Konu: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)  (Okunma sayısı 11372 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« : 19 Kasım 2011, 18:15:09 »
Doğunun Yeşil Güneşi 1.Bölüm Malazgirt ve Bağımsızlık
not:Bu hikaye tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır
  27  Zilkade 463 (26 Ağustos 1071) Günü 42 yaşındaki sultan ordusunun başında ilerliyordu.Adı Alparslan olan bu sultan Selçuklu adlı bir devleti yönetiyordu. İhtişamlı ve Kudretli Bizans İmparatorluğunu bir kaç yıl önce savaş açmış şimdi İmparatorun karşısına çıkacaktı.
Malazgirt adlı bir ovaya geldi ordu.Sultan konuşmaya başladı
- Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur amacıma ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim.
Askerler bu konuşmadan etkilendi moral ve maneviyatları arttı.
Alparslanın ordusundaki kumandanlar şunlardı
Ad-Dawlah Hanedanından Horasan Valisi Celal Paşa
Ad-Dawlah Hanedanından Celal Paşanın oğlu Mustafa
Gazneli Selim el Reşid
Arap kumandan Salih el Alai
Salih el Alai Celal Paşanın yanına gelip fısıldayarak
-Paşam,Bizans kafirinin ordusu iki kattır hiç korkun yok mu?
-Var,var olmaz mı
-Eee o zaman savaşmayalım kaçalım
-Korkum savaşmak değildir
-eee nedir?
-Bu kadar ölüyü nereye gömeceğiz onu düşünürüm
Ve Bizans ordusuda savaş alanına geldi

Türk Ordusu Çoğunlukla Atlı okçulardan oluşuyordu.Hepsi Oğuz Türküydü.
Kafir Bizans hücuma geçince okçular ve atlı okçular yoğun bir ok atışına tutttu kafiri.

Savaş Böyle karşılıklı taarruzlarla devam etti.
Sonunda Türkler Hilal Taktiğiyle Bizansı kıskaça aldı.
Bu hilal taktiği uygulanırken yaklaşık 30 Türk askeri şehit düştü.Kıskaç sırasında Bizanslı Askerler adeta kaçışıyor çığlıklar atıyordu.Bu sırada İmparator Romanos Diogenes'te esir düştü.
Allah Allah sesleriyle savaşan cesur Türkler kendilerinden iki kat güçlü ve ihtişamlı Bizans ordusunu darmadağan etmişti.
Bir Türk 10 Bizanslıya bedeldi

Bizanslılar etrafta kaçıyor Türklerden merhamet diliyordu Türkler teslim olanları öldürmeyip esir alıyor savaşanlarla savaşıyordu.
Bu sırada Alparslanın üstüne 3 Bizans şövalyesi hücuma geçti Alparslan 3'ünüde kendi kılıcıyla öldürdü.
Savaş sırasında Celal Paşanın sırtına 3 ok saplandı ama zırh sayesinde Celal Paşa zarar görmedi.Bu yaşlı Paşa genç askerlerden daha büyük hırs ve kuvvetle savaşıyor ara sıra ''Allahtan başka hiç kimseden korkmayın'' diye bağarıyordu.

Bizanslılar kaçıyor Türkler kovalıyordu.
Allahu Ekber nidalarıyla Cesur Türk Askerleri Kafirle savaşa devam ediyordu.
Alparslan tek başına kafir arasına dalıp savaşıyordu.
Bizansı kovalayan askerler cesaretle ve ihtişamla Türkün Gücünü dünyaya gösteriyordu.
Savaşa bitmeye başlarken Alparslan ve 3 askeri savaş alanına gelip cesetlere baktı

Bizans askerlerin kaçısıyla Büyük savaş sona erdi.
Alparslanın kazandığı büyük zafer Türklere Anadolu kapılarını açtı
Alparslan askerin başına geçip şunları söyledi
-Ey aslanlarım,kumandanlarım. Çok üzgünüm.Çünkü şehit olup Alemlerin Rabbinin yanına gidemedim.Şunu unutmayın biz zafer kazanmadık çünkü Allahtan başka zafer sahibi yoktur!

