Anket

Hikayedeki eksiklikler veya kötü taraflar sizce nedir?

Yeterince duygu olmamas?
2 (8%)
Oyun üzerinden gidilmesine ba?l? olarak sürekli oyunda ya?anan ?eylerin anlat?lmas?
1 (4%)
Bölümlerin fazla uzun olmas?
0 (0%)
Sava? anlat?mlar?nda kullan?lan "vikipedi" üslubu
7 (28%)
Edebi güzellik kayg?s?yla yaz?lan k?s?mlar?n yeterince güzellik sa?lamamas?
7 (28%)
Resim-yaz? miktar?n?n orant?s?z olmas?
2 (8%)
Karakterlerin özel hayatlar?na fazla girilmemesi
3 (12%)
Hikayeyi daha iyi anlamak için haz?rlanan bölümlerin (Hikayede Geçen Sava?lar ve Özlü Sözler) gereksizli?i
1 (4%)
Kullan?lan yaz? tipi, fontu, rengi vs.
2 (8%)

Toplam Oy Verenler: 25

Konu: [HİKAYE] Kaiserblitz [Bölüm 11: 16. Infanteriedivision] [28.01.15] [YENİ BÖLÜM!]  (Okunma sayısı 38488 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı MedievalMusti99

  • Level 12
  • İleti: 3384
  • Eskiler eskiden güzeldi.
Kral ile İmparator farklı şeyler.

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Kral ile İmparator farklı şeyler.

Aynen öyle İmparatorluk ayrı Krallık ayrı tebessum*
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Dark Heart

  • Level 12
  • İleti: 3269
Öff yazıları okurken kafam attı. Bizde Sultanım varya. Almanlarda da Kaiser var.Diğer anlamıda İmparator. König ise kral. Adamı hasta etmeyin  dov* 

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 E tamam biz ne diyoruz? yardir*

Çevrimdışı Dark Heart

  • Level 12
  • İleti: 3269
Tam tersini diyonuz  pff*

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Kim demiş yav? Kim demişse yanlış demiş, belki de sen yanlış anlamışsındır. pacoz*
 Bu arada, 7. bölümün yazımına dün başladım beyler. Bu sefer yine "duygu yok hüloğğ" derseniz valla bu işi burada bitiririm. sinir* tebessum*

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Kim demiş yav? Kim demişse yanlış demiş, belki de sen yanlış anlamışsındır. pacoz*
 Bu arada, 7. bölümün yazımına dün başladım beyler. Bu sefer yine "duygu yok hüloğğ" derseniz valla bu işi burada bitiririm. sinir* tebessum*

La demessek sen nasıl gelişeceksi eleştiriye açık ol uşağım(Trak ve Karadeniz şivesi birleşimi)  yardir*
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Yani demek istediğim duygu bayağı bir olacak. tbr*

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Yani demek istediğim duygu bayağı bir olacak. tbr*

Umuyorum okurken hissedeyim  yardir* yardir* yardir*
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Evet beyler, 7. bölümün yazımı bitmiştir. Resimlerin düzenlenmesiyle beraber, yarın bölüm sizlerle.

Çevrimdışı Dark Heart

  • Level 12
  • İleti: 3269
Kopyala yapıştır yapmaya üşeniyormusun  pff*

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan

Bölüm 7: Ölmenin Tam Sırası


Albay Hartvig Olander, Hamburg ve çevresine yaptıkları askeri yığınağı uzun vadeli bir hazırlık olarak görüyor ve Stockholm?den daha fazla kuvvet istiyordu. Çok değil, bundan dört yıl önce İsveç orduları Kopenhag?a girmiş ve orada sevinç gösterileriyle karşılanmışlardı. Kopenhag?ın bir askeri üsse dönüştürülmesini, güneye doğru seri ve kuvvvetli bir ordu sevkiyatı takip etmişti. Bu eylemlerin ardına barışçıl bir nedenle sığınmaya çalışmak bir hayli güçtü. Bu denli büyük bir askeri harekatın, Avusturya ve İngiltere gibi istihbarat birimleri güçlü ülkelerin kulağına gitmemesiyse büyük şanstı.
 2 Haziran, 3. Ordu?nun genel taarruzdan önceki son teftiş günüydü. Ertesi gün 4. Ordu?nun da Elbe Nehri?ni aşması ve Hannover şehrine taarruz edilmesi öngörülüyordu.
 Hamburg Meydanı?na dizilmiş onbinlerce İsveçli, tam otuz altı tümen halinde saf tutmaktaydı. Albay Olander meydana girdiğinde, bütün askerler selam durdu. Olander ve arkasından gelen binbaşılar da askere selamla karşılık verdi.



