Total War Rome 2 İnceleme

  • 71 Yanıt
  • 16706 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı * Halife *

  • *
  • 12447
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Total War Rome 2 İnceleme
« : 02 Eylül 2013, 16:26:26 »

Evlilik, insanoğlunun hayatını idame ettirdiği vetire içerisinde tadacağı mutlulukların en önemlilerinden birisidir. Anlaşabileceğin bir eş, baldan tatlı olan çocuklar ve diğer sosyal bağlar… Her şey çok güzel, öyle değil mi? Lakin yüzyıllar önce ortam böyle değildi. İskit kadınları, evlenmek istediklerinde kendilerini savaş meydanlarına atıyorlardı. Zira evliliğe hak kazanmak için yapmaları gereken zorunlu bir uygulama vardı. 3 düşman kellesini komutanına getirmeyen kadın evlenemiyordu o dönem…

Yukarıda bahsi geçen uygulamanın yaşandığı döneme yıllar sonra yeniden ışınlanıyoruz. Delikli borulardan ve katanalardan usanan Total War oyuncularının hayalleri nihayet gerçekleşiyor. Total War Rome 2, yarın raflarda yerini alıyor, oyunu sizler için önceden denedik. İlk oyun Shogun: Total War’dan son oyun Total War Shogun 2’ye kadar kendisiyle yarışan seri bu sefer de rakipsiz. Rome 2 de ailenin diğer serilerine kafa tutuyor ve gerçekten akranı yok. Bakalım Rome 2, başta Rome: Total War’a ve ailesine layık bir birey mi bir göz atalım.

MÖ 272 yılında başlayan oyun tam bir medeniyet cümbüşü. Başta seçilebilir 13 medeniyet var. Bunlar: Roma, Kartaca, Parth, Pontus, Iceni, Arverni, Makedonya, Mısır, Suebi, Epir, Atina ve Sparta. Epir, Atina ve Sparta, yani Yunan Kültür Devletleri şu an için oyunu ön siparişle alanlara açık. Pontus, oyunun çıkışı şerefine ilk gün tüm oyunculara hediye edilecek. Ekim’de Seleucid de Pontus gibi hediye olarak oyunculara sunulacak. Aynı ay içerisinde Step Kültür Paketi ile üç medeniyet oynanabilir olacak ama bu DLC ücretli. Peki bu içerik ‘medeniyet cümbüşü’ demeye yeter mi? Benim vurguladığım oynanabilir devletler değil, campaign, yani starteji haritası. Haritanın her yerinde bir medeniyet var. Yani eski serilerdeki boş yerler isyancılarda sistemi tam anlamıyla çökmüş. Shogun 2’de kısmen denen bu sistem Rome II’de muazzam bir hal almış. Savaşacağınız 100’ü aşkın medeniyet sizi bekliyor, hem de kendine has kültürü, askeri yapısı ve diplomatik duruşuyla!


Strateji haritası dedik, buradan devam edelim, zira en büyük değişikliğin bu bölümde olduğunu söyleyebilirim. Dev harita kuzeyde Danimarka’dan güneyde Habeşistan’a, batıda İspanya’dan doğuda Harezm’e kadar geniş bir coğrafyayı içeriyor. Devasa haritaya hükmetmek için eyaletleri ele geçirmeniz lazım. Eyaletler de kendi içerisinde 2, 3 ve hatta 4 şehirden oluşabiliyor. Eğer bir eyaletin tüm şehirlerini ele geçirirseniz 4 farklı özelliği ayrı ayrı aktif edebiliyorsunuz. Örneğin eyaletten daha fazla vergi topluyor veya tüm eyalet şehirlerinde şenlikler düzenliyorsunuz. Şehirler de değişimden nasibini almış. Yeni yapılar inşa etmek için nüfus puanına ihtiyacınız var. Eskiden belli bir nüfusa ulaşınca birkaç seviye gelişerek bir sürü bina inşa ettiğiniz o sistem yok artık. Ve her bina her şehirde inşa olmuyor. Yani bu ne demek? Öyle veya böyle eyaletleri tamamlayacaksınız demek. Eyaletlere ait şehirlerde de birden fazla medeniyet olduğu için biz buna ‘kan akacak’ diyoruz, sokak arasında ‘çarşı karışır’ da diyorlar…