İmparator Sultanın yanına getirildi.
İmparatoru yanındaki tahta oturttu sultan. Ona ve adamlarına birer kese altın ve Bizans topraklarına kadar onlara eşlik edecek koruma verdi.Buna şaşıran İmparator şunları söyledi
-Ey Alemlerin büyük Sultanı Allah kadar güçlü Alparslan bil ki senden daha büyük bir hükümdar yoktur cihanda.
-İmparator hazretleri ben kimim ki Allahu Teala ile beni kıyaslarsınız. Ben onun yanında sadece bir kulum benden daha büyük bir hükümdar varsa o da Resulullah Efendimizdir.

İmparatoru Alparslan öldürmedi ama tahta geçme sevdasıyla yanan hanedanın bir üyesi onu yakalattı gözlerine mil çektirip ülkeden sürdü.
 
Alparslan Başkenti Konya olan Konya,Kayseri,Erivan ve Musuldan oluşan Vilayet-i Garb adlı bir eyalet kurup Celal Paşayı Vilayet-i Garb Beylerbeyi ve Konya Sancakbeyi,Mustafa Beyi Kayseri Sancakbeyi,Salih El Alai'yi Musul sancakbeyi ve Selim el Reşidi Erivan Sancakbeyi olarak atadı.1 ay sonra Alparslan Konya Sancakbeyi ve Garb Beylerbeyi Celal Paşayı çağrıp şunları söyledi
-Celal Paşam,sana bağımsızlık veririm Konya ve Kayseri senindir Sultan ünvanını al ülkeni yönet.
Celal Paşa,Sultan Celal adıyla Konya ve Kayseriyle etrafındaki kalelerden oluşan bir Türk Beyliği Celali Beyliğini kurdu.1 yıl sonra 1072 yılında Alparslan ölünce Erivan ve Musul Sancaklarıda Celalilere katıldı ve Celali Devleti kuruldu.

http://img849.imageshack.us/img849/8417/turk4i.jpg[/img]




« Son Düzenleme: 19 Kasım 2011, 18:30:59 Gönderen: Sultan Jalal the Scarred »
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı gazi_emre01

  • Level 10
  • İleti: 1048
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #1 : 19 Kasım 2011, 19:23:29 »
Flood Yapmasana! Hikayen kötü olmuş ki kimse yorum yapmıyor. Biraz çeki düzen ver yorum istiyorsan.

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #2 : 19 Kasım 2011, 19:25:16 »
Flood Yapmasana! Hikayen kötü olmuş ki kimse yorum yapmıyor. Biraz çeki düzen ver yorum istiyorsan.
1. ilk hikayem
2. flood yok 2. ve 3. yazıları yanlışlıkla girdim
3.çeki düzen yapacağım
4.yorum istemiyorum gerek yok okunsun yeter 2.bölüm daha güzel olacak.
« Son Düzenleme: 19 Kasım 2011, 19:25:53 Gönderen: Sultan Jalal the Scarred »
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı Khan99

  • Level 9
  • İleti: 524
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #3 : 19 Kasım 2011, 19:41:31 »
Güzel bence.2.bölümü sabırsızlıkla bekliyorum.

Flood Yapmasana! Hikayen kötü olmuş ki kimse yorum yapmıyor. Biraz çeki düzen ver yorum istiyorsan.
Arkadaşı niye tersliyorsun ki sen böyle yaparsan ilham gelmez.Onları zaten yanlışlıkla yazmış sinirlenmene gerek yoktu.

