Viva La France [ Hikaye ] & 13.09.2017 / 2.Bölüm Part 2 Yayınlandı - Güncel

  • 42 Yanıt
  • 568 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Blackbeard

  • ***
  • 34
  • Denedin, yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil.


Viva La France

''Barış istiyorsanız savaşa hazırlanın'' Edward Luttwak

Müzik: O döneme uygun olarak gördüğüm bir parça, okuduğunuz zaman bu müziği fonda dinleyebilirsiniz.

Tanıtım
Oyun: Empire Total War
Mod: Vanilla + Twt Türkçe Yama ( İstenildiği takdirde İmperial Destroyer kurulabilir. )
Ülke: Fransa
Zorluk: VH-H
Oynanış: Hikaye gereği hile -para hilesi- kullanılarak senaryo bazında, dengeli bir oynanış sergilenecektir.
Sunum: Sunum bazen 3. şahıs gözünden bazen 1. şahıs gözünden olmak üzere iki şekilde yapılacaktır.Değişiklik yapılabilir.
Baş Karakterler: Pierre, Gignac, Adaleide( Birden fazla karakter kullanılacaktır. Forumdaki üyeler benim kurgulayacağım karakterlere talip olabilirler. )
Önsöz: Herkese merhabalar.Adım burak, 24 yaşındayım. Liseye giderken, seneler önce, ''Padisah'' kullanıcı ismiyle bu forumda çeşitli etkinliklerde rol aldım. Medieval Total War bölümünde hikaye ve yorumlar ile aktiftim. Yani bu foruma yabancı sayılmam. Üniversiteyi bitirdim ve iş arayanlar grubuna dahil oldum. Bu zorlu maratonda biraz olsun kafa dağıtmak adına böyle bir projeyi hayata geçirmek ve nostalji yapmak istedim. Malum Creative Assembly ve Sega'nın yeni politikalarından oldukça rahatsızım. Zira çocukluğumuz tarihin içinde geçti. Ayriyetten öncelikle buradan tüm yöneticilere forumun şifremi unuttum kısmında e-mail ile şifre sıfırlama bölümünün çalışmadığını da belirtmek isterim. Konumuza dönecek olursak, forumun aktif profilini kontrol etmedim. Eğer yüksek ilgi ve alaka ile karşılaşırsam soluk soluğa bir seri yapabiliriz diye düşünüyorum. Uzun yıllar boyunca yazdığım ve yazmayı sevdiğim için hepimizin eğleneceğini umuyorum. Yapıcı ve düzgün her türlü eleştiriye açık olduğumu da belirtmek isterim. Teknik ya da tarihsel, konu ne olursa olsun, yaptığım yanlıştan dönmeyi, başka insanlardan öğrenmeyi severim.Şimdiden ilgi gösteren herkese teşekkür ederim. kirp*
Giriş
Osmanlı Devletinin tüm Akdeniz ticaret havzasına sahip olmasının ciddi sonuçları oldu. Yokluğun içinde yüzen Avrupalılar, barutun bulunması ve topun yaygınlaşmasıyla beraber coğrafi keşifleri başlattı. Akabinde serbest piyasa ekonomisi, ticaret ivme kazandı. İhtiyaçtan fazlasını üretmek ve bu üretimi arttırmak için zulüm etmek ancak şeytanın işi olabilirdi. Avrupalı devletler başta güney Amerika olmak üzere '' Yeni Dünya '' ismini koydukları kıtaları hızla sömürmeye koyuldu. Zira bu kıtalarda şeker ve şeker kamışı üretimi mükkemmel seviyede gerçekleştiriliyordu. Tarihçiler o günler için şekere beyaz altın diyeceklerdi.
Avrupa'nın hapishaneleri boşaltıldı. Tüm suçlular, alt tabaka ile yeni umutlara yelken açtı. Ne yazık ki buldukları yeni kıtaların da bir sahipleri vardı. Avrupa'dan gelen yersizler, yerlileri yerinden ederek yeni yerliler olma yolunda adım attılar. Yüzyıllardır süren din savaşları yetmezmiş gibi, yerlileri de din kisvesi altında yok etmeye başladılar. Dönemin güçlü imparatorluklarından olan İngiltere, Kuzey Amerika kıtasındaki Fransız hakimiyetine son vermek ve On Üç Koloni ile doğal kaynakların kontrolünü sağlama almak için savaş ilan etti. Bardağı taşıran son damla, Fransızların yerli kabilelerle olan iyi ilişkileri ve zaman zaman çıkan çatışmalarda kabilelerle işbirliği içerisinde olmaları oldu.Fransızların durumu İngilizlere nazaran daha kötüydü. Halk yoksulluk sınırında yaşıyordu, yiyecek ekmek bulmak bile zordu. Üstüne üstün Amerika'da sürdürülen sömürge yarışı hazineye büyük bir yük bindiriyordu. Zira bu hazinenin gelirlerini de halk karşılıyordu.
Avrupa, tarihte hiç görülmemiş bir kaosun içine doğru sürüklenmekteydi. Almanlar ve İtalyanlar siyasi birlik mücadelesine tutuşacak, Osmanlı Türkleri kaybettikleri itibarını onaracak, topraklarını geri kazanacak, Ruslar Avrupa'ya doğru ilerlemeye ve Avrupalılaşmaya başlayacak, Asyalılar baruta karşı direncini kaybedecek ve reformlar yapmak zorunda kalacak, Hindistan yine Avrupalılar tarafından sömürülmeye başlanacaktı. En azından Dünya dönüşü olmayan bir değişime uğrayacaktı. Nitekim coğrafi keşifler büyük bir değişimin ilk adımı olarak görülüyordu..