Peki çarşı nasıl? Bu zamana kadar Total War oyunlarının savaş atmosferini anlatırken hep film gibi dedik, oysa değilmiş. Rome 2’de o muazzam savaşları yaptıktan sonra benim nezdimde birçok ölçü ve değer değişti. Habitat, askerlerin modellemeleri, animasyonlar, sesler, ordu nizamları ve çarpışmalar esnasında açığa çıkan görüntüler… Emin olun hayatınızda buna benzer hiçbir şey görmediniz. Bu oyun dünyada tek ve daha önce böylesine oyuncuya savaşın hazzını veren bir oyun geliştirilmedi. Rome 2’nin savaş alanında başarısı sadece sunumu değil, önceki serilerde görülen hatalar da giderilmiş. Askerlerin yolunun üzerinde engebeler veya yapılar varsa abuk subuk hareketler, ordunun genişleyerek açılması, hat halinde yürümeler gibi absürt hatalar görürdük. Rome 2’de her şey çok organik, insansı! Ne emir veriyorsanız ordunuz onu yapıyor, hiçbir yön bulma hatası veya hareket halinde dağılan ordu hatalarına benzer bir şey görmedim. Deniz savaşlarında da bordalamadaki asker geçişleri de ETW, NTW ve S2’yi yerden yere çalar… Kısacası hatasız ve hatasız olduğu gibi de sunduğu tecrübe tüm serinin çıtasının üstünde.

Savaş dediysek yapay zekaya değinilmeden geçilmez. Yapay zeka da beni şaşırttı. Önceki üç seride olduğu gibi düşman ordunun komutanı benim orduma hücum etmediği gibi ordu nizamıma göre strateji de belirliyor. Örneğin Makedonyalılar ile oynarken ordum kendisinden daha güçlü bir Mısır ordusuyla karşılaştı, savaş da kaçınılmazdı. Ben orduma savunma nizamlarından biri olan kare düzenine geçmelerini emrettim. Düşman ordusu ise neredeyse 4-5 metre kadar dibime geldi ve durdu. Akabinde etrafımda dolaştı ve bir anda iki farklı kanattan saldırıya geçtiler. Ortada ise menzil birlikleri orduma ok ve mızrak atıyordu. Savaş haritasındaki yapay zeka böyle! Strateji haritasında ise dengeler her zaman değişken. Örneğin 20 kere Parthlar ile baştan oyuna girdim ve birkaç tur devam ettim, sonucunda neredeyse her seferinde farklı devletlerle dost ve düşman oldum. Haliyle haritadaki ilerleyişim ve duruşumda da farklılıklar sergiledim. Diplomaside de birine bir şey kabul ettirmek istiyorsanız (özellikle zor seviye oyunlarda) küçük adımlarla başlamalısınız. Kimse dostluk anlaşmasını bırakın karlı olsa bile ticaret yapmayı dahi kabul etmiyor. Sonuç olarak yapay zeka da arzu edilen kıvamda.


Teknoloji ağacına da değinelim. 3 koldan oluşan sivil ve askeri olarak ikiye ayrılan teknoloji ağacımız savaşlara nazaran biraz geri kalmış gibi. Oldukça sade ve neredeyse her medeniyete göre farklılık arz ediyor. Ayrıca diplomatik ilişkilerde ne yazık ki teknoloji ticareti de yok. Yani ben dostuma su kemerlerini iyileştirdiğim bir yöntemi neden vermeyeyim veya satmayayım? Bu bir eksikliktir lakin ölümcül bir eksiklik değildir. Son olarak teknolojiler ordunuza veya halkınıza yaradığı gibi diplomatik ilişkilerinize de yansıyor. Yani burada da her şey tamam.

