Konu: [Hikaye]Avrupa'nın Hasta Adamı:Osmanlı[3.Sezon 2.Bölüm çıktı]  (Okunma sayısı 68847 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
1.BÖLÜM DEVAMI

1807,Mart Sonları

Osmanlı Berlin'e doğru hızla ilerliyordu,Napolyon'da öyle tabii.Berlin'e ilk giren kimse şehir onundur.




Viyana,Avusturya,Kraliyet Sarayı



Osmanlı heyeti,Viyana'daki Schönbrunn Sarayı'na gelmiş,barış görüşmelerini yürütüyorlardı.Birkaç saat süren sıkı pazarlıkların ardından barış imzalandı.Masada,Osmanlı yenik,Avusturya ise galip pozisyonda idi.Ethem Paşa'nın kuvvetleri yenilmiş idi.Normalde Paşa'yı yenen Avusturya ordularının İstanbul'a kadar gelmesi beklenirdi ama Ethem Paşa düşmanı yenemesede düşman ordusuna müthiş kayıplar verdirmiş,Avusturya ordusu her yerde böyle direnişle karşılaşacağını sanmış ve daha fazla ileri gitmeye cesaret edememişti.Lakin,eğer barış imzalanmasa Avusturya, zaten kuşatılmış olan Eflak'a ve oradan İstanbul'u işgal ihtimali yüksekti.Bu yüzden Osmanlı,derhal barış imzalanmasından yanaydı.

Osmanlı Heyeti



Antlaşmaya göre Avusturya,Belgrad'ı alacak,işgal etmiş olduğu Litvanya'yı geri teslim edecek,Osmanlı ise işgal etmiş olduğu Galiçya'yı geri verecekti.Avusturya,Prusya ile ittifak antlaşmasını fes edecek,Prusya'nın Türk işgaline karşı sessiz kalacaktı.

Avusturya,Belgrad'ın boşaltılması için 1 hafta vermişti.


Belgrad yine Darül İslam olacak inşAllah.

Belgrad halkı göç ederken


Kuzeyde ise hızla Osmanlı ordusu çoktan Pololnya ve Doğu Prusya'yı ele geçirmişti.Cezzar Ahmet Paşa,Berlin yolundaki tek ciddi direniş bölgesi Pommeria'ya ordularını getirmişti.Burası alınırsa Berlin yolu açılmış olacaktı.



Pommeria'yı ünlü Prusyalı komutan maraşel Gebhard Leberecht von Blücher savunuyordu.Çetin bir savaş olacağı belliydi.

Maraşel Von Blücher



Prusyalı komutan ,ordularını tepeye mevzi aldırmıştı.Topçularını en tepeye yerleştirmişti.Prusya top bataryaları çok can alacağa benziyordu.Çok sayıda mücahit şehadete kavuşacak ama küffara karşı galip geleceğiz inşAllah.



Cezzar Ahmet Paşa,topçu tehlikesini hemen kavradı ve 2 bölük atlı birliğini arkadan kuşatıp imha etmesi için gönderdi.



Von Blücher,arkadan kuşatmaya hazırlanan Osmanlı atlılarını engellemesi için 2 bölük piyade birliğini kaydırdı.Atlıların bir an önce topçu bataryalarını susturması gerekiyordu çünkü tepede iyi bir menzile sahip olan toplar çok kayıp verdittiriyordu Osmanlı'ya.



Top bataryaları adeta Osmanlı'ya ölüm saçıyordu,Osmanlı atlıları Prusya piyadesi tarafından oyalanırken toplar hiç susmuyordu.Cezzar Ahmet Paşa,gönderdiği atlıların topçuları imha etmesi geciktiğinden mecbur kalarak hucüma geçti.




Tepedeki Prusya Topçu Batarya'sı hemen imha edilmeliydi.


Osmanlı atlıları son anda ,Prusya piyadesini yarıp topçu bataryalarını imha etmişti.Allah'ın yardımı ile zafer artık bizimdi elhamdulilAllah.