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #4 : 19 Kasım 2011, 20:09:04 »

Sağol Teşekkür ederim
« Son Düzenleme: 19 Kasım 2011, 22:34:31 Gönderen: bozkirsovalyesi »
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı Richard The Lionheart

  • Level 9
  • İleti: 802
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #5 : 19 Kasım 2011, 21:25:10 »
Evet bencede çok güzel hevesini kırmayalım. Takipçinim  tbr*

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #6 : 19 Kasım 2011, 22:03:10 »
1.Bölümün Devamı:İstanbulun Fethi
Alparslan öleli 8 yıl olmuştu.1080 yılıydı. Sultan Celal yıllardır bir plan için hazırlanıyordu hemde öyle büyük bir plan ki.
''İstanbul elbette feth edilecek o kenti alan kumandan ne güzel kumandan o kenti alan asker ne güzel asker'' Hz.Muhammed S.A.V
Konya Yıl 1080
Sultan Jalal vezirleri ve oğlu Mustafa Konya Sarayında toplanmıştı.
-Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla divan toplantımızı açıyorum.Vezirlerim,Beylerim Bugün Sultanımız Hakanımız Alparslan Hanın ölümünün 8.yılı. Ve ben size 8 yıldır hazırladığım planımı anlatacağım. Kafirin kalbini Kostantiniyye'i alacağız.
(genç bir vezir)-Sultanım,Biz kimiz ki Kostantiniyye'i şanlı Romanın başkentini ele geçirelim
-Biz kimiz ha? Hatırlamıyor musun Malazgirti? Ortadayken 16 yaşındaydın değil mi? Bizansın ordusu 200.000 biz 50.000 değil miydik? Alparslan sayesinde kafiri yenmedik mi? İmparatoru esir etmedik mi?
İstanbul alınacaktır.
Bundan sonra Sultan Şeyhülislam Efendiyi sarayına çağırdı.
-Şeyhülislam efendi İstanbula cihad ilan ediniz kafirin kalbini ele geçireceğim
-Elbette Sultanım
Ve sultan kafirin kalbine Kostatiniyyeye yürümeye başladı.

Sultan 1 Ocak 1081 tarihinde kenti kuşatmaya aldı.
yürüyen kuleler,medivenler,şahmerdan yaptırdı.

Sultan şunları söyledi
-Beylerim,Paşalarım,Yiğitlerim,Aslanlarım Allahın kulları. Hatırlayın,hatırlayın 27 Zilkade gününü hatırlayın Alparslan başımızda 200.000 kafiri 50.000 Müminle nasıl yendiğimizi hatırlayın. Hepinizin karısı anası bacısı babası atası dedesi ninesi çoluğu çocuğu var.Sizce siz cennete yükselince onlar üzülecek mi? Hayır ant içerim ki onlar siz şehit olunca cihanın en mutluları olacak. Çünkü siz cennetin en şerefli mertebesine şehitle yükseleceksiniz.Allahtan dilerim ki şehit olayım. Allahu Ekber!
Bunu duyan askerler morallendi hepsi tek ağazdan ''Allahu Ekber.Çok Yaşa Sultanım'' diye bağırmaya başladı.
Sultan Celal üç kelime söyledi ''Askerler Hazır İleri''.

Kuleler,merdivenler ilerliyordu ilerliyordu bu mukaddes kente. Şehit olmak istiyordu hepsi.
Öte yandan İmparator Alexeiux kiliseden çıktı zırhıyla yaverine şunları söyledi ''Bu harbin ne kazananı ne yenileni olacak sadece ölenler ve hayatta kalanlar olacak Theodor''.
Kulelerden biri okçu ateşi tarafından yanıyordu.Tekerlekleri kopan kule alev alev yanarken Sultan Celalden sipahilere sipahilerden okçulara herkesin kalbide alev alev yanıyordu tıpkı kule gibi yanıyordu.

Bu sırada askerler surlara çıktı Surlarda büyük muharebeler taarruzlar oluyordu. Surlar tam 6 kez el değiştirdi.

Surlarda Türk Bayrakları dalganırken Bizans son müdafaasına hazırlanıyordu canını ortaya koyup Bizans son savunmasını yapacaktı.

Harb devam ederken kent kapısı açıldı. Sultan Celal bütün ihtişamıyla ordusuyla kapıdan içeri giriyordu.
Bu sırada bütün Katolikler,Ortodokslar ve Yahudiler Aya Sofyaya saklanmıştı.