Devlet yönetimi de savaşların gölgesinde kalan bir bölüm. Önceki serilerde olduğu gibi bir aile ağacınız yok, lider olarak istediğiniz çocuğunuzu seçemiyorsunuz. Devlet yönetimi ekranında yöneten hanedan ile yönetilen diğer ailelere mensup devlet adamları ya da kumandanlar bulunuyor. Tabi isimlerim bir popülaritesi var, eğer hanedanınıza zeval gelmesini istemiyorsanız rakiplerinizi gerçek zamanlı göremediğiniz bir seçim ekranında ortadan kaldırabilir veya savaş alanlarına komutan olarak atayıp düşman üzerine sürebilirsiniz. Burada en öne çıkan özellik bol bol gelişmelerin ve görevler. Görevler bildiğiniz gibi şu şehri al veya şu birimi üret gibi farklılık gösterirken. Ara ara bazı olaylar vuku buluyor. Örneğin halkın arasından biri çıkıp ‘Kuraklık var, tanrılar bizi cezalandırıyor.’ diyor. Siz de bu duruma karşılık olarak ya hiçbir şey yapmıyor ya da kurban kestiriyorsunuz. Shogun 2’deki gibi verdiğiniz kararlar size bir süreliğine bazı özellikler kazandırıyor.

Devlet yönetimi, ticaret ve teknoloji ne yazık ki savaşlara nazaran daha geri planda. Empire: Total War ve Napoleon: Total War’dan sonra bende bazı hastalıklar oluştu. Ticaret ve devlet yönetiminde daha detaycı olunmasından yanayım. Lakin Rome 2’de ticaret aynı Rome’daki gibi. Soru: ‘Ticaret yapalım mı?’ cevap: ‘Tamam yapalım.’ bitti. Ne denizde ticaret rotası bloke edilebiliyor ne de karada. Öyle görülüyor ki Rome 2 bir savaş oyunu arkadaşlar, eğer fazlasını istiyorsanız yanlış oyundasınız. Ama bir düşünün sunulan içerik o sevdiğiniz Rome: Total War’a nazaran 10 kat daha iyi. Bu dönemde orduları yöneten kumandanlar daha ön palandaydılar, ihtilalle devletlerin kaderlerini değiştirip yönetime oturabiliyor ve hatta ordular bizzat kumandanları istemese de ihtilal yapıyorlardı ve başa kendi komutanlarını geçiriyorlardı. Buradan yola çıkarak CA’nın Rome 2’yi geliştirirken güttüğü sistem doğru diyebiliriz.


Evet ordular bu dönemde diplomasiye nazaran daha üstün ve oyunda da sistem böyle. Roma, yıkılmasının hemen öncesinde sürekli diplomasi yapmıştır. Bu döneme kadar Roma’nın diplomasisi askerdir… Rome 2 ile artık şehir sınırları içerisinde komutanınız ordularınızı topluyor. Yani şehre tıklayıp herhangi bir asker üretimi yapamıyorsunuz, orduya asker alımı komutanların işi. Komutanınız hangi şehir sınırı içerisindeyse inşa ettiğiniz yapılara göre asker topluyor. Ek olarak ordu ve kolordularınızla gezerken şehirlerinizi çok düşünmenize gerek yok. Zira birçok bina sayesinde şehirdeki garnizonunuzda artık milislerden değil baya baya özel birimlerden oluşuyor. Elbette başka bir ordu veya kolordu şehrinizi kuşattığında garnizonlar yeterli olmayacak lakin isyan veya küçük çaplı talan saldırılarını kolayca atlatıyorsunuz. Ordularla alakalı atlanmaması gereken yeni bir özelliği de değinip bir diğer hususa geçeceğim. Strateji haritasında 4 farklı ordu nizamını benimseyebiliyorsunuz. Kimi nizam strateji haritasında daha uzak mesafelere gitmenize olanak sağlarken kimisi de garnizon kurup ordunuzun dinlenmesine ve savunma desteği almasına yarıyor. Elbette bu nizamların yararı gibi zararlı yanları da var.