Von Blücher,yaralanmıştı.Osmanlı'nın esirleri adeta bir misafir olarak görüp onlara çok iyi davrandığını bildiği için kaçmaya kalkmamış,teslim olmuştu.Kaçarsa,yarasının tedavisi gecikip onu öldürebilirdi.Hem Osmanlı'yı daha da yakından tanımak istiyordu.

Cezzar Ahmet Paşa,Von Blücher'i karşılar ve ona saygıyla tazim eder.

Osmanlı'da paşalar muhakkak en az 3 dil bilirlerdi.Cezzar Ahmet Paşa'da mükemmel ve aksansız Almanca'sıyla Von Blücher ile konuşmaya başladı.

Cezzar Ahmet Paşa:Siz ki Napolyon'u batı Prusya'da durdurmuş büyük bir generalsiniz.Sizi misafir etmekten onur duyarım.
Von Blücker:Asıl ben misafir olmaktan onur duyarım,Paşa hazretleri.Meşhur Türk misafirperverliğini hep merak etmişimdir zaten.

Akşam yemeğinde,Ahmet Paşa ile Von Blücher,savaş sanatları hakkında sohbet etmektedirler.

Von Blücher:Paşa hazretleri,duyduğuma göre hiç yenilmemişsiniz,Napolyon'a bile.Sırrınız nedir?
Cezzar Ahmet Paşa:Harp sanatları üzerine çok çalışmak ve çalıştıktan elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra Allah'a tevekkül etmek.
Von Blücher:Son kısmı hariç bunu tüm generaller yapıyor zaten,özel bir sırrınız olmalı bir tılsım gibi tıpkı ünlü İslam konutanı Halid bin Velid gibi.
Cezzar Ahmet Paşa(Şaşkın bir yüz ifadesi ile):Halid bin Velid'i de nerden biliyorsunuz gerçekten çok şaşırdım bilmenize.Haklısınız o da savaşlarda hep peygamberin sakalının bir telini sarığında taşır öyle savaşa girerdi.
Von Blücher:Biz Almanlar hep İslam'ın o zamanki hızlı yükselişine hayret etmişizdir bu yüzden o dönem üzerine bir sürü araştırmamız vardır.Nasıl yükseldiğinizi anlamak için ve sonradan nasıl çöktüğünüzü de tabii.
Cezzar Ahmet Paşa:Sayın Maraşel,madem bu kadar İslam tarihini biliyorsunuz o zaman bunu da bilmeyi hak ettiniz.İşte sırrım bu yüzük.



Von Blücher:Şimdi anlıyorum.Bu nal-ı şerif.Yani sizin peygamberinizin ayak izini temsil ediyor.Rivayetlere göre bunu takan savaşta yenilmez imiş.Ama buna asla inanmamıştım.Ama müslümanlar böyle bir yüzüğe sahipse niye savaş kaybediyorlar?
Cezzar Ahmet Paşa:İşte asıl can alıcı nokta bu.Biz sebebler dünyasında yaşıyoruz.Bizim dinimizde Allah'a tevekkül vardır.Ama ondan önce hazırlık yapmak,çabalamak,elinden gelenin en iyisi yapmaktır.Şimdi ben sadece yüzüğü taksam,sizin önünüze modası geçmiş silahlar,cephanesi eksik,modern olmayan bir ordu ile çıksam yüzük bir işe yaramazdı.Diğer türlü düşünelim,size en modern silahlar,sayıca kat kat üstün bir ordu karşınıza çıksam ama tevekkül etmeyip kibirli olsam yine de siz beni yenerdiniz.Tıpkı Plataea Savaşı 'ndakocaman Pers ordusunu yenen  Yunan şehir devletleri gibi.Yani ikisi bir arada olacak bir eksik olursa olmaz.Bu yüzük,benim tevekkülümü simgeliyor.
Von Blücher:Gerçekten çok ilginç insanlarsınız.