İmparator Alexiusun sonu bir sipahi oku oldu.
Dünyanın başkenti artık Türklerindi surlarda ve evlerde yeşil bayraklar dalgalanıyordu...

Sultan Celal ipekten yapılma altın iplikle süslü kaftanını giydi. Başına elmaslarla süslü bir kavuk taktı. Yanına 30 kadar asker alıp Aya Sofyaya girdi.
Kilise ağzına kadar Hristiyan ve Yahudi doluydu başlarında Patrik,papazlar,Hahamlar hepsi ağlıyor zırlıyor merhamet istiyor yalvarıyordu. Sultan Celal kilise kürsüsüne çıkıp şunları söyledi
''Susunuz ve kalkınız. Ben Sultan Celal Hanım. Emrederim ki bugünden sonra buradaki din adamlarına ve halka hiç bir şey olmayacak herkes kilisesine havrasına gidecek.Biliniz bildiriniz ki bugünden sonra bir cami inşa edilirse yanına bir kilise bir sinagog ve bir havra inşa edilecek. Ama Aya Sofya cami olacaktır.''
Dedi ve Rum patriğini çağrıp kendisine bir kese altın hediye etti Aya Sofyayı camiye çevirip burada cuma namazı kıldı İstanbulun fatihi Sultan Celal...
« Son Düzenleme: 19 Kasım 2011, 22:09:05 Gönderen: Sultan Jalal the Scarred »
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı MedievalMusti99

  • Bölüm Sorumlusu
  • *
  • İleti: 3367
  • Eskiler eskiden güzeldi.
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #7 : 19 Kasım 2011, 22:15:16 »
İki kere tıklama.

Çevrimdışı Fett

  • Level 9
  • İleti: 825
  • Esilda-i kaldanese solgamis urda belie
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #8 : 20 Kasım 2011, 12:25:25 »
Güzel olmuş. Resimlerden daha fazla yazı olsa daha güzel olur. Yazıyı uzun tut resimleri daha kısıtla..  tbr*
Milano Dükalığı | Roman
[close]
Cesur İskoçya
[close]
Theoden Günlükleri | Kalradya'ya Göç
[close]
Cennetin Kapısı | Hilali Sultanı
[close]
Yardım et Töton, Koru!
[close]

Çevrimdışı Hashasim the MERCİLESS

  • Level 14
  • İleti: 5234
  • Bonzai Adamı Bozai...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #9 : 20 Kasım 2011, 12:32:14 »
Güzel olmuş emeğine sağlık savaş sahnelerini daha seçseydin şöyle combo yaptıkları sahneleri daha zevkli olurdu
Biz Anadolu'ya kardeşlik Türküleriyle gelmedik!
'Kurt Başlı Sancağımız'. Kan damlayan kılıçlarımızla geldik.

 DİREN DOĞU TÜRKİSTAN...

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #10 : 20 Kasım 2011, 12:52:10 »
hepinize teşekkürler bir dahakine resimler daha adrenalinli daha zevkli olacak 2.bölüm salı günü 3.bölüm perşembe 4.bölüm cumartesi
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı Fett

  • Level 9
  • İleti: 825
  • Esilda-i kaldanese solgamis urda belie
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #11 : 21 Kasım 2011, 19:55:01 »
Önceden yazdın sanırım?  srn*
Milano Dükalığı | Roman
[close]
Cesur İskoçya
[close]
Theoden Günlükleri | Kalradya'ya Göç
[close]
Cennetin Kapısı | Hilali Sultanı
[close]
Yardım et Töton, Koru!
[close]

Çevrimdışı İskitKingArif

  • Level 7
  • İleti: 241
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #12 : 21 Kasım 2011, 20:46:43 »
bence izniği ele geçirip başkent yapcaktın böylece tarihe uymuş olurdun
Herkez cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #13 : 21 Kasım 2011, 21:26:53 »
bence izniği ele geçirip başkent yapcaktın böylece tarihe uymuş olurdun

Tarihi yeniden yazacağım  tbr* o yüzden ilk İstanbulu aldım
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı yigitcan5716

  • Level 5
  • İleti: 107
  • Total War Türkiye
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #14 : 21 Kasım 2011, 21:52:41 »
başarılar sana kolay gelsin

Çevrimdışı NoBRaN

  • Level 8
  • İleti: 338
  • Beşikt'Aşk
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #15 : 21 Kasım 2011, 21:58:20 »
başarılar.

