Anket

Hikayedeki eksiklikler veya kötü taraflar sizce nedir?

Yeterince duygu olmamas?
2 (8%)
Oyun üzerinden gidilmesine ba?l? olarak sürekli oyunda ya?anan ?eylerin anlat?lmas?
1 (4%)
Bölümlerin fazla uzun olmas?
0 (0%)
Sava? anlat?mlar?nda kullan?lan "vikipedi" üslubu
7 (28%)
Edebi güzellik kayg?s?yla yaz?lan k?s?mlar?n yeterince güzellik sa?lamamas?
7 (28%)
Resim-yaz? miktar?n?n orant?s?z olmas?
2 (8%)
Karakterlerin özel hayatlar?na fazla girilmemesi
3 (12%)
Hikayeyi daha iyi anlamak için haz?rlanan bölümlerin (Hikayede Geçen Sava?lar ve Özlü Sözler) gereksizli?i
1 (4%)
Kullan?lan yaz? tipi, fontu, rengi vs.
2 (8%)

Toplam Oy Verenler: 25

Konu: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]  (Okunma sayısı 38048 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
Hikayeni gördüm ve beğendim.Takip.
Hikayelerini severek okuyorum tbr*

Teşekkürler arkadaşlar tebessum*

Güzel tebrikler şu çok hoşuma gitti.Lehler ve Prusyalı sapıklar birbirlerini yerken güldüm okurken bu kısmı :D

 Sapık kelimesi hani kafir anlamında da kullanılıyor ya, o yüzden şey ettim ben. tebessum*

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot

 Sapık kelimesi hani kafir anlamında da kullanılıyor ya, o yüzden şey ettim ben. tebessum*

Bilmem ama güzel anlamda komik durmuş hani yani yakışmış tebessum*
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
Gerçekten süper bir bölüm olmuş.Bu sefer hikayenin uzun olması da ayrı bi iyi olmuş.Ellerin dert görmesin.


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimdışı Oit1903

  • Level 9
  • İleti: 720
Kardeşim Fransayı ezmişsin. Prinz Eugen von Savoyen ile hemde...


Aslında Lehistanın oyunda böyle aciz olmasının tek sebebi II. August. Meşrutiyette soylulara laf geçiremeyen birisiymiş. Ondan önce Lehler en parlak dönemlerini yaşamış. Jan Sobieski az daha yaşasaydı da August a kalmasaydı ülke  yardir*


Jan Sobieski & I. Leopold


Bıraktı.

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Jan Sobieski Viyana'yı kurtaran herif değil miydi?
 Tarihiyle ilgileneceğim son ülke Polonya'dır muhtemelen.
« Son Düzenleme: 14 Eylül 2013, 16:24:36 Gönderen: Independence23 »

Çevrimdışı Oit1903

  • Level 9
  • İleti: 720
Jan Sobieski Viyana'yı kurtaran herif değil miydi?
 Tarihiyle ilgileneceğim son ülke Polonya'dır muhtemelen.


Evet.


'' Almandağı-Kahlenberg savaşı, II. Viyana Kuşatmasını yenilgiye dönüştüren meydan savaşı (12 Eylül 1683). Viyana'nın yardımına gelen III. Jan Sobieski komutasındaki Alman, Avusturya ve Leh ordularıyla Kahlenberg'de (Almandağı) karşılaşan Osmanlı Ordusu, Budin Beylerbeyi Koca İbrahim Paşa'nın başarısızlığı ve Kırım Hanı Murat Giray'ın vaktinde savaşa girmemesi gibi nedenlerle yenilgiye uğradı. Orduya komuta eden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa bütün ağırlıkları ve ordu hazinesini bırakarak çekilmeyi emretti. Böylece Viyana Kuşatması başarısızlıkla sonuçlandı. ''


Lehlerin şu ünlü kanatlı süvarileri var ya onlarla darmadağın ediyor bildiğin. Yetenekli bir Kral. Lehistanı bölünmekten kurtarıp bütünlüğünü sağlıyor. Prestijini arttırıyor filan. Bildiğim kadarıyla Kraliyet Ailesinden değil üstün yetenekleri sayesinde Kral oluyor.


« Son Düzenleme: 14 Eylül 2013, 16:31:06 Gönderen: Oit1903 »
Bıraktı.

