Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?

  • 32 Yanıt
  • 5515 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı BarbarionRome

  • ***
  • 1987
  • lanetullahi aleyhim
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #10 : 12 Ekim 2014, 17:14:53 »
 İran Hiç Bir Zaman Korku İçerisinde Kalmadı Ne Zaman Sırtımızı Dönsek Vurdu Güçsüz Olsakda Güçlü Olsakda ...

Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #11 : 12 Ekim 2014, 17:16:05 »
Düşünsek diyom allah allah gerçek değil fantezi fantezi
Özgürlüğünü güvenliği için feda edenler hiçbirini hak etmiyordur.

*

Çevrimdışı BarbarionRome

  • ***
  • 1987
  • lanetullahi aleyhim
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #12 : 12 Ekim 2014, 17:16:49 »
 Olsun  kah*
« Son Düzenleme: 12 Ekim 2014, 17:16:59 Gönderen: BarbarionRome »

Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #13 : 12 Ekim 2014, 17:21:38 »
 Total War Türkiye Forumları - Anasayfa --> Total War Türkiye Tarih Forumu --> Fantazi Evrenler ve Alternatif Tarih Yanıt gönder ( Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi? )

« Son Düzenleme: 12 Ekim 2014, 21:58:00 Gönderen: bozkirsovalyesi »
Özgürlüğünü güvenliği için feda edenler hiçbirini hak etmiyordur.

*

Çevrimdışı Kahraman

  • **
  • 819
  • Ölüm Bize Masal Gelir...
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #14 : 12 Ekim 2014, 17:22:19 »
Tüfek tutsunlar diye Fransız uzmanlar gelmiş bu ülkeye...


« Son Düzenleme: 12 Ekim 2014, 17:51:50 Gönderen: bozkirsovalyesi »

*

Çevrimdışı [Haccı]Emmi

  • *
  • 2544
  • Ebu Zerdüşt
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #15 : 12 Ekim 2014, 17:25:40 »
Tüfek kullanmıyorduk aslında fakat çok iyi ok kullanıyorduk buda tüfek kullanan profesyonel silahşörlere karşı her zaman avantajdı,fakat sonradan devir değişti tüfekler geliştirildi ve okçular sap gibi kaldı.Modernleşecez diye yıllarca süründük sonrasında bu haldeyiz.İyi anlatmış kahraman fakat kötümser davranmayalım.

Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #16 : 12 Ekim 2014, 17:27:16 »
Boş ver ahmet Fransızın 17. yy çizdiği resimle gelmiş konuya biz neden bahsediyoz o ne havasında fantezi evreninde olduğunun bile farkında değil bildiğin neyse
Özgürlüğünü güvenliği için feda edenler hiçbirini hak etmiyordur.

*

Çevrimdışı NucLeaR-TR

  • ***
  • 1813
  • Time is the best teacher but it kills all students
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #17 : 12 Ekim 2014, 17:32:55 »
Hakaret seviyesine çıkmadığı sürece istediğiniz kadar tartışın bir şey demem .

Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #18 : 12 Ekim 2014, 17:43:03 »
Biliyorsunuz ki Kanuni Sultan Süleyman, Şarlken'in gözünü korkutmak için 1529'da Viyana'yı kuşatmıştı. Kuşatma başarılı olsaydı sizce ne olurdu?

Kanuni Sultan Süleyman 1520-1566 16. yüzyıl
İlk yabancı uzmanın Osmanlı Devletine gelişi

1.Mahmud 1696-1754    17.yüzyıl sonu 18. yüzyıl

Sen hala neyin tribindesin anlamıyorum ki
Özgürlüğünü güvenliği için feda edenler hiçbirini hak etmiyordur.

*

Çevrimdışı Jaguar

  • ***
  • 1995
  • Wehrmacht
Ynt: Osmanlı Viyana'yı alabilseydi?
« Yanıtla #19 : 12 Ekim 2014, 17:55:51 »
Muharebelerde düzenli ve etkili tüfek kullanımını tarihte ilk kez Yeniçeriler gerçekleştirdi.

Batılı tüfekçiler ellerine doladıkları fitili yakıp ateş ederken;Yeniçeriler elde desteksiz kullanılan özel tetikli silahlarını omuz veya göğüslerine yerleştirip düşmanı dağıtmışlardır?

Batı tarihçiliğinde Osmanlı askerleri başarılarını ilk daimi asker olarak teşekkül etmiş olan Yeniçerilere bağlama geleneği hakimdir. Bu yapılırken, ordunun en kalabalık kesimini oluşturan atlı birlikler göz ardı edilir; neredeyse bütün zaferler, profesyonel savaşçılıklarıyla ünlenen ve 15. Ve 16. Yüzyıllarda sayıları 10-12 bin dolayında olan bu maaşlı piyadelere dayandırılır. Bu paradigma,yakın zamanlarda yapılan çalışmalarla sarsılmış gibi gözükse de Yeniçerilerin özellikle meydan savaşlarında sonucu belirleyici etkin bir rol oynadıkları gerçektir.