1701 Kış : Paris
Müzik: Bu bölüm için bu parçayı seçtim.Umarım okurken dinler ve olabildiğince o anı yaşayabilirsiniz.

Gignac
Artık bu evde kalmak istemiyorum. Yakacak odunum, yiyecek ekmeğim kalmadı. Babamı kaybedeli henüz bir yıl oldu. O zamanlar Abim Pierre orduya yazılmış ve Quebec'e gitmişti. Annemi zaten hatırlamıyorum. Kız kardeşim Adaleide'i doğururken öldüğünü biliyorum.Babamdan kalan evde cebimde para olmadan kız kardeşimle birlikte hayatta kalmaya çalışıyoruz. Bazen ormana gidiyor ve uzun uzun düşünüyorum. Pierre gibi orduya yazılmayı istiyorum. Fakat kız kardeşimi ne yapacağımı bilmiyorum. Adaleide çok üşüyor ve karnı aç biliyorum. Günlerdir bir şey yemiyoruz ve ısınamıyoruz. Satacak çok fazla bir şeyimiz kalmadı. Yine de çıkıp şansımı denemeliyim..

Gignac :Hey! Bu silah karşılığında biraz peynir biraz zeytin ve bir somon ekmek verir misin?
Fırıncı : Hoş geldiniz mösyö..
Gignac : Gignac, benim adım Gignac de Jure. Bakma öyle yüzüme, param yok. Bu silah karşılığında istediklerimi verir misin?
Fırıncı : Tabi mösyö Gignac. Fakat, bu silahı sizden şimdi alırsam yarın ne yapacaksınız? Peki ondan sonraki günler ? Haddimi aşmak istemem ama ülkemizin tüm gençleri gibi siz de orduya yazılmalısınız mösyö Gignac.

Fırıncı doğru söylüyordu. Böyle devam edemezdik. Kız kardeşimi saraya hizmetli olarak sokmanın ve orduya yazılmanın bir yolunu bulmalıydım. En azından aldığım malzemeler ile iki gün idare edebilirdik. Tabi eğer soğuktan ölmezsek! Eve doğru yürürken sokakların ne kadar tehlikeli ve boş olduğunu fark ettim. Tanıdığım Paris böyle değildi. Ara sıra insan görsem bile birbirleriyle hayat mücadelesi verdiklerine tanık oluyordum. Bir haydut bir bayanı soymaya çalışır ya da bir grup çete her an birilerini sokak aralarına çekip canını alabiliyordu..
Gecenin bu saatinde son sigaramı yakıyorum. Hayat ne kadar da acımasız! Kız kardeşimin yüzünü hatırlıyorum. Ona getirdiklerime öyle çok sevindi ki ağzıma tek bir parça ekmek koyamadım. Büyük bir iştahla yemek yediğini görmek boğazımı düğümledi, gözlerim doldu. Ona bakamıyordum, bu her halimden belli değil miydi? Bir işe sahip değildim. Pierre burada olsaydı bize bakabilirdi.