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Merak ettim. Sobieski'yi biraz araştıracağım. tbr*

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
Evet arkadaşlar. Hikayeme yeni bir uygulama getiriyorum. Böylece okuduğunuz eser bir hikaye olmanın yanı sıra bir alternatif tarih kitabı izlenimi de verecek. Hikayeyi yeni okuyanlar da daha öncelerde neler olup bitmiş anlayacak. Savaşlar ilerledikçe bu şekilde yeni haritalara yeni eklemeler yapacağım. Ayrıca savaşlar hakkında daha ayrıntılı bir-iki paragraf bilgi yazısı da yazacağım. Şimdilik resmi sizlere sunuyorum.
 Bu fikir Türk Total War forumundaki ''Şah ve Piyon'' hikayesinden alınmıştır.


Çevrimdışı omer56

  • Level 13
  • İleti: 4072
güzel olmuş, başarılar tbr*

Çevrimdışı knightoftw

  • Level 7
  • İleti: 202
güzel olue böyle  bir uygulama ama balkan seferinin yazısı biraz zor okunuyo haritanın o bölümü biraz parlak
F*** THE SEGA!!!
F*** THE STEAM!!!

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
güzel olue böyle  bir uygulama ama balkan seferinin yazısı biraz zor okunuyo haritanın o bölümü biraz parlak
Evet, o bölgeler için uygun bir yazı rengi düşünmem lazım.

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan

Bölüm 5: İki Yılda Beş Savaş


 Avusturya terörizmi, 1700?den başlayarak sekiz yıl boyunca 150.000 insanın ölümüne yol açtı. Bu çok büyük bir miktardı ve herhangi bir soykırım söz konusu değildi. 150.000 insan savaş meydanlarında can vermişti, durup dururken değil. Hele bir de ırk kırımı girişimi olsaydı neler olurdu acaba?
 Prens Eugen?in komutasındaki 77.300 asker, 9 Haziran 1708 tarihinde Strazburg?u kuşatma altına aldı. Bunun altındaki tek neden, gitgide gelişmekte ve halk arasında yayılmakta olan ?Alman yurdunu genişletme? ideolojisiydi.
 Bir diğer nedense, Avusturya?nın bir elinin Batı Avrupa?da olabilmesi isteğiydi. Alsace-Lorrain bölgesi Almanların eline geçerse, Avusturya burayı rahatlıkla kullanabilirdi.
 Ama Leopold?un maksadı Strazburg?u ilhak etmek değil, burayı Württemberg gibi sadık kukla devletlere vererek dilediği gibi kullanmaktı. Bunu yaparken Alman yurdunu da genişletmiş olacaktı.



 Bu arada, Leipzig Paktı Birleşik Kuvvetleri Münih?i kuşatmıştı. Ancak kimse şehirde biriken garnizonu son ana dek fark edememişti. Yetkililere göre şehirde en fazla 25.000-30.000 kadar asker olmalıydı. Ancak şehir kuşatıldığında gelen haberler öyle demiyordu. En az 60.000 kişilik Bavyera kuvveti savunma için hazırlanmıştı.
 Korkulan oldu ve süvari ağırlıklı Leipzig Paktı ordusuna saldırı düzenlendi. General Gerhard Unger, süvarilerini ormanlık alanlara yerleştirerek piyadelerini zayıf kuvvet gibi göstermeye çalıştı. Düşmanın tüm gücü piyadelere yoğunlaşınca süvari saldırısı gerçekleşti ve Bavyera ordusu ağır kayıplar vererek geri çekildi.
 Koca bir ordu, zeki bir general sayesinde telef olmaktan kurtulmuştu. 1. Münih Muharebesi olarak tarihe geçecek savaşta 39.000 Bavyeralı asker can verdi. Geriye kalan 26.000 kişilik kuvvet Münih surlarına geri çekildi.



 Bu savaştan Leipzig Paktı ordusu da düşmanla birlikte bir hayli fazla kayıp vermiş, böylece saldırı kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmişti. 11.500 Alman piyade ve süvarisi ölmüştü; bu durum, surlara yapılacak bir saldırının güçsüz kalabilmesi ihtimalini doğuruyordu.
 Durum hemen Viyana?ya bildirildi. General Gerhard Unger?in mektubundan alınan bir kesit şöyle der:


"...elimdeki bilgilere göre, daha öncesinde oluşturduğumuz ihtiyat birlikleri an itibariyle Arnstadt şehrinde bulunmaktadırlar. Ani Bavyera saldırısının ordumu güçsüz düşürdüğü apaçıktır. Tez elden General Klein?a durum bildirilmelidir. Şu an harcanan her dakika bizim için altın külçe değerinde. İkinci bir kuşatmayı yarma girişimine karşı koyabileceğimizi sanmıyorum."

