Mela'nın Son Demleri (Mini Hikaye)

  • 2 Yanıt
  • 558 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı EralpUslu

  • *
  • 114
  • EralpU
Mela'nın Son Demleri (Mini Hikaye)
« : 05 Nisan 2016, 01:44:35 »
  İnsan takvimiyle 6 şubat gecesi verilen emirle, Erelim?in bütün orduları gökyüzünden inerek, komutan seçilmiş Pruel?in önderliğinde Mela?nın çevresine konuşlanmışlardı ve efendilerinden gelecek olan son bir emiri bekliyorlardı. Yüzlerce melek, sadece tek bir emri bekliyordu.
   
 Etrafı taş duvarlarla çevrilmişti Mela?nın. Büyük denize doğru açılan limanlarına zincirler çekilmişti. Büyük konaklardaki ve meyhanelerdeki gümüş kadehlerin içindeki, Mela?lı kızların narin ayaklarıyla üzümlerini ezdikleri şaraplar yarım kalmıştı. Yoğun cinsel arzular bir kenara bırakılmış, iftiraların ve fesatlıkların karanlık yüzlerine perdeler çekilmişti. Kendisini kral ilan etmiş olan diktatör bir zalim, koca göbeği ve kızıl rengi pala bıyığını dahada çirkin gösteren sakalı ile, sarhoş askerlerinin komutanlığını üstlenmişti. İnsanlar uzun ve kalın  duvarlarının üzerinde, sivri uçlu mızraklarıyla son savunmalarını yapmak için hazırlanıyorlardı. Her birinin ağzı şarap ve bira kokuyordu. Ancak cesaretleri takdire şayandı. Belkide sarhoş kafalarıyla, meleklerin haşmetlerini ve kudretli güzelliklerini seçemiyorlardı.

 Neria?nın kanatlarını açıp göğe yükselmesiyle, kader anının geldiği anlaşıldı. Adına şiirler yazılmış bu şehirdeki her bir insanın son nefeslerini alıp alamayacakları, göklerdeki beş tanrının kararlarına bağlıydı. Kısa süreli bekleyişin ardından Neria tekrar yeryüzüne Pruel?in yanına kondu, reveransını yaptıktan sonra tanrının emirlerini komutanının kulağına fısıldamaya başladı?

   Pruel aniden kanatlarını açtı ve göğe selamını verdi. 6 şubat günü artık geride kalmıştı, takvimlerde bu karanlık günün tarihi 7 şubat olarak belirlenecekti. Alevden şimşekler çakmaya başladı Mela?nın büyük kubbelerinin üzerinde. Pruel?in gergin kanatlarının arasından derin rüzgarlar şehrin duvarlarını dövdü bir süre, inançsızların şeytanlara büyülettiği taşlar artık aşınıyordu. Aşınan taş parçaları askerlerin miğferlerine vurdukça, çoğunluğunun sahip olduğu renkli gözler gecenin karanlığında parıldıyordu. Pruel?in işaretiyle, Sui?el öne çıktı. ?Göster marifetini efendimiz için!? dedi Pruel, sukünet ve saadet veren sesiyle. Derin bir çatırdı duyuldu. Mela?nın tam göbeğinde bulunan kralın sarayının kubbesinde derin ve büyük bir çatlak oluştu. Eş zamanlı olarak Pruel?in rüzgarı söndü ve Mela?nın duvarında, ağır gümbürtü eşliğinde büyük bir gedik açıldı.

 Belkide bu duvarlar yıkıldıktan sonra, bütün günahkarların akılları başına gelmişti. Ancak Pruel?in aldığı emirler kesindi. Duvarların üzerinde secdeye kapanan ve tanrılardan af dileyen bir grup asker beliri verdi. ?AFFET TANRIM!? diye haykırıyorlardı var güçleriyle. Ancak krallarının onlara iğrenerek baktıklarını gördüler ve kaçışmaya başladılar.
 
 Erelim?in ordusu yarığa doğru yürüşüye geçti. Yüzlerce melek kanatlarını açtılar, karanlık gecede tanrının alevli şimşeklerinin ne kadar da merhametli olduğunu bu ışıklar gösteriyordu insanlara?
 
 İşte tam bu sırada alevli şimşeklerin kulakları delen sesi sustu. Gökten bir ışık hüzmesi tamda kralın sarayının üzerinde belirdi. Zeminden ise karanlık bir bataklık var oluverdi.

 Nanak?ın melekleri gökteki yarıktan dünyaya doğru inmeye başladı. Lucifer?ın iblisleri ise zemindeki bataklıktan karanlık suretleriyle ve kara deliğe benzeyen gölgeleriyle yükseldiler.  Lucifer?ın iblislerinin koyu karartısı ve Nanak?ın meleklerinin sönük ışıkları duvarların üzerinde ki insanların yanında yerlerini aldı.

Pruel ilerleyişi durdurdu ve melekleri temsilen hatip olarak öne çıktı. ?Bu günahkar güruhun içerisinde benimle konuşabilecek var mı?? dedi kanatlarını dahada gererek. Hiçbir melek öne çıkamadı. Sönük ışıkları dahada seyrekleşti, ancak yerlerinden bir an olsun geriye meyil etmediler.