Adaleide
Babamı çok özlüyorum. O gittiğinden beri Gignac sessizlik içerisinde. Babam hayatta iken çok mutlu bir ailemiz vardı. Çiftlikte her sabah kalktığımda ineklerin bakımını yapar sütlerini sağardım. Daha sonra kahvaltıyı hazırlar çiftliğin temizliğini hallederdim. Babam ve abilerim tarla sürmeye giderler dönerlerken de hararetli tartışmalar içerisine girerlerdi. Onları her gördüğümde kendimi gülüyorken bulurdum. Normalde politika kadınların işi olarak görülmezdi. Ama ben babamı dinleyerek, öğrendiklerimi de konuşarak pekiştirmeyi çok severdim. Her akşam babam bana çiftçiliğin teorik tarafını öğretiyordu. Politik ve tarihi dersler vermeye çalışıyordu. Tabi tüm bunlar olurken abilerim bana sinirle bakıyorlardı. Benim erkek olmadığımı her bakışlarında tekrar hatırlatıyorlardı. Ama kimin umrunda ? Eğer bir şeyi çok isterseniz kesinlikle elde edersiniz..
Herşey bu denli güzel giderken vahim bir olayla karşı karşıya kaldı ülkemiz. Prusya ve Avusturya devletleri Fransa'nın yakın dostu Saksonya'ya savaş ilan etti. Bu yüzden tüm Almanlardan nefret ediyorum. Dünya barış ve huzur dolu olabilirdi. Belki de babam hala yaşıyor olabilirdi. Akabinde devletimiz bu işgale uluslararası alanda sessiz kaldı. O gün ülkemin durumunun iyi olmadığını anlamıştım. Babam da arkadaşlarıyla geleceği tartışıyorlardı. Çiftliğin yolunda süvariler göründü. O an içimi büyük bir korku büyük bir karanlık sardı..
Fransa milislerden oluşan 1000 kişilik bir kuvveti Saksonya'ya gönderdi. Aralarında babam da vardı. Her gün tanrıya, babamın sağ olarak geri dönmesi için yalvarıyordum. Saksonya'nın yıkıldığı haberleri Paris'in sokaklarında konuşuluyordu. Kendimi büyük bir kederin içinde bulmuştum. Öyleyse babam da ölmüş müydü ? Babama neler olduğuna dair bilgi de verilmedi. Abilerim hükümet konağına giderek durumu sormak isteseler de askerler buna izin vermedi. O gün babamı ölmüş bildik. Ve hayatımızdaki herşey değişmeye başladı. Önce çiftliği daha sonra tarlalarımızı sattık. Pierre orduya yazılarak Amerika'ya gitti. Gignac ise benim sorumluluğumu üstlendi..
Henüz 16 yaşındayım. Artık satacak bir şeyimiz kalmadı. Açlıkla yan yana yaşıyoruz. Paristeki evimizde kalıyoruz ve bu bizim son mal varlığımız. Gignac benimle hiç konuşmuyor. Bakışarak anlaşıyoruz ve bu beni derinden yaralıyor. Saraya girmek ve politika yapmak istiyorum fakat bunu Gignac'a nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Onun için de en hayırlısı her ne kadar istemesem de orduya yazılmak olmalı. Yoksa burada ölüp gideceğiz..

1701 Kış : Quebec

Pierre
Arkadaşlarımla beraber yürüyorum. Lanet İngilizlere karşı omuz omuza verdiğimiz kabileler ihanet içerisindeler. Kral Louis, Huron ve Iroqouis kabilelerinin yok edilmesini emretti. Dolayısıyla Quebec'ten çıkarak Huron topraklarına doğru ilerledik. İlk olarak savunma yapacağız. Eğer başarılı olursak takviye kuvvetlerle beraber işgale kalkışacağız. Fransa'nın birliğini tehdit edecek bir güç asla rahat bırakılmamalı!
Bir yıldır orduda görevliyim. Yakında yüzbaşı olacağım. Pariste kardeşlerim Gignac ve Adaleide'i bıraktım. Onların da en az benim kadar güçlü olduğunu biliyorum. Başlarının çaresine bakacaklarından hiç şüphem yok. Fransa'nın donanma revize çalışmalarından ötürü kazandığım parayı onlara ulaştıramıyorum. Fakat bir gün general olduğumda ilk işim onları yanıma almak olmalı..


