Ο Θεός να μας ευλογεί - Tanrı Bizi Korusun -Doğu Roma Hikayesi- 2.Bölüm

  • 26 Yanıt
  • 3643 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı batufb94

  • Young Guard
  • **
  • 5500
  • Orantısız zeka
Oyun zorluğu : En zor
Ülke : Doğu Roma İmparatorluğu


Sayfanın daha rahat yüklenmesi için bölümler spoiler içindedir.


[spoiler=1.Bölümü Okumak İçin Tıklayın]
Doğu Roma İmparatoru Yüce Arcadius'a,

Beni atamış olduğunuz valilik bölgemde insanların huzursuz olduğunu , kuzeyden gelen Getlerin sınır köylerini yağmaladıkları için halkın şehirlere sığındığını üzülerek bildirmek zorundayım. Vizigotlu kâfirler ise büyük orduları ile şehirlerimizi ele geçirebilecek güce geldi. Bu duruma bir çare bulmazsanız , yüce imparatorumuz üzülerek söylemek zorundayım kâfirler Konstantinapol'u ele geçirebilirler. Tanrı bizi korusun.

Trakya Valisi Eutropius

Roma 2'ye bölünmüş ,  Batı Roma içten içe çökerken Doğu Roma reformlar sayesinde biraz ayağa kalkabilmişti. Oysa hala tehditler devam etmekteydi. Doğuda imparatorluğun azılı düşmanı Sasaniler fırsat kolluyordu. Kuzeyden yeni yeni barbar akınları başlamıştı. Getler Tuna nehrini her an geçip şehirlere saldırabilirdi. Vizigotlar İmparatora baş kaldırmış ve ordularıyla Balkanları yok edebilecek seviyeye gelmişlerdi. Bir kurtarıcı olmazsa Doğu Roma ele geçirdiği tüm refahı kaptırabilirdi.



İmparatorluğun tahtında 17 yaşındaki Flavius Arcadius vardı. Halk ondan çok şey bekliyordu. Roma ruhunu tekrar canlandırmasını umuyorlardı.


İmparatorluğun zayıf noktalarına yatırımlar yapılmalıydı. Hazineden önemli bir bölüm buna ayırıldı. İskenderiye dini olarak en çatışmalı bölgelerden biriydi. Ülkedeki Hristiyan-Pagan çatışmalarının en büyük merkeziydi.



Libya merkeze karadan en uzak noktada bulunan eyaletti.


Mısır'da ki askerü gücü arttırmak önemliydi. İmparatorluğun en önemli 2. şehri , aynı zamanda da en sorunlu bölgelerinden biri olmaya adaydı.


Batı'da imparatora başkaldıran Vizigotlar her an bir şehire saldırabilirlerdi. Batıda kuzeyde ve içeriden gelebilecek saldırılara karşı koyabilecek hazır bir ordu yoktu.


Batıda toplanabilen bir ordu ile Vizigotların bir ordusuna saldırıldı. Bu savaş imparatorluğun batı sınırının kaderini belirleyecekti. Vizigotlar kazandığı taktirde batıda onlara karşı koyabilecek bir güç kalmayacaktı.


Trimontium şehrinin yakınlarında olan savaşta şehirden az sayıda destek gelmesi bekleniyordu. Düşmanın elindeki kuşatma silahları ordumuz için felakete yol açabilirdi.


Vizigotlar tepeye mevzilenmeye çalışırken gelen destek kuvvetlerimiz tam arkadan saldırmaya başlamıştı.


Kuşatma silahları yok ediliyordu.


Ana ordumuzdan da süvari desteği gelmişti.


Vizigotlar ise durmadan devam edip arazi üstünlüğünü ele geçirdiler.


Roma ordusu tepeye doğru hücuma başladı.




Okçu desteği ile tepeyi neredeyse ele geçirmişlerdi.



Tepenin düştüğünü gören Vizigotlar kaçmaya başladı. Zafer Roma'nındı !


Savaştan sonra tepeden bir görüntü...



Batı sınırı bir tehlikeden kurtulsa da hala devam eden tehlikeler vardı. Vizigot ordusundan Hristiyan olmayı seçenler Doğu Roma ordusuna katıldı. Hristiyan olmayanlar ise ibret olması için şehirin yolunda çarmıha gerildi.



İmparatordan öcünü almaya yemin eden Vizigotlar ordumuzun karşısına çıkacak cesareti bulamadıkları için Skupi şehrini kuşattı.