Shogun 2 ile gelen generallerin ya da ajan birimlerin seviye atlaması ve aynı zamanda yeni özelliklere kavuşması Rome 2’de de aynen devam ediyor. Elbette daha geniş ve daha çok seçeneğe sahipsiniz. İsterseniz yeni özellikler açmak yerine var olan ve işinize daha çok yarayacağını düşündüğünüz özelliklere seviye de atlatabiliyorsunuz. Oyunda 3 farklı ajan birimi var, bu ajanların görünüşleri medeniyetlere göre değişim gösteriyor. Champion, dignitary ve spy olarak sınıflandırılan devlet birimlerinizin kendilerine has en az 10 farklı yetisi mevcut. Yani artık sadece suikast yapmak, orduyu eğitmek veya düşman şehrine sızmanın yanı sıra sizi meşgul edecek daha nice işe el atacaksınız…

Multiplayer çok sade. Savaşa girip çıkın, zaten birçok kişi de bunu istiyordu. Shogun 2 gerçekten klanlar için yorucuydu. İsterseniz kuşatma, meydan, deniz, pusu savaşları gibi farklı modlarda rakiplerinizle savaşabilir isterseniz de 2 kişiye kadar destekli olan multiplayer campaign’de yapay zekaya ya da dostunuz karşı üstünlük sağlamak için mücadele edebilirsiniz. Bu arada bir başarı listesi var, multiplayer oynayanlar arasında bir sıralama mevcut. Son olarak oyunun hangi bölümünde olursanız olun sizinle beraber Rome 2 oynayan herkesle sohbet edebileceğiniz bir oyun içi sohbet alanı mevcut. Bu gerçekten harika!

Rome 2 sunduğu savaş atmosferi gibi donanımınızla da savaşıyor. Eğer izlediğiniz videolardaki gibi görseller elde etmek istiyorsanız gerçekten bilgisayarınızın iyi donanımlara sahip olması lazım. İşlemciniz ve ekran kartınız kadar bu cüsseyi hızlı bir şekilde önünüze serecek SSD de lazım. Ama korkulacak bir şey yok, gerekli ayarlamaları yaptığınızda önceki serilerde olduğu gibi göze hoş gelen bir görüntü de elde edebilirsiniz. Lakin her grafik ayarının en tepede olduğu bir şekilde oyuna girdiğinizde aldığınız hazzın tanımı yok.


Grafikler kadar seslendirme ve müzikler de hiç olmadığı kadar etkileyici. CA, Rome 2’nin bir diriliş olduğunu gerçekten aklına yazmış ve bu projeye öyle başlamış. Medieval 2 veya Rome’un modlandığı gibi Napoleon da modlansaydı formdaki arkadaşlar ortaya Shogun 2 çıkartabilirlerdi ama Rome 2 öyle değil, değişimin yaşanmadığı bir yer yok. İşte bu yüzdendir ki savaşlar yaşanırken asker ve komutanların konuşmaları, strateji haritasındaki hamlelerde rastladığınız diyaloglar ve her iki alanda da işlerinizi görürken arkada çalan müzikler zaten büyüleyici olan oyunun sunumuna daha çok adapte olmanıza vesile oluyor.

Son sözlerime geçmeden önce kara ile deniz savaşlarının aynı anda yapıldığını da belirtmek istiyorum. Zaten birçok Total War sever, daha önce yayınlanan bu içeriğe ait videoları izledi. Evet, böyle bir özellik nihayet seriye geldi. Bu tür savaşlar o kadar eğlenceli ki hiç de korkulduğu kadar ‘Yav hem kara hem deniz birlikleri nasıl yönetilir beyin arıza yapar.’ söylemi gerçek olmaktan uzak. Emin olun her iki ordunuza da rahatça hükmediyorsunuz. Orduları taşımak için gemi lazım değil, yani özel bir gemi üretimine lüzum yok. Ordunuz kara veya nehirlerden geçerken kendi taşıma gemilerini otomatik üretmiş oluyor. Ama karşınıza limandan özel üretim bir gerçek savaş gemisi çıkarsa işiniz çok zor. Savaş gemilerinin tayfaları da kuşatmalara yardımcı olabiliyor, yani karaya çıkarma yapabiliyor. Son. Ya ben daha savaşlarla alakalı bir şey yazmak istemiyorum, sözüme güvenin gerçekten hiçbir eksik göremedim.