 Bu anekdottan da anlaşılacağı üzere, birinci kuşatmayı yarma girişiminde Leipzig Paktı ordusu bir hayli hırpalanmış durumdadır. Kuşatmanın selameti üzere General Karl Klein?ın 40.000 askerine aciliyetten gelen bir ihtiyaç doğmuştu.
 Durumu bir hafta içinde haber alan Klein, tüm kuvvetleriyle Arnstadt?tan hareket etti.




 ?Piyade saldırısını kırmızı sektöre doğru kaydırırsak biteriz,? diye itiraz etti Prens Eugen. ?Zira surun o bölgesi, sayıca en yoğun olacakları bölge.?
 ?Efendim,? diye girdi Teğmen Mark Fraus, ?Düşmanın piyade sayısı bizimkinden fazla değil. Sayıca onlardan daha üstünüz. Askerlerimiz de haliyle daha eğitimli. Risk almakta her zaman-?
 ?Bu konuyu daha fazla tartışmıyoruz,? diye böldü kurmayını Eugen. ?Asıl piyadelerimiz sol ve sağ taraflardan kıvranarak düşmanı çevreleyecek. Bu arada Macar humbaracılarını... eh, birilerini yem olarak kırmızı sektöre göndermemiz gerekiyor, değil mi? Onları bu zamanlar için yetiştirdik.?
 Karargah çadırındaki herkes Prens Eugen?i onaylarcasına kafasını salladı.
 ?Bu siperleri de boşuna inşa ettirdim sanırım,? diye söylendi Eugen. ?Düşmanın saldıracağı yok. Artık harekete geçmemizin vakti geldi. Strazburg yedi aydır açlığın pençesinde. Halka daha fazla ızdırap çektirmenin bir manası yok.?
 Tam bu sırada karargah çadırına bir haberci dalıverdi. Nefes nefeseydi ve kolunda bir kesik de vardı. Bunun bir ileri karakol gözcüsü, surları gözetleyen Avusturya habercilerinden biri olduğu besbelliydi.
 ?Efendim, Fransız orduları...? dedi gözcü, bir yandan derin derin nefes alarak tıkanmayı durdurmaya çalışıyordu. ?Surlardan dışarı çıkıyorlar! Hepsi... hepsi efendim!?
 Eugen keşke başka bir şey dileseymişim diye geçirdi aklından.
 ?Ordu hemen siperlere geçsin!? diye başladı emir yağdırmaya. ?Herkes tüfek kuşansın!?
 Şanlı komutan, çadırdan dışarı adımını atmadan önce ?Für das Deutsche vaterland (Alman vatanı için)...? diye mırıldanma ihtiyacı hissetti.
 
 Prens Eugen, bu ani baskın ihtimaline karşın bir süredir hazırlık içindeydi. Şehir bir buçuk yıldır kuşatma altındaydı ve Avusturya ordularının savaşa hazırlanacak bir hayli çok vakti olmuştu. Savoya Prensi Eugen, eğer düşman kaleyi terkedip saldırıya geçerse diye bir takım tedbirler almıştı. Bunlardan ilki, sıkı bir boy siperi yapımıydı. Bu siperler arkadan saldırı yemeyi engelleyecek şekilde dizilmişti. Eğer Fransız ordusu kuşatmayı yarmaya kalkarsa ordu hemen bu siperlerin ardına koşacak ve düşmanı bekleyecekti.
 Fransızlar ise açlığa öylesine mahkum edilmişti ki, bir dönem sokaklarda dolaşan kediler ve köpekler bile öldürülüp yeniyordu. Koca şehir on sekiz ay boyunca içeride yetiştirilen ve stokta kalan besinlerle doymaya çalışıyordu. Bir kişi sokakta düşüp kalıyor ve bir daha da kalkmıyorsa, ölüm sebebi belliydi. Bu olay son zamanlarda alışılmış bir durum haline bile gelmişti. Bu açlık durumu, Fransız garnizonundan 1.800 askerin ve halktan yaklaşık 10.000 insanın ölümüne yol açacaktı.
 Ve artık Stazburg'un dayanacak gücü kalmamıştı. Ya herkes açlıktan kırılıp ölecek ya da kuşatma yarılacaktı. Fransız ordusu, General Claude de Villars komutasında savaş pozisyonunu aldı. Fransızların hareketlendiğini gören Avusturya gözcüleri hemen karargaha haber uçurdular. Ordu apar topar savaş düzenine geçti.



