The Empire (İmparatorluk)

  • 1 Yanıt
  • 1649 Gösterim

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

The Empire (İmparatorluk)
« : 27 Mayıs 2016, 04:54:23 »
                                                                                                                                                               

İki bin beş yüz yıldır İmparatorluk, Yıkım Kuvvetleri'nin gasp etme arzularına karşı bir siper olmuştur. Fakat diyar devamlı karmaşa içindedir, azılı ve kötücül düşmanları tarafından her köşeden baskı altındadır. O yine de dayanır, çünkü insanlığın çelikten kararlılığı sadece yaşamayı değil, başarılı olmayı da hedefler. İmparatorluk orduları, yüksek disiplinli piyadeler ve ağır zırhlı şövalyelerle, azametli bir yapıdır; korkusuz savaşçı generaller tarafından yönetilir, Savaş Büyücülerinin arkana iradeleriyle ve güçlü savaş makineleriyle desteklenir.

Yeni bir İmparator tahta çıktı, hiç sınanmadı ve şu an için Sigmar'ın Savaş Çekici'ni eline almaya gönlü yok, ayrıca o Seçmen Kontlar'ın istediği kişi de değil. İşte böyle bir zamanda başlıyor Karl Franz'ın çağı; yapması gereken çok şey var: İmparatorluk'u birleştirmek, sınırlarını güvence altına almak ve kuşatılmış yurttaşlarını refaha kavuşturmak. Çift Kuyruklu Yıldız yine gökleri alazlıyor; ama bu iyi mi yoksa kötü bir kehanete mi işaret ediyor?

Mekanikler

-Yalnızca Vampir Kontlarının fraksiyonlarına ait toprakları ya da Norsca dışında kalan diğer İnsan fraksiyonlarındaki toprakları ele geçirebilir.
-Vazifeler: Lordlar makamlara getirilebilir, bu onlara özgün bir unvan ve çeşitli bonuslar getirir.
-Teknolojiler: Dallar, çeşitli binalara bağlanır.

Oyun Tarzı

-Diğer İmparatorluk fraksiyonlarının İmparatorluk ile diplomasi aracılığıyla birleşebilmesine olanak sağlayan bol konfederasyon seçeneği.
-Geniş bir seçim yapma olanağı sunan dengeli bir birim yelpazesi.
-Eyaletlerinin, İmparatorun üzerlerinde olsa olsa çok zayıf denetimi bulunan Seçmen Kontlarla idare edildiği çatlamış bir İmparatorluk.
-Sayısız düşman.
                                                                                                                           
                                                                                                                                                             Efsanevi Lordlar

                                                                                                                                                                Karl Franz

                                                                                                                       

İmparator, Altdorf Prensi ve Reik Toprakları Seçmen Kontu; Karl Franz. Karl Franz'ın Eski Dünyanın bugüne kadar gördüğü en büyük devlet adamı olduğu söylenir. Ayrıca askeri bir deha ve cesur bir generaldir. Eskinin savaşçı tanrısı Sigmar gibi sıklıkla askerlerine doğrudan komuta eden İmparator indirdiği her darbe ile İmparatorluğun düşmanlarını cezalandırır.

Şüphesiz, Karl Franz döneminin en büyük generallerinden biridir. Güzel diyarını paramparça etmek isteyenlere karşı gerçekleştirilen muharebelerin ön saflarında yer alıyor ve bu, omuzlarında ağır bir yük yaratan bir sorumluluk.

                                                                                                                                                                  Balthasar Gelt
 
                                                                                             

Balthasar Gelt, kurşun külçelerinden dönüştürdüğü altınla bir ticaret gemisinde yer satın alarak Marienburg'dan Altdorf'a geldi. Etkiler geçmeden deniz limanını Büyü Kolejleri'ne gitmek üzere terk etti ve şimdi dolandırılmış denizci kaptanının Balthasar'ın başına büyük bir ödül koyduğu söylentileri giderek artmakta olsa da, çok az kimse bu ödülü almaya cüret edebilirdi.