Hava soğuk ve yiyecek bulmak çok zor.Yine de buralar adeta cennet gibi. Fransa mutlaka bu toprakları elinde tutmalı. Bu topraklar insanlarımız için yeni bir umut demek. İlk yerleşimciler henüz toparlanmaya başladı. Lakin gelecekte çocuklarımız mutlaka bizim kahramanlığımızı hatırlayacaklardır. Zira bu toprakları almak için bir çok arkadaşım hayatını kaybetti. Onların cesaretleri mutlaka onurlandırılmalı!
Montreal'e henüz yeni girdik. İlkel, cahil barbar toplulukları önümüzde uzanıyor. Onları mutlaka defetmeli ve yolumuza devam etmeliyiz.Tanrı Fransa'yı korusun..


Harika bir şarap bu. Soğuk havalarda en az bir bardak şarap kanımı ısıtıyor. Soğuğa karşı daha dirençli oluyorum. Özellikle uzun bir yolu bitirmişseniz rahatlamanız için en ideali şaraptır..

Montreal Milis Kuvvetler Nöbetçi Asker : Yüzbaşım! Yerliler yaklaşıyor efendim!
Montreal Milis Kuvvetler Yüzbaşı : Hemen uyarı çanlarını çal! Pierre! Pierre! Kalk seni işe yaramaz köpek! Hemen subayları uyandır! Surlarda pozisyon alın, kalenin içinde ve surlarda savunma istiyorum!
Pierre : Emredersiniz yüzbaşım!

Sonunda başlıyor. Bir yıldır eğitimini aldığım herşeyi uygulayabilirim. Bu benim ilk tecrübem olacak. Tanrı yanımızda olsun. Amen..
Pierre : Asker kalk! 1. 2. 3. ve 4. bölük hemen surlara konuşlanacaksınız. Subaylarınıza gerekli talimatı ve yüzbaşının emirlerini verdim. Derhal silah başına! 5. ve 6. bölükler subayları ile birlikte beni izlesinler. Şehir içindeki savunmayı hazırlayacağız..

Yarım saat içerisinde gerekli tüm hazırlıklarımızı yaptık. Böyle bir duruma nasıl düştük inanamıyorum. Aptal yüzbaşı! Bu işe yaramaz adam yüzünden hepimiz ölebilirdik. Yerlilerin geleceğini bildiğimiz halde neden savunmamızı şimdi yapıyoruz? Neyse ki yerliler henüz saldırmadılar..
Surlara çıktığımda herkes hazırdı. Yataklarından kalkan askerlerin diş gıcırtılarını duyabilmek mümkündü. Benim gibi herkes ilk deneyimini yaşıyordu belki de. Büyük bir sessizlikle menzil içerisine girmelerini bekliyorduk.

Montreal Milis Kuvvetler Yüzbaşı : Pierre. Bölük hazır mı ? Yakında burada çok kan dökülecek. Hahaha, püh.
Pierre : Tüm bölük hazır ve emirlerinizi bekliyor yüzbaşım!
Montreal Milis Kuvvetler Yüzbaşı : Ben komuta merkezinde olacağım. Emir komuta benim yokluğumda sendedir. Gereğini layiğıyla yapacağından şüphem yok Pierre.
Pierre : Ama yüzbaşım..
Montreal Milis Kuvvetler Yüzbaşı : Emirlerime karşı mı çıkıyorsun asker?! Komuta merkezine gidip herkesi oradan kordine edeceğim surlarda kal ve askerlerimi hayatta tut dedim sana!
Pierre : Emredersiniz yüzbaşım!

Pierre : Barbar sürüsü yaklaşıyor askerler! Nişan al, hazır! Ateeeş!!..


DEVAM EDECEK  tbr*
« Son Düzenleme: 13 Eylül 2017, 19:02:57 Gönderen: Blackbeard »
M.Kemal Atatürk'ün izinde Galatasaray'ın peşinde adanmış bir ömür ~

Ynt: Viva La France [ Hikaye ]
« Yanıtla #1 : 31 Ağustos 2017, 04:26:32 »
İnşallah birkaç bölümlük birşe y olmaz.

*

Çevrimdışı serokral

  • *
  • 2202
  • Şüphesiz sen sen değilsin
Ynt: Viva La France [ Hikaye ]
« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2017, 09:26:29 »
Merakla bekliyoruz usta
BÜYÜK TOTAL WAR TÜRKİYE İMPARATORLUĞU
Hayır bence Ahmet siteye bot atıp altyapımızı çöketmeye çalışan bir MOSSAD ajanı.