Rome 2, daha önce Total War Türkiye’de duyurulduğu gibi Türkçe dil desteğine sahip. Eğitim videoları Türkçe altyazıya sahip, ansiklopedi de Türkçe yani kısacası oyundaki tüm metinler Türkçe. Bu başarı 8 yıl içerisinde dev bir aile kuran Total War Türkiye’nin başarısıdır. Community yani topluluk yoksa ne ürün vardır ne de ünlü, bu doğa kanunu gibi bir şey. Talep varsa arz da öyle veya böyle gelir. Zaman dilimi olarak bir ayı ele aldığımızda Total War Türkiye’yi yüzbinlerce kişi ziyaret ediyor. Sadece Türkler değil yabancılar uzun bir süredir bu sitenin haberlerini Google vasıtasıyla okuyor. Bunu biz değil istatistikler söylüyor. Yani burada teşekkür edilecek iki kurum var. 1- Total War Türkiye 2- Aral İthalat. Bu hususla alakalı geniş çapta açıklamayı daha önce yazmış olduğum blog yazıma bakarak ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.


Total War Rome 2’nin çıkmasını hayal ediyorduk, oyun duyurulduğunda bu hayal gerçek oldu. Sonra dedik o süre nasıl geçecek, geçti. Oyun yarın satışa sunuluyor, birçoğunuz bu Rome 2’yi sipariş vererek heyecanlı bir bekleyiş içerisine girdi. Emin olun her yaşanan vetire buna değer, Rome 2’ye değer! Bu oyunun dünyada eşi benzeri yok, akranı yok ve tek rakibi kendi ailesinin üyeleri! Ve hatta belki değiller.

Alıntı
PUANI: 95   

Platform: PC

Sponsor: Aralgame.com

Son söz:2004’ten bu yana geliştirilen tüm oyunlar demo, Rome 2 ise satışa sunulan tam sürüm bir oyun…

Kaynak: http://www.oyunfest.com/total-war-rome-2-inceleme.html

« Son Düzenleme: 02 Eylül 2013, 18:17:30 Gönderen: * Halife * »


Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #1 : 02 Eylül 2013, 16:30:28 »
Önce oyun elimize ulaşssın hele, sonra incelemeyi yaparsınız.  kah*

*

Çevrimdışı WhiteJAWS

  • ****
  • 50
  • Veni, vidi, vici... "Geldim, gördüm, yendim..."
    • DivXPlanet
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #2 : 02 Eylül 2013, 16:35:39 »
Şöyle detaylı bir inceleme bekliyoruz, teşekkürler...  tbr*

*

Çevrimdışı morfo35

  • ...Morfiþ is Coming...
  • **
  • 3660
  • ya el yelil yelil
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #3 : 02 Eylül 2013, 17:39:09 »
ne içerikmiş arkadaş
(click to show/hide)

*

Çevrimdışı islam41

  • ***
  • 42
  • Total War Türkiye
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #4 : 02 Eylül 2013, 17:47:37 »
Milletin notları ortada bakalım biz ne diycez :)

*

Çevrimdışı grim

  • ***
  • 1230
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #5 : 02 Eylül 2013, 17:50:43 »
Oyun iyi merak etmeyin.   sekil*  kirp*  sekil*  dl*

*

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • **
  • 11257
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #6 : 02 Eylül 2013, 18:10:16 »
İçerik eklenmiştir...

*

Çevrimdışı * Halife *

  • *
  • 12447
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #7 : 02 Eylül 2013, 18:16:46 »
Sağol Foraver tbr* arkadaşlar itiraf ediyorum, oynamaktan inceleyemedim. Bu kadar oldu  ehue*

*

Çevrimdışı Easterling

  • **
  • 6246
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #8 : 02 Eylül 2013, 18:18:03 »
Elinize sağlık, çok iyi bir inceleme..  tbr*

Ynt: Total War Rome 2 İnceleme
« Yanıtla #9 : 02 Eylül 2013, 18:21:15 »

Tesekkürler güzel inceleme
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2013, 21:54:23 Gönderen: bozkirsovalyesi »
Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam,zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!
                                          II.Abdülhamid