 ?Binbaşı Svensson,? diye seslendi Olander, ?derhal ordunun durumuyla ilgili izahatını yap. Ekipmanlarımız yeterli mi, istediğimiz ikmal maddeleri Hamburg?a ulaştı mı, her şeyi bilmek istiyorum.?
 ?Elbette efendim.? Svensson, Olander?in yanına yaklaşarak elindeki kağıtları biraz karışırdı. ?Efendim, şu anda burada size bakan 82.890 asker var. Elbe Nehri?nin yarım kilometre kadar kuzeyindeki 4. Ordu ise 86.490 İsveçli?den oluşmakta. İki ordunun beraberce yola çıkması halinde on beş gün içinde Hannover?e, sonraki beş gün içinde de Braunschweig?a varmayı düşünüyoruz. Eyaleti hakimiyetimiz altına almamız en fazla bir ay sürecektir.? Svensson, elindeki kağıtlara bir süre daha göz attıktan sonra, izahatına şöyle devam etti:
 ?On gün önce temin edilmesini istediğiniz yirmi beş fıçı barut dün elimize ulaştı. Tüfeği olmayan askerlerin ihtiyacını karşılamak için Helsingborg?daki fabrikalarda 15 bin kadar tüfek üretilip sevkiyatı yapıldı. Ayrıca Kopenhag?dan iki topçu alayı da getirtildi.?
 Olander?in yüzündeki memnuniyet ifadesi, kendisine doğru koşan bir haberci üniformasını fark eder etmez kayboldu.
 Haberci kan ter içinde kalmıştı. Meydan girişinin az ötesinde gözüken at, habercinin sadece yorgunluk yüzünden terlemediğini gösteriyordu.
 ?Efendim... bu mektup size. Avusturyalı bir ulak tarafından getrildi.?
 Neyse ki Albay Olander, zamanında Almanca eğitimi almış bir askerdi. Mektubu habercinin elinden yırtarcasına çekti.
 Okuduğu ilk satır, kanını beynine sıçratmaya yetmişti bile.
 Şöyle yazıyordu:


 Ben Eugen; Savoya Dükalığı?nın prensi ve Avusturya komutanı ki, bu zat hayatında asla yenilgi yüzü görmemiştir.
 Yanımda getirdiğim seksen bin kadar Alman, Hannover şehine girmiş ve kraliçe Dorothea?nın teslimiyet anlaşmasını kabul etmiş bulunmaktayız. Artık Hannover eyaleti, Avusturya İmparatorluğu?nun on birinci eyaleti ve Kaiser Leopold?un mülküdür. Düşman ordusu bütünüyle teslim olmuş ve haklarındaki cezalar infaz edilmek üzere Viyana?ya gönderilmiştir.
 Derhal ordunuzu alınız ve Elbe Nehri?nin öte yakasına çekilmeden de durmayınız. Aksi vuku bulduğu takdirde, ordularım üzerinize yürüyecek ve sizi Alman topraklarından atacaktır. Zira, Alman toprağı üzerine sadece Almanlar ayak basabilir.


 ?Ne oluyor, efendim?? diye sordu Binbaşı Svensson.
 Albay Olander?in emri gayet açıktı: ?Güney Ordular Grubu derhal Kopenhag?a çekilsin. Orada General Gustav Armfelt?le buluşacağız.?

 


Hiçbir şey, hatta karşıdaki 36.000 kişilik Avusturya ordusu bile, Bavyeralı isyancı Leon Lippert?i korkutmuyordu.
 Lippert, insan gücü olarak düşmanın tam yarısına denk düşen ordusunu hat şeklinde ilerletiyordu. Öyle ya da böyle, bu savaş meydanına Bavyera?yı özgür bırakmak amacıyla gelmişti. Bu hür isyancı kuvvet, Leopold?un diktatöryasının bacağını kıran ilk insanlar olmak istiyordu. Ve amaçlarından asla dönmeyecek gibi görünüyorlardı.
 İsyancı ordusu, Chiem Gölü?nün yaklaşık 30 kilometre kuzeyindeydi. Aslında ordu, Riedering ile Chiem Gölü arasında kalan beş kilometrelik hatta savunma tahkimatı kurup beklemek istiyordu ancak buna fırsatları bile olmamıştı. Avusturya ordusu çok hızlı bir şekilde yaklaşıyordu ve Bavyeralılar için uzaklaşacak zaman bile kalmamıştı. Tek çare geri dönüp savaşmayı denemekti.



