Millet-i iradenin gücü adına Hasta adamın hayatta kalma mücadelesi 2.bölüm Çıktı

  • 2 Yanıt
  • 609 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ön açıklama:Normalde I.Dünya savaşı çekecektim ama oyun bir sürü Bugla dolu olduğundan ve her seferinde Fransa'nın bütün Orta Avrupa'yı ele geçirip Avusturya Macaristan'ın Sanki Dünya Savaşında değilmiş gibi davranması,bütün ünitelerin aynı olmasından İtilaf Devletlerinin çok güçlü ve agresif İttifak Devletlerinin Çoooook pasif olması, Ben Osmanlı ile Rusya'nın ağzına etsemde karşımda Kocaman bir Fransa,İtalya,İngiltere,İspanya ile karşılaşınca hevesimin kaçmasıyla seri iptal olmuştur. Onun için sadece Darth Mod ile devam ediyorum.Darth Mod Osmanlı'yı daha oynanabilir kılıyor ayrıca oyundaki asker ünitelerinin sayısını arttırıyor.Mesela modsuz NTW'de atlı sayısı 60 Darth Mod'da 120 gibi..

Oyun Zorluğu:Hard
Savaş zorluğu:Very Hard
Bölüm I:Hastalıklı Adam
 Savaşlar... Yoksulluk... Felaketler ve Musibetler.... Allah bizi geçmişte yaptığımız tembellikler için cezalandırıyor.Avusturya ve Rusya her an bize saldırmak için hazır.Padişah Selim Han Divanı toplama kararı aldı.

Selim Han:Bugün Aranınızdan bazı kişilerle hesabımı kapatıcağım Paşa'lar. Öncelikle Mesut Paşa halktan fazlaca vergi alıp sana tahsis ettiğin konakta saklıyormuşsun.Doğru mu?

Mesut Paşa:Kattiyen if...

Selim Han:Bre Melun!!!! Halktan topladığın vergi 4000 akçe olması gerekirken bu sayı neden 2000 adamlarım konağındaki bütün serveti buldu.Şuana kadar 15.000 akçe kaçırmıssın.7.000 akçeyi kurtarabildik sen harcamadan.Vurun şunun kellesini Yerine Sarayımızın Dehası Süleyman Paşa'yı Hazineye atadım.Bilesiniz.
 Cellatlar tarafından idama giderken Mesut Paşa'nın son sözleri "Sizi saf sanmıştım,Babanız gibi uyuşuk,aptal tembel biri sanmıştım lakin yanılmışım,hayatınızda ki en doğru kararlardan birini verdiniz.Size karşı hiçbir kinim yok.Bunu ben hak ettim.Tabureyi çek çocu......"

Selim Han:Baş vezir Davut Paşa Rus Çarına gönderdiğin o ihanet dolu mektupu buldum.Güya ben safmışım,beni ikna edip Iasi (Yaş) şehrini sırf bir hiç uğruna verdirecekmişsin.Sana son söz söyleme Hakkı bile yok.Alın bunu!!!!! Yerine Bir zamanlar Manisa sancağında Lala'm olan Ali Paşa'yı getirin.

Selim Han:Ve son olarak siz ikiniz donanma ve ordu komutanı Hayreddin ile Recep Paşa aranızda isyan planladığınızı duydum.Birbirinize gönderdiğiniz mektuplarıda gördüm.Asın bunları Sizede son söz söyleme Hakkı yoktur!!!!!!!
Bu kafirlerin yerine Harp okulu'nun birincisi 28 yaşındaki Turgut'u ve Kaptan-ıDerya olarak ta Bir Karadeniz çocuğu olan Kasım paşa'yı görevlendirdim.

Selim Han:Mesut Paşa'nın kaçırdığı 7000 akçe ile Edirne'deki araştırma merkezi geliştirilsin.Ekonomi ve Tarım alanında çalışmalar yapılsın. Iaşi,Belgrad,Istanbul'da yollar yapılsın.Atina'daki tershanede bir filo ticaret gemisi çıkarılsın.İstanbul'da ise 2 birlik Cemaat yeniçeri tüfekçisi çıkarılsın. Divan Birmiştir,Çekilebilirsiniz.

Bu olay Osmanlı Tarihinde Kanlı Divan olarak geçmiştir.

I.Bölümün sonu

Not:Bilgisayar açık olmadan tabletten yazdığım için görsel ekliyemiyorum veya link atamıyorum.Oyüzden savaşları resimle destekleyeceğim için bu bölüm bu kadardı.


                                                                                     II.BÖLÜM:SULTAN SELİM ÇOK YAŞA !!!!!!!!!!


