saksonya prenslikleri, Prusya’nın başını en çok ağrıtacak devletlerdendi. Ne var ki Lehistan ve vassalları, topluca tüm Alman ırkına düşmandı.


(http://imageshack.us/a/img41/1618/5m3l.png)
(Lehistan’ın meclisi sıfatındaki Varşova Yüksek Konseyi üyelerinden bir kısmı Avusturya ile dostluk öneriyor)

İmparator Leopold, süregelen gelişmelerden cesaret alarak hemen Breslav’da konuşlanacak bir ordu kurulması emrini verdi. Bunun yanı sıra Zagreb boş bırakılmayacak, en az 20.000 kişilik bir kuvvet güneyin emniyeti için kullanılacaktı.
 Breslav şehri stratejikti ve kolay savunulabilen bir şehirdi. Resmi sınırlar açısından bakılacak olursa, Prusya topraklarına tek giriş buradan sağlanabiliyordu. O yüzden, bu mevkileri sonuna kadar tutmak olası Prusya istilalarına direnmek açısından azami önem taşıyordu.
 Lehistan, Avusturya’nın izniyle 15 Haziran 1701’de Leipzig Paktı’na katılma kararı aldı. Bunu 18 Haziran’da Saksonya Elektörlüğü, 1 Temmuz’da ise Venedik Cumhuriyeti takip etti.
 Lakin ilginçtir ki, pakt içerisindeki ülkeler yanlızca Avusturya’ya yardım etmeye mecburdular. Yani birbirlerine yardım edip etmeme özgürlüğüne sahiptiler. Bu açıdan Leipzig Paktı sadece Avusturya’nın yararına bir pakt olma özelliği taşır.


(http://imageshack.us/a/img16/3691/7zru.jpg)
(Lehistan, 15 Haziran 1701’de resmen Leipzig Paktı üyesi olduğunu kabul etti.)

Avusturya İmparatoru ve Macaristan Kralı Leopold, bakanları ile yaz boyu müzakerede bulundu. Yapılacak tek şey vardı: Prusya ile savaşarak karşısındaki önemli bir gücü yok etmek. Lehistan’ın Leipzig Paktı’na uzun süre sadık kalıp kalmayacağı merak konusuydu. Keza Bavyera da öyleydi. Venedik’in Osmanlı ile kısa süre içinde harbe girişmesi bekleniyordu. O halde hemen saldırıya geçilmeli ve Berlin kontrol altına alınmalıydı.
 Kral Leopold, artık birkaç aydır süren savaş hazırlıklarının tamamını bitirmiş gibi görünüyordu. Avusturya’nın elinde zaten bir ordu vardı, bu orduyu bir araya getirip topçu alaylarıyla desteklemek kısa sürmedi. Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri ’nin başına General Prens Eugen getirilmişti. Kendisi Savoya’dan gelmiş önemli bir komutan ve soyluydu.
 Artık Breslav surlarında şu dizeler yankılanıyordu:


Soldate marschiert für Berlin
Für mensch und menschen
Wir kämpfen für Kaiser
Für freiheit der Deutschen

 Bu bölüm 1. bölüm olduğundan biraz kısa olmuş olabilir, sonraki bölümler daha uzun olacaktır.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: [Haccı]Emmi - 15 Ağustos 2013, 14:49:14
güzel giriş eline sağlık
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Independence23 - 15 Ağustos 2013, 14:54:17
güzel giriş eline sağlık
Sağol hacım tebessum*
 Not: Aşağıdaki dörtlüğü ben yazdım bu arada, alıntı yapmadım tbr* Ama uzun saatlerimi geçirerek internetten Almanca kurallara baka baka yazdığım dörtlükte ney ne kadar olmuştur bilmem... pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: [Haccı]Emmi - 15 Ağustos 2013, 14:59:20
helal sanaa!  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Jaguar - 15 Ağustos 2013, 15:00:34
Güzel giriş tebrikler
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Panicaut - 15 Ağustos 2013, 15:01:29
Avusturya ile oynayasım geldi :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Independence23 - 15 Ağustos 2013, 15:15:07
 Sağolun beyler tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Easterling - 15 Ağustos 2013, 16:58:59
Eline sağlık, gayet güzel.  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Faramir - 15 Ağustos 2013, 17:16:29
Ben Prusya düşünmüştüm Kaiser deyince ama neyse buda iyi dostum özlemiştik senin hikayelerini :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: sezar5 - 15 Ağustos 2013, 19:13:25
Emeğine sağlık.Bu aralar hikayelerde Alman ekolü hakim galiba.(eleştirmek için söylemiyorum.) tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Independence23 - 15 Ağustos 2013, 19:30:16
Ben Prusya düşünmüştüm Kaiser deyince ama neyse buda iyi dostum özlemiştik senin hikayelerini :D
Avusturya AAR'siyle kendimi bir adım daha öteye taşıdığımı, hikayelerimi biraz daha geliştirdiğimi düşünüyorum. Çokça savaş belgeseli izlediğimden AAR yazmak bana zevkli gelmeye başladı tbr*

Emeğine sağlık.Bu aralar hikayelerde Alman ekolü hakim galiba.(eleştirmek için söylemiyorum.) tbr*
Ben zaten Alman savaş tarihiyle ilgili yazı, makale, belgesel vs. şeyleri hep sevmişimdir. Bu da Avusturya'yı seçmemin tuzu biberi oldu tebessum*

Eline sağlık, gayet güzel.  tbr*
Sağ olasın kardeşim tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: shalala - 17 Ağustos 2013, 10:29:30
Hikayelerin güzeldi, kendini çok daha fazla geliştirmişsin tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Independence23 - 17 Ağustos 2013, 13:12:46
Hikayelerin güzeldi, kendini çok daha fazla geliştirmişsin tbr*
Teşekkürler, inşallah daha çook hikayemi okuyacaksınız tebessum*
 Bu arada, Avusturya hikayemi diğerlerine göre gerçeğe daha iyi uyarladığımı düşünüyorum. İnşallah karşınıza daha iyileriyle çıkacağım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 1: Leipzig Paktı] 15.08.2013
Gönderen: Independence23 - 17 Ağustos 2013, 20:02:36
Bölüm 2: Freiheit für Berlin

 Berlin’in birkaç kilometre güneyindeki Schöneberg semti, bölgenin ticari merkezlerinden biriydi ve her türlü market Schöneberg’de bulunurdu. Rostock’tan gelen ticari mallar, kağnılar ve başka diğer taşıtlarla bu kasabaya getirilir, burada halka sunulurdu. Haliyle bölgenin küçük esnafı bile paraya para demiyor, hayatlarını güle oynaya geçiriyordu.
 Tabii Avusturya ordusunun yürüyüşü haber alınana dek.
 3 Aralık 1701 tarihinde Prusya’nın Lehistan’a savaş ilan ettiği haberi, bizzat kral I. Friedrich tarafından halka bildirildi. Aynı gün içerisinde Avusturya’nın, destek birlikleriyle beraber Lehistan’a yardım edeceği dedikoduları şehir içerisinde yayılmaya başladı.


(http://imageshack.us/a/img541/1738/avri.png)

Söylenenler doğruydu. Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri büyük bir mevcutla Berlin’e yürüyordu.
 Prusya sınır gözcüleri, Avusturya’nın ordusunun yanında bir de sayısını tespit edemedikleri büyüklükte bir süvari kuvveti görmüşlerdi.
 Söylentiler hayret vericiydi. Protestanlar, Berlin’e yaklaşan Katoliklerin sayısının 200.000 kadar olduğunu konuşuyorlardı. Kimisi tası tarağı toplayıp Hannover, Kopenhag gibi bölgelere kaçmaya başladı. Kimiyse kalıp savaşmaya karar verdi.
 Söz konusu kuvvetin başında Prens Eugen vardı.

 
(http://imageshack.us/a/img22/6584/wmhw.png)


 Ordu çok hızlı ilerliyordu. Önlerine çıkan ilk birkaç köyü yağmaladılar, ancak insanlara zarar vermediler. Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri, yirmi günlük bir yürüyüşün sonunda Schöneberg’e kadar sokuldu. Berlin’e bu kadar kolay yaklaşabilmelerinin sebebi, Prusya ordularının çok güçsüz olmasıydı. Königsberg’de, Alexander zu Dohna-Schlobitten komutasında çok daha büyük bir Prusya ordusu vardı, ancak onlar orada kendi mücadelelerini veriyorlardı. Berlin’deki kuvvetler çok hazırlıksız yakalanmıştı.
 Söylentilerin aksine, Avusturya 200.000 kişi gibi astronomik bir rakamla gelmiyordu. Sadece 50.400 Heerkraft (Avusturya kara kuvvetleri) askeri Schöneberg’e gelmişti. Bunun yanı sıra Leipzig Paktı üyeleri, Avusturya’ya toplam 8000 süvariyle yardım ediyorlardı. Bu kuvvetin başında General Ludwig von Baden-Baden vardı.


(http://imageshack.us/a/img708/9049/jgcs.png)

General Eugen von Savoyen, milis kuvvetlerini, üç süvari tümenini ve iki uzun menzilli tüfekçi birliğini sağ kanada, şehrin doğusuna kaydırdı. Avusturya ordusunun elit birlikleri olan hat piyadeleri ise Berlin’in batısına yerleşmiş, sağ kanadın hareketlerine uyumlu olarak yavaşça sokulmaya çalışıyordu.
 Tarih sayfalarına Schöneberg Muharebesi olarak geçecek savaş, bir Prusya süvari tümeninin topçuları bertaraf etmek için yaptığı pervasızca saldırı ile başladı.
 Ancak süvari tümeni, tepenin ardına saklanmış sağ kanat birliklerini farkedemedi. Eldeki istihbarata göre bölgede sadece topçu birlikleri vardı. Ancak Prusya süvarileri şiddetli bir saldırıyla karşılaştılar ve göz göre göre yok oldular.


(http://imageshack.us/a/img716/6559/yjpc.png)

Leopold von Anhalt-Dessau, düşman hatlarını yıpratmak için bir genel taarruz başlattı ancak bu harekat Avusturya kuvvetlerince durduruldu. Artık Avusturya kanatları gayet uyumlu bir şekilde hareket ediyor, düşmanın ana kuvvetlerini bir çember içine almaya çalışıyorlardı. Uzaktan nişancıların ateşine de maruz kalan Prusya tümenleri yumuşamaya başlamıştı.

(http://imageshack.us/a/img19/6445/mn14.png)

En şiddetli çarpışmalar Schöneberg’in merkezinde yaşanıyordu. Prusya birliklerinin kademeli hücumları şiddetli yaylım ateşleriyle karşılık buluyordu. Heerkraft askerlerinin eğitimli birlikleri tüfeği ustaca kullanıyor, düşmanın eğitimsiz milisleri bir atış yapana kadar onlar tüfeği üç kez ateşliyordu. Düşmanın sayısının az olması, şehir merkezine giden yolu daha da genişletiyordu.

(http://imageshack.us/a/img20/4366/zif.png)

Her şeye rağmen, Avusturya ordusu tam bir dirayet içinde savaşıyordu. Düşman tümenleri iyice yumuşadı ve tümenler bir bir geri çekilmeye başladı. Aslında Prusya’nın yapması gereken tek şey sokaklara çekilip orada savunma yapmaktı, ama büyük bir hata yaparak Heerkraft ile meydan muharebesine girişmişlerdi. Sonuçları da acı olmuştu.

(http://imageshack.us/a/img404/7300/thgo.png)

Düşmanı teker teker küçük çemberlerin içine alan Avusturya orduları, süvari birliklerinin desteğine ihtiyaç bile duymadan düşmanın 3/5’ini yok etmişlerdi. Geri kalan bozuk birlikler Berlin’e çekiliyorlardı. Sistematik bir savunma yapan Katolikler, artık şehir merkezine girmeye hazırdılar.
 General Eugen von Savoyen’in ordusu sadece 5000 kişi kaybetmişti. Prusya ordusunun kaybı ise 17.000 kadardı.


(http://imageshack.us/a/img163/430/k0y8.png)

Düşman birliklerinin püskürtülmesiyle beraber şehir merkezi savaş alanına döndü.
 Kalan bozuk birliklerin ve halkın Wilhelm Caddesi’nde oluşturduğu hat, şehri son kez savunmaya çalıştı. Ama tam bu noktadan sonra, şehir tam anlamıyla bir savaş alanı haline geldi. Orduda bulunan mavi üniformalı Reichspolizei kuvvetleri, Avusturya ordusunun en önde giden askerleriydi. Kendilerine yönelik bu saldırıyı süngü saldırısıyla karşıladılar. Bu çatışma sonucunda Wilhelm Caddesi’nde pozisyon almış 100-200 kişilik son direniş böylece püskürtülmüş oldu.

 
(http://imageshack.us/a/img855/8766/i5iy.jpg)
(Wilhelm Caddesi’nde çıkan çatışma)
 
Berlin’deki karışıklıklar şöyle dursun, Avusturya’nın genişleme isteği bitip yetmiyordu. Berlin’in işgali Avrupa’da yeterince büyük bir yankı uyandırmıştı zaten, ama Kaiser Leopold’un genişleme isteği henüz dinmemişti. Aslında bunda hakkı da vardı, Avusturya İmparatorluğu’nun gitgide artan hammadde ihtiyacı ve sömürge yarışının dışında kalması, onları etrafına genişlemeye ve kaynak aramaya itiyordu.
 Leopold, birkaç hafta bunun üzerinde çalıştı. Ve sonunda hedefini buldu.
 Zayıflamış Osmanlı Devleti’nin Balkan Yarımadası üzerindeki topraklarında bol miktarda demir ve gümüş madeni bulunuyordu. Hazır Osmanlı’nın Rusya ve Safevi Devleti gibi dertleri de varmışken, bundan hemen istifade etmek gerekiyordu. Netice itibariyle, 2 Ocak 1702 tarihinde Leipzig, Saksonya’da Avusturya’nın liderlik ettiği pakt toplandı.
 Avusturya, diğer üyelerden Balkan seferi için yardım istiyordu. Karşılığında, yardım eden ülkelere bir miktar maddi yardım yapılacaktı.
 Tüm pakt üyeleri bu çağrıyı olumlu yanıtladılar. Bir ay içinde, bir topçu alayının desteklediği 6.300 kişilik elit süvari birliği ve 7.200 kişilik iki piyade tümeni olmak üzere yaklaşık 14.000 kişilik bir ordu oluşturuldu.
 Savaş ilanı, 14 Şubat 1702’de geldi. Avusturya, müttefikleriyle beraber Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ettiğini bildirdi.


(http://imageshack.us/a/img69/6830/5pkr.png)

Savaş öncesi Avusturya’nın istihbarat teşkilatı Ausgeheim, Kaiser’e Osmanlı’nın Balkanlar’da çok zayıf bir güç barındırdığını bildirmişti. İstihbarata göre bu güç en fazla 8.000-10.000 dolaylarındaydı. Viyana’dan gelecek destek birlikleriyle Osmanlı’nın çok rahat alt edilebileceği düşünülüyordu.
 Plan basitti: İki piyade tümeni, topçu alayının ve 1.500 atlının desteğini alarak Saraybosna’yı ele geçirecekti. Kalan güçler Belgrad’a girecek ve burada asayiş sağlanacaktı. Bu sırada Saraybosna ve Viyana’dan gelen birlikler beklenecekti. Sonra Sofya’ya girilecek ve deniz yoluyla Filistin-Kahire hattı işagl edilecekti.


(http://imageshack.us/a/img541/7917/vvxg.png)

Bu sırada, bir Rus elçi Hofburg Sarayı’na gelerek Leipzig Paktı’na katılma talebinde bulunmuştu. Aslında, Avusturya’nın bu teklifi kabul etmesi için pek çok neden vardı. Her şeyden önce Osmanlı’ya karşı güçlü ve oyalayıcı bir müttefik lazımdı. Ayrıca, Kopenhag’ın İsveç orduları tarafından işgal edilmesi Alman dünyasında korku yaratmıştı. Olası bir İsveç istilası karşısında Rusya işe yarar bir müttefik olabilirdi.
 Teklife karşı çıkan kimse olmadı. Leipzig Paktı her geçen gün daha da güçleniyor, üye sayısını artırıyordu.


(http://imageshack.us/a/img843/1250/zk3n.png)


 
(http://imageshack.us/a/img850/8474/o191.png)

 ''Freiheit für Berlin!''
 Gendarmen Meydanı’nda izinsiz gösteri yapan on binlerce Alman, bu cümleyi en sevdiği şeymişçesine söylemeye devam ediyordu. Onların tek istediği şey freiheit; yani özgürlüktü, artık hiçbir katolik Alman Berlin’e girmemeliydi.
 Altmış bin kişilik kalabalığın nasıl başardıysa yakaladığı beş Reichspolizei askeri, Gendarmen Meydanı’nın ortasına kurulmuş bir giyotinin yanıbaşında duruyordu. Tüm gözler adeta vahşet ve intikam doluydu. Berlin halkı, savaşta ölen 17.000 Prusyalı’nın cezasını bu beş adama kesecekti.
 İlk asker giyotinin başına getirildi. Ağır kütle aşağı indi ve adamın başı bedeninden ayrıldı.
 ''Freiheit für Berlin!'' nidası bir kez daha yükseldi.


(http://imageshack.us/a/img836/5886/ixl.png)

Sıra tam ikincisine gelmişti ki ara sokaklardan yükselen bir uğultu duyuldu. Ardından''Vorwärts, marsch!'' diye bağıran bir ses yeri göğü inletti. Birisi, veya bir komutan, birliğine ileri yürüyüş emri veriyordu.
 Sonra olan oldu. Tam beş yüz Reichspolizei askeri Gendarmen Meydanı’na daldı. Wilhelm Caddesi’nde olanlar aynen gerçekleşiyordu.
 Bu şekilde tam iki bin muhalif, süngülerden ve mermilerden kaçamayarak can verdi. Geri kalanlarsa dağılıp gittiler.
 Bu işin daha fazla yürümeyeceğini anlayan Berlin halkı isyan bayrağını çekti.
 İstihbaratlar, bir isyan ordusunun Rostock yakınlarında bulunduğunu söylüyordu. Hemen harekete geçildi ve Viyana’dan takviye olarak gelen Heerkraft’a bağlı 32.000 kişilik bir ordu yürüyüşe geçti.
 Muhalifler sadece milislerden oluşuyordu, başlarında da Martin Reisner adında bir protestocu vardı. Söylenene göre Reisner, hem Wilhelm Caddesi’ndeki hem de Gendarmen Meydanı’ndaki olaylarda yer almıştı. Ancak şimdi karşısında gerçek bir ordu vardı. Muhalifler Berlin’i geri almak için ancak 25.000 kişilik eğitimsiz bir kuvvet toplayabilmişti.


(http://imageshack.us/a/img18/8789/i1h0.png)

İki ordu Rostock yakınlarında karşı karşıya geldi. Avusturya ordusunun başında, Schöneberg Muharebesi’nde de görev almış General Ludwig von Baden-Baden vardı.
 Avusturyalı general, karşısına çıkan tablodan karşılıklı bir tüfekli çatışmanın içine sürüklendiklerini biliyordu. İki kuvvet de birbirine yaklaşıyor, saf ateşi için hazırlanıyorlardı. Bunun için acilen orduyu siperlere yerleştirmek gerekiyordu.


(http://imageshack.us/a/img832/6740/4a1l.png)

General von Baden-Baden, ilk önce hücum edermiş gibi yaptırıp ordusunu ileri sürdü. Ama sonra tüm kuvvetler ani bir hareketle geri çekilip siperlere atıldılar. Bu, muhaliflerin karşı hücuma kalkması için yapılmış bir hamleydi.
 Başarılı da oldu. Avusturya askerleri siperlerin ardında kurşunlardan gayet iyi kurtuluyorlardı. Ateşe karşılık verince, muhalifler dımdızlak ortada kaldıklarını yeni fark ediyorlardı.


(http://imageshack.us/a/img401/9384/rbrw.png)

Karşılıklı tüfek ateşi dört-beş saat kadar sürdü. Avusturyalılar siperlerin ardında emniyetli bir şekilde savaşmaya devam ediyorlardı. Tabii, arada bazıları şanssızlıklarına kurban gidiyorlar, kafalarına isabet eden kurşunlar beyinlerini parçalıyordu. Ama çok nadir isabet alıyorlardı. İsyancılar, kurşunları doğrudan alıyorlar ve bir bir düşüyorlardı.

(http://imageshack.us/a/img716/7854/naa7.png)

Çok geçmeden isyan ordusu bozguna uğratıldı. Şimdi herkesin gözü Avusturya’nın Balkan seferindeydi...
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013
Gönderen: [Haccı]Emmi - 17 Ağustos 2013, 20:07:00
ellerine sağlık bunun için doğmuşsun resmen tebrikler  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013
Gönderen: Oit1903 - 17 Ağustos 2013, 20:18:29
Prusyayı ilk savaşta yamultmuşsun. Çok iyi bravo takipteyim :) .  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013
Gönderen: Independence23 - 17 Ağustos 2013, 21:20:32
ellerine sağlık bunun için doğmuşsun resmen tebrikler  tbr*
Teşekkür ederim hacım tebessum*

Prusyayı ilk savaşta yamultmuşsun. Çok iyi bravo takipteyim :) .  tbr*
Sağolasın tebessum* Baktım Lehistan'a savaş açmışlar, koştum geldim yardıma pacoz*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: sezar5 - 18 Ağustos 2013, 02:52:18
Emeğine sağlık,kaliteli bir yapım olduğu herhalinden belli.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Easterling - 18 Ağustos 2013, 02:53:53
Eline sağlık ama resimleri küçültürsen iyi olur.  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Ağustos 2013, 07:47:09
Senin hikayelerini severim bilirsin ama savaşa hiç duygu katmamışsın bence nasıl desem yani askerler çok çoşkuluydu artık Avusturya zaferi kesindi gibi belki de ben yanlış düşünüyorum ama onun dışında her şey iyi bence...
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 10:36:37
Emeğine sağlık,kaliteli bir yapım olduğu herhalinden belli.
Teşekkürler tebessum*

Eline sağlık ama resimleri küçültürsen iyi olur.  tbr*
Evet, yeniden boyutlandırma yapma dedim ama yine de resimler büyük oldu. Ya da ben yanlış hatırlıyorum. Neyse dikkat edeceğim buna.

Senin hikayelerini severim bilirsin ama savaşa hiç duygu katmamışsın bence nasıl desem yani askerler çok çoşkuluydu artık Avusturya zaferi kesindi gibi belki de ben yanlış düşünüyorum ama onun dışında her şey iyi bence...
Evet çok doğru bir noktaya değindin bence. Bunu dikkate alacağım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Jaguar - 18 Ağustos 2013, 10:38:54
Hikayenin kalite ve emekle yapıldığı çok açık.Çok güzel olmuş  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 10:39:50
Hikayenin kalite ve emekle yapıldığı çok açık.Çok güzel olmuş  tbr*
Teşekkürler Jaguar'cığım pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Jaguar - 18 Ağustos 2013, 11:45:55
Teşekkürler Jaguar'cığım pff*

Ne demek canım  pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Ağustos 2013, 11:48:45
Evet çok doğru bir noktaya değindin bence. Bunu dikkate alacağım.

Teşekkür ederim gerçekten muhteşem bir hikaye tek eksiği savaşlara duygu katılmaması sende benim gibi anlatıyorsun ama okuyucular hoşlanmıyor gerçi  bazı hikayelerinde'de çok güzel anlattığın savaşlar vardı bence bu eksiğini de kapatırsın sen sana güvenim tam bu konuda tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 12:00:38
Teşekkür ederim gerçekten muhteşem bir hikaye tek eksiği savaşlara duygu katılmaması sende benim gibi anlatıyorsun ama okuyucular hoşlanmıyor gerçi  bazı hikayelerinde'de çok güzel anlattığın savaşlar vardı bence bu eksiğini de kapatırsın sen sana güvenim tam bu konuda tbr*
Aslında savaşlara daha çok resim koymayı planlıyordum ama Fraps'ta bir sorun çıktı. DirectX'in son sürümünü yüklemelisiniz gibi bir şey diyor. Yani, açıyorum Fraps'i, sonra oyunu açıyorum. On- on beş dakika gibi bir süre sonra Fraps'tan fotoğraf çekilememeye başlıyor, yani, f10'a basıyorum resim çekmiyor. Bu sorun başladıktan sonra, Fraps'i kapatıp açtığımda da yukarıda dediğim hatayla karşılaşıyorum. Nedendir anlamadım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Ağustos 2013, 12:07:38
Fraps'Ta bende de çok problem çıktı sildim tekrar yükledim sorun düzeldi gerçi hala sorun çıkarıyor ama bide fraps'tan video filan çekmeye kalktın mı tam yandın :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Jaguar - 18 Ağustos 2013, 12:27:54
ındependence şu campaing yarışmasını yap artık yardımcı olayım sana istersen elimde çok ilginç campingler vardı  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 13:06:22
ındependence şu campaing yarışmasını yap artık yardımcı olayım sana istersen elimde çok ilginç campingler vardı  tbr*
Dikkate alacağım. İmzalar bloke edildiğinden dolayı yarışmanın reklamını nasıl yapacağım bilmiyorum. İlgi olacağından şüpheliyim.

Fraps'Ta bende de çok problem çıktı sildim tekrar yükledim sorun düzeldi gerçi hala sorun çıkarıyor ama bide fraps'tan video filan çekmeye kalktın mı tam yandın :D
Sende de aynı sorun mu çıkıyor?
 
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Ağustos 2013, 13:14:31
Dikkate alacağım. İmzalar bloke edildiğinden dolayı yarışmanın reklamını nasıl yapacağım bilmiyorum. İlgi olacağından şüpheliyim.
 Sende de aynı sorun mu çıkıyor?