 İşte şimdi, düşman ordusu ancak yüz metre kadar önlerindeydi. Lippert, elinde tüfekle milis tümenindeki sıradan bir asker gibi savaşmaya karar vermişti.
 Adımlarını saymaya başladı. Bir, iki, üç, dört... Zihninden ?on üç? dediğinde, aradaki fark doksan metreye düşmüştü bile. Biraz sonra ?yirmi dört? dedi Lippert, biliyordu ki, artık ölümü onu bekliyordu.
 ?Otuz yedi adım, Leon!? dedi içinden bir ses. ?Ölmenin tam sırası!?
 Ateş emrini verip vermemek gibi bir tereddüte düştü. Tam o sırada Avusturya askerlerinin tüfekleri patladı, ortalığı kesif bir duman sardı. Kurşunlardan biri Lippert?in şapkasını uçurarak kafasından sıyırdı.
 ?Ucuz atlattın, Leon!? dedi düşünceleri. ?Haydi, doğrult tüfeğini! Ölmenin tam sırası!?
 En sonunda Lippert, ordusuna ?Hazır ol!? diye emir verecek gücü kendinde buldu. Artık düşünceleri çalışmıyordu, ona komut vermiyorlardı. Çünkü o, artık yapması gerekeni yapmıştı.
 ?Nişan al!? emrini verirken, tüfeğini düşmana doğrulttu. Tüfeğin ucu, Lippert?in elinin titremesinden güç alarak zangırdıyordu. Tüm askerler ona uyumlu olarak nişan aldılar.
 ?ATEŞ!?
 Bavyera salvoları tüm gücüyle Avusturyalı askerlerin üzerine ölüm yağdırdı. Bir kısım beyaz üniformalı, birer un çuvalı gibi yere yığıldı.
 Ancak Avusturyalı albaylar, hızla ikinci salvoları ateşleme emri verdiler. Heerkraft?ın hizmete yeni soktuğu ?Löwe? adlı tüfekler yoğun bir sis bulutu eşliğinde patladılar. İsyancı ordusunun ilk safı bu ateşle çöktü, onlarca Bavyeralı kendini yere saldı.
 Milislerin bile eline tutuşturulan bu yeni nesil tüfekler çok iyi çalışıyordu ve namluda ne kadar barut birikirse biriksin, kurşun silahtan çıkarken yön sapması yaşanmıyordu.



 ?Hala ölmedin mi? Savaşmaya devam et Leon, belki sen de ölürsün!?
 Lippert?in düşünceleri tekrar devreye girmişti. Solundaki sancaktarın, elindeki Bavyera bayrağı ve tabancasıyla birlikte yere düştüğünü gördü. O anda yapması gerekeni biliyordu, elindeki uzun namluluyu yere fırlattı ve tabancayı bayrakla beraber kaptı. ?Direnin!? diye bağırdı askerlerine. Ama şöyle bir sorun vardı: Azraile karşı direnmek mümkün müydü?
 Dördüncü salvo ateşi yapıldığında, artık Bavyera hatlarının direnecek fazla gücü kalmamıştı. Lippert, acilen arkadan destek getirilmesini emretti.



 Az sonra, Avusturya ağır süvarileri büyük bir güruh halinde saldırıya geçti. Bu sırada Avusturya hatları düşmana sürekli bir baskı uyguluyor, Löwe?nin yivsiz namlusu karşısında kimse duramıyordu. Geriye kalan son iki Bavyera tümeni direnmeye çalışırken, yavaş yavaş eriyip gidiyorlardı. Kaçmaya çalışanların önünü ağır kılıçlar kesiyor, direnişi seçenlerin vücutları ise delik deşik ediliyordu. Yetenekli topçu alayı ve ağır süvarilerin sayesinde düşman karabinacıları çoktan bertaraf edilmişti bile.


