[ HİKAYE ] Bir Diriliş Macerası Osmanlı İmparatorluğu Bölüm - 2 İNTİKAM

  • 14 Yanıt
  • 2055 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BÖLÜM-1 KAÇIRILAN SULTAN
Yıl 1780 Sultan 1. Abdülhamid'in kızı Esma Sultan babasından izin alarak her sene yapılan ve tüm ülkelerin prenseslerinin toplanıp yapılan Prensesler Sofrası' nın bu seneki ev sahibi olan Moldova Krallığı'nın Iaşi Sarayında yapılacak olan ziyafete gitmek için yola çıkar. Moldova sınırları içerisine girildikten sonra çok kötü bir olay başlarına gelir Esma Sultan ve korumaları Iaşi'ye tam girecekken kalabalık bir haydut takımı tarafından kaçırılırlar. Ve işte Moldova ve Osmanlı İmparatorluğu arasında ki kriz tam bu noktada başlar kaçırılan Sultanın kimin tarafından kaçırılma emri verildiği araştırılır ancak olay 6 ay sonra kaçırılan gruptaki Esma Sultan'ın yakın korumalarından biri haydutların elinden bir şekilde kaçmayı başarır ve İstanbul'a geri döner İstanbul'a geri dönünce hemen Sultan 1. Abdülhamid Han'ın huzuruna çıkmak ister. Sultanın huzuruna çıktığında Sultan'ın çok üzüntülü olduğunu fark eder. Ve Sultan'la konuşmaya başlarlar.
Koruma:
-Yüce hünkarım size kızınız Esma Sultan'dan haberler getirdim.
Sultan 1. Abdülhamit Han'ın gözleri birden parıldar 6 aydır olmadığı gibidir şu anda. Ve heyecanla sorar.
Sultan 1. Abdülhamit Han:
-Sen de kimsin kızımdan ne haber getirdin yalancılara harcıyacak vaktim yok!
Sultan artık sıkılmıştı böyle entrikalardan çünkü bir çok kez bazı paşalar Sultanın moralini düzeltmek için insan tutarlar ve onlara bir çok laf ezberletip Sultanın karşısına çıkartırlar ama bu seferki farklıydı karşısındaki şahsın üstü yırtık pırtık ve yüzü kanla içerisindeydi. En sonunda koruma konuşmaya başlar
Koruma:
-Ben Cemil efendim kızınızın yakın korumasıydım.
Sultan birden heyecanlanır çünkü kızının Cemil adında bir koruması olduğunu biliyordur ama bunu ona belli etmeden ona
Sultan 1. Abdülhamit Han:
-Kızımdan ne hadisler getirdiniz Cemil efendi.
diye sorar
Koruma Cemil:
-Sultanım öncelikle kızınızın sağlık durumu gayet iyi biz Iaşi'ye giderken bir takım haydutlar tarafından tutsak alındık. Bize çok iyi baktılar söylediklerine göre...
Cemil tıkanır konuşamaz.
Sultan 1. Abdülhamit:
-Konuş be adam ne söylediler size.
Cemil yutkunur ve
Koruma Cemil:
-Söylediklerine göre hünkarım eğer bize Korkunç Alexander onların kılına bile dokunmayın diye emir vermeseymiş bizi çoktan öldürürlermiş.
Sultan birden sinir küpü olur. O sinirle
Sultan 1. Abdülhamid Han:
Ah... Bunu nasıl düşünemem... Tabi ya... Daha düne kadar bizim artıklarımızla beslenen Moldova Kralı gelmiş şimdi benim kızımı kaçırıyor.Cemil söylediklerin için teşekkür ederim şimdi seni 3000 akçe altınla ödüllendiriyorum git ve paranı al.
Koruma Cemil:
-Yüce Hünkarımız çok yaşa.
Diye bağırıp selam verip kapıdan çıkar. Sultan düşüncelere dalar.

1. BÖLÜMÜN SONU
« Son Düzenleme: 24 Mart 2016, 19:19:23 Gönderen: SakarSultan »

*

Çevrimdışı BarbarionRome

  • ***
  • 1987
  • lanetullahi aleyhim
Takip.Hikayeyi resimlerle desteklerseniz çok hoş olur şu konuyu inceleyin bakın http://totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=99500.0
Forumda okuduğum en efsane hikayedir.Oyun üzerinden yazmasanız bile resim ekleyin.Attığım linkte bakın bölümleri inceleyin.

*

Çevrimdışı EralpUslu

  • *
  • 114
  • EralpU
 Takipteyim, ancak noktalama işaretlerine  ve satırbaşlarına dikkat edersen çok daha güzel olur.
Dilay'ın tepede belirip, şu sersem alacakaranlığı bir melek gibi aydınlattığı gecede...
Nice şairin ve dahinin eserlerinin kenarlarına bulaşmış şarap lekesinin güzelliği...

Takip.Hikayeyi resimlerle desteklerseniz çok hoş olur şu konuyu inceleyin bakın http://totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=99500.0
Forumda okuduğum en efsane hikayedir.Oyun üzerinden yazmasanız bile resim ekleyin.Attığım linkte bakın bölümleri inceleyin.
Tabiki ileriki bölümlerde resim olacak bu bölüm sadece giriş tarzında bir şeydi.