İlk hücum Fransız süvarilerince keşif amaçlı olarak yapıldı. Ancak Avusturya ordusu ormanlık alana mevzilenmiş ve mükemmel bir gizliliğe bürünmüş durumdaydılar. Ağaçların arasından fırlayıp gelen Fransa mızraklılarını Alman kurşunu bekliyordu. Durumu fark edip geri dönmeye çalışanların sonu da diğerlerinden pek farklı değildi. Bu amaçsız hücumda yaklaşık 3.000 Fransız süvarisi öldürüldü.
 Avusturya askerleri hala asıl hücumu bekliyorlardı.



 Bu hücumda başarı elde ediyormuş gibi gözüken tek Fransız birliği 6. Süvari Tümeni idi. 2.700 mızraklı süvari kısmen başarılı bir dalış yaparak Avusturya piyadesine zor anlar yaşatıyordu. Durumu fark eden Prens Eugen, bölgeye iki piyade tümeni ve 750 kişilik bir süvari kuvvetini yolladı.
 Bu arada, Fransız piyadeleri gitgide yaklaşıyor ve kendilerini gösteriyordu. Kaiser'in en yetenekli ordusuna karşı çıkabilecek birileri varsa o da Fransa idi. Eğer onlar da bu istilacıları durduramazsa, Alman askerleri Fransız yurdunun böğrüne kadar rahatça ilerleyebilirlerdi. Batı Avrupa'daki savaşlardan kendisini korumayı amaç edinen, bu arada düşmanlarını da yıpratmaktan kaçınmayan Avusturya; kendisine Strazburg'dan Brüksel'e kadar devam eden bir barikat kurmayı amaçlıyordu. Böylece kimse Kaiser'e doğrudan bir tehdit oluşturamayacaktı.



 İlk sıcak piyade teması, akşamüstü 15.00 civarlarında gerçekleşti. İlk başta tüfeklerine davranan Fransızlar, attıkları kurşunlarla sadece siperleri dövüyorlardı. Avusturya askerlerinin çoğu bu atışlardan etkilenmiyor ve düşmanları bir bir düşürüyorlardı.
 Ancak bu sonsuza dek böyle sürmedi. General de Villars, askerlerine doğrudan süngü hücumu emri verdi. Böylece savaşın seyri yeniden normale döndü.
 On binlerce asker, üzerlerinde beyaz üniformalarla dalaşmaya başladı. Avusturya ordusunda, 14. Tümen'de görev yapan Onbaşı Matthaus Klark, olayları günlüğünde şöyle anlatıyor:


''Fransızlar birden üstümüze gelmeye başladılar, neler olup bittiğini anlayamadık. Hepimiz tüfek savaşı için haızrlanmıştık. Biz onlardan daha kalabalıktık, biliyordum ama öyle bir geliyorlardı ki; bir an onlar daha kalabalık sandım.
 Bir Fransızla burun buruna gelince korkum yerini daha fazla korkuya bıraktı. Süngüsünü karnıma geçirecekken son anda yana kaçtım, hemen ardından benim süngüm düşmanın boğazında bitiverdi. Ölürken fazla acı çekmesin, kendi kanında boğulmasın diye birkaç kez daha süngüledim adamı.''



''Sanki dünyanın en öfkeli ve kalabalık şehrine gelmiştik,'' diyerek devam ediyor Klark. ''Herkes birbirini boğazlamak istiyor, süngüler ve kılıçlar bir taraftan giriyor, diğer taraftan çıkıyordu.''
 Bu satırlardan da anlaşılacağı üzere, oradaki kalabalığı ve mücadeleyi sözlerle tarif etmek biraz güç. Özellikle de bu sözler canının derdine düşmüş bir askerin kaleminden alınmışsa.
 Claude de Villars, yapabileceğinin en iyisini yaparak süngü savaşını tercih etmişti. Ancak yeni dönem savaş sanatının ilk yargısı şuydu: Eğer sayıca fazla değilsen yakın dövüşe girişme.
 Fransız birlikeri kısa zaman içinde yıpranmaya, ardından kontrolsüz biçimde erimeye başladılar. Durumu gören Fransa generali, ordusunu hızla geri çekmeye başladı.