 ?Bırakın!? diye bağırdı Lippert. ?Ödeteceğim size bunu, Tanrı cinayetlerinizi ödetecek!?
 Lippert?in koluna girmiş iki Reichspolizei askeri, isyan liderini dosdoğru General Felix Peters?in karargah çadırına götürüyorlardı. Orada Lippert, General Peters?e savunmasını verecek ve ardından cezası infaz edilecekti.
 Lippert, iki asker tarafından sürüklenerek Peters?in önüne atıldı.
 Çadırda kimse yoktu. Askerler de görevlerini yerine getirdikten sonra çadırı terk etti.
?Genç sayılırsın ve hayatın böyle sona ermemeliydi,? dedi Peters. ?Bir generale hiç yakışmayan bir duruma düştünüz. Keşke size intihar edecek fırsatı verseydik.?
 ?Eğer silahımı elimden almasaydınız askerlerimle birlikte huzur içinde ölürdüm.? Lippert, hışımla Peters?in yüzüne baktı. ?Bu devrime köstek olmakla eline ne geçti, general? On bin insanı kılıçtan geçirmek senin yararına mı oldu??
 ?Ben ülkeme hizmet ediyorum,? dedi Peters. Sesi huzursuzluk yaratacak biçimde sertleşmişti. ?Eğer görev tanımım bir Alman?ı öldürmeyi uygun görüyorsa, yapabileceğim bir şey yok. Bir asker olarak, bana ne emredilmişse onu yapmakla yükümlüyüm.?
 ?Yanılıyorsun.? Lippert?in sitem dolu bakışları generalinkine değdi. ?Bu katliamın tek sorumlusu, üzerine toz kondurmadığınız kralınız ve onun kıt aklına uymuş askerlerdir. Gerçekten de beni öldürmekle şöhret sahibi olacağını hiç sanmıyorum, general.?
 ?Ben bu basit numaraları yiyecek kadar aptal değilim. Bu saçma konuşmada yanılgıya düşen biri varsa, o da sensin.? Peters belindeki tabancayı çekti ve Lippert?in alnına dayadı. ?Son sözlerini alayım, kahraman.?
 Lippert, hışımlı bakışlarını yere dikti. ?Bir gün, devrimin ayakları altında ezileceksiniz. Hepiniz.?
 General Peters, ?Yönetime asilik etmek suçundan yargılanıyorsun,? diyerek Lippert hakkındaki hükmünü verdi. ?Kaiser Leopold?un bana vermiş olduğu infaz yetkisine takriben, cezanın şu an itibariyle uygulanmasında karar kıldım. Tanrı günahlarını affetsin, genç adam.?
 Tabancanın dumanı son sürat Lippert?in suratına püskürürken, kurşun yıkıcı bir güçle namludan fırladı.



Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Okuyamadım dünden dolayı kandaki alkol hala gitmedi ayık kafayla en kısa zaman da okuyacağım :D
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Constable

  • Level 11
  • İleti: 2749
  • (-_(-_(>_<)_-)_-)
Bu sefer Müthişti işte tbr*
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2014, 20:00:04 Gönderen: Constable »

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Okudum çok daha iyi ama hala sorun var dostum şu wikipedia'dan savaş okuma özelliğini bitir kaybet sanki Ansiklopediden bir savaşın oluş şeklini okuyormuşum gibi hissediyorum savaşta duygu yok ne biliyim korku,heyecan bir iki yerde var tabi ama genelde düze yazı şeklinde bir savaş anlatılıyor Tarih kitabı okuyormuş gibi hissettim kendimi :D Bende ne sorun çıkardım sövebilirsin :D :D :D
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Zaten hikayenin şekli yüzünden savaşları o üslupla yazmak durumundayım dostum. Eğer duygulu bir biçimde yazacaksam olayları bir karaktere bağlamam gerek. Gerçi onu da yaptım ama meseleden kendimi kurtarmaya çalışıyorum pff*
 Bu arada, okuyup da yorum atmayan herkese en içten teşekkürlerimi sunarım. kirp*

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3321
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Zaten hikayenin şekli yüzünden savaşları o üslupla yazmak durumundayım dostum. Eğer duygulu bir biçimde yazacaksam olayları bir karaktere bağlamam gerek. Gerçi onu da yaptım ama meseleden kendimi kurtarmaya çalışıyorum pff*
 Bu arada, okuyup da yorum atmayan herkese en içten teşekkürlerimi sunarım. kirp*

Kurtarmaya çalışma kendini ben fırsat bulunca bu savaşın duygulu anlatımını sana göndereceğim dostum sen hala benim duygudan kastımı anlmadın çünkü :D
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Merhaba arkadaşlar. Uzun bir süredir yeni bölüm yayınlamıyorum, bu hikayeyi sonlandırdığımı düşündürmesin size.  En fazla Salı gününe dek yeni bölümü yayınlamayı düşünüyorum.
 Hikayede, artık bir birimlik kuvvete tümen değil alay statüsü konulacak. 2-5 birim arası kuvvetler "tugay", 5-10 birim arası kuvvetler "tümen", 10-20 birim arası kuvvetler "ordu" olacak. Birbirine çok yakın olan birden fazla ordu, "ordular grubu" statüsüne kavuşacak.
 Düzenlenen yeni ankete oy vermeyi unutmayın. Biriniz de birden fazla oy hakkını nasıl vereceğimi söylesin, yarım saattir araştırıyorum bulamadım yardir*

Çevrimdışı MedievalMusti99

  • Level 12
  • İleti: 3384
  • Eskiler eskiden güzeldi.
Güzel bölümmüş.Geri dönmesine sevindim.

Çevrimdışı Skywalker

  • Level 10
  • İleti: 1033
Yalnız Independence, hikaye bölümü için yeni bir kural geldi. 1 ay içinde yeni bölüm yazılmayan hikayeler kilitleniyor. O yüzden yeni bölümlerin arası 1 aydan kısa olsun. :) Bu arada tekrar başlaman iyi oldu, canlandıralım şu bölümü. :)