Takipteyim, ancak noktalama işaretlerine  ve satırbaşlarına dikkat edersen çok daha güzel olur.
Bir sonraki bölümde daha çok dikkat ederim.

Takipteyim, ancak noktalama işaretlerine  ve satırbaşlarına dikkat edersen çok daha güzel olur.

Bakalım neler olacak  ehue*
All Warfare İs Based On Deception.

*

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • **
  • 11256

Bir Diriliş Macerası Osmanlı İmparatorluğu Bölüm - 2 İntikam
Esma Sultan'ın Moldova haydutları tarafından kaçırılmasının üzerinden tam 3 yıl geçmişti, Sultan 1. Abdülhamid Han bu üç sene içerisinde üzüntüsünden çökmüş 58 yaşında olmasına rağmen çok daha yaşlı görünüyordu, artık eskiden yaptığı gibi orduyla her sefere biizat katılamıyor atına bile zar zor binebiliyordu Sultan'ı gören çoğu kişi Sultanın eski hallerini hatırlayınca bir üzüntüye boğuluyordu. Sultan kızı Esma Sultan için bu 3 yıl içerisinde yüzlerce şiir yazmıştı. Ama elinden bir şey yapmakta gelmiyordu aslında istese Moldova Krallığı'nı hemen bitirip kızına kavuşabilirdi ama Sultan Moldova'dan değil onun arkasında olan Rusya'dan epey korkuyordu çünkü Osmanlı İmparatorluğu'nun orduları eski model ve tecrübesiz Rusya'nın orduları ise modern ve gelişmişti ancak bu korkusunu gördüğü bir rüya gördükten sonra atlatır. Sultan rüyasında Türk Orduları'nın Rusya'nın başkenti olan St.Petersburg a ilerlerken görür ve Sultan'a birden cesaret gelir,hemen Divanı toplar. Divanda Veziriazam Yeğen Muhtar Paşa, Defterdar Hüseyin Paşa, Adliye Nazırı Rum Fuat Paşa , Harbiye Nazırı Dimitri Esat Paşa ve Bahriye Nazırı Doğan Şakir Paşa bulunmaktaydı. Sultan Divanı açtı ve konuşmaya başladı.
Sultan 1. Abdülhamit: Evet efendiler bildiğiniz üzere kızım Esma Moldova haydutları tarafından 3 yıl önce kaçırılmıştır ve şimdi benim size anlatmak istediğim şey Moldova Krallığı zaten bizim topraklarımızda kuruldu yani hem kendi hakkımız olan toprağı alacağız hem de kızım Esma'yı kurtaracağız.
Gözüpek ve cesur olan Harbiye Nazırı Dimitri Esat Paşa hfikirlerini açıklamaktan hiç korkmazdı karşısındaki Sultan dahi olsa.
Dimitri Esat Paşa: Hünkarım saldıracaksak eğer neden 3 yıl önce saldırmadık şu anda Ruslar Dünya'nın en güçlü İmparatorluklarından biri ayrıca ülkemizde bulunan Ortodoksları da ayaklandırıp büyük isyanlar çıkartabilirler.
Bütün divan üyeleri Esat Paşa'nın bu cesaretini korkarak izlemişlerdi. Sultan Esat Paşa'nın dediklerini duyduktan sonra çok sinirlenmişti ama belli etmeye çalışmasa bile konuşurken sesine yansıyordu siniri.
Sultan 1. Abdülhamit: Bre Paşa! Rusya dünyanın en büyük İmparatorluğu, onların da karşısında Yedi Cihana hükmetmiş Devlet-i Aliyye-i Osmaniye vardır. Tez vakitte İstanbul'da bir ordu ve Girit'te bir donanma oluşturulsun.Defterdar hazinemiz harcamalar sonunda ne kadar olur.
Defterdar Hüseyin Paşa: Sultanım şu anda hazinemizde 75000 akçe vardır ve eğer olası bir 1 yıllık savaş durumunda hazinemizde 50000 akçe altın kalır.
Bahriye Nazırı Doğan Şakir Paşa: Hünkarım Girit adasında güçlü bir donanma oluşturacak kadar teknolojik bir liman yok.
Sultan 1. Abdülhamit: Zaten çok güçlü bir donanma oluşturmayacağız Paşa sadece ordumuzu donanmayla taşyacağız.
Bu fikri divandakiler çok beğenmişlerdi. Sultan konuşmasına devam ederek.
Sultan 1. Abdülhamit: Ayrıca Moldova'ya birde ajan gönderelim bize oradaki ordu ve yapılar hakkında bilgi versin.
Divan boyunca hiç söz almayan Yeğen Muhtar Paşa söz alarak.
Yeğen Muhtar Paşa: Yani Hünkarım Moldova devletine harp mı ilan edeceğiz ?
Sultan 1. Abdülhamit: Hayır Paşa önce ajanımızın gidip bize bilgi vermesini bekleyeceğiz.
Ve divan kapatılır Sultan yine düşüncelere dalar kızını çok özlemiştir. Nihayet iki yıl sonra 1875'te bir ajan Moldova'ya gönderilir ve ordu ile donanma hazırlanmış olur. Gönderilen ajan görevinde başarılı olur. Ama bir süre sonra üzücü bir haber gelir.