İmparator ise ülkede refahın artması için valiler atıyordu. Özellikle dini ayrışmalarda ve yönetimde adaletli olabileceğini düşündüğü kişileri atamıştı.



Skupi şehri ise ordunun erişemeyeceği bir yerdeydi. Tamamen kaderine terkedilmişti...
[/spoiler]

[spoiler=2.Bölümü Okumak İçin Tıklayın]
Skupi'yi kuşatan Vizigotlara karşı imparatorun elinden hiçbirşey gelmiyordu. Skupi küçük bir şehir olsa da batıda istikrarı sarsabilecek kadar büyüktü. İmparator Skupi'den haber alamadan uyuyamıyordu. Doğu Roma , Batı kadar tehdit altındaydı. İmparator rüyalarında Konstantinapol'ün yandığını görüyordu. Kafasının kazık üstüne geçirildiğini , barbarların şehiri yağmaladığını , sokakların kan gölüne döndüğünü , Sasanilerin işgal ettiğini , kadınların , çocukların sokak ortasında derilerinin yüzüldüğünü...

395'in bahar aylarında Vizigotlar şehiri yağmalayıp işbirlikçilerden oluşan özgür bir şehir kurdular. Vizigotların şehiri yağmalamasından daha kötüsüydü bu. Zaten zor durumda olan orduya bir düşman daha çıkmıştı. Vizigotların da istediği buydu.



Mısır bölgesinde Hristiyanlığın git gide ezici üstünlük olmasıyla halk valiye daha büyük kiliseler için baskı yapıyordu. Sonucunda İskenderiye'ye patrikhane kurulmasına karar verildi.

İmparatorluğun en büyük sorunu hala batıda istikrarın sağlanamamış olmasıydı. Vizigotlar , ihanet eden Skupi'li asiler , Gepidler batıdaki en büyük sorundu. İmparatorluk ordularının zayıfladığını bilen yağmacı Gepid kabilesi Doğu Roma'nın zenginliklerini yağmalamak için Markianapolis'e saldırdı. Bu dev barbar ordusuna karşı garnizon ordusunun hiç şansı yoktu... Markianapolis yağmalandı. Kadınlar tecavüze uğradı , erkekler katledildi , çocuklar esir alında , yaşlılar ölüme terkedildi... Hristiyan topraklarına yapılan kâfir akınlarını durduramadığı için halk İmparator Arcadius'a kızgındı.


İmparator ise batıdaki en büyük tehlikenin Vizigotlar olduğunu düşünüyordu. İmparatora ihanet eden bu kavim tanrının cehenneminde yanmalıydı. Bazı danışmanların barış karşılığı toprak verelim önerisine ise patrikhane ve imparator Vizigotlar Hristiyan olmadığı için şiddetle karşı çıktı. Doğu Roma batıdaki tüm gücüyle Vizigotların kafasını ezip geçmeliydi !! Vizigotlar Dıraç şehrinide yağmaladıktan sonra daha güçsüz olan Batı Roma topraklarına kaçarken Doğu Roma ordusu tarafından sıkıştırıldı. Tüm ordu ilahiler eşliğinde ailelerini katleden bu hayvanlara karşı bilenmişti.






Herşeyin sorumlusu , baş şeytan Vizigot reisi Ataulf savaş sırasında öldürüldü !




Doğu Roma askerleri düşmanın kanında ikinci kez vaftiz oluyordu !



Büyük bir sevinç vardı savaş sonunda. Vizigotlar orduları tamamen dağılmış , savaşın biraz ilerisindeki kabile üyeleri , genç yaşlı kadın öldürülmeyi bekliyordu. Doğu Roma ise onlara tanrının yolunda gitmeleri karşılığında yaşamaları için şehirlere ve köylere gitmelerine izin verdi.


Vizigot ordusundan kalanlar Hristiyan olmaları karşılığında bağışlanarak orduya alındı.


İmparator ise batıdaki en büyük düşmanlarından kurtuldukları için sarayda ziyafet verdi. Fakat bunun için çok erken olduğunu düşünenler vardı sarayda. Gepidler en az Vizigotlar kadar tehlikeliydi , bunun dışında her ne kadar doğuda ordular iyi durumda olsa da Sasanilerle baş edip edemeyecekleri belli değildi. Skupi'de hainler tarafından ele geçirilmiş bir şehir vardı.