Çevrimdışı Sultan Jalal the Scarred

  • Level 11
  • İleti: 2661
  • Pour patrie le Monde,et pour nation l'humanité...
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #16 : 22 Kasım 2011, 17:44:28 »
Bölüm 3:Büyük Yenilikler,Kalkınma ve Garp Seferi Giriş Bölümü
İstanbulun fethinin 3.yılıydı. 1084 yılının Mayıs ayında Sultan Celal Han  Divan-ı Hümayunu İstanbulda topladı.
-Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.Vezilerim ağalarım karar verdim. Bundan sonra Kostantiniyye kentinin adı Celaliyye olacaktır. Celali devletinin büyük başkenti olacaktır. Yeni Başkent Celaliyyedir.
-Sultanım! Vezir-i Azam Paşa rahmetine erdi. Yeni Vezir-i Azam seçmeli.
-Yeni Vezir-i Azam Derbilzade Haluk Paşadır. Allah yolunu açık etsin.
Yeni Başkent olarak seçilen Celaliyye bir imparatorluğa bir ihtişama başkentlik yapacaktı. Bu kent neler görecek neler işitecekti kim bilir.

Selanik kentinde toplanan Bizans soylular Meclisi Prens Johnu Büyük Doğu Roma İmparatoru ilan etti. İmparator John Celaliyyedeki Başpatrikten kendisini ''Tanrının Yeryüzündeki Gölgesi'' olarak kutsamasını talep etti. Patrik bu isteği ''Tanrının gölgesi ancak bir peygamber veya gerçekten ihtişamlı bir devlettir yenik düşmüş ve aciz bir devlet değil'' diye cevap verdi.Artık İmparatorluğun Ortdoks Partikliği tarafından verilen desteği kalmamış ve Ortdokslar artık Bizansı kutsal saymıyordu. Papaya aynı istekte bulundu İmparator. Papa ise onu ''Tanrının krallarından biri'' diye kutsadı. Bu olay Ortodokslar arasında büyük tepki yarattı ve İmparator Ortodoks dininden Patrik tarafından aforoz edildi.
Ortodoks desteğini kaybeden İmparatorluk yıkılma dönemine girdi. Ayrıca Komnenus hanedanının en imtiyazlı lideri İmparator Alexiusun ölmesi bu yıkılmayı hızlandırdı.
Celaliyyede Şimon adlı bir Yahudi mimar ve bir grup esnaf Sultana Celaliyyenin yeniden imar edilip Türkleştirilmesi ve dünyanın en ihtişamlı kenti haline getirilmesi için bir plan sundu. Halktan toplanan paralar ve Hazine-i Hümayünden alınan parayla toplam 700.000 Duka Altın toplandı.
Islahat-ı Celaliyye (Celaliyye Reformları) adlı bir kalkındırma ve güzelleştirme planı başladı. Doğu vilayetlerinde ve Anadolu vilayetlerinde  ticaret yolları,kervansaraylar,camiler,saraylar,hamamlar ve yeni ordular oluşturuldu. Celaliyye dünyanın en büyük ve muhteşem kenti haline getirildi.