Zaten bölüme olan ilgi az öyle düşünürsek ama genel olursa katılan çok olur yani bütün total war serisi campingleri  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ikooo123 - 18 Ağustos 2013, 13:38:34
balkan seferini çok merak ettim  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 14:02:58
balkan seferini çok merak ettim  tebessum*
Şu anda Balkan seferiyle ilgili benim de bir fikrim yok, çünkü campaigne henüz devam etmedim. Hayırlısı bakalım pacoz*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 18 Ağustos 2013, 14:11:48
takipçinim tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ağustos 2013, 15:09:24
takipçinim tbr*
Sağolasın tebessum* senin videolar devam ediyor mu?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 18 Ağustos 2013, 15:20:02
Ediyor haftaya yeni bölümü koyacağım tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ikooo123 - 19 Ağustos 2013, 03:35:37
3. bölüm ne zaman
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 19 Ağustos 2013, 11:06:42
3. bölüm ne zaman
2 güne falan gelir. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 19 Ağustos 2013, 14:37:38
Bekliyoruz tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 21 Ağustos 2013, 23:13:51
flood olacak ama yeni bölüm istiyoruz tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 21 Ağustos 2013, 23:51:25
2 gün geçti ama :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ikooo123 - 22 Ağustos 2013, 03:45:53
2 gün geçti ama :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 22 Ağustos 2013, 10:48:40
 Lanet olası oyun yüzünden bir halt oynayamıyorum ki. ETW'yi dizüstüne yükleyeyim dedim açıldı dün oynuyordum güzel güzel, bu sabah da tutturdu bir güncelleme hatası, bilgisayar bir türlü masaüstüne gelemiyor. Ben de masaüstündeyim şu an ve çıldırmak üzereyim. Masaüstünde de zaten oyunum açılmıyor: http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=101036.0
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Son Mohikan - 23 Ağustos 2013, 01:32:55
Hikaye iyi devam et bağalım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 23 Ağustos 2013, 14:28:58
 Arkadaşlar, an itibariyle yapımına başladığım Fransa vh/vh rehberinin çalışmaları yüzünden hikayem bir süre aksayabilir. Anlayışla karşılamanızı umuyorum.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [DUYURU]
Gönderen: Son Mohikan - 23 Ağustos 2013, 15:12:29
Tamam gardaş.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [DUYURU]
Gönderen: Independence23 - 30 Ağustos 2013, 12:41:14
 Arkadaşlar rehber çalışmalarıma ara verip artık sezon finaline kadar hikayeyle ilgilenmeyi düşünüyorum. Bilginize.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 2: Freiheit für Berlin] 17.08.2013 [DUYURU 2]
Gönderen: Independence23 - 01 Eylül 2013, 15:35:47
Bölüm 3: Königsberg Düştü


Aylardan Aralık. Avrupa için tam bir kan deryası içinde geçen 1703 yılının da sonlarına yaklaşılıyor. Saraybosna ve Belgrad?dan sonra Bulgarların en yoğun yaşadığı yer, Heerkraft askerlerince kuşatılmış durumda. Dünya terörizmin ve katliamın acı sonuçlarıyla boğuşurken, Kaiser ise emrindeki ordularla dört bir yana korku salmaya devam ediyor.
 Gregor Zimmermann?ın komutasındaki orduya katılan son süvariler, Sofya şehrinin çevresindeki askeri barikatı daha da güçlendiriyor. An itibariyle 21.600 kişilik bir piyade ve süvari grubu genel taarruz için Sofya önlerinde son hazırlıklarını yapıyor.
 Topkapı Sarayı?ndakiler telaş içinde. Eğer Sofya düşerse, Avusturya ordularının sonraki durağı İstanbul olabilir. Yüzyıllardır Osmanlı toprağı olan Bulgaristan eyaleti, kısa süre içinde Alman?ın eline geçebilir. Heerkraft hızını alamayıp İstanbul?a girebilir. 400 yıllık Osmanlı İmparatorluğu yanıp küle dönebilir, bunlar olabilir...


(http://imageshack.us/a/img809/4185/kwm0.jpg)

(http://imageshack.us/a/img407/9807/27c9.png)

 ''Mein Kaiser (Kaiser?im),'' diye selamladılar Leopold?u. Beş bakanın beşi de, İmparator Leopold toplantı odasına girer girmez ayağa kalkıp asker selamlarını vermişlerdi.
 ''Mein Kaiser,'' diyerek ayağa kalktı Franz Telemann. ''Hoşgeldiniz. İstediğiniz tüm konular hakkındaki dosyaları bulup buluşturduk. Habercilerimiz bu yıl çok iyi çalışıyor.''
 Leopold?un gözleri ışıldadı bir an. ''Çok iyi. Başlayalım o halde,'' deyiverdi. Sanki yoga dersleri almak için Hindistan?a gitmişti de derse hemen başlamak istiyordu.
 Ancak diğer bakanların gözlerinden endişe okunuyordu.
 ''Mein Kaiser,'' diye başladı Franz Telemann, ''Son zamanlarda can alıcı haberler, istihbarat teşkilatımız Ausgeheim?a ulaşıyor. Yaklaşık 50.000 kişilik bir Hollanda ordusu, Reims Nehri kıyılarında Fransızlar tarafından durdurulmuş. Felemenkler nehri gçemek istemiş ama Fransızlar bir türlü aman vermemişler. Sonuçta Hollanda ordusu ağır bir yenilgi alarak geri çekilmiş.''
 Leopold heyecanla dinliyordu. ''Sonrasını anlat, o bölgeden başka haber var mı?''
 Başbakan Telemann telaşla devam etti: ''Elbette var, Mein Kaiser... Fransızlar, Hollanda ordusunun Renanya civarlarına çekildiğini iddia ederek Köln?ü paldır küldür işgal etmişler. Aslında Köln?e yürümek Fransız imparatorunun aklında başından beri varmış, sadece Hollanda bu planı biraz geciktirmiş. Böylece olan ne Hollanda?ya ne Fransa?ya, Vestfalya?ya oluvermiş.''


(http://imageshack.us/a/img27/1662/l1wh.jpg)

''Bunlar kötüye işaret,'' dedi Leopold. ''Fransızlar her geçen gün sınırımıza daha da sokuluyorlar. Neyse ki birkaç ay önce Vestfalya ile olan müttefikliğimizi feshetmiştik, neyse... Umarım müttefikimiz Hollanda tüm dirayetini ortaya koyacak kadar güçlüdür. Başka iyi haber var mı?''
 İmparator alay etmezdi ama o an sözlerinde alay vardı.
''Mein Kaiser, İspanyol orduları Lizbon?a girmiş,'' deyiverdi Telemann. ''İspanyol kuvvetlerini hiçbir Portekiz ordusu durduramamış. İspanyollar vura kıra Lizbon?a kadar gelmişler. Sonra orayı da işgal etmişler.''


(http://imageshack.us/a/img546/3279/7yca.jpg)

 Tam o anda koridordan patır patır sesler gelmeye başladı. Muhafızlar ellerinde süngülü tüfekleriyle ayağa fırladılar ve odaya çıkan kapının biraz önüne dizilerek kapı ile yönetim kurulu arasında bir bariyer oluşturdular.

(http://imageshack.us/a/img189/1907/d2dj.jpg)
(18. yüzyılda Avusturya kraliyet muhafızları)

 Ayak sesleri arttı. Birisi olanca kuvvetiyle kendilerine doğru koşuyordu. Leopold acil durumlar için sakladığı tabancasını belinden çıkardı.
 Bakanlar ''tetikte'' bekliyordu.
 Neden sonra, kapı sadece tıklatıldı. O kadar ayak sesinden sonra...
 ''Açın,'' dedi Leopold. ''Temkinli olun.''
 Muhafızlardan biri tüfeğini beline asıp tabancasını çıkardı, sonra tek eliyle kapının koluna asıldı.
 Neye uğradığını şaşıran haberci, bir anda altı barutlu silahın kendisine doğrultulduğunu gördü. Gözleri fal taşı gibi açıldı ve ''Durun!'' diye bağırdı. ''Durun, ben bir haberciyim!''
 Leopold ''Durun, ateş etmeyin!'' diye emretti. ''Adam konuşsun!''
 Göğsündeki ''Henrik Schwaab'' yazısı habercinin ismini belli ediyordu. Konuşmaya başladı :''Mein Kaiser... gelen haberlere göre Königsberg düşmüş. Leh orduları şehre girmiş.''


(http://imageshack.us/a/img822/3919/gna0.jpg)

 Odadaki herkes sus pus kesildi. Muhafızlar silahlarını indirdiler. Leopold?un yüzüne bir karanlık çöktü.
 ''Arkadaşlar,'' dedi İmparator, ''Bugünkü toplantıyı iptal ediyorum. Sizinle asıl görüşeceğim şey Königsberg?e askeri müdahalede bulunup bulunmayacağımızdı. Ama şehir Lehistan?ın eline geçtiğine göre...''
 ''Lehistan?a savaş mı açacağız?'' diye sordu Franz Telemann. Bu tür durumlarda Leopold ile konuşabilen tek kişi Telemann idi.
 ''Bu sorunu yanıtlamayacağım,'' dedi Leopold. ''Çıkın. Düşünmem gerek. Muhafızlar kapının diğer tarafında bekleyebilir.''
 Bu yanıt odadaki hiçkimseyi rahatlatmamıştı. Tüm bakanlar tekrardan ''Mein Kaiser,'' diyerek kralı selamladılar. Sonra da Leopold?u toplantı odasında yanlız bıraktılar.


Avusturya?nın doğu sınırının emniyeti Lehistan?a kalmıştı. Lehlerin Kürlandiya?yı geri almak için verdiği savaş, Leh kuvvetlerinin konuşlanmasının doğuya kaymasını sağlıyordu. Avusturya, Lehistan?ın düşmanlarının teker teker safdışı kalmasından endişe ediyordu. Hiçbir zaman iki ülkenin dostluğu samimi olmamıştı. Lehistan?ın Leipzig Paktı?na katılmasına izin verilmesi, sadece Balkan seferi sonlanana ve Prusya tehdidi ortadan kaldırılana dek yapılmış bir diplomatik manevraydı. Şimdi, ani bir hareketle Lehistan?ın Leipzig Paktı?ndan şutlanması gerekiyordu.
 Ama Saksonya?yı da unutmamalı. Onlar Lehistan?ın himayesindeydi ve daima koruyucularının yanındaydılar.
 O yüzden yapılabilecek en akıllıca şey yapıldı. Heerkraft turuncu alarma geçirilerek ciddi miktarda insan askere alındı.
 Berlin?deki isyanları Reichspolizei?nin yardımıyla bastıran birlikler Breslav?a doğru yola çıktı. Ayrıca, vatanseverliğin doruk noktasındaki Viyana?dan üçü nişancı birliği, toplam altı tümen asker toplanmıştı. Pressburg?dan ise mükemmel eğitimli iki humbaracı birliği getirtilmişti. Prag?dan ise dört tümen asker toplanabilmişti. Sonuçta 91.000 piyade ve 20.000 süvarilik bir kuvvet, Lehistan sınırında devriye gezmek üzere toplanmıştı.


(http://imageshack.us/a/img24/8752/j9g7.jpg)

 17 Şubat 1703 tarihinde Sofya?yı kuşatma altına alan Avusturya birlikleri saldırıya geçti. Klausenburg ve Zagreb gibi doğuya dönük bölgelerden bir hayli fazla süvari toplanmıştı. Saraybosna ve Belgrad?dan da gönüllü 3.600 kişilik bir kuvvet gelmişti. Sonuç olarak Sofya çevresinde 22.500 askerlik bir kuvvet bulunuyordu.
 Türkler ise Balkanlar?da son direnişlerini sergiliyor, gönüllü birliklerle beraber Sofya müdafaasında 20.600 cesur nefer bulunuyordu.


(http://imageshack.us/a/img28/3041/td3q.jpg)

Avusturya?nın hat piyadeleri çok iyi eğitim görmüştü ve neredeyse her attıklarını vuracak şekilde yaratılmışlardı adeta. Süvari birlikleri şehri çembere almak üzere doğudan harekete geçerken, göbekten de piyade saldırısı uygulanıyordu. Avusturya askerleri şehir merkezine giden sokaklardan birinin ağzında durduruldu.

(http://imageshack.us/a/img844/3114/t4ew.jpg)

Bir yandan da şehrin doğusunda süvariler bir düzenli Türk piyade tümenini yakalamışlardı. Üzerine saldıran binlerce süvariyi gören piyade tümeni, etrafı sarılarak imha edildi. Böylece şehirdeki piyade mücadelesine süvariler de katılabilecekti. Böylece 3.600 kişi tek hücumda imha edilmiş oldu.

(http://imageshack.us/a/img694/4449/uj9p.jpg)

 Sonunda merkezdeki tüfekli mücadeleden, Yüzbaşı Muhammed Ferid?in cansız bedeni çıktı. Türkler karşı atağa kalkmanın bedelini ödüyorlardı. Belki binalara sığınıp gerilla savaşına girişselerdi çok daha iyiydi. Bu şekilde savaşmak düzensiz birliklere göre bir iş değildi. Avusturya ordusundaki milisler bile beş yıldır askerlik yapıyormuş gibi savaşıyorlardı. ''Für das Deutsche vaterland! (Alman vatanı için!)'' şeklinde attıkları savaş naraları, düşmanın savaş çığlığını gölgeliyordu.

(http://imageshack.us/a/img163/1533/ep71.jpg)

 Ancak Türkler ölüm ne demek bilmiyormuş gibi davranıyorlardı. Avusturya askerlerine süngü hücumu yapıyorlar, bir güzel harap olup geri çekiliyorlardı. Ama bunu sürekli tekrarlıyorlardı. Buna karşılık Avusturyalılar tüm güçleriyle, birer iblis gibi harb ediyor ve kendilerini savunuyorlardı.
 İşin içine süvarilerin de dahil olmasıyla ortalık karıştı. Yuvarlak mermiler havada uçuşurken gelen süvari hücumu Türk birliklerine bir panik havası yaydı.


(http://imageshack.us/a/img855/6784/oz4x.jpg)

Türkler şehir içine çekilmeyi denediler ama General Gregor Zimmermann, birliklerine umumi taarruz emri verdi ve süvariler öne atıldılar. Tüm Almanlar artık en azından birkaç Türk öldürmeye çalışıyordu. Osmanlı askerleri kaçarken uzun kuyruklar oluşturdular ama düşmana ciddi hiçbir direniş gösteremediler. Bir çoğu Avusturya süvarilerinin keskin kılıcına kurban gitti.

(http://imageshack.us/a/img407/1807/5ikz.jpg)

Savaş sonunda tam bir katliam yaşandığı gün yüzüne çıktı. Kaçmaya çalışırken sırtlarına yedikleri kılıç darbeleriyle yere düşen cesetler, şehir içine kadar giden bir yol oluşturmuş gibiydi. Tam 15.000 kadar Türk askeri cesurca can vermişti. Heerkraft ise sadece 1.700 kadar kayıp vermişti.
 Avusturya ordusu Sofya?ya girdi ve şaşırtıcı bir şekilde Bulgarlara iyi davranmayı seçtiler. Bulgarlar, şehirlerine ''misafir'' olarak gelen Avusturyalıları kahraman olarak tanımlıyorlar, Avusturyalılar ise aynı şeyi az önceki muharebede ölen Bulgar direnişçiler için söylüyorlardı. Avusturya askerleri, karşılarına çıkan tüm direnişçilerin sapık liderlerce başka yollara yöneltildiğine, akıllarının çelindiğine inanıyorlardı. Yoksa Türklerin onlarla ne savaşacağı vardı, ne de direneceği. Bu kadar.


(http://imageshack.us/a/img202/5353/a1i7.jpg)

 Heerkraft?ın Sofya?ya girdiğini haber alan II. Mustafa acilen Divan?ı topladı ve sonunda görüşmelerden teslim olma kararı çıktı. Sadece dört yıl önce savaştan çıkmış ve Karlofça ile birçok toprağını kaybetmiş Osmanlı, şimdi bir kez daha yenilerek barış istiyordu. Endişeler, Sofya?daki birliklerin İstanbul?a yürüyeceği yönündeydi. Aslına bakılırsa Almanları durduran hiçbir ordu veya halk direnişi de an itibariyle yoktu.
 Sonuçta Türk elçilik heyeti, öyle ya da böyle Leopold?u barışa ikna edebilmişti. Leopold da zaten Osmanlı?yı yeterince hırpaladığını biliyordu. Artık Türkler uzun süre Almanların başına bela açamazdı.
 Avusturya barış heyetinin başkanı, Heerkraft?ın başındaki Ernst von Starhemberg olarak belirlendi. Savaşla ilgilenen bir adamın barış görüşmelerine heyet başkanı olarak gitmesi bile başlı başına dalga geçmekti. Ama kimse sesini çıkaramadı.
 Avusturya, barış görüşmelerini Nürnberg?de başlatma kararı aldı. Ne de olsa kazanan onlardı, dolayısıyla her türlü barış şartını belirleyecek olanlar da onlardı.
 Türkler barış için uğraşadursun, savaşta Avusturya?nın yanında yer alan Venedik?in orduları Atina?ya girmişti. Osmanlı Devleti için tam anlamıyla kabus denecek günler yaşanıyordu. Bu gelişme üzerine Avusturya, Venedik Cumhuriyeti?ni de Nürnberg?e davet etti.
 Nürnberg?deki görüşmelerden şu maddeler çıktı:


1-) Osmanlı Devleti Balkanlar?daki topraklarından tümüyle feragat edecektir. Sadece savaşa dahil olmamış Moldovya eyaleti Osmanlı Devleti?nin elinde kalacaktır.

2-) Osmanlı Devleti, işbu belgeyle feragat ettiği toprakların hiçbirinden hak iddia edemez.

3-) Pire, Teselya, Makedonya ve Selanik yerleşimleri Venedik Cumhuriyeti?ne bırakılacaktır.    

4-) Saraybosna, Dubrovnik, Belgrad, Kosova, Sofya, Varna ve Bükreş şehirleri Avusturya İmparatorluğu?na bırakılacaktır.

5-) Girit Adası, Kiklad Adaları ve Kuzey Sporat Adaları, tüm limanları ve varlığıyla birlikte Venedik Cumhuriyeti?ne bırakılacaktır.

6-) Venedik Cumhuriyeti, 5. maddede eline geçen adaları istediği gibi silahlandırma ve kıyısına gemi çekme hakkına ve yetkisine sahiptir.

7-) Venedik Cumhuriyeti ve Avusturya İmparatorluğu, ele geçirilen bölgelerdeki limanları serbestçe kullanabilecektir.

8-) Osmanlı birlikleri, Avusturya ve Venedik?in sınırlarına on kilometreden fazla sokulamayacaktır.

9-) Osmanlı Devleti, Moldovya sınırları içerisinde en fazla 15.000 asker bulundurabilecektir.

10-) İşbu antlaşmanın Osmanlı Devleti tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi, Venedik Cumhuriyeti ve Avusturya İmparatorluğu?na savaş açılması olarak anlaşılacaktır.

(http://imageshack.us/a/img825/681/vbh4.jpg)

Bu antlaşma ile beraber Avusturya ve Leipzig Paktı, egemenlik alanlarını daha da genişletmişti.
 Prusya ise son savunmalarını yapmak konusunda hala direniyor, gitgide daha fazla orduyu Jelgava yakınlarında konuşlandırıyordu. An itibariyle 85.000 kadar Prusya askeri hala bölgede bulunuyordu.


(http://imageshack.us/a/img703/9471/xs8b.jpg)

 Prusya?nın akıbeti ne olacaktı? Avusturya orduları ''Für das Deutsche vaterland!'' diye bağırarak daha kaç şehirde uygun adım yürüyeceklerdi? Leopold gerçekten de Lehistan?a savaş açmak niyetinde miydi? Leipzig Paktı üyeleri buna nasıl tepki verirlerdi?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: sezar5 - 01 Eylül 2013, 17:07:12
Ellerine sağlık,sonunda forumda hikayesine devam eden birilerini görmek güzel.Osmanlı'yı daha 1700 lerde batırdın. agla*
Bunun dışında bölüm,güzel olmuş.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 01 Eylül 2013, 17:53:32
Ellerine sağlık,sonunda forumda hikayesine devam eden birilerini görmek güzel.Osmanlı'yı daha 1700 lerde batırdın. agla*
Bunun dışında bölüm,güzel olmuş.
Avusturya-Venedik ittifağı Osmanlı'nın canına okudu yardir* ama oyunda duygusal davranmamak gerek bence dov*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Skywalker - 01 Eylül 2013, 18:40:08
Hikayeni beğendim, ama anlaşma maddelerini çok ağır yapmışsın hikayede :D Bu maddelerin Osmanlı'ya karşı olması daha kötü :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ByzantineEmpires - 01 Eylül 2013, 18:48:46
şu general bug unu kullanmak yakışmamış ancak hikaye güzel takip edicem :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 01 Eylül 2013, 18:53:43
şu general bug unu kullanmak yakışmamış ancak hikaye güzel takip edicem :D
Mecbur kullanmam gerek, hem onlar için ''Leipzig Paktı'nın asker desteği'' diyebiliyorum. O şekilde hikayeye az bir renk geliyor.

Hikayeni beğendim, ama anlaşma maddelerini çok ağır yapmışsın hikayede :D Bu maddelerin Osmanlı'ya karşı olması daha kötü :D
Aslında antlaşma maddelerinin ağır olmasının sebebi maddelere yazacak şey bulamamam. Bulabildiklerimle bir antlaşma yapınca da Versailles'ı aratmadım malesef pacoz*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 02 Eylül 2013, 00:08:27
Hikaye çok akıcı bittiği zaman ne çabuk bitti hissi verdi
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 02 Eylül 2013, 00:19:47
Hikaye çok akıcı bittiği zaman ne çabuk bitti hissi verdi
Teşekkürler caner tebessum* Önümüzdeki bölümü daha uzun tutmaya gayret edeceğim, böylece doya doya okursun kah* Bu arada senin video serin inşallah devam ediyordur, değil mi?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Caner97 - 02 Eylül 2013, 11:43:25
Ediyor sonraki bölümü internet çok yavaş olduğu için koyamadım ama eylülün başlarında olduğumuz için artık koyabilirim tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 07 Eylül 2013, 23:04:39
 Arkadaşlar, şu anda isyanlar rehberi üzerindeki çalışmalarımdan dolayı hikaye 2-3 gün daha aksayacaktır. Daha sonra tüm hızıyla hikaye devam edecektir, bilginize.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 3: Königsberg Düştü] 01.09.2013 [DUYURU]
Gönderen: Independence23 - 11 Eylül 2013, 21:18:08
Bölüm 4: Köln Müdahalesi


 1704 kışı, göründüğünden çok daha büyük kıyametlere gebe bir dönemdi. Kaiser?in orduları sürekli sağa sola saldırıyor, kendine sorun çıkaranı bir çırpıda tarihten siliyordu. Lehler ve Prusyalı sapıklar birbirlerini yerken, Hollanda ve Fransa da birbirlerinin güçlenmelerine izin vermiyorlardı. Hollanda donanmaları Le Havre'ı işgal etmişti. Fransa ordusu ise savunma pozisyonlarını mevcut tutmakta kararlıydılar.
 O yıl, Avusturya kabinesinde bir numaralı gündem Fransa'nın Vestfalya'yı işgaliydi. Tabii ki Köln halkı Fransız ordularını şehirlerinde istemiyordu. İsyan bayrakları tüm Renanya'da dalgalanıyordu. Bunun yanında Renanyalı asiler gizli gizli Köln'ü geri almak için bir kurtuluş ordusu kurmaktaydılar.
 Leopold, bu isyanı el altından sürekli destekleyenler arasındaydı. Sık sık Viyana'dan kağnı kağnı yiyecek ve silah sevkiyatı yapılıyordu. Avusturya'nın amacı, bölgede yeni bir devlet kurarak bu devleti Leipzig Paktı'na çekme, mümkünse himaye altına alma isteğiydi. Böylece Felemenk milletinin yoğun olarak yaşadığı Ren Nehri ve çevresinde söz sahibi olunacaktı.
 Ancak isyancılara yardım yeterli değildi. İsyancılara zorluk çıkartacak Fransızların bölgeden temizlenmesi gerekiyordu. O işi Avusturya orduları muhakkak yapmalıydı.
Bu doğrultuda, 22 Aralık 1704'te 74.500 kişilik, mükemmel donanımlı bir ordu Prens Eugen komutasında Fransız hududuna doğru yola çıktı.


(http://imageshack.us/a/img541/8499/v4bk.jpg)

Bunun yanı sıra, Renanya seferinin haızrlık aşamaları tamamlanırken sınırları da güvenceye almak gerekiyordu. Bunun için imparatorluğun güneyinden Venedik sınırına asker takviyesi yapıldı. Venedik'in özellikle Avusturya'dan çekindiği bilinen bir şeydi ancak Triest yakınlarında bir İtalyan ordusunun toplanmakta olması hayra alamet değildi. Bunun sebebi çok sonra anlaşılacak ve Venedik'in hangi ülkede gözü olduğu netlik kazanacaktı.

(http://imageshack.us/a/img818/8152/qbct.jpg)

 Aslında Kaiser, Venedik'in savaş açmasını katiyen istemiyordu. Avusturya'nın genel taktiği her zaman tek düşmanla savaşmaktan geçiyordu. Leopold'a göre bir devletin yıkılmasına sebep olan bir şey varsa o da çok cepheli savaşlardı.
 Ama yine de Leopold Venedik'e karşı önlemini almak istiyordu. Venetya sınırlarına kuvvet kaydırılması zaten yeterince güçlü bir gövde gösterisiydi. Bunun yanı sıra, hızlı bir seyir ve istihbarat gemisi olan KLS (Kaiserlichen Schiff[Kaiser'in Gemisi]) Plzen hızla Pire'ye yollandı.
 KLS Plzen'in getirdiği bilgiler oh çektirecek türdendi. Gelen raporlara göre bölgede çok az miktarda Venedik kuvveti vardı. Yani Venedikliler savaş açmaya cüret ederse bir lokmada yutulabilirdi.


(http://imageshack.us/a/img22/9164/x6vy.jpg)


(http://img35.imageshack.us/img35/4318/y159.png)

Leopold, her zaman olduğu gibi sarayının balkonundan kafasını uzatmış hayranlarına gülümsüyordu. Gerçekten de insanların amaçlarını kontrol etmek bu kadar kolay mıydı? Evet, mesleği bilene öyleydi.
 ''Ne yazık ki,'' diye sözlerine başladı Kaiser, ''Fransız itleri ta Köln'e kadar ilerlemiş ve cengaver Katolik kardeşlerimiz bu yabancı işgalini durduramamıştır. Bir Alman olarak ben, bu haberi bakanlarımdan ilk duyduğumda üzüntümü ifade edecek kelime bulamamıştım.''
 Halk bir kez daha Köln'deki kardeşlerine selam verirken Leopold biraz dinlenme ihtiyacı hissetti.
 ''Bu alçak Fransız kralı gerçekten ne yaptığını zannediyor? Bunlar, yanlızca açlıktan iflahı sökülmüş sefil yaratıklardır. Buradan binlerce fersah uzaktaki kızıl renginden derileri olan yaratıklar bile bu Fransızlardan daha insandır.''
 Tam bu noktada Başbakan Franz Telemann balkona daldı ve Kaiser'in kulağına bir şeyler fısıldadı. Tabii ki halk bunu fark etmedi bile.
 ''Buradan şunu açıkça belirtmek istiyorum ki, eğer on beş gün içerisinde Fransız orduları Köln'ü terk etmezse biz Almanların soğuk nefesi enselerinde olacaktır. Eğer onlar Köln'ü bırakmazlarsa, yiğit askerlerim zor kullanarak şehri geri alacaktır.''
 Konuşmadan sonra Leopold, artık bir imaj haline gelmiş selamını (sol elini yumruk yaparak kalbinin üzerine koyarak) verdi. Ve balkondan ayrılmadan önce yoldaşlarına son sözünü söyledi: ''Für das Deutsche vaterland! (Alman vatanı için!)''
 Kalabalığın son narası aynen bu şekilde oldu.
 ''Für das Deutsche vaterland!''
 Fransa bu ültimatoma olumsuz yanıt verince, Avusturya 19 Haziran 1705'te Fransa'ya resmen savaş ilan ettiğini bildirdi.