 Bu arada Württemberg kuvvetlerinin başındaki General Fürchtegott Fass, Fransız birliklerinin mukavemeti sonucu öldürülmüştü. Haber Avusturya askerleri arasında yayılmaya başlayınca, Alman tarafının içini büyük bir öfke ve coşku sardı. Herkesin eli, silahı daha sıkı tutar oldu. Herkesin yorgun bedenine yeni bir enerji doldu. Birkaç Fransız öldürme isteği yeniden başlamıştı Almanlarda.


Hücum sonrasında Avusturya kuvvetleri de çok kayıp verdiği için düşmanı kovalamadılar. Fransızlar bozgun halinde çekiliyorlardı ancak bu hedef, Alman askerleri için fazla bir şey ifade etmiyordu. Herkes yorgun düşmüştü.
 Süngü savaşında çok kişi ölürdü, komutanların zekası bile bunu durduramazdı. 18. yüzyıl savaşlarının acı bir gerçeğiydi bu. General de Villars, ordusunu süngü savaşına atmaya mecbur kalmıştı. Açlığa mahkum edilmiş, zayıf bir orduyla elinden en fazla bu gelirdi.
 1. Strazburg Muharebesi olarak kayda geçecek bu savaş, tam 68.000 askerin ölümüne yol açtı. Fransız ordusundan arta kalan 13.000 kişilik kuvvet ana kaleye doğru geri çekildi.




''Yurdumuz genişliyor,'' dedi Eberhard Ludwig. ''Strazburg tam iki yıldır kuşatma altında. Artık kaleyi düşürmenin zamanı geldi.''
 Bu doğruydu. Şehir iki yıldır kuşatma altındaydı. Açlıktan ölen sivillerin sayısı 20.000?e yükselmişti.
''Doğru söze ne denir,'' diye hak verdi Franz Telemann. ''Kaiser?in vekili olarak burada bulunmaktayım. Bu rütbeyle şimdi diyorum ki, ordularınız derhal Strazburg?a saldırıya geçmelidir. Bir Leipzig Paktı üyesi olarak, elimizden gelen desteği size göstereceğiz.''
 "Bundan şüphem yok, sayın Telemann.''
 Württemberg kralı Eberhard Ludwig, topraklarının genişlemesi derdindeydi. Bu arada Avusturya?nın ekmeğine de yağ sürülüyor, Fransa büyük güç kaybına uğratılıyordu.
 "Dediğinize göre, şu anda 51.000 Avusturya askeri Strazburg?u kuşatmış durumda. Piyade desteğinize ihtiyacımız olacak, bu sayede süvari ağırlıklı ordumuzu kapılardan içeri sokabiliriz."
 "O halde," dedi Telemann, "Alman milletinin gücünü dünyaya bir kez daha göstermenin vakti geldi. Für das Deutsche vaterland (Alman vatanı için)."

 10 Mart 1709 tarihli 2. Strazburg Savaşı ile beraber, 100.000 kişilik Avusturya-Württemberg birleşik ordusu Strazburg?a girdi. Şehir, daha önceki bazı gizli antlaşmalar çerçevesinde Württemberg Krallığı?na devredildi.



 Bu arada, Strazburg?un Alman ittifağınca ele geçirilmesinden bir hafta sonra Nürnberg?de toplanan Bavyera kuvvetlerine saldırıya geçildi. Altı ay önceki savaşta bir hayli yıpranan düşman ordusu, ani bir baskınla dağılma noktasına getirildi. Ludwig von Baden-Baden komutasındaki süvariler düşmana göz açtırmadı, Lothar von Thüngen ise geriye kalan 2.000 kişiyle Regensburg?a çekildi.
 Ancak von Baden-Baden, karargahtan düşmanı yok etme emri alınca bir kez daha saldırıya geçildi. Bu seferki atakta düşmanın hiç şansı yoktu. Lothar von Thüngen ölü olarak ele geçirildi.




 "Lanet olsun kendini Alman sanan o köpeklere!" diye bağırdı Hannover kraliçesi. Sarayın balkonundan bakınca her şey ne kadar küçük, ne kadar anlamsız görünüyordu.
 "Şu ana kadar yüzbinlerce askerin ve sivilin ölümüne neden olmuş o kral bozuntusu, bizi de ezip geçmeden önce bizim onları ezmemiz gerek. Unutmayın, her güç gösterisinin bir sonu vardır."
 Palast der Königin (Kraliçe?nin Sarayı), balkondaki kraliçeyi izlemek için meydanları doldurup taşıran binlerle çevriliydi. Sophie Dorothea?nın son sözleriyle beraber Avusturya?ya savrulan küfürler Hannover şehrini inletti.
 "İnsanlık için büyük sorun teşkil eden bu insanları ölüme mahkum etmek lazım geliyor. Ordularımız belki şu güne kadar büyük işler yapmamış olabilirler. Ancak şu da var ki, kutsal olan her irade bizim yanımızda oldukça yenemeyeceğimiz ordu yoktur.
 Şu andan itibaren her Alman vatandaşı bilsin ki, biz katilleri öldürmek için yola çıktık. Biz insanlığın askerleriyiz. Biz Tanrı?nın askerleriyiz. Ve şunu belirtmek isterim ki, artık Avusturya İmparatorluğu ile savaş halinde bulunduğumuzu açıklıyorum."