Bu yaya birlikleri, ateşli silahların yeni yeni yaygınlaştığı bir dönemde, hassa ordusu konumunda olmakla birlikte zaman zaman serhat kalelerinde de görevlendirilmişler ve bu sıralarda elde taşınabilen ilk ateşli silah özelliğine haiz tüfekle tanışmışlardır. Arşiv belgelerinin ışığında ilk düzenli tüfekli birliklerin Yeniçerilerden oluşturulduğu tespit edilmiştir. Daha II.Murad döneminde, 1440?da Sırp tüfekçilerle birlikte Yeniçeri tüfekli askerlerinin kalelerde muhafazalarda bulundukları ve onarlı bölükler halinde teşkilatlandırıldıkları bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmed?in Yeniçeri teşkilatını yeniden düzenlemesiyle bu yaya birliğinin fonksiyonel olarak önemi daha da arttı. Bu dönemden itibaren merkezde padişahım ana askeri gücü olma hususiyetini kazanmış olan Yeniçerilerin önemli bir bölümü tüfekli birlikler haline getirildi. Söz konusu ilkel tüfekleri etkili şekilde kullandıkları ilk meydan savaşı, hiç şüphesiz 1473?te Uzun Hasan?ın kuvvetlerine karşı yapılan Otlukbeli Savaşı olmuştur.Belki de dünya tarihinde ilk kez tüfek, toplarla birlikte bir meydan savaşında bu kadar etkili ve tayin edici bir tarzda kullanılmış oluyordu.

Yeniçeriler tüfek kullanma usullerinde giderek daha da ihtisaslaştılar. II.Bayezid döneminde tüfeksiz bir yeniçeri birliği düşünülemiyordu. Anadolu?daki isyanlar karşısında aciz kalan mahalli süvarilerin birbiri ardınca mağlubiyete uğramalarına karşılık, düzenli 500 veya 1000 kişilik tüfekli yeniçeri birliği etkili manevralarıyla bunları kolayca dağıtabiliyordu. Yavuz Sultan Selim?in gerçekleştirdiği üç büyük meydan muharebesi tam anlamıyla top ve tüfeklerin zaferi oldu.

Bazı batılı tarihçiler bu tarz tüfekli birliklerin İspanya?da ortaya çıktığı kanaatindedirler. Bazıları ise 1440?da Milano?da tüfekçilerden ve Macar kumandan Hunyadi?nin Çek tüfekçi birliklerinden söz ederler. Ama bunlar Yeniçeriler gibi profesyonel, düzenli ve süreklilik oluşturan bir yapı göstermiyorlardı. Halbuki Yeniçeriler, tüfeği düzgün sıralar teşkil ederek ve müdafaa halinde de tabur cengi denilen seyyar kale gibi yerleştirilmiş olan engellerin ardında sıralanarak sürekli ateş etme metodunu uygulayabiliyorlardı. Bunun en çarpıcı örneği 1517?de Ridaniye?de yapılan meydan savaşında görüldü. Düzgün sıralar halindeki tüfekçi birliği, yürüyüş sırasında seri ateş ederek Memluk savunmasını çökertmişti.

Kanuni Sultan Süleyman?ın ilk ve tek meydan muharebesi olan Mohaç?ta da (1526) savaşın kaderini tüfekçi Yeniçeriler tayin etmişti. Bu savaşta, topların arkasında üç sıra halinde birbirinin görüş mesafesini kapatmayacak şekilde sıralanan tüfekli Yeniçeriler, dört nala saldıran düşman süvarilerini düzenli ve seri ateşle dağıtmışları. Bu savaş için götürülen silahlarla ilgili resmi bir belgede, uzun ve kısa olmak üzere iki tip tüfeğin var olduğu ve 4000 adet tüfeğin cephaneden çıkarıldığı dikkati çeker. Bunların ?fındık? denilen misket veya kurşunlarının sayısı neredeyse beş milyonaulaşıyordu.

Osmanlılar bu yaygın kullanım sebebiyle küçük ama devrimci yeni bir gelişmeye de imza attılar: Tetik mekanizması. Yılankavi bir şekilde üzerine ateşlenebilen tifilin takıldığı bu tetik, atış sırasında çok kolaylık sağlıyordu. Batılı tüfekçiler ellerine doladıkları fitili yakıp, bir desteğe yerleştirdikleri tüfeğin namlu yuvasına değdirirken; Osmanlı tüfekçileri elde taşınan ve bir desteğe ihtiyaç duymaksızın omuzlarına veya göğüslerine yerleştirdikleri hafif silahlarını tetik sayesinde kolayca kullanıp hareketli manevralara girişebiliyorlardı. 1526?da Yeniçerilerin kullandıkları tüfeğin namlu boyu uzun tipte 110-115 cm, kısa tipte ise 88-92 cm arasında değişiyordu. Namlu çapları 13-14 mm ile 18-22 mm arasındaydı. Bu bakımdan tüfekte belirli bir standartlaşma temin edilmişti. Üstelik 16.yy?da Türk tüfeği Çin?de bile tanınmış, satın alınma konusunda Portekiz tüfeğiyle rekabete girmişti.

Tüfekle yaylım ateş edilen sürekli ateş yapma usulünün belki de ilk örneğini daha 16.yy başlarındaki meydan savaşlarında yeniçeri birlikleri uygulamışlardı. 17.yy?dan itibaren hem Batı?da hem de Osmanlılarda giderek değişen askeri sistem ve tımarlı sipahiler yerine devreye sokulan mahalli tüfekli birlikler, ilerleyen zaman içersinde Yeniçerilerin bu öncü fonksiyonlarını kaybetmeleriyle sonuçlandı.

Alıntıdır...