(http://imageshack.us/a/img692/5076/vehr.jpg)

 Artık geri dönüşü olmayan yola girilmişti. Her şey akışına bırakılıyordu. Ancak alınabilecek her türlü mağlubiyet, Avusturya'nın Felemenk yurdundaki etkinliğini kaybetmesine kadar gidebilirdi. Tüm Avusturya halkı, Prens Eugen'e ve onun sadık ordusuna yürekten inanıyordu.
 Bu sefer, bir bakıma Fransa'nın güçten düşmesine zemin hazırlamaya çalışmak demek oluyordu. Hollanda hele bir Paris'e girse tüm dünya değişebilirdi. Peki ya Fransız orduları Amsterdam'a yürümeyi hiç mi denememişlerdi? Ancak onlar birbirlerini yemekle yetiniyorlardı.
 Prens Eugen komutasındaki 74.500 kişilik ordu, her türlü bakımdan mükemmel hazırlanmış bir orduydu. Bir kere askerler çok eğitimliydi. General ve tümen komutanları arasındaki bağlantılar olabildiğince hızlı tutulmaya çalışılıyordu. Askerler, tümen komutanlarının emirlerini anında yerine getirmek üzerine eğitim almışlardı. Üstelik bu askerler her türlü ekipmanın en iyisini edinmişlerdi. Pressburg'da özel olarak eğitimden geçirilmiş Macar humbaracılar da iki tümen halinde ordunun hizmetindeydiler. Bu tam donanımlı ordu 27 Haziran?da Köln?e vardı.


(http://imageshack.us/a/img713/5649/yfzp.jpg)

İki tarafın konuşlanması da bir hat şeklinde oldu. Sanki iki taraf da savunmaya geçmişti. Prens Eugen, oyunu kendi bilgiği gibi oynamayı tercih edecek ve sayı üstünlüğünü kullanmayı seçecekti. Fransız ordusunun mevcudu sadece 48.000 idi. Bu sayı, düşmanı büyük bir kıskaca hapsetmek için yeter de artardı bile.
 Düşman ordusunun çoğunluğunu hat piyadeleri oluşturuyordu. Bunun yanında İspanya?dan iki tümenlik bir asker desteği de sağlanmıştı. İki Fransız topçu alayı ise savaş pozisyonu almış ordunun biraz önünde konuşlanmıştı.


(http://imageshack.us/a/img829/8590/9bjk.jpg)

Savaş 2.700 Avusturya süvarisinin sağ kanattan hücumuyla başladı. Amaç, bölgede bulunan avcı erlerini çarçabuk yok etmekti. Ancak bir Fransız bölüğünün de tüfek ateşi açarak yardıma koşmasıyla kargıcılar çok zor durumda kaldılar.
 Bu sırada, General Camille d?Hostun çok anlamsız bir emir vererek ordusunu yeniden konuşlandırdı. Ancak oluşan kargaşa sırasında bazı askerler tümenlerini kaybedince, konuşlanma çok sonra bitirilebildi. Bu sırada Avusturya ordusu bu karmaşadan yararlanmak adına ileri harekata geçmişti.


(http://imageshack.us/a/img827/4189/zmso.jpg)

 Çok geçmeden sıcak savaş başladı. Merkez Alman tümenleri tüfek ateşiyle düşmanı daldığı uykudan uyandırmaya çalışırken, sol kanattaki Fransız süvarileri ile general arasında bir iletişim kopukluğu meydana gelmişti. Muhtemelen ulaklardan biri öldürülmüştü. Süvari tümenleri ateş altında ricat emri bekliyordu ancak tık yoktu. Bu şekilde iki tümenlik bir süvari kuvveti körü körüne erimiş oldu.
 Fransızlar yanlış hazırlığın cezasını çekiyorlardı. Belki birer siper kazsalardı şu anda büyük avantaj elde etmiş olacaklardı. Kazıklar ancak süvariler içindi, ağır zırhlı bir sövalye bile kazıkların üstünden atlayarak geçebilirdi.


(http://imageshack.us/a/img29/7155/j5lm.jpg)

 Ve sonunda General Eugen von Savoyen?in planı uygulamaya konmaya başlamıştı. Plana göre Avusturya ordusu, sayı üstünlüğü sayesinde Fransızlardan daha uzun bir hat oluşturma avantajına sahipti. Bu şekilde ateş menzilinin dışında kalan her tümen düşman ordusunu çevirmek üzere hareket edecekti.
 Plan ilk başta tıkırında yürümüyor gibi göründü. Fransızlar tamamiyle gerçek dışı bir savunma hattı oluşturarak kendilerini korumaya çalıştılar. Bunu süngüyle gelen bir karşı hücum izledi. Ancak Macar humbaracılar o kadar iyi eğitimliydi ki, karşılarına kim çıksa devirecek gibi görünüyorlardı. Fransız hücumuna başarıyla karşı koydular. Ayrıca Almanlar, çevirme hareketini sürdürerek Fransız ordusunun sol kanadını merkezden koparmayı başarmışlardı.


(http://imageshack.us/a/img42/898/jfe8.jpg)

 Avusturya sol kanadı, ikinci bir emirle Fransız hatlarına ateş menzilinde sokuldu ve Fransız ordusu gerçek bir tuzağa düşürüldü. İçeride tam bir karmaşa hakimdi. Her taraf cesetlerle ve birliğini bulmaya çalışanlarla doluydu. Fransız piyadeleri çok ağır kayıplar vermişti ve birebir savunma uygulamaya çalışıyorlardı. Ancak Avusturya tümenleri çok az kayıplarla hala dinç haldeydiler ve düşmanı tam bir yaylım ateşine tutuyorlardı. Savaşın sonucu yavaş yavaş belli oluyordu.

(http://imageshack.us/a/img713/5430/ntcf.jpg)

 Tüfekli muharebe akşama kadar devam etti. Bu saate kadar yaklaşık 20.000 Fransız ölmüştü ancak direniş devam ediyordu. Bunun bir nedeni zaten tüm Fransız ordusunun bir çembere hapsolmması durumuydu. Herkes öleceğini bildiği halde Avusturya askerlerine karşılık vermeye çalışıyordu.
 Tam bu saatlerde ordu etrafında acı haber yayılmaya başlamıştı: General Camille d?Hostun bir Avusturya kurşunuyla öldürülmüştü. Tüm Fransız birliklerini anında bocalamaya başladı.


(http://imageshack.us/a/img43/8521/1udt.jpg)

 Generallerinin de öldüğünü öğrenerek panik havasını yutan Fransız askerleri düzensiz bir ricata başladılar. Ancak unuttukları bir şey vardı: etrafları tamamen sarılmıştı. Tüm Fransızların bozgun halinde kaçtığını gören Prens Eugen, ordularına süngü hücumu emrini verdi. Bu hücumla beraber en az 27.000 Fransız askeri ölüm çemberinde can verecekti. Orada meydana gelen katliamdan sadece 270 Fransız sağ ayrılabildi.
 Şansı olanlar kaçacaktı. Olmayanlar ise ölecekti. Ya olmak, ya da olmamak.
 En sonunda Köln?de de ?Für das Deutsche vaterland!? narası duyulmaya başlamıştı.

 
(http://imageshack.us/a/img196/9406/1v3l.jpg)

Fransızlar çok ağır bir yenilgi almış ve 48.000 asker gibi çok büyük bir kuvveti kaybetmişti. Savaşta sadece 9.000 Alman ölmüştü, bu çok büyük bir zaferdi. Ve elbette büyük general Prens Eugen?in namı almış yürümüştü. Ondan dünyanın yaşayan en büyük generali, mükemmel bir askeri deha diye söz ediliyordu.
 Bourbon Sarayı bu yenilgiden sonra karışmıştı. 48.000 Fransız?ın Köln önlerinde ölüp gitmesi tahammül edilebilir bir olay değildi. Artık Avusturya ordularının neredeyse yenilmez olduğu ve Paris?e yürüdüğü bile konuşuluyordu.


(http://imageshack.us/a/img850/9836/5w57.jpg)
 
 ?Leipzig Paktı?nın büyük ülkeleri, bugün kötü bir ihanet ve sırt çevirme ile karşılaşmıştır. Bavyera kralı Maximilian?ın değeri böylece biz Leipzig Paktı ülkelerince bizim gözümüzde bitmiştir. Bu savaş ilanını genel savunma paktı olarak bizler şiddetle kınıyor ve en kısa zamanda karşılığını vereceğimizi duyuruyoruz. Tüm Leipzig Paktı ülkeleri en kısa zaman içinde gerekeni yapacaktır, bu durumda saldırıya maruz kalmış olan dost ülkemiz Saksonya?yı sonuna kadar savunacağımızı herkes bilmelidir. Bu bildiriyle beraber, Bavyera Krallığı?nın artık aramızda yeri olmadığını açıkça bildirmekte bir sakınca görmüyoruz.?
 3 Eylül tarihli bu açıklama, Bavyera?nın Saksonya?ya savaş ilan etmesinden bir hafta sonra geldi.
 Oysa ki Maximilian, Avusturya?nın kayıtsız şartsız yanlarında olacağını düşünmüştü. Bu çok cesurca ama bir o kadar da aptalca bir hamleydi. Münih, birkaç ay içinde kan gölüne dönen başkentler arasında yerini alacaktı.
 Leipzig Paktı öyle ya da böyle, Avusturya?nın tam denetimi altındaydı. Kaiser?e haber uçurmadan yapılabilecek hiçbir şey yoktu. Ausgeheim?ın eli de bir hayli uzundu açıkçası. Aslında Münih?in savaş ilanı için ordu hazırlamakta olduğu sadece Viyana tarafından bilinen bir şeydi. Bundan yıllar sonra, Bavyera kabinesinde bile bir Ausgeheim ajanı olduğu ortaya çıkacaktı.


(http://imageshack.us/a/img21/5482/9p3j.jpg)

Bu savaş ilanı, Avusturya?nın tam da beklediği fırsattı. Uzun zamandır sadece Avusturya kabinesinde konuşulan ?Orta Avrupa?nın geleceği? konusu; Bavyera, Saksonya ve Württemberg gibi Leipzig Paktı ülkelerinin işgali hakkında bir meseleydi. Kısacası Avusturya İmparatorluğu tam da istediği zamanı yakalamıştı.
 Hemen ordu hazırlıklarına başlayan Leipzig Paktı, çok kısa bir süre içerisinde yaklaşık 47.000 kişilik bir ordu oluşturdu. Bu kuvvetin başına ise General Gerhard Unger getirildi.


(http://imageshack.us/a/img22/3240/fg5e.jpg)

Avusturya?nın bir sonraki Felemenk yurdu hamlesi ne olacaktı? Venedik ordusu Triest yakınlarında hangi amaçla toplanıyordu? Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri, Münih?te muzaffer olabilecek miydi? Münih halkı bu durum içerisinde ne yapacaktı?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 11 Eylül 2013, 21:37:52
Güzel tebrikler şu çok hoşuma gitti.Lehler ve Prusyalı sapıklar birbirlerini yerken güldüm okurken bu kısmı :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 11 Eylül 2013, 22:14:09
Hikayelerini severek okuyorum tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 11 Eylül 2013, 22:29:03
Hikayeni gördüm ve beğendim.Takip.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 11 Eylül 2013, 22:42:49
Hikayeni gördüm ve beğendim.Takip.
Hikayelerini severek okuyorum tbr*

Teşekkürler arkadaşlar tebessum*

Güzel tebrikler şu çok hoşuma gitti.Lehler ve Prusyalı sapıklar birbirlerini yerken güldüm okurken bu kısmı :D

 Sapık kelimesi hani kafir anlamında da kullanılıyor ya, o yüzden şey ettim ben. tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 11 Eylül 2013, 22:47:23

 Sapık kelimesi hani kafir anlamında da kullanılıyor ya, o yüzden şey ettim ben. tebessum*

Bilmem ama güzel anlamda komik durmuş hani yani yakışmış tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: sezar5 - 11 Eylül 2013, 23:25:11
Gerçekten süper bir bölüm olmuş.Bu sefer hikayenin uzun olması da ayrı bi iyi olmuş.Ellerin dert görmesin.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Oit1903 - 14 Eylül 2013, 15:55:48
Kardeşim Fransayı ezmişsin. Prinz Eugen von Savoyen ile hemde...


Aslında Lehistanın oyunda böyle aciz olmasının tek sebebi II. August. Meşrutiyette soylulara laf geçiremeyen birisiymiş. Ondan önce Lehler en parlak dönemlerini yaşamış. Jan Sobieski az daha yaşasaydı da August a kalmasaydı ülke  yardir*


Jan Sobieski & I. Leopold


(http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/44/Grottger-Jan_III_Sobieski_i_Leopold_I_pod_Schwechat.jpg)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 14 Eylül 2013, 16:23:24
 Jan Sobieski Viyana'yı kurtaran herif değil miydi?
 Tarihiyle ilgileneceğim son ülke Polonya'dır muhtemelen.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Oit1903 - 14 Eylül 2013, 16:30:01
Jan Sobieski Viyana'yı kurtaran herif değil miydi?
 Tarihiyle ilgileneceğim son ülke Polonya'dır muhtemelen.


Evet.


'' Almandağı-Kahlenberg savaşı, II. Viyana Kuşatmasını yenilgiye dönüştüren meydan savaşı (12 Eylül 1683). Viyana'nın yardımına gelen III. Jan Sobieski komutasındaki Alman, Avusturya ve Leh ordularıyla Kahlenberg'de (Almandağı) karşılaşan Osmanlı Ordusu, Budin Beylerbeyi Koca İbrahim Paşa'nın başarısızlığı ve Kırım Hanı Murat Giray'ın vaktinde savaşa girmemesi gibi nedenlerle yenilgiye uğradı. Orduya komuta eden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa bütün ağırlıkları ve ordu hazinesini bırakarak çekilmeyi emretti. Böylece Viyana Kuşatması başarısızlıkla sonuçlandı. ''


Lehlerin şu ünlü kanatlı süvarileri var ya onlarla darmadağın ediyor bildiğin. Yetenekli bir Kral. Lehistanı bölünmekten kurtarıp bütünlüğünü sağlıyor. Prestijini arttırıyor filan. Bildiğim kadarıyla Kraliyet Ailesinden değil üstün yetenekleri sayesinde Kral oluyor.


Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 14 Eylül 2013, 17:30:28
 Merak ettim. Sobieski'yi biraz araştıracağım. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 25 Eylül 2013, 21:23:37
Evet arkadaşlar. Hikayeme yeni bir uygulama getiriyorum. Böylece okuduğunuz eser bir hikaye olmanın yanı sıra bir alternatif tarih kitabı izlenimi de verecek. Hikayeyi yeni okuyanlar da daha öncelerde neler olup bitmiş anlayacak. Savaşlar ilerledikçe bu şekilde yeni haritalara yeni eklemeler yapacağım. Ayrıca savaşlar hakkında daha ayrıntılı bir-iki paragraf bilgi yazısı da yazacağım. Şimdilik resmi sizlere sunuyorum.
 Bu fikir Türk Total War forumundaki ''Şah ve Piyon'' hikayesinden alınmıştır.

(http://imageshack.us/a/img89/1860/670s.jpg)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ UYGULAMA!]
Gönderen: omer56 - 25 Eylül 2013, 21:31:03
güzel olmuş, başarılar tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ UYGULAMA!]
Gönderen: knightoftw - 29 Eylül 2013, 19:46:35
güzel olue böyle  bir uygulama ama balkan seferinin yazısı biraz zor okunuyo haritanın o bölümü biraz parlak
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ UYGULAMA!]
Gönderen: Independence23 - 01 Ekim 2013, 17:20:59
güzel olue böyle  bir uygulama ama balkan seferinin yazısı biraz zor okunuyo haritanın o bölümü biraz parlak
Evet, o bölgeler için uygun bir yazı rengi düşünmem lazım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 4: Köln Müdahalesi] 11.09.2013 [YENİ UYGULAMA!]
Gönderen: Independence23 - 14 Ekim 2013, 23:34:16

Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş


 Avusturya terörizmi, 1700?den başlayarak sekiz yıl boyunca 150.000 insanın ölümüne yol açtı. Bu çok büyük bir miktardı ve herhangi bir soykırım söz konusu değildi. 150.000 insan savaş meydanlarında can vermişti, durup dururken değil. Hele bir de ırk kırımı girişimi olsaydı neler olurdu acaba?
 Prens Eugen?in komutasındaki 77.300 asker, 9 Haziran 1708 tarihinde Strazburg?u kuşatma altına aldı. Bunun altındaki tek neden, gitgide gelişmekte ve halk arasında yayılmakta olan ?Alman yurdunu genişletme? ideolojisiydi.
 Bir diğer nedense, Avusturya?nın bir elinin Batı Avrupa?da olabilmesi isteğiydi. Alsace-Lorrain bölgesi Almanların eline geçerse, Avusturya burayı rahatlıkla kullanabilirdi.
 Ama Leopold?un maksadı Strazburg?u ilhak etmek değil, burayı Württemberg gibi sadık kukla devletlere vererek dilediği gibi kullanmaktı. Bunu yaparken Alman yurdunu da genişletmiş olacaktı.


(http://imageshack.us/a/img203/6049/2v3.png)

 Bu arada, Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri Münih?i kuşatmıştı. Ancak kimse şehirde biriken garnizonu son ana dek fark edememişti. Yetkililere göre şehirde en fazla 25.000-30.000 kadar asker olmalıydı. Ancak şehir kuşatıldığında gelen haberler öyle demiyordu. En az 60.000 kişilik Bavyera kuvveti savunma için hazırlanmıştı.
 Korkulan oldu ve süvari ağırlıklı Leipzig Paktı ordusuna saldırı düzenlendi. General Gerhard Unger, süvarilerini ormanlık alanlara yerleştirerek piyadelerini zayıf kuvvet gibi göstermeye çalıştı. Düşmanın tüm gücü piyadelere yoğunlaşınca süvari saldırısı gerçekleşti ve Bavyera ordusu ağır kayıplar vererek geri çekildi.
 Koca bir ordu, zeki bir general sayesinde telef olmaktan kurtulmuştu. 1. Münih Muharebesi olarak tarihe geçecek savaşta 39.000 Bavyeralı asker can verdi. Geriye kalan 26.000 kişilik kuvvet Münih surlarına geri çekildi.


(http://imageshack.us/a/img853/7559/wnbj.png)

 Bu savaştan Leipzig Paktı ordusu da düşmanla birlikte bir hayli fazla kayıp vermiş, böylece saldırı kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmişti. 11.500 Alman piyade ve süvarisi ölmüştü; bu durum, surlara yapılacak bir saldırının güçsüz kalabilmesi ihtimalini doğuruyordu.
 Durum hemen Viyana?ya bildirildi. General Gerhard Unger?in mektubundan alınan bir kesit şöyle der:


"...elimdeki bilgilere göre, daha öncesinde oluşturduğumuz ihtiyat birlikleri an itibariyle Arnstadt şehrinde bulunmaktadırlar. Ani Bavyera saldırısının ordumu güçsüz düşürdüğü apaçıktır. Tez elden General Klein?a durum bildirilmelidir. Şu an harcanan her dakika bizim için altın külçe değerinde. İkinci bir kuşatmayı yarma girişimine karşı koyabileceğimizi sanmıyorum."

 Bu anekdottan da anlaşılacağı üzere, birinci kuşatmayı yarma girişiminde Leipzig Paktı ordusu bir hayli hırpalanmış durumdadır. Kuşatmanın selameti üzere General Karl Klein?ın 40.000 askerine aciliyetten gelen bir ihtiyaç doğmuştu.
 Durumu bir hafta içinde haber alan Klein, tüm kuvvetleriyle Arnstadt?tan hareket etti.


(http://imageshack.us/a/img801/4765/e64i.png)

(http://imageshack.us/a/img820/3797/gju.png)

 ?Piyade saldırısını kırmızı sektöre doğru kaydırırsak biteriz,? diye itiraz etti Prens Eugen. ?Zira surun o bölgesi, sayıca en yoğun olacakları bölge.?
 ?Efendim,? diye girdi Teğmen Mark Fraus, ?Düşmanın piyade sayısı bizimkinden fazla değil. Sayıca onlardan daha üstünüz. Askerlerimiz de haliyle daha eğitimli. Risk almakta her zaman-?
 ?Bu konuyu daha fazla tartışmıyoruz,? diye böldü kurmayını Eugen. ?Asıl piyadelerimiz sol ve sağ taraflardan kıvranarak düşmanı çevreleyecek. Bu arada Macar humbaracılarını... eh, birilerini yem olarak kırmızı sektöre göndermemiz gerekiyor, değil mi? Onları bu zamanlar için yetiştirdik.?
 Karargah çadırındaki herkes Prens Eugen?i onaylarcasına kafasını salladı.
 ?Bu siperleri de boşuna inşa ettirdim sanırım,? diye söylendi Eugen. ?Düşmanın saldıracağı yok. Artık harekete geçmemizin vakti geldi. Strazburg yedi aydır açlığın pençesinde. Halka daha fazla ızdırap çektirmenin bir manası yok.?
 Tam bu sırada karargah çadırına bir haberci dalıverdi. Nefes nefeseydi ve kolunda bir kesik de vardı. Bunun bir ileri karakol gözcüsü, surları gözetleyen Avusturya habercilerinden biri olduğu besbelliydi.
 ?Efendim, Fransız orduları...? dedi gözcü, bir yandan derin derin nefes alarak tıkanmayı durdurmaya çalışıyordu. ?Surlardan dışarı çıkıyorlar! Hepsi... hepsi efendim!?
 Eugen keşke başka bir şey dileseymişim diye geçirdi aklından.
 ?Ordu hemen siperlere geçsin!? diye başladı emir yağdırmaya. ?Herkes tüfek kuşansın!?
 Şanlı komutan, çadırdan dışarı adımını atmadan önce ?Für das Deutsche vaterland (Alman vatanı için)...? diye mırıldanma ihtiyacı hissetti.
 
 Prens Eugen, bu ani baskın ihtimaline karşın bir süredir hazırlık içindeydi. Şehir bir buçuk yıldır kuşatma altındaydı ve Avusturya ordularının savaşa hazırlanacak bir hayli çok vakti olmuştu. Savoya Prensi Eugen, eğer düşman kaleyi terkedip saldırıya geçerse diye bir takım tedbirler almıştı. Bunlardan ilki, sıkı bir boy siperi yapımıydı. Bu siperler arkadan saldırı yemeyi engelleyecek şekilde dizilmişti. Eğer Fransız ordusu kuşatmayı yarmaya kalkarsa ordu hemen bu siperlerin ardına koşacak ve düşmanı bekleyecekti.
 Fransızlar ise açlığa öylesine mahkum edilmişti ki, bir dönem sokaklarda dolaşan kediler ve köpekler bile öldürülüp yeniyordu. Koca şehir on sekiz ay boyunca içeride yetiştirilen ve stokta kalan besinlerle doymaya çalışıyordu. Bir kişi sokakta düşüp kalıyor ve bir daha da kalkmıyorsa, ölüm sebebi belliydi. Bu olay son zamanlarda alışılmış bir durum haline bile gelmişti. Bu açlık durumu, Fransız garnizonundan 1.800 askerin ve halktan yaklaşık 10.000 insanın ölümüne yol açacaktı.
 Ve artık Stazburg'un dayanacak gücü kalmamıştı. Ya herkes açlıktan kırılıp ölecek ya da kuşatma yarılacaktı. Fransız ordusu, General Claude de Villars komutasında savaş pozisyonunu aldı. Fransızların hareketlendiğini gören Avusturya gözcüleri hemen karargaha haber uçurdular. Ordu apar topar savaş düzenine geçti.


(http://imageshack.us/a/img801/4179/s8qi.png)

İlk hücum Fransız süvarilerince keşif amaçlı olarak yapıldı. Ancak Avusturya ordusu ormanlık alana mevzilenmiş ve mükemmel bir gizliliğe bürünmüş durumdaydılar. Ağaçların arasından fırlayıp gelen Fransa mızraklılarını Alman kurşunu bekliyordu. Durumu fark edip geri dönmeye çalışanların sonu da diğerlerinden pek farklı değildi. Bu amaçsız hücumda yaklaşık 3.000 Fransız süvarisi öldürüldü.
 Avusturya askerleri hala asıl hücumu bekliyorlardı.


(http://imageshack.us/a/img822/9692/oxn7.png)

 Bu hücumda başarı elde ediyormuş gibi gözüken tek Fransız birliği 6. Süvari Tümeni idi. 2.700 mızraklı süvari kısmen başarılı bir dalış yaparak Avusturya piyadesine zor anlar yaşatıyordu. Durumu fark eden Prens Eugen, bölgeye iki piyade tümeni ve 750 kişilik bir süvari kuvvetini yolladı.
 Bu arada, Fransız piyadeleri gitgide yaklaşıyor ve kendilerini gösteriyordu. Kaiser'in en yetenekli ordusuna karşı çıkabilecek birileri varsa o da Fransa idi. Eğer onlar da bu istilacıları durduramazsa, Alman askerleri Fransız yurdunun böğrüne kadar rahatça ilerleyebilirlerdi. Batı Avrupa'daki savaşlardan kendisini korumayı amaç edinen, bu arada düşmanlarını da yıpratmaktan kaçınmayan Avusturya; kendisine Strazburg'dan Brüksel'e kadar devam eden bir barikat kurmayı amaçlıyordu. Böylece kimse Kaiser'e doğrudan bir tehdit oluşturamayacaktı.


(http://imageshack.us/a/img51/7590/jqxv.png)

 İlk sıcak piyade teması, akşamüstü 15.00 civarlarında gerçekleşti. İlk başta tüfeklerine davranan Fransızlar, attıkları kurşunlarla sadece siperleri dövüyorlardı. Avusturya askerlerinin çoğu bu atışlardan etkilenmiyor ve düşmanları bir bir düşürüyorlardı.
 Ancak bu sonsuza dek böyle sürmedi. General de Villars, askerlerine doğrudan süngü hücumu emri verdi. Böylece savaşın seyri yeniden normale döndü.
 On binlerce asker, üzerlerinde beyaz üniformalarla dalaşmaya başladı. Avusturya ordusunda, 14. Tümen'de görev yapan Onbaşı Matthaus Klark, olayları günlüğünde şöyle anlatıyor:


''Fransızlar birden üstümüze gelmeye başladılar, neler olup bittiğini anlayamadık. Hepimiz tüfek savaşı için haızrlanmıştık. Biz onlardan daha kalabalıktık, biliyordum ama öyle bir geliyorlardı ki; bir an onlar daha kalabalık sandım.
 Bir Fransızla burun buruna gelince korkum yerini daha fazla korkuya bıraktı. Süngüsünü karnıma geçirecekken son anda yana kaçtım, hemen ardından benim süngüm düşmanın boğazında bitiverdi. Ölürken fazla acı çekmesin, kendi kanında boğulmasın diye birkaç kez daha süngüledim adamı.''


(http://imageshack.us/a/img708/2059/1lzg.png)

''Sanki dünyanın en öfkeli ve kalabalık şehrine gelmiştik,'' diyerek devam ediyor Klark. ''Herkes birbirini boğazlamak istiyor, süngüler ve kılıçlar bir taraftan giriyor, diğer taraftan çıkıyordu.''
 Bu satırlardan da anlaşılacağı üzere, oradaki kalabalığı ve mücadeleyi sözlerle tarif etmek biraz güç. Özellikle de bu sözler canının derdine düşmüş bir askerin kaleminden alınmışsa.
 Claude de Villars, yapabileceğinin en iyisini yaparak süngü savaşını tercih etmişti. Ancak yeni dönem savaş sanatının ilk yargısı şuydu: Eğer sayıca fazla değilsen yakın dövüşe girişme.
 Fransız birlikeri kısa zaman içinde yıpranmaya, ardından kontrolsüz biçimde erimeye başladılar. Durumu gören Fransa generali, ordusunu hızla geri çekmeye başladı.