Sıradan eşyaların değerli metallere dönüşümü Balthasar'ı her zaman büyülemişti. Takıntısıyla güdülenmiş bir halde büyülü Maden İlmi ile uzak ülkelerde öğrendiği simya bilgisini birleştirerek yıllarını geçirdi. Balthasar'ın şevkli zekası bu ilim dalında ona diğer tüm öğrenci ve hocalarından daha derin bir kavrayış kazandırmıştı ve böylece Altın Tarikat derecelerinde hızlıca yükseldi. Sadece on sene içerisinde Balthasar Altın Kolej'in Patriği oldu ve de bu ünvanı kazanan en genç büyücü.

Balthasar'ın yeni siyah barut formülleri onu büyüyü sık sık boş inanç saçmalıkları olarak yadırgayan bir kurum olan İmparatorluk Mühendislik Okulu içerisinde de gözde kıldı. Fakat bu çalışmalar sırasında, beklenmedik bir patlama, Balthasar’ın bilgi arayışını sonsuza dek sonlandırmaya çok yaklaşmıştır. Bir şekilde sağ kalmış, o günden beri sadece parıldayan metalik cübbelere sarıp sarmalanmış ve altından bir maske giyerken görülmüştür. Bazıları, maskesinin altındaki derinin saf altına dönüştüğünü iddia ederken, diğerleri korkunç şekilde dağıldığını söyler, fakat gerçeği sadece Balthasar bilmektedir. Kesin olan tek bir şey var: kaza onun başarı arzusunu ve güçlerini yeni doruklara çıkarma kararlılığını daha da kamçıladı. Balthasar Gelt, tek bir hareketiyle düşmanlarını altın heykellere çevirebilir ya da kemiklerini eritilmiş demire döndürebilir. Böylesi bir güce komuta eden Balthasar, sayısız kez İmparatorluk zaferini kesin kılmıştır.
 
                                                                                                                                                                   Volkmar The Grim

                                                                                                                                 
                               
Yavuz Volkmar, Sigmar Kültü’nün hem lideri hem de ruhani başıdır. Sofu ve sezileri güçlü birisi olan Volkmar, yaşamını (ister Kaos, ister çürümüş Hortlaklık olarak biçim bulsun) her türlü şeri ortadan kaldırmaya adamıştır. Ne kınadıklarından kaçınan bir vaiz, ne de konumunun getirdiği zenginlik ve prestijle memnun olan rahiptir. Bunlar, geçmişte Büyük Teogonistlere haklı olarak getirilmiş olan suçlamalardır. Sigmar yaşarken bir savaşçıydı, göğe yükselişinin ardından da savaşçıların tanrısı olmuştur, bu yüzden de Sigmar ruhbanları Tanrılarını örnek alır; bunların başında da Yavuz Volkmar gelir. Sayısız muharebede savaşmıştır. Bunların bazılarında, ilahi güç taşıyan hareketli bir sunak olan Sigmar’ın Savaş Sunağı üzerinde olmuştur. Volkmar savaştığında, Sigmar’ın kutsal halefinin yanlarında düşmanlarına günahlarının cezasını vermesini gören İmparatorluk askerleri bundan cesaret alır.

Savaşçı ve sofu Kült lideri olmasının yanı sıra, Volkmar Karl Franz’ın güçlü bir müttefiğidir de. Hatta, müttefikleri sayesinde Franz Tilkigetiren Boris’in adaylığını geçmesi için gereken üç oyu alabildi, bu da ateşle hiddetinin ardında Volkmar’ın kurnaz olduğunu gösteriyor. Altdorf ve Middenheim saraylarında pek çok kişi, onun bu yanını görmezden geliyor. Öte yandan bu durum Sigmar Kültü ile Middenland (özellikle de Ulric kültünün dini lideri Ar-Ulric) arasındaki ilişkileri gerginliğe sürükledi. Bu yüzden de tahtta Sigmar’ın seçilmiş kültünün yanında olduğu güçlü bir İmparatora ihtiyaç var.

« Son Düzenleme: 17 Aralık 2016, 16:11:57 Gönderen: polatgeyik »


Ynt: The Empire (İmparatorluk)
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2016, 17:57:32 »
Eline sağlık, Thé empire bildiğimiz haçlı birliği olmuş