Ajanımız yakalanıp öldürülmüştür ama iyi olan tarafı ise hangi devlet için çalıştığını söylememiştir. Kısa bir süre sonra ise Sultanımızın yeni bir kız çocuğu olur.

Sultan'ın morali biraz da olsa düzelir ve Sultanın kızının olması ile aynı gün önemli bir olay daha olur Osmanlı İmparatorluğu Moldova'ya savaş ilan eder.

Beklenildiği gibi Moldova'nın yanında Rusya'da savaşa katılır ve savaş açıldıktan 1-2 ay sonra Osmanlı Ordusu Moldova'nın tek şehri olan Iaşi'yi kuşatır ve 30 Mayıs 1785'te Büyük Moldova Meydan Muharebesi gerçekleşir sayıca Osmanlı Moldova'dan üstündür ama teknolojik olarak Moldova'da bulunan 4 birim havan topu Osmanlı Ordusuna çok kayıp verebilecek güçtedir savaştan 3 saat önce Ordu Generali Kısmet Halim Paşa ve yardımcısı Ömer Bey ile arasında geçen diyalog.
Ömer Bey: Paşam Moldova topçuları bizim birliklerimize çok fazla zarar verebilir
Kısmet Halim Paşa: Bildiğin gibi ordumuzda 6 adet atlı var Ömer Bey ikisi de akıncı,bir akıncı birliğini sağ kanattaki ormana saklayacağız ve diğer akıncı birliği ile düşmanın toplarını arka tarafta tutması sebebiyle ordunun arkasından dolaşıp onları arkadan vuracağız gördüğün gibi sağ tarafımız neredeyse tamamiyle orman oraya bir yeniçeri bir atlı bir akıncı ve bir tüfekçi koyacağız düşman yeteri kadar bize yaklaşınca da sağ kanadı açığa çıkaracağız.
Ömer Bey bu taktiği çok beğenmiştir ama elbet Kısmet Halim Paşa bir şeyler saklardı her savaş öncesi ve çok sürpriz bir taktikle düşman ordusunu mahvederdi bu savaşta da öyle olabilirdi kim bilir ? Ardından Moldova saflarına geçtiğimizde ise oradada Ordu Generali Peter Konstantinesku ve yardımcısı Alexandr Romanov konuşuyordu
Alexandr Romanov: Komutanım bu savaşta nasıl bir taktik uygulamayı planlıyorsunuz.
Peter Konstantinesku: Bu savaşta taktik kullanmayacağım baksana Türkler bizden az kişi ve eğer biraz akılları olsaydı askerlerini bu ormanlara saklarlardı.
Alexandr Romanov: Peki bu toplar efendim kullanmayacak mısınız ?
Peter Konstantinesku: Seni salak herif böyle konuşarak askeri işlerden ne kadar anladığın belli oluyor baksana hava yağmurlu ve rüzgar bizim yüzümüze doğru esiyor hem de benim daha önce hiç görmediğim bir şekilde esiyor rüzgar.
Peter Konstantinesku'nun dediklerinden aslında ne kadar tedirgin olduğu anlaşılıyordu. Öte yandan savaş başlamıştı Moldova askerleri ilerliyorlardı tabi Akıncılar da onların arkasından dolaşıp topları imha edeceklerdi ama Kısmet Halim Paşa'nın onlara söylediği bir emir daha vardı topçuları imha ettikten sonra birlik eski yerine geri dönmeyecek düşmanının arkasından oklarıyla onları vuracaktı ve savaş ta tam Halim Paşa'nın istediği gibi gidiyorlardı akıncılar topçu birliklerini imha ederken.

Akıncılar bu görevi başarı ile bitirip düşmanlarının arkasından ok atmaya şimşek hızıyla başlamışlardı bile.

Moldova savaşında yaptığımız taktik.

Ve işte Moldova birliklerinin komutanı da bir akıncı okuyla öldürülmüştür.

Generallerinin de ölmesiyle birlikte bütün Moldova birlikleri kaçmaya başlarlar ama kaçarlarken hepsi birer birer öldürülür ve zafer kesin bir sonuçla Osmanlı İmparatorluğu'nun olur.

Bu zafer Sultan'ın kulağına gider ve duyduğu haber karşısında çok sevinir ve bir an önce o ordunun Rus İmparatorluğu'na karşı ilerlemesini söyler. Ve kızını sorar ama duyduğu haber sonrası Sultan 1. Abdülhamit felç geçirir ve belden aşağısının hareket ettiremez duruma gelir. Çünkü Sultan'ın kızı Rus İmparatoru tarafından esir alınmıştır.
2. Bölümün Sonu

Akçe sayısı az geldi  yardir*