(http://img51.imageshack.us/img51/9578/nfqf.png)

 Bu arada Württemberg kuvvetlerinin başındaki General Fürchtegott Fass, Fransız birliklerinin mukavemeti sonucu öldürülmüştü. Haber Avusturya askerleri arasında yayılmaya başlayınca, Alman tarafının içini büyük bir öfke ve coşku sardı. Herkesin eli, silahı daha sıkı tutar oldu. Herkesin yorgun bedenine yeni bir enerji doldu. Birkaç Fransız öldürme isteği yeniden başlamıştı Almanlarda.

(http://imageshack.us/a/img850/3538/ua7t.png)

Hücum sonrasında Avusturya kuvvetleri de çok kayıp verdiği için düşmanı kovalamadılar. Fransızlar bozgun halinde çekiliyorlardı ancak bu hedef, Alman askerleri için fazla bir şey ifade etmiyordu. Herkes yorgun düşmüştü.
 Süngü savaşında çok kişi ölürdü, komutanların zekası bile bunu durduramazdı. 18. yüzyıl savaşlarının acı bir gerçeğiydi bu. General de Villars, ordusunu süngü savaşına atmaya mecbur kalmıştı. Açlığa mahkum edilmiş, zayıf bir orduyla elinden en fazla bu gelirdi.
 1. Strazburg Muharebesi olarak kayda geçecek bu savaş, tam 68.000 askerin ölümüne yol açtı. Fransız ordusundan arta kalan 13.000 kişilik kuvvet ana kaleye doğru geri çekildi.


(http://imageshack.us/a/img28/6408/uxs4.png)

(http://imageshack.us/a/img7/6285/dmm7.png)

''Yurdumuz genişliyor,'' dedi Eberhard Ludwig. ''Strazburg tam iki yıldır kuşatma altında. Artık kaleyi düşürmenin zamanı geldi.''
 Bu doğruydu. Şehir iki yıldır kuşatma altındaydı. Açlıktan ölen sivillerin sayısı 20.000?e yükselmişti.
''Doğru söze ne denir,'' diye hak verdi Franz Telemann. ''Kaiser?in vekili olarak burada bulunmaktayım. Bu rütbeyle şimdi diyorum ki, ordularınız derhal Strazburg?a saldırıya geçmelidir. Bir Leipzig Paktı üyesi olarak, elimizden gelen desteği size göstereceğiz.''
 "Bundan şüphem yok, sayın Telemann.''
 Württemberg kralı Eberhard Ludwig, topraklarının genişlemesi derdindeydi. Bu arada Avusturya?nın ekmeğine de yağ sürülüyor, Fransa büyük güç kaybına uğratılıyordu.
 "Dediğinize göre, şu anda 51.000 Avusturya askeri Strazburg?u kuşatmış durumda. Piyade desteğinize ihtiyacımız olacak, bu sayede süvari ağırlıklı ordumuzu kapılardan içeri sokabiliriz."
 "O halde," dedi Telemann, "Alman milletinin gücünü dünyaya bir kez daha göstermenin vakti geldi. Für das Deutsche vaterland (Alman vatanı için)."

 10 Mart 1709 tarihli 2. Strazburg Savaşı ile beraber, 100.000 kişilik Avusturya-Württemberg birleşik ordusu Strazburg?a girdi. Şehir, daha önceki bazı gizli antlaşmalar çerçevesinde Württemberg Krallığı?na devredildi.


(http://imageshack.us/a/img443/9868/mipw.png)

 Bu arada, Strazburg?un Alman ittifağınca ele geçirilmesinden bir hafta sonra Nürnberg?de toplanan Bavyera kuvvetlerine saldırıya geçildi. Altı ay önceki savaşta bir hayli yıpranan düşman ordusu, ani bir baskınla dağılma noktasına getirildi. Ludwig von Baden-Baden komutasındaki süvariler düşmana göz açtırmadı, Lothar von Thüngen ise geriye kalan 2.000 kişiyle Regensburg?a çekildi.
 Ancak von Baden-Baden, karargahtan düşmanı yok etme emri alınca bir kez daha saldırıya geçildi. Bu seferki atakta düşmanın hiç şansı yoktu. Lothar von Thüngen ölü olarak ele geçirildi.


(http://imageshack.us/a/img30/3482/mdir.png)

(http://imageshack.us/a/img51/9176/j2cd.png)

 "Lanet olsun kendini Alman sanan o köpeklere!" diye bağırdı Hannover kraliçesi. Sarayın balkonundan bakınca her şey ne kadar küçük, ne kadar anlamsız görünüyordu.
 "Şu ana kadar yüzbinlerce askerin ve sivilin ölümüne neden olmuş o kral bozuntusu, bizi de ezip geçmeden önce bizim onları ezmemiz gerek. Unutmayın, her güç gösterisinin bir sonu vardır."
 Palast der Königin (Kraliçe?nin Sarayı), balkondaki kraliçeyi izlemek için meydanları doldurup taşıran binlerle çevriliydi. Sophie Dorothea?nın son sözleriyle beraber Avusturya?ya savrulan küfürler Hannover şehrini inletti.
 "İnsanlık için büyük sorun teşkil eden bu insanları ölüme mahkum etmek lazım geliyor. Ordularımız belki şu güne kadar büyük işler yapmamış olabilirler. Ancak şu da var ki, kutsal olan her irade bizim yanımızda oldukça yenemeyeceğimiz ordu yoktur.
 Şu andan itibaren her Alman vatandaşı bilsin ki, biz katilleri öldürmek için yola çıktık. Biz insanlığın askerleriyiz. Biz Tanrı?nın askerleriyiz. Ve şunu belirtmek isterim ki, artık Avusturya İmparatorluğu ile savaş halinde bulunduğumuzu açıklıyorum."


(http://imageshack.us/a/img854/2128/g37v.png)

 Bu haber verildiği sırada, sabah saat 08.00 civarı hareketlenen Bavyera ordusu kuşatmayı yarmak amacıyla harekete geçti...

(http://imageshack.us/a/img706/3320/0kyr.png)
                                             

 İyice zayıflamış Bavyera ordusu Karl Klein?a karşı muvaffak olabilecek mi? Alman yurdu daha ne kadar genişleyecek? Avusturya?nın bir sonraki hamlesi ne olacak? Hannover?e hemen karşılık verilecek mi, yoksa sadece savunmaya mı geçilecek? Prusya Krallığı Königsberg?i ve Vilnius?u kaybetti. Acaba Prusya?nın son kalesi Jelgava da düşecek mi? Hepsi bir sonraki bölümde...
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 14 Ekim 2013, 23:39:07
Edebi konuda çok güzel.Tebrikler.Türkçe yamayı yüklesene.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 14 Ekim 2013, 23:40:11
Yine döktürmüşsün okuyorum bu arada hala :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 14 Ekim 2013, 23:43:25
Edebi konuda çok güzel.Tebrikler.Türkçe yamayı yüklesene.
Aslında masaüstünde Türkçe yama yüklü de dizüstünde değil. Elim değerse dizüstündeki ETW'yi de Türkçe yaparım.

Yine döktürmüşsün okuyorum bu arada hala :D
Ya bir yerden sonra çok mu uzun oldu diye düşündüm, ne dersin dostum huh*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 14 Ekim 2013, 23:48:54
Aslında masaüstünde Türkçe yama yüklü de dizüstünde değil. Elim değerse dizüstündeki ETW'yi de Türkçe yaparım.
 Ya bir yerden sonra çok mu uzun oldu diye düşündüm, ne dersin dostum huh*

Biraz öyle olmuş ama iyidir iyi 2 hafta oldu yayınlamayalı sen ve dostum eskisine göre tabi daha iyi ama savaşlar yine düz yazı gibi olmuş ben yine duygu alamadım okurken çoşturucu şeyler var ama anlatım çok sade oluyor nedense belkide problem bende.Bilmiyorum diğer yorumlara da bakalım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: cimbomluakif - 14 Ekim 2013, 23:53:28
Gayet güzel bir bölüm olmuş, emek harcandığı belli ama biraz fazla uzun olmuş sanki. İki bölümlük malzeme çıkar buradan. :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 14 Ekim 2013, 23:57:43
Gayet güzel bir bölüm olmuş, emek harcandığı belli ama biraz fazla uzun olmuş sanki. İki bölümlük malzeme çıkar buradan. :D
Di mi? Ben sonradan fark ettim uzun yazdığımı. Sadece 4 turn oynadım ve bu kadar malzeme çıktı işte, halbuki bazı şeyleri sadece özetleyip geçtim. Şu aralar çok fazla savaş yapıyorum, bölümün adından da anlaşılıyor bu gerçi.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 15 Ekim 2013, 00:01:53
Di mi? Ben sonradan fark ettim uzun yazdığımı. Sadece 4 turn oynadım ve bu kadar malzeme çıktı işte, halbuki bazı şeyleri sadece özetleyip geçtim. Şu aralar çok fazla savaş yapıyorum, bölümün adından da anlaşılıyor bu gerçi.

Senin sayende yarın Avusturya Camping'i açacağım hiç açmadım daha tebessum* Bu arada boşver iyidir iyi Prince çoşturuyor yine Almanca kelimeler ayrı bir harika emek harcanmış tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: cimbomluakif - 15 Ekim 2013, 00:05:35
@Independence23

4 tur bir bölüm için çok fazla bence. 2 tur idealdir. 2 yi geçince bölümler hem fazla uzuyor hem de bazı yerleri atlamak zorunda kalıyorsun...
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: cimbomluakif - 15 Ekim 2013, 00:05:43
edıt: yanlişlıkla 2 mesaj oldu mobilin azizliği.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 15 Ekim 2013, 00:11:52
@Independence23

4 tur bir bölüm için çok fazla bence. 2 tur idealdir. 2 yi geçince bölümler hem fazla uzuyor hem de bazı yerleri atlamak zorunda kalıyorsun...
Dikkate alacağım bunu. Tam hikayede yazacak bir şey bulamadım diyordum ki birden Bavyera-Saksonya savaşı çıktı, bu olay Strazburg kuşatmamın üstüne denk geldi falan... Neyse, düşe kalka öğreneceğiz n'apalım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: sezar5 - 15 Ekim 2013, 16:33:13
Ellerine sağlık.Bölüm biraz uzun olmasına rağmen sıkılmadan okudum.Olayları akıcı bir uslupla anlatmışsın. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 15 Ekim 2013, 17:05:26
 Sağolasın sezar. Böylece anlıyorum ki gerçekten çok uzun yazmışım. Bunun bir daha olmamasına gayret edeceğim. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 15 Ekim 2013, 17:09:59

güzel olmuş tebrikler. Senin hikaye yazma tektiğine hayranım. Ne kadar kendi hikayemdede yapmaya çalıssamda olmuyo. Özel tariflerinmi var yoksa  srn*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: [Haccı]Emmi - 15 Ekim 2013, 17:10:47
devam böyle iyisin izindeyiz reis  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 15 Ekim 2013, 18:06:21
güzel olmuş tebrikler. Senin hikaye yazma tektiğine hayranım. Ne kadar kendi hikayemdede yapmaya çalıssamda olmuyo. Özel tariflerinmi var yoksa  srn*
Ben hikayemde biraz Vikipedi üslubu kullanıyorum. Vikipedi'deki savaş yazılarını okursan benimkilerle bir parça benzeştiğini göreceksin. tbr*

devam böyle iyisin izindeyiz reis  tbr*
Eyvallah hacım tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ersin96 - 15 Ekim 2013, 19:59:32
Beklemedeyim usta.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 15 Ekim 2013, 20:47:23
Beklemedeyim usta.
Merak edenlere: yeni bölümü en geç cuma-cumartesi gibi yayınlamak istiyorum.
 Bu arada, konuya koyduğum anketi herkes cevaplarsa mutlu olurum.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: beyazefe - 16 Ekim 2013, 09:07:25
Çok güzel bir bölüm olmuş tek çırpıda okudum sekil* ellerine emeğine sağlık  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 16 Ekim 2013, 10:37:57
Çok güzel bir bölüm olmuş tek çırpıda okudum sekil* ellerine emeğine sağlık  tbr*
Sen ve senin gibiler her zaman hikayelerime tam destek verdiniz, ne kadar teşekkür etsem az. tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: beyazefe - 18 Ekim 2013, 19:41:26
Tek solukta okudum  sekil* yeni bölüm ne zaman geliyor ya bekliyoruz  melek* melek*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Ekim 2013, 19:46:38
Tek solukta okudum  sekil* yeni bölüm ne zaman geliyor ya bekliyoruz  melek* melek*
Bu hafta bitmeden yayınlamayı düşünüyorum tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] 14.10.2013 [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 04 Aralık 2013, 22:40:18
 Okurlarım kusura bakmasın, çok uzun zamandır yeni bölüm yayınlamıyorum. Sınav haftasından sonra ödevler kazık gibi girdi. Ama bundan sonra düzenli olarak, en kötü ihtimalle haftada bir bölüm yayınlamayı hedefliyorum.
 Altıncı bölüm yayınlanmadan önce, çerezlik niyetine, hikayeye yeni bir uygulama getirdim. Hikayede yer alan karakterlerin söylediği birtakım özlü sözleri, ilk mesajda sizlerle paylaştım. Bu söz arşivi gittikçe genişleyecektir. Şimdilik idare edin, yakın zamanda yeni bölüm geliyor. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: Constable - 04 Aralık 2013, 22:50:54
Bekliyoruz tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: beyazefe - 08 Aralık 2013, 11:45:58
Sonunda ya  tebessum* artık girdiğimde 6. bölüm yayınlandı yazısını görmek istiyorum  tbr* tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: Independence23 - 08 Aralık 2013, 12:36:13
Sonunda ya  tebessum* artık girdiğimde 6. bölüm yayınlandı yazısını görmek istiyorum  tbr* tbr*
Üzerinde çalışıyorum. Bu akşam 6. bölümü yayınlamaya çalışacağım. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: MedievalMusti99 - 08 Aralık 2013, 18:49:25
??
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: Independence23 - 08 Aralık 2013, 19:35:25
Geliyooor tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: Faramir - 08 Aralık 2013, 19:44:04
Bekliyoruz Dostum Ortalarda Yoksun Bir Ara Skype Gel Müeliflerde Battı Zaten :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş] [YENİ UYGULAMA DUYURUSU]
Gönderen: Independence23 - 08 Aralık 2013, 19:57:26
Bölüm 6: Alman Yurdu


 Ordum varsa umudum da olmalı, diye düşündü Steinmann.
 İlk önce, bir ordusunun olduğunu kendine tekrardan hatırlatmak için arkasına baktı. Gerçekten de, Münih surları boyunca dizilmiş 16.000 kadar asker şehrin savunmasına hazırlanmıştı. Hepsi de komutanlarının vereceği ölüm emrini titreyerek bekliyorlardı.
 Karşısında ise, onlardan çok daha fazla asker şehrin iki kilometre kadar ötesine konuşlanmıştı. 40.000 kadar olmalıydılar. Bu kadar askere karşı şehri savunabilecek miydi?
 Kendisinden yaklaşık elli metre ileride, Avusturya generali Karl Klein at sırtında geliyordu. Klein'ın sağ yanında bir sancaktar, sol yanında ise bir Reichspolizei muhafızı yürüyorlardı.
 Steinmann'ın beyaz atı, karşısındaki pek dost canlısı olmayan insanları görünce huysuzca kişnedi.
 İki general, en sonunda karşı karşıya geldi. Klein ile Steinmann, kendi ülkelerinin bayraklarını taşıyan sancaktarlar, muhafızlar ve hatta atlar bile göz göze geldiler.
 İlk konuşan Steinmann oldu.
 "Hallo (Merhaba), General Klein. Sizi Münih'te daha iyi ağırlamak isterdik."
 "Merak etmeyin," dedi Klein. "Öyle ya da böyle, kralınızın sarayını ele geçireceğim için bu konuda herhangi bir sorun görmüyorum. Ama buraya daha önemli bir konuyu konuşmaya geldim. Size bir teklifim var."
 "Sizi dinliyorum," dedi Steinmann.
 "Bildiğiniz üzere, İmparatorum ve efendim Leopold bu şehrin ele geçirilmesini emretti. Ama ben bunu daha acısız bir hale getirmek istiyorum. Gelin, ordunuzla birlikte teslim olun. Kuvvetlerim bir kurşun dahi atılmadan şehre girsin. Yoksa..." Klein ne yapayım yani dercesine, kollarını iki yana açtı. "...olacaklardan biz sorumlu değiliz. Her nasılsa askerlerim bu şehre girecek. Tüm askerleriniz ölecek. Dilerim ki temenniniz bu değildir."
 Klein yanıtın daha farklı olmasını bekliyordu.
 Ancak General Steinmann, cesur gözükmeye çalışarak şöyle dedi:
 "Benim nezdimde, teslim olmuş bir asker zaten ölmüş bir askerdir. O yüzden, ben ve ordum düşman kurşunuyla ölmekte bir sakınca görmüyoruz. Şansımızı denemekte kararlıyız."
 Klein'ın ifadesi sertleşti, artık o adam Bavyera askeri için tam bir düşmandı.
 "Bis dann (Sonra görüşürüz), General Steinmann. Artık sizin için yapabileceğim bir şey yok. Tanrı'ya af dilemek için, size ve ordunuza bir saat veriyorum."

 İki ordu, bu konuşmadan sonra savaş pozisyonunu aldı.
 Stefan Steinmann, Avusturya ordusundaki topları iyi biliyordu. Bunlar, çarptığı yerde büyük tahribat yaratan silahlardı. Üstelik sayıları da çoktu. O yüzden Steinmann, ordusunu surların dışına çıkardı ve burada savunma yapmaya karar verdi. Aksi takdirde duvarlar delik deşik edilirdi ve Avusturya ordusu birden fazla noktadan saldırarak Bavyera ordusunu kuşatabilirdi.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zgl.png)

 Steinmann "Askere söyleyin, onlara hitap edeceğim," dedi yaverine. "Ömürlerinde komutanlarından duyacakları son sözler olabilir bunlar."
 "Ümidinizi kesmeyin efendim," dedi yaver. "Asker sizi dinledikçe, zafer için gereken cesareti toplayacaktır."
 "Umarım öyle olur." General, askerine hitap etmek üzere atını surlara doğru sürdü.

 On dakika sonra Bavyera ordusu, komutanlarını dinlemek üzere hazır ola geçmişti. Steinmann, askerlerinin karşısında beyaz atıyla duruyordu. Biraz ilerideki düşman ordusu onlar için pek bir şey ifade etmiyor gibiydi. Şöyle başladı konuşmasına:
“Bugün burada, gözünü hırs bürümüş Leopold’un akıl almaz cinayetlerine karşı koymak için toplandık. Leopold’un kaç yurdu işgal ettiğine şahit olduk? Dokuz yıl içinde tüm Balkan madenleri, Brandenburg, Renanya ve daha nice toprağa kanlı eller hakim oldu.
 Klein’ın ordusuna gelince... duyduğum kadarıyla, içinizden kimileri galibiyete inanmıyormuş. Merak etmeyin! Karşılarında insanlar değil, kendileri gibi hissiz katiller bulacaklar.”
Steinmann, ordusuna şimşek gibi bir bakış attı. “Demir gibi olmalıyız, bükülsek bile kırılmamalıyız. Kurşun yediğimizde hiç acı hissetmemeliyiz. Çünkü bizler, o Viyanalı kahpeler gibiyiz, insan değiliz; kana susamış birer canavarız biz!”
 Steinmann doğru şeyi yaptığını biliyordu. Hele ki “Für freiheit! Für München! (Özgürlük için! Münih için!)” diye tezahürat eden binlerce askeri gördükten sonra...


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zgz.png)

 En nihayetinde Avusturya birliklerinin temaslarıyla sıcak savaş başladı. İlk vuruşmalar karşılıklı süvari saldırılarıyla geçti. Avusturya'nın kargılı süvarileri, düşmanın sol kanadını taciz ediyordu. Bavyera ordusunun 12. Piyade Tümeni, bu süvari saldırısı sonucunda ağır kayıp vermişti. Geriye kalan piyadeler ise tüfek ateşiyle ve süngülerle düşmana karşı koymaya çalışıyordu.
 Sağ kanattaysa, arkaya sarkmaya çalışan bir Bavyeralı süvari birliğinin önü kesilmişti. Orada da kıyasıya bir mücadele sürüyordu. Bu sırada, Avusturya ordusuna ait büyük bir piyade güruhu Bavyera kuvvetlerine doğru yaklaşıyordu.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zj9.png)

  4.000 kadar Avusturya süvarisi Bavyera ordusunun sol kanadından bastırırken, biri avcı birliği olmak üzere dört piyade tümeni düşman ordusunu ağır bir ateş altına aldı. Prens Eugen, ordusunu parça parça savaş hattına sürüyor, Steinmann'ın kuvvetleri bu aralıksız taarruzdan fazlasıyla nasibini alıyordu.
 General Steinmann ise sık sık askerlerinin arasında dolaşıyor, onları yüreklendirecek şeyler söylüyordu. Belki savunması çökmek üzereydi ama şerefinin verdiği kuvvetle hala ayaktaydı. Askerleri de onun konuşmaları sayesinde var gücüyle düşmana karşı koymaya çalışıyordu.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zk0.png)

 Bavyeralı askerlerin bu gayreti, sol kanattaki Avusturya süvarilerinin geri püskürtülmesini sağladı. Ancak orduları gitgide daha fazla askerle sarılıyor, sur yakınlarında daha fazla insan birikiyordu. Taarruzun ilk saatinden dördüncü saatine kadar 9.000 hat piyadesi daha çarpışmaya katılmıştı.
 Bavyera hatları yorgundu ve yıpranmıştı, buna rağmen düşmana canla başla direnmeye çalışıyorlardı. Kimse akıbetini önemsemiyordu artık, çünkü hepsi de öleceklerini biliyordu. Kaybedecekleri hiçbir şey yoktu.


 
(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zkx.png)

 Kalan son 5.000 kadar Bavyera askeri, düşman ordusu tarafından iyice baskıya maruz kalmaktaydı. Birçok Bavyeralı ve Avusturyalı yerlerde yatıyordu ancak savaşın şiddeti henüz sona ermemişti. Balkan yörelerinden getirtilen avcı erleri, son düşmanlarını da uzaktan avlıyordu. Hat piyadeleri düşmanın dört bir yanını sarmıştı. Direniş artık tamamen kırılmıştı ve zafer yakın görünüyordu. Savaşa katılmamış bazı Avusturyalı askerler, şehre taarruz etmek üzere hazırlık yapıyorlardı. Amaç, Bavyera kralı Maximilian'ı kıskıvrak yakalamak ve Viyana'ya göndermekti. 

(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zll.png)

 Bu sırada Steinmann ve muhafızları, geriye kalan son Bavyera tümenine yardıma koşmak üzere ileri atıldılar. Ancak öyle bir tüfek ateşine tutuldular ki, kurtulan general muhafızları son sürat geri dönüp kaçmaya başladılar. Bu ateşte Steinmann da yaralandı, beyaz atından kayarak yere düştü.
 Bir daha da kalkamadı.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zmf.png)

Kimi Bavyeralı askerler kurtulma ümidiyle kale kapılarına geliyordu ama nafileydi. Kaledeki askerler bile görev yerlerini terketmiş, canlarının derdine düşerek kaçmışlardı. İçeride kapıları açacak kimse yoktu.
 Kaleden içeriye giren ilk birlik, Avusturya'nın seçkin askerlerinden oluşturulmuş 3. Piyade Tümeni idi. Hepsi de kaledeki istihkam bölgelerini temizlemek üzere harekete geçmişti ancak hiç düşmanla karşılaşmadılar. Kale terk edilmişti.
 Savaşta yaklaşık 25.000 kadar Alman ve Balkanlı yaşamını yitirmişti. Avusturya ordularının yarattığı katliam tüm hızıyla devam ediyordu.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zn8.png)

 Karl Klein'ın kurmaylarından biri olan Albay Mark Haifisch, günlüğünde savaş sonuna dair şöyle bir demece yer vermiştir:

Çatışma sesleri sona erdiğinde ve kargaşa bittiğinde, General Klein'ın hemen yanında bulunuyordum. At sırtında ilerlerken, birden karşımıza rütbeli bir askerin cesedi çıktı. Üniformasında sayısız nişan vardı, bu nişanlardan biri de kurşunla delinmiş ve paramparça edilmişti. Kaşları çatıktı. Teniyse bembeyaz.
 Klein “İşte bu adam,” diye gösterdi cesedi, “canını ve ordusunu hiçe sayarak ülkesini savunmaya kalkmıştır. Böyle bir adamın naaşı ayaklar altında ezilemez. Onun, Münih’in en güzel köşesine defnedilmesini istiyorum.”
 Emri alıp defin erlerinin yanına doğru sürdüm atımı, hep birlikte Münih’in en güzel köşesini bulmaya çalışacaktık...


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9znw.png)

Beş bakanın Leopold hışımla odaya girerken “Mein Kaiser (Kaiser’im)!”diyerek selam vermesi, ortamı yumuşatmaya yetmedi.
 “Willkommen (Hoşgeldiniz), Mein Kaiser.” Başbakan Franz Telemann’ın konseye iyi haber getirmediği her halinden belliydi. Anlaşılan oydu ki, Leopold da son gelişmelerden bihaber değildi.
“Söyle onlara,” dedi Leopold. “Düşmanlarımız bizi dört bir yandan sardı. Bundan sonra olacaklar, devletimizin kaderini belirleyecek.”
 “Peki efendim.” Telemann diğer bakanlara döndü. “Öncelikle, Prusya donanması Rostock limanını ablukaya aldı. Rıhtımdan milim kıpırdamıyorlarmış. Ne limana gidenlere, ne de limandan çıkmak isteyenlere geçit vermiyorlarmış.”
 Diğerleri hayretle birbirlerine dönüp fısıldaştılar. “Bu durum Ceneviz ile olan ticaretimizi bitirir,” dedi Ernst von Starhemberg. “Acilen oradaki kilidi açmamız gerek.”
 “Daha bitmedi,” diye atıldı Telemann. “Türkler tekrardan bize savaş açtıklarını bir elçi vasıtasıyla bana bildirdiler.”


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zpv.png)

“Bu Türkler kendilerini ne zannediyorlar?” diye bağırdı Karl Feld. “Üstelik, Venedik ordularının İstanbul’a girdiğini biliyoruz. Bu karar onlar için intihardan farksız!”
 “Biliyorum,” dedi Leopold. “En kısa zamanda Zimmermann’ı ordularıyla birlikte Triest’e yollayın. Limanlarımızda tez elden bir donanma inşa edilsin. Onları hiç ummadıkları bir yerden vuracağız.”
“Ama şu an bundan daha büyük sorunlarımız var, efendim.” Telemann’ın ifadesi daha da sertleşti, kaşları V çizene dek çatıldı. “İsveç orduları... çok büyük bir grup Hannover’e doğru ilerleyişe geçmiş. Muhtemelen 100.000 kişiden bile daha fazlalar. Duyduklarıma göre Elbe Nehri civarlarındalar ve Hamburg’a girmişler.”
 “Peki ya bizim ordularımız?” diye sordu Leopold.
 “Şu anda von Baden-Baden ve Prens Eugen, Hessen sınırları içerisinde son hazırlıklarını yapıyorlar. Bölgede emrinize amade 82.500 askeriniz var,” dedi Telemann.


(http://u1312.hizliresim.com/1j/8/v9zqj.png)

 Artık herkes gerilimin doruk noktasına gelmişti. Kötü haberlerin ardı arkası kesilmiyordu ve onların yapabilecekleri tek şey, Viyana’da oturup olacakları seyretmekti.
 “Güzel,” dedi Leopold .“Eugen’e tez elden haber gönderin. İsveç ordularını Hannover’de görmek İSTEMİYORUM.”