Ayrıca Celaliyye çevresinde Büyük bir Türkleştirme ve İslamı yayma planı başlatıldı. Celaliyye müftüsü Nüzhet Efendi kontrolündeki imam ve seyyahlar Celaliyyeyi Türkleştirdi Müslümanlaştırdı.
Ve daha sonra Celaliyyede yeni bir ordu yapımına başlandı ve eski ordu İzniki almak için Celaliyyeden ayrılıp Anadoluya geçti.
Bu sırada Sultan Celal Kayseri kalesindeki Şehzade Mustafa Paşaya bir mektup yazdı
3 Haziran günü.Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla. Kayseri Kalesinin serdarı ve kentinin sancakbeyi Celal oğlu şehzade Mustafa Paşaya. Ey Paşam,Seni Serdar-ı Garp ilan ederim. Sana emrederim güçlü ordunla büyük garp seferine çık Kahire ve İskenderiye Sultanlığına (Mısır) kadar ilerle. Garbı topraklarımıza kat. Gerekirse Kahire Sultanlığıyla harp et. Allah yolunda kan dök. Sultan Celal Han Hazretleri
Şehzade Paşa mektubu alınca ordusuyla birlikte Sefer-i Garp için hareket etti. Ordusuna paralı asker ekleyip Adana kentini kuşattı. Bu sırada Celaliyyedeki Türkleştirme hareketi başarıyla sonuçlandı.

Anadoluya geçen eski ordu ilerleyip İzniki kuşattı ama bozguna uğrayıp Celaliyyeye çekildi. İzniki almanın zor iş olduğunu anlayan Sultan Celal Vezir-i azam Derbilzade Haluk Paşayı eski ordu serdarlığına tayin edip İzniki kuşatmaya yolladı.

İlerlerken Sadrazam Paşa Bizans İmparatoru Johnu 60 muhafızıyla Sakarya nehiri yakınlarında buldu. İmparatorla harbe girip onu ele geçirmek istedi.
Sakarya nehirinin alçak bir yerinde nehirden geçilebilecek bir kıyıda 1500'e yakın askerle Sadrazam Paşa ve 60 muhafızlı İmparator karşılaştı.
Harp yoğun okçu atışıyla başladı.

Okçuların okları nehiri geçemiyor Kafir ölmüyordu. Bunu anlayan Sadrazam Paşa bütün orduyu harekete geçirdi.

İmparator askerlerle savaşırken 9 kişilik bir Yeniçeri birliği İmparatoru linç etti.



Sadrazam Paşa İmparatorun ölümü haberini alınca yaverine dönüp Abdullah,Bu galiba Bizansın yerine Türkün geçtiğinin simgesidir.



Harp ve imparatorun ölümü haberini alan Sultan Celal Sadrazam Paşaya şu mektubu yolladı.
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla. Ey Vezir-i Azam Derbilzade Haluk Paşa,Sana emrimdir İzniki kuşat ve al. Artık Serdar-ı Anadolu ve Anadolu beylerbeyi tayin edildin. Allah seni korusun.
« Son Düzenleme: 22 Kasım 2011, 17:50:10 Gönderen: Sultan Jalal the Scarred »
''Je hais vos ideés mais ke me ferai,je me ferai tuer,pour que vous ayez le droit de les exprimer!''

''Fikirlerinize müteneffirim,fakat fikirlerinizi müdafaa etmeniz için canımı bile veririm!''

-François-Marie Arouet Voltaire

Çevrimdışı MedievalMusti99

  • Bölüm Sorumlusu
  • *
  • İleti: 3367
  • Eskiler eskiden güzeldi.
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #17 : 04 Aralık 2011, 09:57:36 »
Güzel bölüm.

Çevrimdışı Fett

  • Level 9
  • İleti: 825
  • Esilda-i kaldanese solgamis urda belie
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #18 : 04 Aralık 2011, 11:22:28 »
Devamını bekliyorum.. Her zaman ki gibi..
Milano Dükalığı | Roman
[close]
Cesur İskoçya
[close]
Theoden Günlükleri | Kalradya'ya Göç
[close]
Cennetin Kapısı | Hilali Sultanı
[close]
Yardım et Töton, Koru!
[close]

Çevrimdışı İskitKingArif

  • Level 7
  • İleti: 241
Ynt: Doğunun Yeşil Güneşi (Hikaye)
« Yanıtla #19 : 04 Aralık 2011, 19:09:03 »
hikayen güzel ama oyundaki türk devleti selçuklu devleti o yüzden bence senin izniği alıp başkent yapman gerekiyordu
Herkez cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.