Divan biteli 2 ay oldu.Her şey sakin gibi gözüküyordu.Fırtına öncesi sessizlik değil mi sevgili okurlar ? Böyle düşünüyorsanız doğru bildiniz.Hadi o sırada Viyana Sarayında ne oyunlar dönmüş bakalım.

Viyana Sarayı saray toplantısı

Viyana Kralı Franz I:Bir süredir Rus çarı ile iletişim içindeyiz Senyörler ve duydum ki Selim babasından çok daha zekiymiş.

Lord Leopold:Doğrudur Yüce kralim,ne yazık ki Selim Ruslar için çalışan Osmanlı Baş Vezirini İdam ettirmiş.Ayrıca ekonomiyi geliştirmek için Kıbrıs adasına ticaret gemileri göndermiş.Selim'in şimdiki geliri tahminen 4000 akçe civarında ki Yollar ve Bulgaristan'da çiftlikler açacağını duydum.Selim atalarının topraklarını geri istiyor anlaşılan.Bence Rus Çarı ile konuşup hemen yılanın başını küçükken ezivermeliyiz.
Viyana Krali Franz:Haklısın,Senyör Leopold;Ulak derhal Rus çarına ordularını toparlaması için haber ver.Osmanlı'ya savaş açsın,açsın ki bizde onun yanında katılalım.Tanrı Hristiyanları Korusun!!!

Selim Bunları biliyordu tabii. Bilmez olur muydu hiç. Savaş ilan edeceklerini bildiğinden İstanbul'da ki Ordusunu Belgrad'a çekmişti bile.Belgrad'da bir kaç birim yeniçeri yetiştirdi.İstanbul,Belgrad,Iasi (Yaş)'de yeniçeri ocakları geliştirilmeye alındı.Böylece Avrupaya ayak sağlıyabilecek.Nizam-ı Ceddit askerleri çıkarılabilecekti.Bulgaristan'da fabrika kurmaktı sıradaki hedefi bu arada her ay yeni ticaret filoları oluşturuyordu sultan bu ona fazlaca para getiriyordu.

1 ay sonra

Beklenen an gelmişti,Avusturya savaş ilan etmiş ve Belgrad'a yürüyordu.Paşalar telaşlıydı.Bunu Selim'de fark ediyordu ama bir şey söyleyemiyordu.Nasıl kızacaktı sayın okurlar siz sürekli olarak kaybettiğiniz bir oyunda hiç kazanmadıkça nasıl ben oyunu kazanıcam diyebilirsiniz ? Büyük ihtimalle kaybedeceğim,dersiniz.Sadece içinizde saf bir his vardır.Umut adında sadece bu oyunu en azından 1 kere kazanmayı dilersiniz yüce haktan.Paşalarda öyleydi.Hepsi Ellerini açmış,Yüce Allah'a dua ediyordu.Eğer yenilirlerse....

Ama düşman Belgrad'a geçmesi için Belgrad Nehri'ndeki köprünün üzerinden geçmesi gerek . İşte Burda sevgili okurlar Selim Han'ın dahiyane planı onları bekliyecek idi ama Belgrad'da değil.Köprünün karşısında düşmanın mezarları Nehir olacaktı !!!!

1ay sonra

Belgrad'da hava ılıktı.Bir Tarafta Nehri geçmeye çalışan Avusturya ordusu diğer tarafta Vatanı için canı pahasına savaşan kahraman Türk askerleri ama Avusturya'lılar kendinden emindi daha iyi silahlara süngülere sahiplerdi.Osmanlı'nın nasıl şansı olabilirdi,Onlar hasta adamlardı kendileri ise medeni mi medeni Avusturyalılardı.