 Hannover'e İsveç kuvvetleri mi yoksa Avusturya orduları mı daha önce varacak? Leopold, güçten düşmüş Osmanlı'ya öldürücü darbeyi nereden vuracak? Avusturya, Rostock limanını Prusya donanmasının elinden kurtarabilecek mi? Bavyera halkı işgale sessiz mi kalacak yoksa tepkilerini gösterecekler mi? Hepsi sonraki bölümlerde...
 
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 08 Aralık 2013, 20:27:49
Öok güzel. Sendeki savaş anlatımı forumda anca sayılı kişilerde var. Tebrikler tbr* tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 08 Aralık 2013, 22:24:02
Savaş anlatımın filan çok güzel ama duygu yok neden yok aslında istesen yaparsın dostum wikipedia duygularını mı köreltti :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 08 Aralık 2013, 22:25:49
Güzel , ellerine sağlık
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 08 Aralık 2013, 22:34:30
 
Öok güzel. Sendeki savaş anlatımı forumda anca sayılı kişilerde var. Tebrikler tbr* tbr*
Güzel , ellerine sağlık
Teşekkürler tebessum*

Savaş anlatımın filan çok güzel ama duygu yok neden yok aslında istesen yaparsın dostum wikipedia duygularını mı köreltti :D
Yahu yine mi pff* Oysa ki o duyguyu hissettirmek için Steinmann'ın hitabını anlattım. Okuyucuya duygu vermek için Albay Haifisch'in günlüğündeki o kesiti verdim. Yeterli olmamış galiba uz*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 08 Aralık 2013, 23:00:03
Yahu yine mi pff* Oysa ki o duyguyu hissettirmek için Steinmann'ın hitabını anlattım. Okuyucuya duygu vermek için Albay Haifisch'in günlüğündeki o kesiti verdim. Yeterli olmamış galiba uz*

Ne yazık ki yada bana öyle geliyor ama sanmam sen anlatıyorsun resmen oysa nasıl desem duygu duygudan kastım bu sefer tabikide daha güzel vermişsin ama kısaca şarapneller dört bir yana dağılıyordu yere düşen Bavyeralı askerler acı çığlıklar eşliğinde bağırırken Avusturyalı askerler zafer sarhoşluğundan başları dönmüş bir haldeydi bende güzel yapamadım bu saatte ama gelişiyor dostum seninde dediğin gibi zamanla  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 08 Aralık 2013, 23:10:39
Ne yazık ki yada bana öyle geliyor ama sanmam sen anlatıyorsun resmen oysa nasıl desem duygu duygudan kastım bu sefer tabikide daha güzel vermişsin ama kısaca şarapneller dört bir yana dağılıyordu yere düşen Bavyeralı askerler acı çığlıklar eşliğinde bağırırken Avusturyalı askerler zafer sarhoşluğundan başları dönmüş bir haldeydi bende güzel yapamadım bu saatte ama gelişiyor dostum seninde dediğin gibi zamanla  tebessum*
Hım. Senin duygudan kastın başka demek ki. Tamam, onu da deneyeceğim. tbr* Kendime beğendirirsem öyle yazmaya çalışırım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 10 Aralık 2013, 17:48:10
 Arkadaşlar konu güncel. Okuyanlar yorumlarını eksik etmesin.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: bannerlord - 10 Aralık 2013, 17:53:27
ben birşey soracağım
sen bavyera iğle mücadele etmişsin ya. onları kuşatmışsın hani. senin askerlerinin önlerinde siperler nasıl oldu?  srn*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 10 Aralık 2013, 17:57:35
Ordun 3 tur aynı yerde durursa haritada ordunun etrafında kazıklar oluyor. Sonra savaşta siperdir, kazıktır çakabiliyon. Hatta mayın teknolojisini araştırdıysan onu bile yapabiliyon
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: bannerlord - 10 Aralık 2013, 18:00:07
hangi bölümde o teknoloji
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 10 Aralık 2013, 18:03:20
Silah teknolojilerindedir herhalde. Bende daha açamadım :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: bannerlord - 10 Aralık 2013, 18:04:48
ben hepsini araştırdım ama onu görmedim  yardir*  yardir*  yardir*
marathaydım ama
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 10 Aralık 2013, 18:07:09
Bilmem. İnternete bi bakıyım. Bu arada forumda gördüm. İşaretlenmiş olan mayın işte

(http://img509.imageshack.us/img509/7179/60352641.jpg)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: bannerlord - 10 Aralık 2013, 18:08:14
haber et  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: beyazefe - 12 Aralık 2013, 18:42:04
Yine çok başarılı bir bölümdü  tbr* tbr* tbr* yeni bölüm ne zamana??? tebessum* tebessum* tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 12 Aralık 2013, 19:01:13
Yine çok başarılı bir bölümdü  tbr* tbr* tbr* yeni bölüm ne zamana??? tebessum* tebessum* tebessum*
Eğer aksi bir durum olmazsa pazar akşamı. Sınav haftası kafama vurmadan bölümü yayınlayayım istiyorum, çünkü önümüzdeki bölümde büyük mevzular dönecek galiba.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ersin96 - 12 Aralık 2013, 19:40:27
Hikayeni okuma fırsatını henüz bulabildim usta. Olaylar, betimlemeler akıcı ama şu yönü olsa daha iyi olurdu diyebileceğim bir durum var. Karakterler üzerine biraz daha yoğunlaş bence. Yani olay karakterlerin ruh halleri, özellikleri falan daha iyi kavrayalım onları. Malum onlar olmazsa olay olmaz zaten. Ama o da çok küçük bir eksik. Zaten var ama biraz daha titre üstlerine. :)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 12 Aralık 2013, 20:15:16
 Evet usta, bir AAR'de karşılaşılabilecek en sık durum anlattığın. Ben yine de elimden geleni yapacağım ancak savaşlar benim hikayelerimde çok yer kaplıyor. Diğer olayları anlatmaya sınırlı yer kalıyor. Sence savaş anlatımları çok mu uzun?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ersin96 - 12 Aralık 2013, 20:19:58
Evet usta, bir AAR'de karşılaşılabilecek en sık durum anlattığın. Ben yine de elimden geleni yapacağım ancak savaşlar benim hikayelerimde çok yer kaplıyor. Diğer olayları anlatmaya sınırlı yer kalıyor. Sence savaş anlatımları çok mu uzun?

Bana sorarsan her bölümde savaş anlatma. 3 4 bölümde max 2 savaş anlat. Mutlaka ama mutlaka karakterlerin başlarından olaylar geçir kurguyu genişlet. :) savaş üzerine kurulu bir hikayede karakterler can damarıdır onları iyi tanitman lazım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 12 Aralık 2013, 20:41:55
Bana sorarsan her bölümde savaş anlatma. 3 4 bölümde max 2 savaş anlat. Mutlaka ama mutlaka karakterlerin başlarından olaylar geçir kurguyu genişlet. :) savaş üzerine kurulu bir hikayede karakterler can damarıdır onları iyi tanitman lazım.
Anlıyorum. Ama oyunda ne olacağı belli olmuyor. Yine de dediklerini uygulamaya çalışacağım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: LastCaliph - 20 Aralık 2013, 23:04:49
Hikayeni gerçekten hoş buldum. Foruma uzun süredir girmiyordum artık hikayeni takibe başlayarak foruma dönüşümü yapacağım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 28 Aralık 2013, 14:01:08
Güzel yazıyorsun devam etmeyecekmisin ? Bu arada Türkçe yazarken neden Mein Kaiser yada Kaiserim diyorsun ? Kaiser Türkçe kral demek.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 28 Aralık 2013, 14:07:27
O havayı vermeye çalışmış arkadaş

Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 28 Aralık 2013, 14:15:42
O havayı vermeye çalışmış arkadaş
İyide öyle olduğunda örneğin benim için anlam bozukluğu oluyor. Ana dilim Almanca ve bir an Mein Kaiser diyince adam,böyle bir kelime var mıydı Türkçe de diye 1 saat arıyorum sözlükte o manada dedim  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Yağmur_Götüren - 28 Aralık 2013, 18:33:23
Yazmayı bitirdin mi o kadarda güzeldi  bnak*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Aralık 2013, 19:47:02
Yazmayı bitirdin mi o kadarda güzeldi  bnak*
Yok yahu olur mu öyle şey :)
 Yeni bir anket yaptım arkadaşlar, konunun yukarısında size uygun gelen cevabı işaretleyin lütfen.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 28 Aralık 2013, 19:56:30
Kaiserim veya Kayzerim demesi daha doğru bence
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Yağmur_Götüren - 28 Aralık 2013, 19:57:42
Şimdi Dark'ın yorumunu görünce,Kaiser yazıcaksan tüm cümleyi Almanca yazman gerekmez mi  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 28 Aralık 2013, 20:01:14
Kaiser'in Türkçesi Kral. Constable kayzer ne hacı,şu sıcak su fışkırtan baca gibi şey değilmiydi  pff*
Ama Mein deme onu diyorum.  Yoksa beynim fırlıyor bildiğim halde Mein Kaiser ne demekti lan Türkçe de diye merak ediyorum. Ana dilimin Almanca olması yüzünden  bnak*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 28 Aralık 2013, 20:03:55
@dark
Ne biliim kafama esti kayzer falan soylenisi cok hos pff* pff* yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 28 Aralık 2013, 20:05:34
@dark
Ne biliim kafama esti kayzer falan soylenisi cok hos pff* pff* yardir*
Benim dilim böyledir işte pff* Seninle bir ara Alamanca derslerine devam edelim  pacoz*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Aralık 2013, 20:05:54
Kaiser'in Türkçesi Kral. Constable kayzer ne hacı,şu sıcak su fışkırtan baca gibi şey değilmiydi  pff*
Ama Mein deme onu diyorum.  Yoksa beynim fırlıyor bildiğim halde Mein Kaiser ne demekti lan Türkçe de diye merak ediyorum. Ana dilimin Almanca olması yüzünden  bnak*
Ben aslında şu "Mein Kaiser" hitabını kökünden değiştirmeyi düşünüyorum. Diğer arkadaşlar o hitabı sorgulamıyorlardı ama sen Almanca'yı Türkçe kadar biliyorsundur sorun orada. Şimdi oturdum düşünüyorum, hitapları nasıl düzenlesem diye.

@dark
Ne biliim kafama esti kayzer falan soylenisi cok hos pff* pff* yardir*
O dediğiniz şey gayzer, o bambaşka bir şey. yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 28 Aralık 2013, 20:07:58
Benim dilim böyledir işte pff* Seninle bir ara Alamanca derslerine devam edelim  pacoz*

Dostum,benim ana dilim hep dediğim gibi Almanca. Dediğim gibi bu sadece benim için oluyor,Almanca anlıyorum '' Kralım '' diyorsun. (tabi ben Mein Kaiser diye anlıyorum)  Fakat diyorum Türkçede Mein Kaiser diye bir kelime mi var diye o yönden yani. Ama değiştirme zamanla alışırım  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 29 Aralık 2013, 17:53:49
Mein Kaiser=Kayzerim=Kralım.Amma uzattınız gençler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Aralık 2013, 18:21:17
 Benim bildiğim kadarıyla "kral" sözcüğü Almanca'ya "könig" şeklinde çevriliyor. Kaiser ise Kutsal Roma imparatorlarına verilmiş bir ünvan. "Kaiser" ünvanının "Caesar" kelimesinden türetildiğini biliyorum. Ama bunların doğru olup olmadığını bilmiyorum. pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 29 Aralık 2013, 18:39:03
O zaman Kaiser İmparator König Kralım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Aralık 2013, 18:47:30
 He işte öyle bir şey. yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 29 Aralık 2013, 19:02:43
Aynı şey küfür ettirtmeyin  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Aralık 2013, 19:35:47
 Nasıl-aynı-şey-lan?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 29 Aralık 2013, 19:38:06
Kral ile İmparator farklı şeyler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 29 Aralık 2013, 19:42:41
Kral ile İmparator farklı şeyler.

Aynen öyle İmparatorluk ayrı Krallık ayrı tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 29 Aralık 2013, 22:08:49
Öff yazıları okurken kafam attı. Bizde Sultanım varya. Almanlarda da Kaiser var.Diğer anlamıda İmparator. König ise kral. Adamı hasta etmeyin  dov* 
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Aralık 2013, 22:38:24
 E tamam biz ne diyoruz? yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 29 Aralık 2013, 23:53:56
Tam tersini diyonuz  pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 30 Aralık 2013, 17:27:15
 Kim demiş yav? Kim demişse yanlış demiş, belki de sen yanlış anlamışsındır. pacoz*
 Bu arada, 7. bölümün yazımına dün başladım beyler. Bu sefer yine "duygu yok hüloğğ" derseniz valla bu işi burada bitiririm. sinir* tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 30 Aralık 2013, 17:31:30
Kim demiş yav? Kim demişse yanlış demiş, belki de sen yanlış anlamışsındır. pacoz*
 Bu arada, 7. bölümün yazımına dün başladım beyler. Bu sefer yine "duygu yok hüloğğ" derseniz valla bu işi burada bitiririm. sinir* tebessum*

La demessek sen nasıl gelişeceksi eleştiriye açık ol uşağım(Trak ve Karadeniz şivesi birleşimi)  yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 30 Aralık 2013, 17:42:36
 Yani demek istediğim duygu bayağı bir olacak. tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 30 Aralık 2013, 17:44:29
Yani demek istediğim duygu bayağı bir olacak. tbr*

Umuyorum okurken hissedeyim  yardir* yardir* yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 30 Aralık 2013, 23:04:44
 Evet beyler, 7. bölümün yazımı bitmiştir. Resimlerin düzenlenmesiyle beraber, yarın bölüm sizlerle.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Dark Heart - 30 Aralık 2013, 23:05:40
Kopyala yapıştır yapmaya üşeniyormusun  pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 6: Alman Yurdu] [08.12.2013] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 01 Ocak 2014, 01:57:55

Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası

(http://imageshack.com/a/img27/3645/ihy7.png)

Albay Hartvig Olander, Hamburg ve çevresine yaptıkları askeri yığınağı uzun vadeli bir hazırlık olarak görüyor ve Stockholm?den daha fazla kuvvet istiyordu. Çok değil, bundan dört yıl önce İsveç orduları Kopenhag?a girmiş ve orada sevinç gösterileriyle karşılanmışlardı. Kopenhag?ın bir askeri üsse dönüştürülmesini, güneye doğru seri ve kuvvvetli bir ordu sevkiyatı takip etmişti. Bu eylemlerin ardına barışçıl bir nedenle sığınmaya çalışmak bir hayli güçtü. Bu denli büyük bir askeri harekatın, Avusturya ve İngiltere gibi istihbarat birimleri güçlü ülkelerin kulağına gitmemesiyse büyük şanstı.
 2 Haziran, 3. Ordu?nun genel taarruzdan önceki son teftiş günüydü. Ertesi gün 4. Ordu?nun da Elbe Nehri?ni aşması ve Hannover şehrine taarruz edilmesi öngörülüyordu.
 Hamburg Meydanı?na dizilmiş onbinlerce İsveçli, tam otuz altı tümen halinde saf tutmaktaydı. Albay Olander meydana girdiğinde, bütün askerler selam durdu. Olander ve arkasından gelen binbaşılar da askere selamla karşılık verdi.


(http://imageshack.com/a/img855/8519/le09.png)

 ?Binbaşı Svensson,? diye seslendi Olander, ?derhal ordunun durumuyla ilgili izahatını yap. Ekipmanlarımız yeterli mi, istediğimiz ikmal maddeleri Hamburg?a ulaştı mı, her şeyi bilmek istiyorum.?
 ?Elbette efendim.? Svensson, Olander?in yanına yaklaşarak elindeki kağıtları biraz karışırdı. ?Efendim, şu anda burada size bakan 82.890 asker var. Elbe Nehri?nin yarım kilometre kadar kuzeyindeki 4. Ordu ise 86.490 İsveçli?den oluşmakta. İki ordunun beraberce yola çıkması halinde on beş gün içinde Hannover?e, sonraki beş gün içinde de Braunschweig?a varmayı düşünüyoruz. Eyaleti hakimiyetimiz altına almamız en fazla bir ay sürecektir.? Svensson, elindeki kağıtlara bir süre daha göz attıktan sonra, izahatına şöyle devam etti:
 ?On gün önce temin edilmesini istediğiniz yirmi beş fıçı barut dün elimize ulaştı. Tüfeği olmayan askerlerin ihtiyacını karşılamak için Helsingborg?daki fabrikalarda 15 bin kadar tüfek üretilip sevkiyatı yapıldı. Ayrıca Kopenhag?dan iki topçu alayı da getirtildi.?
 Olander?in yüzündeki memnuniyet ifadesi, kendisine doğru koşan bir haberci üniformasını fark eder etmez kayboldu.
 Haberci kan ter içinde kalmıştı. Meydan girişinin az ötesinde gözüken at, habercinin sadece yorgunluk yüzünden terlemediğini gösteriyordu.
 ?Efendim... bu mektup size. Avusturyalı bir ulak tarafından getrildi.?
 Neyse ki Albay Olander, zamanında Almanca eğitimi almış bir askerdi. Mektubu habercinin elinden yırtarcasına çekti.
 Okuduğu ilk satır, kanını beynine sıçratmaya yetmişti bile.
 Şöyle yazıyordu:


 Ben Eugen; Savoya Dükalığı?nın prensi ve Avusturya komutanı ki, bu zat hayatında asla yenilgi yüzü görmemiştir.
 Yanımda getirdiğim seksen bin kadar Alman, Hannover şehine girmiş ve kraliçe Dorothea?nın teslimiyet anlaşmasını kabul etmiş bulunmaktayız. Artık Hannover eyaleti, Avusturya İmparatorluğu?nun on birinci eyaleti ve Kaiser Leopold?un mülküdür. Düşman ordusu bütünüyle teslim olmuş ve haklarındaki cezalar infaz edilmek üzere Viyana?ya gönderilmiştir.
 Derhal ordunuzu alınız ve Elbe Nehri?nin öte yakasına çekilmeden de durmayınız. Aksi vuku bulduğu takdirde, ordularım üzerinize yürüyecek ve sizi Alman topraklarından atacaktır. Zira, Alman toprağı üzerine sadece Almanlar ayak basabilir.


 ?Ne oluyor, efendim?? diye sordu Binbaşı Svensson.
 Albay Olander?in emri gayet açıktı: ?Güney Ordular Grubu derhal Kopenhag?a çekilsin. Orada General Gustav Armfelt?le buluşacağız.?

 
(http://imageshack.com/a/img34/8951/lk09.png)

(http://imageshack.com/a/img839/7289/1zed.png)

Hiçbir şey, hatta karşıdaki 36.000 kişilik Avusturya ordusu bile, Bavyeralı isyancı Leon Lippert?i korkutmuyordu.
 Lippert, insan gücü olarak düşmanın tam yarısına denk düşen ordusunu hat şeklinde ilerletiyordu. Öyle ya da böyle, bu savaş meydanına Bavyera?yı özgür bırakmak amacıyla gelmişti. Bu hür isyancı kuvvet, Leopold?un diktatöryasının bacağını kıran ilk insanlar olmak istiyordu. Ve amaçlarından asla dönmeyecek gibi görünüyorlardı.
 İsyancı ordusu, Chiem Gölü?nün yaklaşık 30 kilometre kuzeyindeydi. Aslında ordu, Riedering ile Chiem Gölü arasında kalan beş kilometrelik hatta savunma tahkimatı kurup beklemek istiyordu ancak buna fırsatları bile olmamıştı. Avusturya ordusu çok hızlı bir şekilde yaklaşıyordu ve Bavyeralılar için uzaklaşacak zaman bile kalmamıştı. Tek çare geri dönüp savaşmayı denemekti.


(http://imageshack.com/a/img607/5691/lezo.png)

 İşte şimdi, düşman ordusu ancak yüz metre kadar önlerindeydi. Lippert, elinde tüfekle milis tümenindeki sıradan bir asker gibi savaşmaya karar vermişti.
 Adımlarını saymaya başladı. Bir, iki, üç, dört... Zihninden ?on üç? dediğinde, aradaki fark doksan metreye düşmüştü bile. Biraz sonra ?yirmi dört? dedi Lippert, biliyordu ki, artık ölümü onu bekliyordu.
 ?Otuz yedi adım, Leon!? dedi içinden bir ses. ?Ölmenin tam sırası!?
 Ateş emrini verip vermemek gibi bir tereddüte düştü. Tam o sırada Avusturya askerlerinin tüfekleri patladı, ortalığı kesif bir duman sardı. Kurşunlardan biri Lippert?in şapkasını uçurarak kafasından sıyırdı.
 ?Ucuz atlattın, Leon!? dedi düşünceleri. ?Haydi, doğrult tüfeğini! Ölmenin tam sırası!?
 En sonunda Lippert, ordusuna ?Hazır ol!? diye emir verecek gücü kendinde buldu. Artık düşünceleri çalışmıyordu, ona komut vermiyorlardı. Çünkü o, artık yapması gerekeni yapmıştı.
 ?Nişan al!? emrini verirken, tüfeğini düşmana doğrulttu. Tüfeğin ucu, Lippert?in elinin titremesinden güç alarak zangırdıyordu. Tüm askerler ona uyumlu olarak nişan aldılar.
 ?ATEŞ!?
 Bavyera salvoları tüm gücüyle Avusturyalı askerlerin üzerine ölüm yağdırdı. Bir kısım beyaz üniformalı, birer un çuvalı gibi yere yığıldı.
 Ancak Avusturyalı albaylar, hızla ikinci salvoları ateşleme emri verdiler. Heerkraft?ın hizmete yeni soktuğu ?Löwe? adlı tüfekler yoğun bir sis bulutu eşliğinde patladılar. İsyancı ordusunun ilk safı bu ateşle çöktü, onlarca Bavyeralı kendini yere saldı.
 Milislerin bile eline tutuşturulan bu yeni nesil tüfekler çok iyi çalışıyordu ve namluda ne kadar barut birikirse biriksin, kurşun silahtan çıkarken yön sapması yaşanmıyordu.


(http://imageshack.com/a/img51/9038/bui1.png)

 ?Hala ölmedin mi? Savaşmaya devam et Leon, belki sen de ölürsün!?
 Lippert?in düşünceleri tekrar devreye girmişti. Solundaki sancaktarın, elindeki Bavyera bayrağı ve tabancasıyla birlikte yere düştüğünü gördü. O anda yapması gerekeni biliyordu, elindeki uzun namluluyu yere fırlattı ve tabancayı bayrakla beraber kaptı. ?Direnin!? diye bağırdı askerlerine. Ama şöyle bir sorun vardı: Azraile karşı direnmek mümkün müydü?
 Dördüncü salvo ateşi yapıldığında, artık Bavyera hatlarının direnecek fazla gücü kalmamıştı. Lippert, acilen arkadan destek getirilmesini emretti.


(http://imageshack.com/a/img703/2980/dzwe.png)

 Az sonra, Avusturya ağır süvarileri büyük bir güruh halinde saldırıya geçti. Bu sırada Avusturya hatları düşmana sürekli bir baskı uyguluyor, Löwe?nin yivsiz namlusu karşısında kimse duramıyordu. Geriye kalan son iki Bavyera tümeni direnmeye çalışırken, yavaş yavaş eriyip gidiyorlardı. Kaçmaya çalışanların önünü ağır kılıçlar kesiyor, direnişi seçenlerin vücutları ise delik deşik ediliyordu. Yetenekli topçu alayı ve ağır süvarilerin sayesinde düşman karabinacıları çoktan bertaraf edilmişti bile.

(http://imageshack.com/a/img19/4527/hyen.png)

 ?Bırakın!? diye bağırdı Lippert. ?Ödeteceğim size bunu, Tanrı cinayetlerinizi ödetecek!?
 Lippert?in koluna girmiş iki Reichspolizei askeri, isyan liderini dosdoğru General Felix Peters?in karargah çadırına götürüyorlardı. Orada Lippert, General Peters?e savunmasını verecek ve ardından cezası infaz edilecekti.
 Lippert, iki asker tarafından sürüklenerek Peters?in önüne atıldı.
 Çadırda kimse yoktu. Askerler de görevlerini yerine getirdikten sonra çadırı terk etti.
?Genç sayılırsın ve hayatın böyle sona ermemeliydi,? dedi Peters. ?Bir generale hiç yakışmayan bir duruma düştünüz. Keşke size intihar edecek fırsatı verseydik.?
 ?Eğer silahımı elimden almasaydınız askerlerimle birlikte huzur içinde ölürdüm.? Lippert, hışımla Peters?in yüzüne baktı. ?Bu devrime köstek olmakla eline ne geçti, general? On bin insanı kılıçtan geçirmek senin yararına mı oldu??
 ?Ben ülkeme hizmet ediyorum,? dedi Peters. Sesi huzursuzluk yaratacak biçimde sertleşmişti. ?Eğer görev tanımım bir Alman?ı öldürmeyi uygun görüyorsa, yapabileceğim bir şey yok. Bir asker olarak, bana ne emredilmişse onu yapmakla yükümlüyüm.?
 ?Yanılıyorsun.? Lippert?in sitem dolu bakışları generalinkine değdi. ?Bu katliamın tek sorumlusu, üzerine toz kondurmadığınız kralınız ve onun kıt aklına uymuş askerlerdir. Gerçekten de beni öldürmekle şöhret sahibi olacağını hiç sanmıyorum, general.?
 ?Ben bu basit numaraları yiyecek kadar aptal değilim. Bu saçma konuşmada yanılgıya düşen biri varsa, o da sensin.? Peters belindeki tabancayı çekti ve Lippert?in alnına dayadı. ?Son sözlerini alayım, kahraman.?
 Lippert, hışımlı bakışlarını yere dikti. ?Bir gün, devrimin ayakları altında ezileceksiniz. Hepiniz.?
 General Peters, ?Yönetime asilik etmek suçundan yargılanıyorsun,? diyerek Lippert hakkındaki hükmünü verdi. ?Kaiser Leopold?un bana vermiş olduğu infaz yetkisine takriben, cezanın şu an itibariyle uygulanmasında karar kıldım. Tanrı günahlarını affetsin, genç adam.?
 Tabancanın dumanı son sürat Lippert?in suratına püskürürken, kurşun yıkıcı bir güçle namludan fırladı.


Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [01.01.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 01 Ocak 2014, 09:57:54
Okuyamadım dünden dolayı kandaki alkol hala gitmedi ayık kafayla en kısa zaman da okuyacağım :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [01.01.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 01 Ocak 2014, 19:59:48
Bu sefer Müthişti işte tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [01.01.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 01 Ocak 2014, 20:14:59
Okudum çok daha iyi ama hala sorun var dostum şu wikipedia'dan savaş okuma özelliğini bitir kaybet sanki Ansiklopediden bir savaşın oluş şeklini okuyormuşum gibi hissediyorum savaşta duygu yok ne biliyim korku,heyecan bir iki yerde var tabi ama genelde düze yazı şeklinde bir savaş anlatılıyor Tarih kitabı okuyormuş gibi hissettim kendimi :D Bende ne sorun çıkardım sövebilirsin :D :D :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [01.01.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 01 Ocak 2014, 22:44:10
 Zaten hikayenin şekli yüzünden savaşları o üslupla yazmak durumundayım dostum. Eğer duygulu bir biçimde yazacaksam olayları bir karaktere bağlamam gerek. Gerçi onu da yaptım ama meseleden kendimi kurtarmaya çalışıyorum pff*
 Bu arada, okuyup da yorum atmayan herkese en içten teşekkürlerimi sunarım. kirp*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [01.01.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 01 Ocak 2014, 23:18:25
Zaten hikayenin şekli yüzünden savaşları o üslupla yazmak durumundayım dostum. Eğer duygulu bir biçimde yazacaksam olayları bir karaktere bağlamam gerek. Gerçi onu da yaptım ama meseleden kendimi kurtarmaya çalışıyorum pff*
 Bu arada, okuyup da yorum atmayan herkese en içten teşekkürlerimi sunarım. kirp*

Kurtarmaya çalışma kendini ben fırsat bulunca bu savaşın duygulu anlatımını sana göndereceğim dostum sen hala benim duygudan kastımı anlmadın çünkü :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Independence23 - 09 Şubat 2014, 16:24:36
 Merhaba arkadaşlar. Uzun bir süredir yeni bölüm yayınlamıyorum, bu hikayeyi sonlandırdığımı düşündürmesin size.  En fazla Salı gününe dek yeni bölümü yayınlamayı düşünüyorum.
 Hikayede, artık bir birimlik kuvvete tümen değil alay statüsü konulacak. 2-5 birim arası kuvvetler "tugay", 5-10 birim arası kuvvetler "tümen", 10-20 birim arası kuvvetler "ordu" olacak. Birbirine çok yakın olan birden fazla ordu, "ordular grubu" statüsüne kavuşacak.
 Düzenlenen yeni ankete oy vermeyi unutmayın. Biriniz de birden fazla oy hakkını nasıl vereceğimi söylesin, yarım saattir araştırıyorum bulamadım yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: MedievalMusti99 - 09 Şubat 2014, 16:29:55
Güzel bölümmüş.Geri dönmesine sevindim.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Skywalker - 09 Şubat 2014, 16:55:06
Yalnız Independence, hikaye bölümü için yeni bir kural geldi. 1 ay içinde yeni bölüm yazılmayan hikayeler kilitleniyor. O yüzden yeni bölümlerin arası 1 aydan kısa olsun. :) Bu arada tekrar başlaman iyi oldu, canlandıralım şu bölümü. :)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Faramir - 09 Şubat 2014, 17:02:40
Yalnız Independence, hikaye bölümü için yeni bir kural geldi. 1 ay içinde yeni bölüm yazılmayan hikayeler kilitleniyor. O yüzden yeni bölümlerin arası 1 aydan kısa olsun. :) Bu arada tekrar başlaman iyi oldu, canlandıralım şu bölümü. :)

 O Kural herkes için olmasın 3 tane hikayem var şuan yürüttüğüm ama zamanım yok yazamıyorum bir kça V.İ.P olsun ya  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Skywalker - 09 Şubat 2014, 17:13:39
Bizi forum halkı seçti ve biz de Mebuslar olarak adam kayıramayız.  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Faramir - 09 Şubat 2014, 17:16:23
Bizi forum halkı seçti ve biz de Mebuslar olarak adam kayıramayız.  tebessum*

Kayır demedim ki zaten  bir düzen kuralım ona göre işlesin yani zaten yazmayan adam konuyu kilitleyin der kayırma konusunu şaka yaptım tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Independence23 - 09 Şubat 2014, 19:48:18
Yalnız Independence, hikaye bölümü için yeni bir kural geldi. 1 ay içinde yeni bölüm yazılmayan hikayeler kilitleniyor. O yüzden yeni bölümlerin arası 1 aydan kısa olsun. :) Bu arada tekrar başlaman iyi oldu, canlandıralım şu bölümü. :)
Dikkat edeceğim o kurala, teşekkürler. tbr*

O Kural herkes için olmasın 3 tane hikayem var şuan yürüttüğüm ama zamanım yok yazamıyorum bir kça V.İ.P olsun ya  tebessum*
Öyle bir şey olsa bile ben kabul etmem, benim ne ayrıcalığım var.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Faramir - 09 Şubat 2014, 19:54:15
Öyle bir şey olsa bile ben kabul etmem, benim ne ayrıcalığım var.

Bizim ayrıcalığımız sürekli olarak yazmamız dostum benim demeye çalıştığım buydu herkes ne kadar yanlış anladı benim şahsen stajım olacak mesela 5,5 ay ben 5,5 ayda sadece 3-4 bölüm anca yazarım sonuçta çalışacağım onun gibi şeyler için dedim yoksa bizi kayır demedim yani neyse konunu saptırmayalım ben wikipedia tarzı savaşa verdim ama aslında 2-3 tane daha işaretlerdim  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Independence23 - 09 Şubat 2014, 20:18:47
 Ya birden fazla oy hakkını veremiyorum öyle bir seçenek yok anket düzeltme ekranında.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası] [DUYURU ve YENİ ANKET]
Gönderen: Independence23 - 17 Şubat 2014, 20:31:11
Bölüm 8: Dört Bir Yandan


(http://imageshack.com/a/img138/5615/te96.png)

 Prens Eugen, en çok güvendiği kurmayı Hans Kaufmann'dan son raporları alıyordu. Eugen'in elindeki kağıtların hiçbirinde güzel bir haber yoktu, o da bunun farkındaydı. Bundan bir hafta önce İsveç sefirinin savaş ilanını bildirmesi ve ardından Viyana'yı terk etmesi, haberlerin ana kaynağıydı.
 Eugen bir yandan Albay Kaufmann ile konuşuyor, diğer yandan toplantı odasına girdiğinde sarf edeceği sözleri tartıyordu. Eugen ordunun bir numaralı ismi Ernst von Starhemberg'in veliahtı olarak görülse de, devlet yönetimindeki kişilerin huzuruna çıkacak olmak onu geriyordu.
 Toplantı odasının tahta kapısı, koridorun sonunda göründü. Albay Kaufmann son selamını vererek Eugen'i yanlız bıraktı. Kraliyet mührünü -çift başlı bir kartal- andıran iki kapı kolu, hükümetle Eugen'i birbirinden ayırıyordu. Eugen kapıyı tıklattı ve içeri girdi.
 Ama onu çok daha farklı kişiler bekliyordu. İçeride, yuvarlak bir masanın etrafına dizilmiş yirmi kadar asker üniformalı insan vardı. Masanın en uzak ucunda da imparator Leopold oturuyordu. Sandalyelerden sadece biri, Leopold'un sağ yanındaki boştu.


(http://imageshack.com/a/img69/1231/k1td.jpg)

 "Mein Kaiser (İmparatorum)." diye selamladı Eugen.
 Leopold'un beyaz bukleli perukları, vücudunun iki yanından sarkıyordu. "Yanıma otur, şanlı komutan. Senin yerin, benim yanımdır." Prens Eugen yerine oturduktan sonra kral, sözlerine başladı:
 "Sadık askerlerim, biliyorsunuz ki Tanrı bugünlerde bizi ağır bir sınavdan geçiriyor. Dört bir yanımız düşmanla sarılı durumda ve Alman yurdu tehlike altında. Bazılarınızın bildiği üzere, İsveç sefiri bize savaş ilan ettiklerini açıklayarak pis ayağını toprağımızdan kurtarmıştır."
 Bu sözler üzerine kimi albaylar ve yarbaylar aralarında mırıldanmaya başladılar. Leopold onları ancak susturabildi.
 "Kuzey Ordular Grubu komutanı ve Savoya prensi Eugen... bize bölgedeki durumu anlatacak," diye devam etti Leopold.
 General Eugen, elindeki kağıtları karıştırdı. Hangi haberi ilk önce verse bilemiyordu. İyi... iyiden başlamalıydı. Olabildiğince iyiden.
 "Gelen istihbarata göre," diye başladı, "Kopenhag ve çevresinde saldırıya hazır 350 ila 400 bin İsveçli asker bulunuyor. Buna karşın, Elbe Nehri kıyısında bizim sadece 82 bin kişilik bir kuvvetimiz bulunuyor. Altı ay içerisinde Viyana, Berlin, Pressburg ve Münih'ten gelecek takviye birlikler sayesinde mevcut asker sayısının 170 bine çıkacağını düşünüyoruz. Gerekli hazırlıklar tamamlanıncaya dek, Kuzey Ordular Grubu Elbe Nehri'nden geçişi sağlayan tüm köprüleri tutacak."


(http://imageshack.com/a/img829/8840/ho00.jpg)

 Ancak Eugen asıl konuya girmemişti. Fazla uzatmamaya karar verdi.
 Masaya serdiği evrak ve kağıtları karıştıran Eugen, aradığı şeyi bulmuştu: bir zarf, hem de ağzına Reichspolizei mührü basılmıştı. Bunu, içindeki mektubu okuması için Leopold'e verdi.
 Şöyle yazıyordu:

 
 Sayın Majesteleri, Alman yurdunun tek ve gerçek hükümdarı, Kutsal Cermen imparatorlarının yegane mirasçısı ve Yüce Tanrı'nın yeryüzündeki en güçlü hizmetçisi;
 Sizin mülkünüz olan Hannover eyaletinde, birtakım huzursuzluklar ve hareketlilikler mevcut. Reichspolizei eyalet şefi olarak, birçok kez izinsiz gösteride bulunan halka müdahale ettim. Silahlarımızı kullanmaya çekiniyoruz; zira olayların daha da büyümesinden, halkın tepkisinin artmasından endişe duyuyoruz.
 Artık sokaklardaki karışıklıklar ve başkaldırı çabaları dayanılmaz hale geldi. Üç bin kadar polisim var ancak eyaleti tek başıma zapt etmem mümkün değil. Hatta kimi adamlarım, Hannover ormanlarında gizlice bir isyan ordusu toparlanmaka olduğunu söylüyorlar. Buraya acilen Heerkraft'tan bir kuvvet ihtiyacı olduğunu bildirir, siz haşmetli efendimi saygıyla selamlarım.


Stefan Weiss
Reichspolizei Hannover Eyalet Şefi

 Odadaki herkes, Leopold'un hal ve hareketlerine bakarak mektubun içeriği hakkında tahmin yürütmeye çalışıyordu. Ancak kralın ağzından dökülenler, kimsenin neler olduğunu kestiremeyeceği türdendi.
 "Hannover eyaletinde bir tane bile yanmamış ağaç kalmasın."


Braunschweig Ormanı yakınları
19 Şubat 1712
Braunschweig, Hannover

 Hannover eyaletinde çok zorlu bir kış geçirmiş olan isyancı birlikleri, geçtiğimiz iki ay boyunca soğukla imtihana tutuşmuş, vahşi hayvanların saldırısına uğramış ve ağır bir erzak sıkıntısı çekmişlerdi. Bunlar yetmiyormuş gibi, bir de Şubat ayının ilk haftasında, saklanmış oldukları ormanda aniden yangın çıkmıştı. Kış vaktinde, bir ormanda doğal sebeplerden dolayı yangın çıkma olasılığı sıfır olduğuna göre, bu işte Leopold'un adamlarının parmağı olmalıydı.
 Bu da demek oluyordu ki, bir şekilde yerleri tespit edilmişti ve hemen yeni bir yaşam alanı bulmak zorundaydılar. Ne tesadüf ki, o sıralarda Heerkraft birlikleri Hannover eyaletine intikal etmekteydiler. Birkaç gün içinde, isyancıların konumları hakkında bilgi alıp onları yok edeceklerdi.
 Öyle de oldu. 19 Şubat sabahı, isyancı kuvvetleri kendilerine doğru gelmekte olan bir ordu farketti. Beyaz üniformalarıyla karda rahatça kamufle olabilecek hat piyadelerine, 3.500 kadar ağır süvari eşlik ediyordu. Gelenlerin Avusturya askerleri olduğu apaçıktı.
 Savaşın başlangıcını, General Felix Peters'in muhafızlığını yapan bir asker -Albert Kirsch- şöyle anlatır:


 "Üstünde başında doğru düzgün kıyafetler bile olmayan isyancılar, düzensiz bir şekilde üzerimize gelmeye başladılar. Bu dondurucu soğukta nasıl hayatta kaldıklarını, nasıl yiyecek tedarik ettiklerini veya nasıl silah edindiklerini hiç bilmiyorduk. Bir süvari hücumunun, askerlerimizin attığı kurşunlarla beraber nasıl eridiğini izledim. Kesinlikle bir emir-komuta zinciri etrafında çalışmıyorlardı, belki de başlarındaki adam -her kimse- gerçek liderlik vasıflarına sahip değildi. Öyle ya da böyle, arka cephelerden izlediğim şey bir savaş değil, toplu bir kıyımdı."

(http://imageshack.com/a/img35/8686/b2zr.jpg)

 Günlüğün devamında, söz konusu asker "Avusturya süvarilerinin yandan hücuma geçtiklerini" anlatıyor. Daha sonra ekliyor:
 "İsyancılar, daha karşılarındaki piyadeye üstünlük sağlayamazken bir de süvari hücumuyla direşmek zorunda kaldılar. Bu beklemedikleri hamle karşısında bir hayli afalladılar, düşmanlarına hiçbir karşılık veremediler. Uçlarında birer süngü bile olmayan silahlarıyla süvari kılıcına karşı koymaya çalışıyorlardı ama ilk birliğin dağılması uzuna gitmedi. Son nefeslerini verenlerin vücut ısılarının düşmesi, mevcut hava koşulları sayesinde zor olmasa gerekti."

(http://imageshack.com/a/img69/6783/dmo0.jpg)

 Bu şekilde, ağır süvari baskısının getirdiği avantajla isyancıların sağ kanadı kırılmıştı. Artık düşmanın etrafı sarılabilirdi.
 Atlılar, önlerine çıkanı ezip geçtiler. Daha sonra, mücadeleye Hannover'den gelen ve arkada bekleyen Reichspolizei birlikleri de katıldı. Bu destek birlikleri, sadece üç yüz kadar süvariden oluşuyordu. Hafif silahlarıyla düşmanı kovalamak için en iyi seçenektiler.
 İsyancılar yenileceklerini anlayınca geri çekilmeyi denediler, ne var ki Avusturya askerleri düşmanın yakasını bırakmadı. Herkes açık bir görüşe sahip olduğu için, insanların nereye doğru gittiğini görmek de kolay oluyordu. Birçoğu da binaların yoğun olduğu bölgelere kaçıp izlerini kaybettirmeye çalışıyorlardı, ancak havanın durgun olması, karda bırakılan ayak izlerinin birkaç saat boyunca yerde kalmasına imkan veriyordu. Böylece büyük kitleler kolayca keşfedilip imha edilebiliyordu.


(http://imageshack.com/a/img600/9048/nxxz.jpg)

 Bu muharebeyle beraber, Avusturya'da süregelen monarşik hegemonya bir süre daha güvende olacaktı.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: ersin96 - 18 Şubat 2014, 07:58:08
Savaş anlatımın gerçekten iyi ama dediğim gibi çok savaş oluyor hikayende. :/
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Şubat 2014, 16:57:15
Savaş Resimlerinde Sancak Seçeneğini ve Kırmızı çizgiyi kapatabilirsin ayrıca Freidreich Weimar :D :D :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Şubat 2014, 17:23:59
Savaş anlatımın gerçekten iyi ama dediğim gibi çok savaş oluyor hikayende. :/
Keşke önüne geçebilsem ama campaign oynuyorum malum. Neyse, böyle isyan savaşlarını vs. artık ben de yazmayı düşünmüyorum.

Savaş Resimlerinde Sancak Seçeneğini ve Kırmızı çizgiyi kapatabilirsin ayrıca Freidreich Weimar :D :D :D
O yoksa senin General Friedreich'in soyadı mıydı? Eğer öyleyse söyle hemen düzelteceğim :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 18 Şubat 2014, 17:29:57
Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Paradiox1153 - 18 Şubat 2014, 17:34:52
güzell
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 18 Şubat 2014, 17:47:53
O yoksa senin General Friedreich'in soyadı mıydı? Eğer öyleyse söyle hemen düzelteceğim :D

Aynen ama düzeltme isim hakkını verdim gitti sana neyse dediğimi gibi Resimler ve anlatım  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 18 Şubat 2014, 17:59:40
Yine çok güzel ;)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 18 Şubat 2014, 21:58:10
Aynen ama düzeltme isim hakkını verdim gitti sana neyse dediğimi gibi Resimler ve anlatım  tebessum*
Yok ben onu düzelteyim, içimde kalır yardir* Yahu bu Fredreich Weimar bana tanıdık geliyor diyordum, sebebi belliymiş meğer yardir*
 Yorumunu esirgemeyen herkese çok teşekkürler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 19 Şubat 2014, 20:14:22
Yok ben onu düzelteyim, içimde kalır yardir* Yahu bu Fredreich Weimar bana tanıdık geliyor diyordum, sebebi belliymiş meğer yardir*
 Yorumunu esirgemeyen herkese çok teşekkürler.

Sen bilirsin Mein Kaiserim içinde kalacaksa eğer değiştir  tebessum*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 8: Dört Bir Yandan] [17.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 21 Şubat 2014, 17:54:19
Ara Bölüm 1: Baskın Öncesi

(http://imageshack.com/a/img534/4577/pgkn.png)

"Selamunaleyküm, ağam." dedi Halil Yüzbaşı. "Hünkarımızın emr-ü fermanı üzere, üç topçu alayı an itibariyle karargahımıza vardı. Asker Konstantiniyye'den bu yana yürümekte olduğundan ötürü çok yorgun, lakin emrinize amadeler."
 Yeniçeri Ocağı'nın başı Abdülhakim Ağa, Divan-ı Hümayun'un planladığı baskını komuta ediyordu. Üç bin kadar yeniçeriyle beraber Sofya önlerine gelen Abdülhakim Ağa, şehir garnizonu tarafından fark edilmemek için karargahı ormanda kurmuştu. Plan gereği, bir gün boyunca da arkalarından gelen topçu alaylarını beklemek zorunda kalmışlardı.
 Ağa'nın yüzü, Halil Yüzbaşı'yı gördüğünden memnun olduğunu belli ediyordu. "Aleykümselam, Halil. Venedik küffarıyla verdiğimiz mücadele zaferle nihayet bulduğundan beri görmemiştim seni."
 Bu doğruydu. Altı ay önce, Osmanlı orduları İstanbul'u geri alarak yönetimi tekrardan inşa etmişlerdi.
 "Siz cenk ederken ben de boş durmuyordum ağam." dedi Halil Yüzbaşı. "Ali Paşa beni de yanına kattı, ordusundaki yeniçeri alayına kumandanlık etmek için. Balyabarda'da tekrardan ezan sesi duyma şerefine nail olduk, bin şükür."
 Abdülhakim Ağa'nın güçlü kolları, yüzbaşının omuzlarını samimiyetle kavradı. "Helal sana, Halil. Şimdi Alman hadsizine gününü göstermenin vakti."
 Ağa, yere boylu boyunca uzanmış Bulgaristan haritasını gösterdi. "Görüyor musun?" diye sordu.
 Yüzbaşı, neyi görüp görmediğini anlamadı ama istifini de bozmadı. "Görmüyorum, ağam." dedi.
 "Alman neferi. Beş bin kadar küffar şehri savunuyor. Lakin henüz şehre yaklaştığımızı anlamadılar. Şu an akşamüstü olduğunu hesab edersek, askerimize de dinlenme süresi tanırsak eğer, en geç bu gece basacağız şehri."
 "Divan'ın fikri nedir ağam? Ne yapacağız?" diye sordu Halil Yüzbaşı.
 "Dinle o halde." Abdülhakim Ağa, kılıcının ucuyla Sofya'nın doğu kanadını haritada gösterdi. "Şu anda Nevski sırtlarındayız. Üç bin neferimiz var, kırk beş adet de topumuz. Önce, bulunduğumuz yerden topçu ateşine başlayıp şehri bombardıman edeceğiz. Bir şekilde dikkatlerini çekeceğiz. Sonra, bin beş yüz kadar neferi şehrin batı kanadına, Sveta'ya gizlice kaydıracağız. O birliğin başında sen olacaksın, Halil."
 "Başım yolunuz üstüne, ağam." dedi Yüzbaşı Halil.
 "Ve benden işaret bekleyeceksin," diye devam etti Ağa. "Emrim sana ulaşır ulaşmaz, birliğini alıp şehre sızacaksın ve küffarı arkadan vuracaksın. Ne zaman ki senin cenke kalktığını görürsek, biz de saldırıya geçeceğiz ve düşmanı avcumuzda ezeceğiz."
 Halil Yüzbaşı planı anlamış gibiydi. "Başka emriniz var mıdır, ağam?"
 "Var, yüzbaşı. Tugaya yeni katılan askerlere söyle, güzelce dinlensinler. Zira gece vakti, Allah yolunda göreve nail olacaklar."

Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Constable - 21 Şubat 2014, 19:22:53
Ellerine sağlık tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: omer56 - 21 Şubat 2014, 19:25:35
Yeni bölüm çok iyi olacağa benziyor.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: bannerlord - 21 Şubat 2014, 19:28:19
Çabuk gelsin bölüm  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 21 Şubat 2014, 23:42:36
 Yarından tezi yok yeni bölümün çalışmalarına başlıyorum, bu sadece çerez niyetine bir şeydi tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 22 Şubat 2014, 12:29:39
Bence de çok güzel dostum ama artık lütfen şu wikipedia usulünü bırak duygulara daha fazla yoğunlaş please :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 22 Şubat 2014, 16:37:56
Bence de çok güzel dostum ama artık lütfen şu wikipedia usulünü bırak duygulara daha fazla yoğunlaş please :D
Bunu sen istedin liseli. yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 22 Şubat 2014, 18:03:50
Bunu sen istedin liseli. yardir*

Evet Ben istedim liseli artık şu wikiyi bırak ve gerçek dünyaya dön film replikleri yardir* yardir* yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 19 Mayıs 2014, 17:08:42
 Farkındayım, uzun zamandır yeni bölüm gelmiyor ama hikayeyi bu yaz aralıksız sürdüreceğim. Son krizden sonra foruma temelli olarak girilemeyeceğini düşündüm, o yüzden hikaye çalışmalarımı bıraktım ama şimdi yine buradayım. Bu arada, 1705-1710 yılları arasındaki savaşları özet geçen bir de resim hazırladım.
 Çook yakında yeni bölüm geliyor arkadaşlar, hazır olun. Aşağıdaki 1. spoiler önümüzdeki bölüm hakkında size bir ipucu verirken, ikinci spoilerde resim var.
 
Spoiler
[close]

Spoiler
[close]
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Ara Bölüm: Baskın Öncesi] [21.02.2014] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Skywalker - 19 Mayıs 2014, 17:11:37
Başarılar diyelim o zaman  tbr* Umarım harika bir biçimde kaldığı yerden devam eder  tbr* Resim de iyi olmuş bu arada :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Duyuru - Yeni Bölüm Yakında!]
Gönderen: Independence23 - 22 Mayıs 2014, 10:43:04
Bölüm 9: Geist Harekatı

(http://imgim.com/4185incit1077026.png)

Prens Eugen, elde ettiği zaferlerle çoktan Alman halkının gönlünü kazanmıştı bile. Öyle ki; halkın Leopold ile Eugen arasında bir seçim yapması istense, tercihleri kesinkes Eugen?den yana olurdu. Başarılı general, bu gücü kullanarak istediğini yapma fırsatını elde etmişti.
 Eugen, sonunda istediği kudrete ulaşmanın verdiği güveni paylaşıyordu. Kurmaylarının tüm ?yapma? uyarılarına karşın, o 25 günlük yolculuğun ardından ordusuyla beraber Köln?e gelmişti bile. Bütün bunlara neden olan tek şey, Hessenli bir ulağın ölü halde bulunması ve bir de mektubun ele geçirilmesiydi. Vahşi bir hayvanın saldırısına uğramış, öleceğini anlayınca da mektubu yakarak imha etmek istemiş olmalıydı ancak kar, mektubun bir kısmının yanmadan kalmasını sağlamış gibi görünüyordu.
 Mektubun okunur kısmı bile Eugen?i dehşete düşürmeye yetmişti.

 
...henüz patlayıcıların yapımını bitirebilmiş değiliz. Zaten bu kadar büyük bir ordunun barut ihtiyacı had safhadayken, o yolu bu denli büyük miktarda patlayıcıyla tuzaklamak için kullanılacak barutu ancak elde edebildik. Bu sırada da casuslarımız Prinz-Feldherr?in düzenlenecek av sırasında ormanın hangi patikalarından geçebileceğini öğrenmeye çalışıyor. Bu sayede hedefi binbir parçasına ayırabilecek ve önemli bir sorunu ortadan kaldırabileceğiz.  Sonrasında dikkat etmemiz gereken tek şeyin, patlayıcıları tetikleyecek adamın farkedilmemesi...

 Cümle, burada bir parça külle beraber kesiliyordu. Mektubun sonrası tamamen alevlere teslim olmuştu.
 Prinz-Feldherr...
 Prens-Komutan.
 Eugen?in halk arasındaki lakabı.
 ?Ya şimdi, ya da hiç.? diye fısıldadı ve Köln?deki Hessen garnizonunu barındıran kaleye son bir bakış attı. Düzenli aralıklarla yankılanan çan sesleri, Hessen askerlerinin Avusturya ordusunu farkettiklerini gösteriyordu.
 Viyana?ya haber bile vermeden düzenlediği bu harekatı bir çırpıda bitirmek ve kendi elleriyle Hessen tahtına oturttuğu o kralın boğazına sarılmak istiyordu.
 
 70.000 yenilmezi ikinci defa Köln önlerindeydi. Topçuları önde bırakmış, bu sırada olası bir süvari hücumu için 12.000 askerini ileri hatta tutmuştu.
 Öngörüleri doğruydu. Topçu ateşi başladığı sırada gerçekleşen Hessenli süvari hücumları başarıyla püskürtülüyordu. Ancak topçuların canını sıkan asıl şey düşman değil, yeni imal edilen topların ikisinin hatalı üretilmesiydi. Bunlar ilk ateşlenmelerinde infılak ederek çevrelerine büyük zarar verdiler.


(http://imgim.com/4501incia6623313.jpg)

Bunun yanı sıra, kimi topların hedefleme araçları tamamen hatalıydı. Uzunluk ölçme aletleri birbirleriyle tutarsızlık gösteriyordu. Bazı topçu erleri içgüdülerine güvenmek ve surlara buna göre atış yapmak zorundaydılar.   
 
 Her şey Eugen?in istediği gibi gidiyordu. İlerideki 13.500 asker, 7.000 Hessen süvarisine karşı başarılı bir şekilde mevzilerini savunmuştu. Surun ön bölümünde yüksek koruma gerektirecek bir gedik açılmıştı. Artık Hessen ordusu dikkatini sur üstünde kalmaya değil, yerdeki gediği korumaya vermişti.
 Eugen?in planı yüksek oranda kumardan ibaretti. Duvarda açılacak büyük bir gediğin Hessen askerlerini surdan indirmeye yeteceğini düşünmüştü. Haklı da çıkmıştı doğrusu.
 Şimdiki aşama, hücum edebilecek tüm piyadelerin korunaksız olan surlara tırmanması ve stratejik üstünlüğü ele geçirmesinden ibaretti. Bu sırada, dikkati bir süre daha gedikte tutmak için üç tümenlik bir kuvvet de gedikten süngü hücumuna geçecekti. 1.500 atlıdan oluşan başka bir kuvvet de onlara burada destek olacaktı.