Ynt: Viva La France [ Hikaye ]
« Yanıtla #3 : 31 Ağustos 2017, 11:47:17 »
Takipteyim.
Ordan sağa dön, kime sorsan gösterir.

*

Çevrimdışı Blackbeard

  • ***
  • 34
  • Denedin, yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil.
Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #4 : 31 Ağustos 2017, 14:54:04 »
İnşallah birkaç bölümlük birşe y olmaz.

Tabiki birkaç bölümlük olmayacak. Lakin dağa taşa da anlatmak istemem. Wonderful004 seni hikayedeki şuan için ölü bilinen babaları yapıyorum haberin olsun  ask*

Merakla bekliyoruz usta

Giriş bölümü hazır umarım beğenirsiniz kardeşim. Serokral seni de Pierre karakteri yapıyorum haberin olsun.

Takipteyim.

Teşekkür ederim tbr* GhaziAhmedHan seni de Gignac yapıyorum haberin olsun.

Hikayede bir çok karaktere tanıklık edeceğiz. Başka karakterlerde rol almak isteyenler iletebilirler.
« Son Düzenleme: 31 Ağustos 2017, 15:10:49 Gönderen: Blackbeard »
M.Kemal Atatürk'ün izinde Galatasaray'ın peşinde adanmış bir ömür ~

Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #5 : 31 Ağustos 2017, 17:29:26 »
İlk bölüm ne zaman gelir?
Ordan sağa dön, kime sorsan gösterir.

*

Çevrimdışı Blackbeard

  • ***
  • 34
  • Denedin, yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil.
Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #6 : 31 Ağustos 2017, 17:39:44 »
İlk bölüm ne zaman gelir?

Bir aksilik çıkmazsa bu ayın ikisinde akşam üstüne doğru gelir. Malum bugün bayram, bayramı hesaba katmamıştım.  tbr*
« Son Düzenleme: 01 Eylül 2017, 13:50:01 Gönderen: Blackbeard »
M.Kemal Atatürk'ün izinde Galatasaray'ın peşinde adanmış bir ömür ~

Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #7 : 31 Ağustos 2017, 22:05:59 »
Takip.

*

Çevrimdışı serokral

  • *
  • 2202
  • Şüphesiz sen sen değilsin
Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #8 : 02 Eylül 2017, 12:51:29 »
Güzel bir giriş olmuş. Benim naciz fikrim karakterin gozunden anlatirken onlarin olanlari anlatmalarindan cok iç dunyalarina da onem vermelisin ve bunlari eklemelisin. Okumasi cok daha zevkli ve zengin olur diye düşünüyorum. Ve yan karakterler; kesinlikle olmasi harcanabilir bir kitlenin olmasi hikayeyi daha zevkli yapacaktir. Bölümü merakla bekliyorum.
BÜYÜK TOTAL WAR TÜRKİYE İMPARATORLUĞU
Hayır bence Ahmet siteye bot atıp altyapımızı çöketmeye çalışan bir MOSSAD ajanı.

*

Çevrimdışı Blackbeard

  • ***
  • 34
  • Denedin, yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil.
Ynt: Viva La France [ Hikaye ] & 31.08.2017 / Güncel
« Yanıtla #9 : 02 Eylül 2017, 17:32:41 »
Takip.

Eyvallah kardeşim  tbr*

Güzel bir giriş olmuş. Benim naciz fikrim karakterin gozunden anlatirken onlarin olanlari anlatmalarindan cok iç dunyalarina da onem vermelisin ve bunlari eklemelisin. Okumasi cok daha zevkli ve zengin olur diye düşünüyorum. Ve yan karakterler; kesinlikle olmasi harcanabilir bir kitlenin olmasi hikayeyi daha zevkli yapacaktir. Bölümü merakla bekliyorum.

Uyarılarını dikkate alarak diğer bölümü hazırlayacağım, yorumun için teşekkür ederim. Unutmadan, bayram dolayısıyla biraz da başka oyunlarla ilgili teknik problemlerimden ötürü yeni bölüm salı ya da çarşamba günü gelecek. Başka da erteleme olmayacak inşallah.
M.Kemal Atatürk'ün izinde Galatasaray'ın peşinde adanmış bir ömür ~