 Bu haber verildiği sırada, sabah saat 08.00 civarı hareketlenen Bavyera ordusu kuşatmayı yarmak amacıyla harekete geçti...

                                             

 İyice zayıflamış Bavyera ordusu Karl Klein?a karşı muvaffak olabilecek mi? Alman yurdu daha ne kadar genişleyecek? Avusturya?nın bir sonraki hamlesi ne olacak? Hannover?e hemen karşılık verilecek mi, yoksa sadece savunmaya mı geçilecek? Prusya Krallığı Königsberg?i ve Vilnius?u kaybetti. Acaba Prusya?nın son kalesi Jelgava da düşecek mi? Hepsi bir sonraki bölümde...

Çevrimdışı MedievalMusti99

  • Level 12
  • İleti: 3379
  • Eskiler eskiden güzeldi.
Edebi konuda çok güzel.Tebrikler.Türkçe yamayı yüklesene.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Yine döktürmüşsün okuyorum bu arada hala :D
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
Edebi konuda çok güzel.Tebrikler.Türkçe yamayı yüklesene.
Aslında masaüstünde Türkçe yama yüklü de dizüstünde değil. Elim değerse dizüstündeki ETW'yi de Türkçe yaparım.

Yine döktürmüşsün okuyorum bu arada hala :D
Ya bir yerden sonra çok mu uzun oldu diye düşündüm, ne dersin dostum huh*

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Aslında masaüstünde Türkçe yama yüklü de dizüstünde değil. Elim değerse dizüstündeki ETW'yi de Türkçe yaparım.
 Ya bir yerden sonra çok mu uzun oldu diye düşündüm, ne dersin dostum huh*

Biraz öyle olmuş ama iyidir iyi 2 hafta oldu yayınlamayalı sen ve dostum eskisine göre tabi daha iyi ama savaşlar yine düz yazı gibi olmuş ben yine duygu alamadım okurken çoşturucu şeyler var ama anlatım çok sade oluyor nedense belkide problem bende.Bilmiyorum diğer yorumlara da bakalım.
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı cimbomluakif

  • -Ours is the Fury-
  • Level 14
  • İleti: 8091
  • Yenilmekten korkanın hezimeti garantidir.
Gayet güzel bir bölüm olmuş, emek harcandığı belli ama biraz fazla uzun olmuş sanki. İki bölümlük malzeme çıkar buradan. :D

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
Gayet güzel bir bölüm olmuş, emek harcandığı belli ama biraz fazla uzun olmuş sanki. İki bölümlük malzeme çıkar buradan. :D
Di mi? Ben sonradan fark ettim uzun yazdığımı. Sadece 4 turn oynadım ve bu kadar malzeme çıktı işte, halbuki bazı şeyleri sadece özetleyip geçtim. Şu aralar çok fazla savaş yapıyorum, bölümün adından da anlaşılıyor bu gerçi.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Di mi? Ben sonradan fark ettim uzun yazdığımı. Sadece 4 turn oynadım ve bu kadar malzeme çıktı işte, halbuki bazı şeyleri sadece özetleyip geçtim. Şu aralar çok fazla savaş yapıyorum, bölümün adından da anlaşılıyor bu gerçi.

Senin sayende yarın Avusturya Camping'i açacağım hiç açmadım daha tebessum* Bu arada boşver iyidir iyi Prince çoşturuyor yine Almanca kelimeler ayrı bir harika emek harcanmış tbr*
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı cimbomluakif

  • -Ours is the Fury-
  • Level 14
  • İleti: 8091
  • Yenilmekten korkanın hezimeti garantidir.
@Independence23

4 tur bir bölüm için çok fazla bence. 2 tur idealdir. 2 yi geçince bölümler hem fazla uzuyor hem de bazı yerleri atlamak zorunda kalıyorsun...