(http://imgim.com/8898incim7371737.jpg)

13.000 Avusturyalı gedikten içeriye daldı ve kıyamet gibi bir gürültü ortalığı sardı. Bağrışmalar, acı içinde yere düşenlerin haykırmaları, feryatları... Bu sırada, 55.500 kişilik koca bir kuvvet de surlara çıkma çabası içindeydi. Hessen komutanlığı hala asıl tehdidin nereden geldiğini kestirememiş gibiydiler. Avusturya kuvvetleri birer ikişer surlarda belirdiğinde ve sayıları artık karşı konulamayacak derecede arttığında anlamışlardı: Tuzağa düşürülmüşlerdi. Asıl mesele surları ele geçirmekti ve onlar bunu yapmak istiyorlardı.

(http://imgim.com/4295incih4802333.jpg)

Gediğe giren Avusturya kuvvetleri artık bir hayli yıpranmıştı. Geri çekilmek zorundaydılar. Burada Avusturya süvarileri, iri mızraklarıyla savaş alanına daldılar. Önlerine çıkan birçok şeyi yok ediyorlardı. Ancak bölgedeki durum yine de Tanrı?nın kimden yana olacağına kalmıştı. Eugen, aradaki farkı kapatmak için muhafızlarıyla birlikte bölgeye gidip göğüs göğüse savaşmaya karar verdi.
 Bu sırada karşı atağa geçen Hessen birlikleri, sur üstünde etrafı sarılmış bir biçimde ölümüne savaşıyorlardı. Hiç umutları yoktu artık, hiçbir şey Avusturya zaferini engelleyemezdi. Yukarıdan yapılan tüfek ateşine yerdeki Hessenliler karşılık vermeye çalışıyordu ama bunun da bir faydası yoktu.


(http://imgim.com/8538incii5716903.jpg)

Gediğe doğru son bir hücum denemek isteyen Eugen?in kuvvetleri, bu sefer son bir baskıyla dışarıya atıldı. Ancak asıl kuvvetler başlarının tam üstünde duruyordu ve bitirici darbenin vurulması an meselesiydi. Artık Avusturya askerleri yavaş yavaş aşağı inmeye başlıyorlar, burada düşmanı geniş bir hatta tüfek ateşine tutuyorlardı. Bunun yanı sıra yukarıdan da ateş açan Avusturyalılar, zaferi güvence altına çoktan almışlardı.

(http://imgim.com/4503incib2254125.jpg)

Göreceli olarak büyük bir zafer alan Eugen, ne yazık ki ordusunun yarısını toprağa gömmek zorunda kalmıştı. Ancak buna karşın, 58.500 kişilik düşman ordusunun tamamı yok edilmişti. Eugen, oynadığı kumarı kazanmıştı. Eğer bu savaşta başarısız olsaydı, hem kaybettiği ordunun verdiği çaresizlik hem de Leopold?un hışmıyla karşı karşıya kalırdı. Ama bu yaptığını bir açıdan doğru buluyordu. Hessen onun ölümünü istemişti ama o, karşılarına koca bir orduyla çıkmıştı. Bu durumda, öyle ya da böyle kendilerine ihanet edeceklerdi. Sadece Eugen?in bundan yarın değil bugün haberi olmuştu.

(http://imgim.com/5489incir958540.jpg)

Ne olursa olsun, Leopold'u iyi haberler beklemiyordu.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Pain - 24 Mayıs 2014, 12:15:48
Hikaye güzel, En sevmediğim iki ülkeden birisi Avusturya dır. neden sevmıyorum bilmıyorum  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 24 Mayıs 2014, 15:14:25
Hikaye güzel, En sevmediğim iki ülkeden birisi Avusturya dır. neden sevmıyorum bilmıyorum  kah*
Tarihi meselelerdendir o yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Pain - 24 Mayıs 2014, 16:01:31
Prusyaya olan sempatimden kaynaklaniyor olabilir  yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Constable - 24 Mayıs 2014, 16:11:03
güzel bir bölümdü ellerine sağlık  tbr*

En sevmediğim iki ülkeden birisi Avusturya dır. Prusyaya olan sempatimden kaynaklaniyor olabilir yardir*

(http://theselfemployed.com/wp-content/uploads/2013/03/threethings.jpg)
(http://www.pomegranatepresents.co.uk/assets/Aprils-photos/_resampled/croppedimage440300-you-are-always-right-bl.JPG)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 24 Mayıs 2014, 17:46:09
güzel bir bölümdü ellerine sağlık  tbr*
Sağolasın kanstıbılcım tebessum*
 Niye Avusturya'nın bu kadar çok sevmeyeni var anlamadım, zevkli ülke halbuki dov*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Pain - 24 Mayıs 2014, 17:59:10
En kötü hat piyadesi Avusturyada, ve tüfekçileri çok kötü,tek begendiğim birimi Macar süvarisi geri kalanı peş para etmez tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Jaguar - 24 Mayıs 2014, 18:03:26
avcıları güzeldi ya avusturyanın?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 24 Mayıs 2014, 18:04:19
En kötü hat piyadesi Avusturyada, ve tüfekçileri çok kötü,tek begendiğim birimi Macar süvarisi geri kalanı peş para etmez tbr*
Doğru en kötüleri Avusturya'da, çünkü sayıları dörtte bir oranında diğer hat piyadelerinden daha fazla.

avcıları güzeldi ya avusturyanın?
Evet. Geç dönemde Windbüsche'ler acayip iyi oluyor, çünkü yürürken görünmez olabilme özelliğine sahipler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Pain - 24 Mayıs 2014, 18:23:43
En kötüler Rus hat piyadeleri, sonra Avusturya, sayı olarak avantajlı gozukebiliyorlar fakat bence kuru kalabalıklar. Prusya'nın Jaeger ve superior line inf leri ezip gecıyor, normal line inf bile arasında 2 puan oynuyor, moralleri 5 oldukça zayıf hemen bayrak çekiyorlar ve cok sınır bozucu.

Avusturyayı sevmemem ile ilgili birçok bahane sebep sıralayabilirim, fakat hıkayen güzel  konu dısı pek yazmak ıstemıyorum  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: [Haccı]Emmi - 24 Mayıs 2014, 20:14:21
Bu hikaye hala devam ediyomu ya

okadar aradan sonra okuyum bare
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 24 Mayıs 2014, 20:30:38
Bu hikaye hala devam ediyomu ya

okadar aradan sonra okuyum bare
Şu kriz döneminden sonra geçici bir süre forumu bırakmıştım, o yüzden yeni bölüm gelmemişti hiç. Şimdi tam gaz devam. tbr* tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: [Haccı]Emmi - 24 Mayıs 2014, 20:39:29
Şu kriz döneminden sonra geçici bir süre forumu bırakmıştım, o yüzden yeni bölüm gelmemişti hiç. Şimdi tam gaz devam. tbr* tbr*

Kriz dediğin forumun kapanmasımı yoksa ben yokken savaşmı çıktı?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 24 Mayıs 2014, 20:48:26
Kriz dediğin forumun kapanmasımı yoksa ben yokken savaşmı çıktı?
Forum kapandı ya işte.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: gancev50 - 25 Mayıs 2014, 19:56:03
güzel olmuş  tebrikler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: jua - 15 Haziran 2014, 14:05:01
devamı yok mu
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 15 Haziran 2014, 15:18:12
 Yazıyorum 10. bölümü merak etmeyin yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: jua - 15 Haziran 2014, 16:09:10
harita paylaşırsan iyi olur. hiç harita paylaşmamışsın
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 15 Haziran 2014, 18:25:33
harita paylaşırsan iyi olur. hiç harita paylaşmamışsın
Tamam, bölümün sonunda da son sınırlara dair harita gelecek tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: bannerlord - 15 Haziran 2014, 18:51:35
avusturya basit ülke ya  pff*
1708 de short campaing'i bitirdim h/h de  pacoz*

şaka bi yane güzel yazıyorsun da 1 aydır bölüm gelmedi neredeyse.  ehi*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 15 Haziran 2014, 20:07:22
Kafamda deli planlar var oğlum. Sonraki 1-2 bölümde çok ciddi mevzular çıkacak.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: The Last Noble - 17 Haziran 2014, 17:40:11
İnş. bir iki gün içinde 10. bölüm çıkar ask*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 17 Haziran 2014, 19:17:58
İnş. bir iki gün içinde 10. bölüm çıkar ask*
Yazıyorum şu an sakin olun yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: BarbarionRome - 18 Haziran 2014, 16:32:00
Takip.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 18 Haziran 2014, 19:06:44
 Teşekkürler ask*
 Merak edenlere: Korkmayın, geliyor, sabredin... Zaten şu aralar 1-2 gün içinde "Diplomasi Rehberi"mi de yayınlamayı düşünüyorum, o yüzden acele etmeyin. Aynı tarihte yeni bölüm de gelecek.
Başlık: Re: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: omer56 - 24 Haziran 2014, 21:25:44
5. gun sonunda hala yeni bolum yok. Artik gelmeli yeni bolum
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 25 Haziran 2014, 11:26:41
 Bitmek üzereeee yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Dark Heart - 25 Haziran 2014, 13:07:54
Adam yazıyor beyler çekilin.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: Independence23 - 25 Haziran 2014, 17:50:21
Bölüm 10: Eugen ist Österreich!


(http://i.imgur.com/mg90I57.png)

Leopold, sarayın en yüksek balkonuna çıkan koridora henüz girmişti. Arkasından da kendine kayıtsız şartsız iman etmiş kabinesi geliyordu. Az önce gergin bir toplantıdan çıkmışlardı ama haberler gayet iyiydi. Leopold Wertheim?ın 27.000 kişilik ordusu Sofya?yı Türklerden geri almış, emredildiği üzere Yunanistan?ı da işgale başlamıştı. Elbe Nehri?nin kuzeydeki tüm geçiş noktaları tutuluyor, 55.000 İsveç askerinin Elbe?nin doğu kanadına doğru yürüyüşü kontrollü şekilde takip ediliyordu. Ancak Eugen?in başıbozukluğu tüm planları altüst etmişti. Eugen?in nasıl saçma bir mektuba inanıp koca bir eyaleti ele geçirmeye yeltendiğini aklı almıyordu.
 Artık bunları düşünmeye gerek yoktu. Kaiser nihai kararını vermişti bile.
 Leopold balkonda göründü. Kendisine secde bile etmeye dünden razı yüzbinler yine huzuruna çıkmıştı. Şakşakçılar, hainler, ikiyüzlüler, komplocular ve daha niceleri de o insan denizinin içindeydi belki de. Leopold bunları düşünmemeye çalıştı, söyleyeceklerine odaklandı.
 ?Ey bu topraklar gibi mülküm olan halk! Buraya, sizlere gayet büyük ehemmiyet taşıyan bir kararımı dile getirmeye geldim.?
 Gürültü dindi. Öyle ki, sinek vızıldasa duyulacak hale gelene dek herkes sustu.
 ?Halkımdan ve ordumdan istediğim iki şey vardı. Birincisi üstün hizmetti, tüm benliğinizle bu yüce imparatorluğa ve kralınıza hizmet etmeliydiniz.?
 Ses çıkmadı. Leopold, halkını yeterince gayter göstermemekle suçluyordu.
 ?İkincisi ise mutlak sadakatti. Ordum bana sadakatle bağlıdır diye düşünürken, sizin çok yakından tanıdığınız birisi bana ve sizlere ihanet etti. Kim o biliyor musunuz??
 Yine cevap gelmedi. Lakin yüzlerde merak değil öfke vardı. Tepelerinde duran illet adama öfkeyle bakıyorlardı.
 ?Prens Eugen, Savoya Dükalığı?nın varisi ve yenilmez ordularımın kumandanı. Emrime itaat etmedi. Görev alanını terk ederek ve bizi diğer uluslara düşman ederek irademe karşı geldi. Ordusunu kimseye sormadan başka ulusların toprağına soktu. Elbette cezası ağır olmalıydı.?
 Halkta fısıldaşmalar başladı. Kimse yerinde duramıyordu, meydanı çevreleyen Reichspolizei askerlerine hışımla bakıyorlardı şimdi.
 ?Her şeye rağmen, geçmişte yaptığı büyük işler ve üstün başarılardan ötürü canını bağışladım. En uygun cezanın tüm ünvanlarını ve rütbelerini elinden almak olduğunu gördüm.?
 Artık insanlar kendilerini çevreleyen askerleri itip kakmaya başlamışlardı. Kibriti yakan asıl olay ise, bir askerin dayanamayarak süngüsünü bir adamın kalbine saplaması oldu.


(http://i.imgur.com/MyatLg4.png)

 Tüm insanlar düşman olarak gördükleri ilk kişiye saldırmaya çalıştılar. Ne var ki daha çok Reichspolizei askeri geliyordu meydana. ?Eugen ist Österreich! (Eugen Avusturya?dır!)? diye bağırmaya başlayan daha kaç tane insan ölür bilinmezdi. Ama kesin olan tek bir şey vardı: Leopold?un iradesi sarsılıyordu.
 Kaiser gerisin geri balkondan çıktı ve sessizce yürümeye başladı.


(http://i.imgur.com/SlfOxmd.png)

 Kuzey Ordular Grubu?nun başkomutanlığına yeni atanan Gregor Zimmermann, İsveç ordularının öncü güçlerini kıracak bir planı yürürlüğe sokmuştu bile. Aslında bu fikir Prens Eugen?e aitti ancak o, emrindeki 1. Ordu ile beraber Köln?e yürüyüşe geçince grubun komutanlığı da Zimmermann?a kalmıştı.
 Plan gereğince; Zimmermann?ın komutasındaki 2. Ordu Hamburg?daki geçişi, Felix Peters?in ihtiyat tümenleri de biraz doğudaki Dannenberg Köprüsü?nü tutmuşlardı. Amaç, İsveç kuvvetlerini en doğudaki köprübaşı olan Helmstedt?ten geçirip Braunschweig yolunu takip ettirmeye zorlamaktı.


(http://i.imgur.com/ZJVpGzp.jpg)

 Tam o sırada, çadıra General Peters?in kurmaylarından biri girdi. Asker selamını verir vermez, Zimmermann?ın yanına geçti ve haritalara bakmaya başladı.
?Merhaba asker.? dedi Zimmermann. ?İsveçliler geldiğimizi anlamış olmalı. Her şey hazır mı??
  Kurmay albay bir süre düşündü. ?Ajanlarımız İsveç ordusunun durumunu gayet sıkı bir araştırma yaparak bana ilettiler. Yaklaşık 55.500 kişilermiş, yanlarında dört topçu alayı getirmişler.?
 ?Şeytanlar!? diye lanet okudu Zimmermann. ?Akıllarınca Hannover?e girmeye çalışacaklardı... Eugen?in planı işe yaramış gibi görünüyor.?
 ?Evet efendim. İşte şimdi üzerlerine yürümeliyiz. Zaten onları sayıca ikiye katlıyoruz.?
 Zimmermann karamsar bakışlarını kurmay albayın üzerine çevirdi. ?Eile mit weile, mein Sohn (Acele işe şeytan karışır, oğlum). Onları yavaş yavaş parçalayacağız. İlk önce iki tümenle hücum edip sol kanatlarını parçalayacağız, daha sonra kıskaç hareketiyle hepsini yok edeceğiz.?
 Asker niye kendine oğlum diye hitap edildiğini anlamamıştı ama ?İyi şanslar, efendim.? diyerek çadırdan çıktı.

 Bir saat sonra iki ordu karşı karşıya geldi. Gerçekten de 117.600 Avusturya askeri, İsveç istilasını kırmak için karşı saldırıya geçmişti.


(http://i.imgur.com/aUiKLYv.jpg)

 İsveç ordusu, topçularını kritik noktalara yerleştirmişti. Zimmermann, topyekün saldırıya başlanmacan önce bu hedeflerin yok edilmesi gerektiğini bilecek kadar askerdi. O halde sol kanattan gönderilecek iki piyade tümeni bu iş için yeterli olurdu. Eğer İsveçliler bu topların arkasına yerleşecek ve burada bir savunma hattı kuracak olsaydı, Avusturya ordusunun işi çok daha zor olacaktı.

(http://i.imgur.com/4eO09Aw.jpg)

 İşin kolay kısmı sona ermişti. İki adet piyade tümeni, topçu alaylarını mevziden kaçırmak için yeterli olmuştu.
 Meydanın boşaldığını gören Zimmermann, ordusuna yeni bir düzen alınması yönünde emir verdi. Plan, sayısal üstünlüğü kullanarak savaşı geniş bir alana yaymak ve İsveç ordusunu yavaş yavaş, parça parça yok etmekti. Böylece İsveç ordusu, sayıları az olduğu için kuvvet bakımından daha seyrek bir hat oluşturmak zorunda kalacaklardı. Bu da düşmanın çok daha kolay bir şekilde dize getirilmesi anlamına geliyordu.


(http://i.imgur.com/wfL0ghz.jpg)

 En sonunda, Avusturya ordusunun düşmana kanatlardan saldırmasıyla savaş başladı. İki tarafın merkezi de henüz savaşa başlamamıştı, bu aslında Almanların işine geliyordu. Böylece düşmanı daha az zaiyatla kıstırabileceklerdi, bu da rahat bir zafer ve Danimarka eyaletini hızlıca istila etmek için bir şans demek oluyordu. Bu sayede Zimmermann, düşmanı ilk olarak kanatlardan eritmenin önemini çok daha iyi anlıyordu.
Bu sistematik saldırının meyvesini güzelce toplayan Almanlar, bozulan İsveç hatlarına süngü taarruzuna başladı. Artık İsveç?in istila planı tamamen çökmüştü. Tabii Alman ordusunun bu başarısında istihbarat teşkilatının ve Eugen?in gayet yaratıcı planının da büyük payı vardı.
 Bu savaştan sonra, Alman genelkurmayı orduda bulunacak hafif süvarilerin gerekliliğini daha iyi anladı. Piyadeler göğüs göğüse çarpıştıktan sonra bir de düşmanı kovalamakta sıkıntı yaşıyorlardı.


(http://i.imgur.com/HMvrXWw.jpg)

 Üstelik Kuzey Ordular Grubu?nda hiç süvari bulundurulmamış olması şeklinde bir sorun da vardı. Artık Almanlar sadece savaşmakta değil, ordu kurmakta da tecrübe ediniyorlardı.
 Avusturya orduları 6.000 kayıp vererek savaşı galip olarak bitirdiler. İsveç ordusu ise yıpranmış üç tümeniyle birlikte geri çekildi. Oysa ki Hannover?e hareket eden ordu tam on dokuz tümenlik büyük bir kuvvete sahipti. İsveç, ölüme sürüklediği on altı tümenin acısını sonradan çok çekecekti.


(http://i.imgur.com/rJINVNs.jpg)

 Zimmermann?ın komutasındaki 2. Ordu ve Felix Peters?in ihtiyat birlikleri 8 Mayıs?ta Neumünster?e, 20 Mayıs?ta da Odense?ye girdiler ve burada ileri bir savunma hattı meydana getirdiler. Artık Avusturya orduları karşı saldırıya geçmiş, Danimarka?nın yarısını istila etmişti. Eğer Kopenhag düşerse İsveç büyük bir darbe almış olurdu. Tabii bütün bunlar harekatın komutanı Zimmermann?ın cesaretine ve zekasına bağlıydı.
 Alman Kurdu Harekatı başlayabilirdi.


(http://i.imgur.com/y74Vq2u.jpg)


Spoiler
[close]
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 9: Geist Harekatı]
Gönderen: SultanAhmetPaşa - 25 Haziran 2014, 17:53:12
Eline sağlık  tbr* çok güzel yazmışsın.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Dark Heart - 25 Haziran 2014, 19:35:56
Eline sağlık sıkılmadan okudum.Romanı en başından okuyacağım.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 25 Haziran 2014, 21:32:56
Eline sağlık sıkılmadan okudum.Romanı en başından okuyacağım.
Sağol Ceyhun, inşallah Alamanca'dan kalmamışımdır yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: [Haccı]Emmi - 25 Haziran 2014, 21:36:14
Sağol Ceyhun, inşallah Alamanca'dan kalmamışımdır yardir*

Almanca'yı bilmemde Alamanca diyerek türkçeden kaldın  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 25 Haziran 2014, 21:48:06
Almanca'yı bilmemde Alamanca diyerek türkçeden kaldın  kah*

uz* uz* uz* uz* uz*

(http://i.imgur.com/vaJrrk8.jpg)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Dark Heart - 26 Haziran 2014, 14:00:29
Sağol Ceyhun, inşallah Alamanca'dan kalmamışımdır yardir*
Yok,hatan yok.

Ayrıca aslında ''Eile mit weile'' Türkçe bir anlama sahip değil. Yani onu çeviremezsiniz,ancak Almanlar da bunu ''Acele iş ters gider.'' anlamında kullandığı için ''Acele işe şeytan karışır.'' sözü uyumlu olmalı.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 26 Haziran 2014, 15:25:33
 He tamam. Böyle Almanca bir şey yazarken "ulan hatalı yazmayım da Ceyhun bir şey demesin" diye tribe giriyom artık pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Dark Heart - 26 Haziran 2014, 15:43:09
''Rezil olmayak da,dur bir translate'den de kontrol edeyim,şimdi Ceyhun bir şey der.''  pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 26 Haziran 2014, 18:16:25
''Rezil olmayak da,dur bir translate'den de kontrol edeyim,şimdi Ceyhun bir şey der.''  pff*
Doğru valla yardir* yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: [Haccı]Emmi - 26 Haziran 2014, 23:14:35
Pis almanlar doluşmuş yine

İndependence alma şu illuculeri ya  kah*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 27 Haziran 2014, 15:37:39
Pis almanlar doluşmuş yine

İndependence alma şu illuculeri ya  kah*
Burası tarafsız konu beyler illucu tapınakçı suikastçi ateist şeriatçı kiralık katil vs. her kimse gelebilir.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 26 Ocak 2015, 09:18:48
 Gözünüz aydın beyler, save dosyasını dizüstümün ücra köşelerinde buldum. Hikayeye devam yardir* En yakın zamanda yeni bölümü paylaşacağım.
Başlık: Re: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: omer56 - 26 Ocak 2015, 10:14:48
Ooo iyi. Ne zaman gelir yeni bölüm
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Faramir - 26 Ocak 2015, 12:48:04
Tebrik ederim kanka bizim hikaye tutmadı inşallah bu tutar...
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 26 Ocak 2015, 12:59:16
 Sağolun beyler yardir* Bugün yarın gelir herhalde yeni bölüm.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: wonderful004 - 26 Ocak 2015, 13:10:58
takipteyiz o zaman, bölümleri baştan okuyayım  kirp*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 19:57:32
Spoiler
[close]



Bölüm 11: 16. Infanteriedivision

(http://i.imgur.com/MYoL6Ib.png)

(http://i.imgur.com/y8WBgWt.jpg)


 “Ne yapacağım hiç bilmiyorum.” dedi Gregor Zimmermann, astı olan Gerhard Unger’e dönerek. “Sorumluluğum artık çok daha büyük. Eugen’ın tüm ünvanları ve rütbeleri elinden alındı. Ve işte buradayım, Kuzey Ordular Grubu komutanı olarak.” Yüzünü General Unger’in tam aksi yöne, çadırın girişine döndü. Girişte iki tane muhafız dalgın bir şekilde nöbet bekliyordu. “Bu karargah çadırı, bu bulutlu hava, onbinlerce askerim... Hepsi üzerime üzerime geliyor, Gerhard. Geceleri kabuslarıma giriyorlar.”
 General Unger bir şey demedi.
 Zimmermann yüzünü hızla Unger’e geri döndürdü. “Başarabileceğimden endişeliyim, anlıyor musun? Bunu başabileceğimden endişeliyim. İsveç ordusu çok büyük ve bizden sadece beş saatlik yürüyüş mesafesi kadar uzaktalar.”
 “Haksız değilsiniz, efendim. Lanet olsun ki, Tanrı olacakları bize son ana kadar söylemiyor.” Unger, krem rengi dar pantolonunu şöyle bir düzeltti. “Belki biliyorsunuzdur, ben bir zamanlar Leipzig Paktı Ordusu’nun komutanıydım.”
“Ah, sanırım Münih’e giren ordudan söz ediyorsun.”
 “Hayır. Münih’i kuşatan ordudan.”
 İkisinin de yüzü memnuniyetsizce buruştu.
 “O zamanlar, emrime çok güçsüz bir ordu verilmişti.” diyerek anlatmaya başladı Unger. “O sıralar hükümet tamamen Strazburg’daki kuşatmaya odaklanmıştı. Hannover’i işgal etmek için de başka bir ordu toplanıyordu. Benim görevim ise öncelik sırasındaki en son harekattı. Genelkurmaydan aldığımız emirle Münih’i kuşattık ancak onlar yarma harekatına girişti. Ordum fena halde yıprandı ama düşmanın kayıpları daha ağırdı, sonunda geri çekildiler. Bu arada biz de taarruz gücümüzü kaybetmiştik. Sayıları artık daha azdı ama hala stratejik bir konumu savunuyorlardı.” Derin bir nefes, Unger’in boğazında huzursuzca dalgalandı. “Karl Klein’ın destek birliklerini beklemek zorunda kaldık. Hayatımın birkaç yılını böylece diken üstünde geçirdim, düşmandan her gün biraz daha korkarak.”
 Bir süre sessizlik oldu, sanki dışarıdaki onbinlerce asker bile nefesini tutmuş karargah çadırını dinliyordu.
 “Leopold Wertheim Mora’yı Türklerden temizlemiş.” Zimmermann konuyu öyle bir hızla değiştirdi ki Unger'in gururu kırıldı. “Sıradaki hedef İstanbul mu sence?”
 “Bilmiyorum.” dedi Unger, sesindeki üzgünlüğü belli etmemeye çalışırken. “Türkler Venedik’i İstanbul’dan attıklarından beri çok yorgunlar. Güçsüz düştüler ama her şey Kaiser’in emirlerine bağlı.”