İskenderiye kilisesi ise Ortodoks ve Aryan Hristiyanlar için hariç tüm dinlere baskı yapıyordu. Şehirde yaşayan az sayıdaki Yahudi'de buna dahil. İmparatorluğun yasal dini Hristiyanlık olduğundan beri ülkede dini çatışmalar üst seviyelere gelmişti.


Doğu'da Sasanilerin her an saldırıya geçme tehtidi vardı. Bölge vali ve generalleri Gassanilerle olan anlaşmaya güvenip orduları daha önemli noktalara yerleştiriyorlardı.


Doğuda en büyük ordu III. Parthika lejyonuydu. Sasanilere karşı koyabilecek en büyük Doğu Roma ordusuydu. Generali Flavius Timasius rütbesini yükseltmek için fırsat kolluyordu. Sasani savaşından başarıyla çıkabileceğine inanıyordu ve bu savaştan kişisel kâr elde etmeyi düşünüyordu...


İmparator ise artık kabus görmüyordu. Mutluydu , batıdaki halk ise hala savaşın izlerini taşıyordu. İmparatora yakın olan saray halkı ise onun kadar mutlu olamıyordu. Çünkü hala en büyük tehlike kapıyı her an çalabilirdi. Sasaniler ... Kimse imparatora Sasanilerden bahsedemiyordu.


Sasaniler ise imparatora kabus dolu günlerini geri getirtmeye kararlıydı...

[/spoiler]

Hikayenin devam edip etmemesi okuyucu oranına bağlı  tbr*
« Son Düzenleme: 27 Haziran 2015, 04:13:03 Gönderen: batufb94 »
]


*

Çevrimdışı Canakast

  • *
  • 2462
  • This rose will never die..
Güzel bir hikaye olacağını tahmin ediyorum, bol resimli olması da çok iyi fakat biraz daha uzun yazmaya çalış ve savaş anlarını daha ayrıntılı anlat, betimlemeler kullanmaya çalış, çok daha güzel olacaktır. Başarılar, takipteyim.


*

Çevrimdışı Kahraman

  • **
  • 819
  • Ölüm Bize Masal Gelir...
Batuhan diğer sitede bu başlığı ''TÜRK'' ekleyerek vurgulayarak kullansa ban yiyeceğini bildiği için burada takılıyor dov*

*

Çevrimdışı mvkrmz

  • ***
  • 265
oyunu oynayamayan birisi olarak hikayeyi okumak zevkli oldu. hele birde zorlukların göbeğindeki doğu romanın merkez olması daha ilgi çekici. devamını bekliyorum.




*

Çevrimdışı batufb94

  • Young Guard
  • **
  • 5500
  • Orantısız zeka
2. Bölüm // İmparatorun Kâbusu


[spoiler=2.Bölümü Okumak İçin Tıklayın]
Skupi'yi kuşatan Vizigotlara karşı imparatorun elinden hiçbirşey gelmiyordu. Skupi küçük bir şehir olsa da batıda istikrarı sarsabilecek kadar büyüktü. İmparator Skupi'den haber alamadan uyuyamıyordu. Doğu Roma , Batı kadar tehdit altındaydı. İmparator rüyalarında Konstantinapol'ün yandığını görüyordu. Kafasının kazık üstüne geçirildiğini , barbarların şehiri yağmaladığını , sokakların kan gölüne döndüğünü , Sasanilerin işgal ettiğini , kadınların , çocukların sokak ortasında derilerinin yüzüldüğünü...

395'in bahar aylarında Vizigotlar şehiri yağmalayıp işbirlikçilerden oluşan özgür bir şehir kurdular. Vizigotların şehiri yağmalamasından daha kötüsüydü bu. Zaten zor durumda olan orduya bir düşman daha çıkmıştı. Vizigotların da istediği buydu.



Mısır bölgesinde Hristiyanlığın git gide ezici üstünlük olmasıyla halk valiye daha büyük kiliseler için baskı yapıyordu. Sonucunda İskenderiye'ye patrikhane kurulmasına karar verildi.