Heh!! ama bu onlara ders olacaktı.Atalarımız çok güzel bir söz söylemiştir Okurlar. "Ummadık taş baş yarar."
Savaş başlamıştı.Avusturya Saldıran taraftı orduyu iki tarafa böldüler biri nehirden diğerleri köprüden geçmeye çalışacaktı.ama Osmanlı komutanı Amcazade Paşa buna hayli hazırlıklıydı.Osmanlı Atlı asker olarak Avusturyalılardan fazlaydı.Böyle olmasının bir sebebi vardı elbette.Amcazade Nehirden geçen Avusturyalıları Balkanlı Nişancılar ve bir kaç tüfekli yeniçeri ile müfreze ateşi altına aldı.Avusturyalılar şaşkındı.Balkanlı Nişancılar kendi milletini Avusturyalıları vuruyordu.Ve kendilerinden çok daha iyi atış yapıyordu hatta yeniçeriler bile kendilerinden çok düşük isabet oranına sahip olsalar da Allah'ın takdiri galiba o kadar seri ve düzenli vuruyorlardı ki. Osmanlı da 2 top vardı. biri nehirden geçmeye çalışanlara diğeri köprüden geçmeye çalışanlara vuruyordu.Uzun ve kanlı bir çatışmaydı.Köprüden geçmeye çalışanlar başıbozuklar ve Yeniçeriler sayesinde bozguna uğratıldı.Avusturya Bütün gücü ile Nehirden geçmeye yükleniyordu.Böylece daha geniş bir alanda savaşabileceklerdi.Avusturya askerleri Osmanlı'nın orduyu 2'ye böldüğünü bu yüzden sayı üstünlüğünün olduğunu ve süngüleri daha iyi olduğu için kolayca yenebileceklerini düşünüyorlardı.Sadece biraz kurşunlara dayanmaları gerekiyordu.Nehri geçmeye çalışırken binlerce Avusturyalı Süngülerini sallayamadan şehit düştüler ama sonuçta osmanlı askerlerine çok yaklaştılar.Osmanlı Askerleri birden geri çıktı.Avusturyalılar geri çekiliyorlar diye koşmaya başladı o anda Avusturya atlı birimleri coşkuyla nehri geçmeye çalışıyordu ki Osmanlı'nın Deli atlıları ve Az sayıda bulunan Tımarlı sipahileri hucuma geçti.Çok sayıda atlı kayıp verdi ama 700 osmanlı atlısı 2500 Avusturyalıyı dağıttı.Tabi Atlılar savaşırken geri çekilen Osmanlı askerleri Avusturyalıları kurşuna dizmeye devam etti.Savaş çok çetin geçti.Avusturyalılar Bozguna uğradılar.

(Savaşla ilgili görüntü kaydetmedim.Ama sonraki bölümde bol resimli bir savaş var.)

5400 Osmanlı askeri 4600 Avusturya askerini bozguna uğrattı.Osmanlı 2100 kayıp Avusturya 3859 kayıp verdi.Daha sonra Osmanlı Avusturya ordusunu kovalıyıp yok etti.

Topkapı Sarayı Şenlik Gecesi

O gece dualar edildi.Fakirlere yiyecek dağıtıldı.Yenmişlerdi,kazanmışlardı.Aynı sınavı kötü geçen öğrencinin beklediğinden çok daha yüksek bir not alması gibi seviniyorlardı paşalar.Hepsi mutluydu.Bu daha başlangıçtı.Hasta adam (Osmanlı) ilaçlar ile yeniden ayağa kalkacaktı.Belgrad'da ki ordu tedarik ediliyordu.Ayrıca İstanbul'da biraz daha eski yeniçeri basıp Iaşi'deki orduyu baya bir güçlendirebilrdi,sadece yeniçeri değil topçu ve deli atlısıda gönderebilirdi.Ayrıca ekonomisi baya iyidi.4800'lük geliri vardı.Yeni atadığı Defterdar çok iyi iş çıkarıyordu.Hem Rusya'ya bir kaç birim ordu yardımı yapabilir hemde Batı cephesine (Avusturya)bir yeni dop dolu bir ordu gönderebilirdi.tahminen 1 yıl sonra falan...

1 gün sonra Her şey normaldi.Rusya'ya saldırıp Tatarya alınmayı planlanıyordu.Tam o sırada bir elçi içeri girdi.O elçi O elçiii gözlerine inanamıştı.II.Selim,paşalarda inanamamıştı hepsi dondu,kaldı.Divandan sevinç çığlıkları yükseldi,bir anda Sultan Selim çok yaşa kılıcı değsin Arşa !!!!!!!

Gelen elçi kimdi? Tatarya Nasıl alınacaktı? Tatarya alınıp ne gibi planlar yapılacaktı?

III.bölümde öğrenebilirsiniz.

(Not:Belirli bir okunmadan sonra kafamda metin yazıyorum ayrıca hem oynuyorum yani burada yazdıklarım uydurma değil sadece konuşma kısımları uydurma burdaki savaşlar ve müttefiklikler anlaşmalar ticaret filoları ıslahatlar falan hepsi oyunda kendim yapıyorum ve bunları hatırlayıp düzenli bir sıraya sokmam gerek bazen savaslarda screen shout almayı unutuyorum o yüzden elimde görüntü olmuyor umarım beğenmişsinizdir.)











« Son Düzenleme: 24 Mayıs 2016, 22:21:48 Gönderen: konnow78787878 »


Güzel. Resimler gelince daha da güzel olacaktır..
Bir öneri: "Hastalıklı" yerine "hasta" yazsan daha iyi olur gibi :)