 
(http://i.imgur.com/aAsZzUH.jpg)
   
 
 “Doğru söylüyorsun.” Zimmermann sanki astıyla değil de eşit rütbedeki bir askerle konuşuyormuş gibi “Artık orduların durumunu son kez gözden geçirelim.” dedi. “Bu muharebe, malesef savaşın dönüm noktası olacak.”
 Çadırı terkettiler ve neredeyse tamamen boş olan diğer çadırların yanından geçtiler. Ordunun tamamen doldurduğu bir düzlüğe çıktıklarında Zimmermann, tıpkı emrettiği gibi herkesi içtima düzeninde buldu. Savaş ekipmanları muharebe biraz sonra başlayacakmış gibi titizlikle hazırlanmıştı. Birçok savaş yaşamış olanından en deneyimsizine kadar 130.000 asker dikkatle saflara dizilmişti. Kimi at üstündeki süvarilerdi, kimi de ellerinde uzunca birer tüfek taşıyan piyadeler.
 Zimmermann ve Unger, bölgeye at sırtında değil ayakları üzerinde geldiler. Bu sırada tümen komutanları “Asker, selam dur!” diye işaret etti. Ardından rütbeli rütbesiz onbinlerce askerin “Heil!” diyerek haykırışı dört bir yana yankılandı.
 Başkomutan “Soldaten, rührt euch! (Asker, rahat!)” diye emir verene kadar tüfekler omuzlardan inmedi.
 2. Ordu’nun gözde birliği 16. Piyade Tümeni’nin komutanı Albay Anton Friedberg, hızlıca Zimmermann ve Unger’in yanına koşturdu. Yüzündeki ifade adeta havadaki gerginliğin bir nişanesiydi, yüz hatları garip bir şekilde kasılmıştı ve omuzları gergindi.
 “Sıkkın görünüyorsunuz efendim.” dedi Zimmermann’a beklenmedik bir samimiyetle. “Keşke dinlenmeye biraz fırsatınız olsaydı.”
 “Bazen vatan için fedakarlık yapmak gerekir.” diyerek duruma açıklık getirdi Unger. “Bir parça uyku, bir damla kan, bazen de tüm bir hayat.”
 Gerhard Unger tekrardan kendine sıkı gelen pantolonunu düzeltti. “Ordunun durumu ne?”
 Konuşmak için derin bir nefes aldı Friedberg. “İki hafta önce ulaşan yirmi bin kişilik takviye kuvvet ile beraber, 2. Ordu’nun mevcudu 73.200 ve 3. Ordu’nunki de 56.800'e ulaştı. 1. Ordu ise malum...”
 “Prens Eugen komutasında, Köln’de. Biliyoruz.” Zimmermann daha fazla konuşmadı.
 “Evet, batıyı savunmak için orada kalıyor.” dedi Albay Friedberg.
 “Batıyı savunmak için mi?” diye sordu Zimmermann şaşkınlıkla. “İsveç yeni bir çıkarmaya mı hazırlanıyor?”
 “Hayır, efendim.” Friedberg’in yüzü rahatladı, sıra ağzındaki baklayı çıkarmaya geldi. “Az önce bir haberci geldi. Hollanda savaş ilan ettiğini bildirmiş. Prens Eugen’in ordusu Ren Nehri hattını savunmak üzere Köln’de konuşlanmış.”


(http://i.imgur.com/p5VYiKZ.jpg)

 “Ama Eugen görevden alınmıştı?” Unger yerinde bir soru sordu. “1. Ordu kimin komutasında?”
 “Hala Prens Eugen’in komutası altında. Münih’ten gelen komuta devir heyeti Köln'den silah zoruyla çıkarılmış.” Albay Friedberg’in nefesi titriyordu artık. “Korktuğumuz başımıza geliyor. Bir iç savaş yaklaşıyor, efendim. Görünüşe göre Prens Eugen, Kaiser’den bağımsız bir şekilde Ren Nehri’ni savunacak.”


(http://i.imgur.com/FDzQHhf.png)

 2. ve 3. Ordu, Gregor Zimmermann komutasında hızlıca Elbe Nehri’nden karşıya geçmeyi tercih etti. Zimmermann biliyordu ki, köprübaşı gibi savunma avantajı elde edeceği bir noktada konuşlanırsa İsveçliler asla saldırmazdı. İsveç ordusu ile savaşmak istiyorsa Elbe’nin karşı tarafına geçmeli ve onları burada beklemeliydi.
 Rosengarten’den Ahrensburg’a yüksek tempoda yürümek dört saatlerini almıştı. İsveç ordusu yakın zamanda bölgeye gelecekti, Zimmermann bunun bilincindeydi. Bu yüzden Ahrensburg’a varır varmaz ordusunu savaş pozisyonuna sokmuştu. Kuvvetlerine soluklanmak için zaman verirken bir yandan da onlara hitap edecekti.
 Çok geçmeden ordusunun karşısına çıktı. “Soldaten! Hört mir zu! (Asker! Beni dinle!)” diye seslendi her bir askere. “Alman halkının tek muhafızları! Bugün bir halkın kaderini avuçlarınızda tutuyorsunuz. Kuzeyliler çok kez topraklarımızı istila etmeye kalkıştılar, her seferinde de onları dağ içlerine oydukları ayı inlerine geri yolladık. Bundan iki yıl önce, onlar vatanımızın karlarını kendi kanlarıyla kırmızıya boyarken, biz ise her yerde birikmiş İsveçli cesetlerini soğukkanlılıkla seyrediyorduk.” Kılıcını çekip havaya kaldırdı, bir yandan diğer eliyle atını zapt etmeye çalışıyordu. “Ve işte, yüzyıllar sonra nihai amacımıza ilk defa bu kadar yakınız! Rostock’ta Marschieren in Berlin marşı haykırılırken, Köln sokaklarında Ein Ziel ist das Sieg’i söyleyen askerlerimiz yürüyor! Sırbistan’daki demir madenlerinde işçiler emirlerini Alman amirlerinden alırken, Atina’da yetişen üzümler dosdoğru Viyana’ya gidiyor! Tüfeklerimizi Bavyera’daki fabrikalarda üretirken toplarımızı Prag’da döküyor, atlarımızı Bulgaristan’ın geniş düzlüklerinden getiriyoruz! Buğday kağnılarımız Hırvatistan’dan dört yana akarken, yediğimiz lezzetli ton balıklarını Bremerhaven kıyılarından avlıyoruz! Viyana’daki genelevleri Romanyalı kadınlar beslerken bizler bütün bunların keyfini sürüyoruz! Dünya en sonunda ayaklarımızın altına serilmişken birkaç tane mağara adamının bunu bozmasına izin veremeyiz!”
 İsveç orduları yaklaşık iki kilometre kadar karşıda mevzilenmiş halde dururken, Avusturyalı askerlerin barbarca denebilecek savaş naralarına anlam vermeye çalışıyorlardı.


 Kuzey Ordular Grubu’nun savaş surası, birazdan başlayacak muharebeyi son kez müzakere etme fırsatı buldu. Bütün tümen komutanları çadıra doluşmuş, içerideki havayı süratle tüketiyorlardı. Yuvarlak masayı çevreleyen herkesin sinirleri gitgide geriliyor, farkındalığı artıyor ve buna bağlı olarak tepkileri sertleşiyordu. Çadırın girişinde savaş şurasının ve onları koruyan muhafızların beyaz atları bekleşiyor, havadaki gerginliğin kokusunu alıyormuş gibi burun deliklerini hızlıca açıp kapatıyorlardı.
 Yine de herkes ilk Zimmermann’ın konuşmasını bekliyordu. Başkomutan bunu fark edip “Planı defalarca çalıştık.” deyiverdi ansızın. “Ancak coğrafyaya göre biraz doğaçlama yapmamız gerekecek. Savaş alanının batı tarafı oldukça düzlük ve siperden yoksun bölgeler. Doğuda ise savunucusuna avantaj sağlayacak birtakım yüksek bölgeler var. Düşman takviyelerinin ana kuvvetlerle bağlantıları da büyük ölçüde bu noktalardan geçiyor. İlk hedefimiz, düşman hattının gerisine sarkarak buraları ele geçirmek ve ne pahasına olursa olsun savunmak. Böylece yardıma gelecek İsveç tümenlerinin önünü de kesmiş olacağız. Bu iş için, Albay Friedberg’e 16. ve 9. Piyade Tümenlerini  veriyorum. Harekat için iki piyade ve bir humbaracı tümenini de arkada ihtiyat birliği olarak tutacağız.” Zimmermann tam karşısında kalan Friedberg’e döndü, onun üzerine dikilmiş yarısı kibirli, yarısı acıyan bakışları fark etti. “Albay, takviye kuvvet istemek için tek yapman gereken şey buraya bir ulak göndermek. Tepelik bölgeyle ana kuvvetlerimiz arasında beş dakikalık koşu mesafesi bulunuyor.” Başkomutan, ellerini son cümlesini söylemek için masaya yasladı. “Kanatlardaki birlikler de ne yapacaklarını biliyor. Daima düşmanın etrafını sarmak için bir fırsat kollayın. Umarım Tanrı yanınızda olur.”
 “Ben Tanrı’ya inanmıyorum efendim.” Herkesin kafası aynı anda Binbaşı Fuchs’a doğru döndü. Kimse böyle bir yanıt beklemiyordu.
 Buna karşın Zimmermann’ın tavrı netti. “Sen aklını kaçırmış olmalısın. Tanrı arkada bulundurabileceğin en iyi ihtiyat birliğidir.”

 106.000 kişilik İsveç Sefer Orduları’nı, Elbe Nehri’nin kuzeyindeki Ahrensburg kasabasında mevzilenmiş 130.000 askerden oluşan Kuzey Ordular Grubu karşılamıştı. Bizzat Zimmermann’ın komutasındaki 2. Ordu düşmanla yüzleşecek ilk kuvvetti. Gerhard Unger’in 3. Ordu’su, olası bir ricat sonucunda savaşa dahil olmak için hazırda bekliyordu.


(http://i.imgur.com/IIA3Wmb.jpg)

 Çadırdan içeriye nefesi kesilmiş bir asker dalana dek herkes soğukkanlılığını korudu.
 Dışarıdan gelen bir at hırlaması, içeriye giren askerin bir ulak olduğu ihtimalini doğruluyordu. Rütbesiz bir askerdi, buna karşın orduya yeni katılan tecrübesiz ama iyi eğitimli askerlerden biriydi, madalyasız göğsünün üstünde minicik harflerle 2. Grenadierdivision yazıyordu.
 Reverans bile vermeden “Düşman saldırıyor!” diye inledi, sözcükler ulağın nefessizliğinde boğulup gidiyordu.
 “Ne demek saldırıyor!” Zimmermann hemen öne fırladı, elini içgüdüsel bir biçimde kılıcına atmıştı.
 “Süvari hücumu başladı efendim, tüm güçleriyle saldırıyorlar!” Ulak hemen sonrasında Zimmermann'ın dirsek darbesiyle kenara itildi, tüm savaş şurası da arkasından atlara doğru koşturdu. Korktukları şey, saldırıya uğrayan hiçbir tümenin komutanının birliklerin başında olmayışıydı. Herkesin en kısa zamanda birliklerine geri dönmesi gerekiyordu.
 Ama yine de alt rütbeli subaylar durumu kontrol altına almış gibi gözüküyordu. Ağır süvari hücumu bir şekilde püskürtülecek gibiydi.


(http://i.imgur.com/kekwF4v.jpg)

 Anton Friedberg at üstünde dörtnala koşarken bir yandan da hemen solundaki 9. Piyade Tümeni komutanını dinlemeye çalışıyordu. Atların yeri döven toynaklarının sesi rüzgarla karışınca Binbaşı Friedrich Hofken'in boğuk sesi zerrece duyulmuyordu.
 “Şimdiden yanımıza bir tümen destek almalıyız efendim!” dedi Binbaşı Hofken. “Düşman ihtiyatının kaç on bin kişi olduğunu bile bilmiyoruz. Biz ise sadece dokuz bin kişiyle koskoca düşman takviyelerini durdurmaya çalışacağız!”
 “Sus ve görevin için hazırlan, binbaşı!” Birliklerine yetişmeye çalışan Friedberg, şimdi bir de sızlanıp duran bir askerle uğraşamayacağını düşünüyordu. O yüzden Hofken'e en kısa zamanda birliğini hareket ettirmesini söyledi ve kendisi de otuz saniye içinde 16. Piyade Tümeni'ne ulaştı. Olabildiğince hızlı bir şekilde tepelik bölgeye doğru yürüyüşe geçmeleri gerekiyordu.
 
 Friedberg'in görev birliği doğu yönünde ilerleyişe geçtikten bir dakika sonra, ana ordunun sağ kanadındaki birlikler ilk sıcak teması gerçekleştirdi. Zimmermann, Prens Eugen'in Kuzey Ordular Grubu başkomutanlığını yaptığı zamanlar kendisinden öğrendiği taktikleri şimdi düşmanına uyguluyordu. İlk adım, sayı üstünlüğünü lehine kullanıp hem geniş hem derinlemesine hatlar dizmekti. Sonrasında düşmanı yavaş yavaş merkeze kıstırıp tüm düşman ordusunu yok olma noktasına getiren bir plandı bu.


(http://i.imgur.com/QP5oE02.jpg)

 
Yirmi Dakika Sonra

 Friedberg her zaman olduğu gibi tümeninin ilk sırasında konuşlanmıştı. Herkesin onun en ön safta olduğunu bilmesini ve ona göre davranmasını istiyordu. Aslında bu yaptığı çok riskli bir şeydi ama insan zamanla anlıyordu: bu adamların hiçbirinin kalbi çelikten yapılmamıştı. Bazen bazı şeylerden çabucak cayabiliyorlardı.
 Hemen sağ taraflarında 9. Piyade Tümeni ile ilerliyorlardı. Neyse ki tepelerden birine İsveç 11. Humbaracı Tümeni'nden önce varmışlardı. Her iki grup da yavaşça birbirlerine doğru uygun adımda yürüyor, menzillerinin çarpışmayı başlatmaya yeteceği zamanı kolluyorlardı.
 Hemen yanında tuttuğu bir ulağa “Binbaşı Hofken'e on beş adım sonra durması gerektiğini söyle!” diye emretti. Ulak bunu duyar duymaz safları yara yara Hofken'e doğru koşturmaya başladı.
 Friedberg içinden adımlarını sayıyordu, düşman tümeni ile karşılaşmayı tam olarak hesaplaması önemliydi. On iki, on bir, on... Askerler ayaklarını yere her vurduğunda Friedberg bir adım saymaya dikkat ediyordu. Sonunda İki, bir dedi kendi kendine.
 “Division, halt! (Tümen, dur!)” diye emretti. Aynı anda 9. Piyade Tümeni de olduğu yerde çakılı kaldı. Bu iyiydi.
 “Nişan al!” Bu sefer ön saftaki herkes kendine bir hedef seçti. Karşılarındaki tümen kendilerinin ancak dörtte biri kadar güçteydi ama yine de herkes heyecanlıydı. Çünkü biliyorlardı ki bu birlik, ana orduya yardıma giden ihtiyatların yanlızca küçük bir kısmıydı.
 “Feuer frei! (Ateş serbest!)” Bir anda yüzlerce tüfek patladı, çıkan dumanlar yumuşak bir rüzgarla geri hatlara savruldu, barutun keskin kokusu ilk kez duyuldu. Karşı tarafta birçok İsveçli'nin yere yıkıldığı görüldü. Friedberg, ateşlediği tabancanın bir düşman askerini yere yıktığını gördü.
 “Eğil!” Daha düşman ateşe karşılık veremeden birinci saf eğildi, sıra ikincilere gelmişti. Friedberg eğik pozisyondayken ileri baktığında, düşman humbaracı tümeninin ilk safının düştüğünü anlamıştı. Ölenlerin yerini doldurmak için arka saflardan yeni askerler geliyordu.
 “Nişan al... Ateş!” İkinci saf da tüfeklerini ateşledi, namlulardan duman, kurşun ve çokça da ölüm püskürdü.
 Üçüncü safların da ateşinden sonra İsveç 11. Humbaracı Tümeni'nin dayanacak gücü kalmamıştı. Sadece kısa bir ön saf ateşi açabilmişlerdi, bu da Avusturya askerlerine sinek vızıltısı gibi gelmişti. En nihayetinde düşman geri çekildi.

 
(http://i.imgur.com/FHE8Niw.jpg)

 Ama bu daha başlangıçtı. Düşman takviyeleri ileriden dalga dalga geliyorlardı.

 Bu sırada Avusturya ordusunun sağ kanadı ilk ciddi piyade taarruzunu üstlerine almıştı. Ne var ki bölge, Avusturyalılar tarafından çok sıkı bir şekilde tutulmuştu ve onları oradan atmak mümkün değildi. Üstelik coğrafi koşullar arkadan bir saldırıya da izin vermiyordu. Nihayetinde tam beş tümenlik bir kuvvet ağır kayıplar bırakarak geri çekildi. Savaşa ise aralarından sadece bir tümen devam edebilecekti.
 Merkez orduları şaşırtıcı bir şekilde karşı taarruz etmekten çekiniyordu. Tümen komutanları, savaş alanının tam ortasındaki ormanlık alanda on binlerce İsveç askerinin pusu kurması olasılığından ötürü risk alamıyorlardı.
 Albay Friedberg için ise zaman daralıyordu.

 Friedberg'in görev birliği gitgide daha fazla zorlandı ve her dalgada daha büyük kayıplar verdi. Kendilerine yaklaşmakta olan iki piyade tümenini daha farkedince bölgedeki hakimiyetlerinden şüphe etmeye başlamıştı bile.
 Sol tarafındaki ulağı şiddetle sarsarak “Çabuk karargaha ellerinde ne kadar takviye kuvvet varsa göndermelerini söyle!” diye seslendi. Adam “Tüm takviyeler!” diye kendi kendine tekrar ettikten sonra, arka tarafta ağaca bağladığı atını kaptığı gibi dörtnala koşturmaya başladı.
 Friedberg artık geri çekilme zamanının yaklaştığını düşünüyordu. Savaşın başlangıcında klasik 9 hatta dizdiği piyadelerinden geriye şimdi 6 hat asker kalmıştı. Takviyeler zamanında yetişemezse bu tepeyi tutması daha fazla mümkün olmazdı.
 Bölgeye varan ikinci takviye 26. Piyade Tümeni oldu. Askerlerin arasına dalan bir teğmen fıldır fıldır gözlerle Friedberg'i arıyordu. Nihayet o rütbeli askeri safların en önünde, ölüm riskinin bu kadar yakınında görünce şaşırdı kaldı.
 Friedberg'in arkasından bir ses “Teğmen Haupt, 26. Piyade!” diye haykırdı.
 Friedberg hiçbir selamlaşma olmaksızın “Diğer takviyeler nerede!” diye sordu.
 “Hemen arkamızda, birazdan burda olacaklar!”
 “O halde siz karşıdaki İsveçlileri soldan kuşatın! 1. Humbaracı Tümeni'ne de söyle sağ kanattan çekilen düşmanlar geri dönüyor, gidip orayı tutsunlar!”
 “Emredersiniz!” Teğmen Haupt düşen mühimmat kemerini düzeltirken bir yandan da birliğine doğru koşturmaya başladı, bu sırada hatların düzenini de anlık olarak bozuyordu.
 İsveçlilerin bir ateş dalgası daha Avusturyalılara çarptı, o küçük anda Friedberg bu sefer öldüğünü sandı. İşte her şey bitti. Hayır, hala yaşıyordu ama yanı başındaki ulak, birkaç saniye boyunca çırpınarak boğazını tuttu ve ayakta durmaya çalıştı. Ama çok geçti, adam tüfeği ve üzerinde 16. Infanteriedivision yazan üniformasıyla yere yığıldı.
 Friedberg'in bedeni ürperdi ama bir şekilde tabancasını doldurmaya devam etti. Güçlü olması gerekiyordu.


(http://i.imgur.com/hYXelI4.jpg)

 Bir sonraki ateş dalgası çok yıkıcıydı, Avusturya askerleri en çok kaybı bu sefer vermişti. Bir askerin kafasından fışkıran kan doğruca Friedberg'in yüzüne sıçramıştı.
 “General'e söyleyin,” dedi Friedberg solundaki ulağın yerini dolduran askere, “Bu mevkiyi daha fazla tutamayacağız, gönderebildikleri kadar takviye göndersinler! Bu çatışmanın gerisinde daha fazla kuvvet, görev birliğime taarruz etmek için hazırlanıyor! Bu adamlar üzerimize koca koca takviyeler gönderip duruyorlar!” Ardından ön sıradaki askerlerinin tüfeklerinin dolduğuna kanaat getirip “Ateş!” diye bağırdı. Namlusundan fırlayan kurşunlar bir sıra İsveç askerini daha yere sererken, ana kuvvetler bu sırada sağ kanatta üstünlüğü ellerine almışlardı.


(http://i.imgur.com/ZWE3zc0.jpg)

 Zimmermann artık savaşın sonucuyla ilgili tüm şüphelerini yenmiş, kesin bir kararlılıkla askerlerini yönetmeye başlamıştı. İsveç tümenleri karargahlarına art arda ricat bildirileri gönderiyorlar, bulundukları birçok mevkiyi ele geçirmekte başarısız olduklarını bildiriyorlardı. İsveç ordusunda şu ana dek ölü asker sayısı 20.000 kadardı, bir bu kadar asker ise savaş meydanında yaralı yatıyordu. Başkomutan Zimmermann böylece sol kanat için beklettiği ihtiyatlarını sahaya sürmeye ve düşmanı tam bir çembere almaya karar verdi. Ormanlık alanda birçok İsveç pususu olduğunu zaten seziyordu ancak bu savaş artık karşı taarruzla kazanılabilecek bir vaka haline gelmeye başlamıştı. İsveç birlikleri her hücumlarında daha da eriyor, daha da bitap düşüyordu ve Alman savaş şurası bunun farkındaydı.

(http://i.imgur.com/9ia3vzy.jpg)

 Friedberg bölgede son direnişini verdikten sonra 1. Humbaracı Tümeni, tam beş tümenlik bir İsveç taarruzunu oyalamak için kendini feda etmişti. Birliğin geri çekilebilmesi için yapılması gereken bir şeydi bu, aksi takdirde Friedberg geri çekilirken elde kalan kuvvetin yarısını daha kaybedebilirdi.
 Son bir el ateş için askerlerini hatta dizdikten sonra, tükenmeye yüz tutmuş cephanenin son kırıntılarını da harcadılar. “Onları dosdoğru bizimkilere sürükleyeceğiz!” diye seslendi sağ kalan ne kadar askeri varsa. “Ana kuvvetler düşmanın çoğunluğunu yok ettiler, takviyelerin geri kalanıyla da onlar ilgilenecek! Beni takip edin!”
 Friedberg askerlerini dimdirek geri çekmeye başladı, arkasını dönerken tabancasına doldurabileceği son kurşunu da düşmana sıkmayı ihmal etmedi. Artık asıl amaç ana orduyla buluşmak ve geriye kalan düşman kuvvetlerinin icabına bakılmasını sağlamaktı.


(http://i.imgur.com/YHrwrYU.jpg)

 En sonunda savaşa nihai noktayı koyacak bir şekilde, İsveç'in geriye kalan takviyeleri Avusturya 2. Ordu'suyla kısa bir çatışmaya girdi. Ne var ki savaş alanına gelene dek Friedberg'in birlikleri tarafından fena halde yıpratılmışlardı, ne düşmana saldıracak ne de Almanların koskoca ordusu karşısında bulundukları konumu savunacak güçleri kalmıştı artık. İsveç kuvvetleri Alman karşı taarruzunun altında feci şekilde ezilmişti, ağaçların üstüne bile tünemeyi deneyen mavi önlüklüler için hiç umut kalmamıştı. Kaçabilenler kaçtılar, diğerleri ise ya yaralanıp esir düştüler ya da oracıkta ölerek büyük bir katliamın parçası oldular.

(http://i.imgur.com/tJf94Qy.jpg)

 İsveç'in Almanya seferi tam bir fiyaskoyla sonuçlanmış, koskoca bir ordular grubu Ahrensburg kasabasında feci bir yenilgiye uğramıştı. İsveçliler savaş alanında tam 79.000 kayıp bırakarak kuzey yönüne doğru geri çekildi, bu da yirmi İsveç tümeninin imha olduğu ve geri kalan yirmi birinin ise hayli hırpalandığını gösteriyordu. Buna karşın Almanların kaybı ise 37.000 ölüydü, lakin Friedberg'in efsanevi direnişi olmasaydı bu sayı çok daha yüksek olabilirdi.
 Albay Anton Friedberg, emrine verilen toplam dört piyade ve bir humbaracı tümeni ile tam yedi piyade tümeni, iki humbaracı tümeni ve iki topçu alayını imha etmeyi, diğer on tümenlik piyade kuvvetini ise oyalamayı ve 2. Ordu'nun taarruzuna zaman kazandırmayı başardı. Bu direnişte en çok kaybı veren 16. Piyade Tümeni olmuştu, o yürekli askerler kaçmayı asla bir kurtuluş yolu olarak görmediler...


(http://i.imgur.com/4G9YaBj.jpg)

Spoiler
[close]

Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: lasthdeath - 28 Ocak 2015, 20:07:51
Resimleri çekerken fraps mı kullanıyorsun ?
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 20:24:14
 Çoğunlukla Steam'in ss alma özelliğini kullanıyorum ama muhtemelen bir iki resmi Fraps'le aldım.
Başlık: Re: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 10: Eugen ist Österreich!]
Gönderen: omer56 - 28 Ocak 2015, 20:25:54
Of, çok iyi olmuş yav. Kendisini okutturuyor resmen. Ellerine sağlık
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 20:59:00
 O kadar olur diyosun yani yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: MedievalMusti99 - 28 Ocak 2015, 21:01:53
BEST.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 28 Ocak 2015, 21:03:32
Benide gaza getirdin bir şeyler karalıyım baride şu korsan hikayemize devam edelim kanka :D @Independence23
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 21:06:24
 @Faramir İyi karala bakalım kanka yardir*
 Bu arada, siz o padişah fermanı gibi bölümü nasıl maksimum iki dakika içinde okuyorsunuz ya? yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 28 Ocak 2015, 21:07:59
@Faramir İyi karala bakalım kanka yardir*
 Bu arada, siz o padişah fermanı gibi bölümü nasıl maksimum iki dakika içinde okuyorsunuz ya? yardir*

Sana özelden atacağım savaş sahneside koyalım artık biraz işler canlansın :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 21:12:16
 Ne ara yazdın da ne ara atacaksın :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Faramir - 28 Ocak 2015, 21:13:27
Ne ara yazdın da ne ara atacaksın :D

Yarın yada bu gece atarım kardeş :D
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: BarbarionRome - 28 Ocak 2015, 21:14:22
 Hiç Güzel Olmamış Bilinen Şeyler.
Spoiler
[close]
-->
[close]
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 21:17:02
Hiç Güzel Olmamış Bilinen Şeyler.
Spoiler
[close]
-->
[close]

Monitörden içeri dalıp yanına geliyordum son anda durdum bak yardir* yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 28 Ocak 2015, 23:09:39
 Yalnız doğru düzgün yorum da atılmadı he, kırıldım yani. Bölümü yazana kadar göbeğim çatladı, yapmayın beyler.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: GamerGenc - 28 Ocak 2015, 23:43:59
Bence yine çok güzel olmuş.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: kilical12333 - 29 Ocak 2015, 00:09:45
Üşendim ve okumadım

Spoiler
[close]
-->
[close]
-->
[close]
-->
[close]
-->
[close]
-->
[close]
-->
[close]
-->
[close]
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: SultanAhmetPaşa - 29 Ocak 2015, 00:13:31
Ama üşenmedin spoiler yaptın çok güzel fikir. pff*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: kilical12333 - 29 Ocak 2015, 00:22:59
(http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/03/02/fft16_mf535742.Jpeg)
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: wonderful004 - 29 Ocak 2015, 11:19:30
yine harika olmuş  tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Ocak 2015, 18:44:41
 Vandırfulcum senle birlikte birkaç kişi daha olmasanız buralar hep dutluk he.
 Bu arada beyler, en kısa zamanda 1710-1715 arasındaki savaşları gösteren bir harita yapmayı da düşünüyorum. Hatta belki hepsini birden baştan yapar çeki düzen veririm.
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: wonderful004 - 29 Ocak 2015, 21:40:33
aktif 20-30 kişi anca var zaten. haritaya ayıracağın vakti yeni bölümler için harcayabilirsin aslında  kirp*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: Independence23 - 29 Ocak 2015, 22:24:23
 Benim zamanım bol sen merak etme yardir*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: KafkasyalıMehmet - 30 Ocak 2015, 16:39:10
Takip tbr*
Başlık: Ynt: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [YENİ BÖLÜM!]
Gönderen: wonderful004 - 30 Ocak 2015, 18:47:30
Benim zamanım bol sen merak etme yardir*
bizim için sorun yok o zaman  kirp*