  Neria bir kez daha göğe yükseldi. Ve yükselirken tanrısının gücünü kusursuz şekilde  temsil etti, öyle bir ışık saçtı ki?  hiçbir iblis ona bakamadı ve gözlerinde ki korkuyu saklayamadı.
 
 Neria tekrar yeryüzüne indi ve komutanına rapor sundu. Pruel daha da önce çıktı ve şehrin duvarlarına iyice yaklaştı. ?Nanak?ın melekleri! Cennetinizin bekçisi öldürüldü. Geri çekilmenizi emrediyor tanrım! Ve tövbe etmenizi!? Pruel, Nanak?ın meleklerine seslenirken tekrardan kızıl alevler çakmaya başlamıştı. ?Tanrınızın iradesi artık yok!? dedi ve geri çekilerek Nanak?ın meleklerine bir şans tanıdı.

 ?Peki benim iradem!? dedi bir ses, öylesine kulak tırmalıyıcı ve kötü bir sesti ki, bütün melekler kulaklarını kapadılar. Pruel tekrardan öne çıktı. ?O lanetli evine dön İblis!? dedi beş  cehennemin suretini göstermiş kralına. Ancak Pruel?in sözleri fayda etmedi, fayda etmeğidi gibide cehennemin kralını daha da hırslandırdı. Lucifer haşmetini gösterdi ve Pruel?in üzerinde karanlık bir buluk gönderek onun ışığın kudretini örseledi. Pruel bu saldırıyı savuşturdu ancak Lucifer?ın yeni bir saldırısıyla ağır bir yara aldı. ?Cennet?e dön!? diye haykırdı cehennemin kralı Lucifer. ?Bu şehir insanların ve biz bu şehrin yer altında hükümranlığımızı devam ettirdiğim süre boyuncada öyle kalacak!?
   
  Pruel?in ışığı söndü aniden ve cennete çekildi. Gerisindeki yüzlerce melekte öyle. ?Bu muydu Erelim?in gücü!? dedi Lucifer insanlara, Nanak?ın meleklerine ve kendi ordusu olan iblislerine

  Derin bir çatırdı duyuldu zeminde. Michael belirdi gökyüzünde ve Mela?nın tam ortasına derin bir yarık açtı. Pruel, Michael?in arkasından yeryüzüne indi. ?Cehenneme dön İblis!? dedi aşağılayıcı ve tiksinç bir sesle. Büyük yarık ortasından cehennemdekilerden bile sıcak ve acı bir alevler belirdi. Mela?nın bütün evleri ve yapıları, putperestlerin putları, sahte tanrıların mabetleri ve sarhoş kralların ruhlarının saklandığı mezarlar bir bir yarığa sürüklendi. Mela?nın suları bu yarıktan içeri boşaldı ve buharlaştı.


    ? O artık bizden çok daha güçlü Boel.? Dedi Dina. Şehri korumayı başaramamışlardı ve tanrılarına karşı büyük mahçubiyet besliyorlardı. Nanak?ın en büyük komutanı Boel artık korkuyordu.
?Herkesi geri topla Dina! Kim var kim yok! Gerek insan gerek hayvan. O yarıktan içeri girmemiş ne varsa cennetimize getir.?

Nanak?ın sönük ışıklı melekleri geri çekildiler ve Erelim?in gazabından kaçtılar. Lucifer cehennemine kaçtı. İnsanlar ise bir bir ölüyorlardı. Michael , Mela?nın yanışını izledi ve cennete geri döndü. Pruel ise Mela şehrinden geride kalmış tek bir miras dahi bırakmamak için halâ  bekliyordu.
 
  Boel, dört yüz kadar melekle bin kadar Mela?lı insanı cennetlerine, Eremli?e karşı isyan etmiş olan Nanak?ın evine götürdüler. Nanak ise güneşin ışıklandırdığı ve ayın etrafında döndüğü dünyaya yeni bir mesaj gönderdi.
       
  ?Efendi çağırılıyor.?
 
  Mesajtaki tek içerik buydu...

   
Spoiler
[close]
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2016, 01:46:41 Gönderen: EralpUslu »
Dilay'ın tepede belirip, şu sersem alacakaranlığı bir melek gibi aydınlattığı gecede...
Nice şairin ve dahinin eserlerinin kenarlarına bulaşmış şarap lekesinin güzelliği...

*

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • *
  • 11256
Ynt: Mela'nın Son Demleri (Mini Hikaye)
« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2016, 11:57:04 »
Eline sağlık

*

Çevrimdışı EralpUslu

  • *
  • 114
  • EralpU
Ynt: Mela'nın Son Demleri (Mini Hikaye)
« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2016, 18:13:58 »
 Teşekkür ederim :)
Dilay'ın tepede belirip, şu sersem alacakaranlığı bir melek gibi aydınlattığı gecede...
Nice şairin ve dahinin eserlerinin kenarlarına bulaşmış şarap lekesinin güzelliği...