İmparatorluğun en büyük sorunu hala batıda istikrarın sağlanamamış olmasıydı. Vizigotlar , ihanet eden Skupi'li asiler , Gepidler batıdaki en büyük sorundu. İmparatorluk ordularının zayıfladığını bilen yağmacı Gepid kabilesi Doğu Roma'nın zenginliklerini yağmalamak için Markianapolis'e saldırdı. Bu dev barbar ordusuna karşı garnizon ordusunun hiç şansı yoktu... Markianapolis yağmalandı. Kadınlar tecavüze uğradı , erkekler katledildi , çocuklar esir alında , yaşlılar ölüme terkedildi... Hristiyan topraklarına yapılan kâfir akınlarını durduramadığı için halk İmparator Arcadius'a kızgındı.


İmparator ise batıdaki en büyük tehlikenin Vizigotlar olduğunu düşünüyordu. İmparatora ihanet eden bu kavim tanrının cehenneminde yanmalıydı. Bazı danışmanların barış karşılığı toprak verelim önerisine ise patrikhane ve imparator Vizigotlar Hristiyan olmadığı için şiddetle karşı çıktı. Doğu Roma batıdaki tüm gücüyle Vizigotların kafasını ezip geçmeliydi !! Vizigotlar Dıraç şehrinide yağmaladıktan sonra daha güçsüz olan Batı Roma topraklarına kaçarken Doğu Roma ordusu tarafından sıkıştırıldı. Tüm ordu ilahiler eşliğinde ailelerini katleden bu hayvanlara karşı bilenmişti.






Herşeyin sorumlusu , baş şeytan Vizigot reisi Ataulf savaş sırasında öldürüldü !




Doğu Roma askerleri düşmanın kanında ikinci kez vaftiz oluyordu !



Büyük bir sevinç vardı savaş sonunda. Vizigotlar orduları tamamen dağılmış , savaşın biraz ilerisindeki kabile üyeleri , genç yaşlı kadın öldürülmeyi bekliyordu. Doğu Roma ise onlara tanrının yolunda gitmeleri karşılığında yaşamaları için şehirlere ve köylere gitmelerine izin verdi.


Vizigot ordusundan kalanlar Hristiyan olmaları karşılığında bağışlanarak orduya alındı.


İmparator ise batıdaki en büyük düşmanlarından kurtuldukları için sarayda ziyafet verdi. Fakat bunun için çok erken olduğunu düşünenler vardı sarayda. Gepidler en az Vizigotlar kadar tehlikeliydi , bunun dışında her ne kadar doğuda ordular iyi durumda olsa da Sasanilerle baş edip edemeyecekleri belli değildi. Skupi'de hainler tarafından ele geçirilmiş bir şehir vardı.


İskenderiye kilisesi ise Ortodoks ve Aryan Hristiyanlar için hariç tüm dinlere baskı yapıyordu. Şehirde yaşayan az sayıdaki Yahudi'de buna dahil. İmparatorluğun yasal dini Hristiyanlık olduğundan beri ülkede dini çatışmalar üst seviyelere gelmişti.


Doğu'da Sasanilerin her an saldırıya geçme tehtidi vardı. Bölge vali ve generalleri Gassanilerle olan anlaşmaya güvenip orduları daha önemli noktalara yerleştiriyorlardı.


Doğuda en büyük ordu III. Parthika lejyonuydu. Sasanilere karşı koyabilecek en büyük Doğu Roma ordusuydu. Generali Flavius Timasius rütbesini yükseltmek için fırsat kolluyordu. Sasani savaşından başarıyla çıkabileceğine inanıyordu ve bu savaştan kişisel kâr elde etmeyi düşünüyordu...


İmparator ise artık kabus görmüyordu. Mutluydu , batıdaki halk ise hala savaşın izlerini taşıyordu. İmparatora yakın olan saray halkı ise onun kadar mutlu olamıyordu. Çünkü hala en büyük tehlike kapıyı her an çalabilirdi. Sasaniler ... Kimse imparatora Sasanilerden bahsedemiyordu.


Sasaniler ise imparatora kabus dolu günlerini geri getirtmeye kararlıydı...

[/spoiler]
« Son Düzenleme: 27 Haziran 2015, 02:15:47 Gönderen: batufb94 »
]

*

Çevrimdışı Ebû Turab

  • ***
  • 212
  • Kudüs ağladıkça, Yahudi cüretleniyor....

*

Çevrimdışı Canakast

  • *
  • 2462
  • This rose will never die..
Güzel bölümdü , Sasaniler canını sıkacak gibi.

*

Çevrimdışı forever_ducale

  • fsociety
  • **
  • 11256
Güzel bölüm,  devam tbr*