Prusya'da bu olaylar olurken İstanbul'da yeni halife seçmek için Dünya'nın çeşitli yerlerinden gelen İslam alimleri toplanmışlardı.Alimlerin gözünde 2 aday vardı.Bunlardan birincisi,Ömer Abdülhamid'in en sevdiği valilerinden olan Mısır Valisi Selahaddin Paşa'ydı.Diğer göze çıkan aday ise  Orta Asya'da mücahitleri çok iyi bir şekilde organize edip,Ruslara ve Hindistan'da İngilizlere karşı büyük başarı sağlayan büyük komutan  emir EmanuAllah Han.

İlk günkü toplantının ardından 2 aday arasında karar kılınamaz ve halife seçimi 2.gün'e sarkar.

Alimler,toplantıdan çıkarken




Yeni feth edilen Alman şehirlerinde müslüman medreseler hızla kuruluyordu..Günler geçtikçe camilerin,İslam okulların sayısı artıyordu.Ezan sesleri Berlin hariç tüm PressBurg'da yankılanıyordu.İslami propaganda tam hız başlamıştı.Tüm Germen halkı,müslüman olacak inşAllah.

Prusya'da dağıtılan İslami Propaganda Afişi



İslam karşıtları da boş durmuyordu onlarda kendi hazırladıkları hakaret içeren afişleri asıyordu.



-------1.Bölüm sonu-----------------


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimdışı Abdülhamid

  • Level 11
  • İleti: 2579
  • Cennet Mekan 2. Abdülhamid Han
Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimiçi [Haccı]Emmi

  • Level 11
  • İleti: 2610
  • Ebu Zerdüşt
cidden güzel adam uğraşıyor ya

Çevrimdışı Faramir

  • Level 12
  • İleti: 3319
  • ???? ?????, ???? ???????, ???? ?????
    • Ege Tanıl Blogspot
Çok Hol Olmuş :D
Bütün savaşlar, önce insanın zihninde kazanılır.
Jeanne D'Arc

Çevrimdışı Independence23

  • Level 10
  • İleti: 1301
  • Rammstein dinleyin lan
 Çok güzel olmuş tebrikler tbr*

Çevrimdışı turkhorse

  • Level 4
  • İleti: 52
sen yazar mı olsan acaba  dl* gerçekten çok güzel kendine bağlıo  tbr* tbr* tbr*

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
sen yazar mı olsan acaba  dl* gerçekten çok güzel kendine bağlıo  tbr* tbr* tbr*

EyvAllah.Yazar olmayı pek düşünmüyorum.Doktor olmak istiyorum ben.yardir*
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2013, 06:02:08 Gönderen: sezar5 »


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimdışı Son Mohikan

  • Level 9
  • İleti: 612
İyi yazmışsın gardaş bravo.

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
2.SEZON

2.BÖLÜM:Baltık Taaruzu


1807 Nisan Başları;



Prusya hızla feth olunurken,Baltıklarda da ayrı bir hareketlilik yaşanıyordu.Birkaç ay önce 2.Rusya çıkartmasını yapıp Estonya'yı işgal eden İngilizler'e karşı ünlü Rus cephesi kumandanlarından İsa Sırrı Paşa,Estonya'ya saldırmaya hazırlanıyordu.İngiliz kuvvetlerin başında ise ünlü general Arthur Wellesley vardı.1805'de Osmanlı savaşa girmeden yapılan savaşta Prusyalı maraşel Maraşel Von Blücher  ile birlikte Napolyon'u yenmişti.

General  Arthur Wellesley



İngiliz general,herhangi bir yenilgi durumunda esir düşmek istemiyordu bu yüzden kaçabilmek için iyi bir konum olan ordunun en arka saflarında duruyordu.



İsa Paşa,piyade birlikleriyle V formasyonu oluşturarak ormanın arkasına gizlemişti.Böylece eğer İngilizleri ormana çekebilirse ,İngilizler çapraz ateş arasında kalıp telef olacaklardı.



Paşa,atlı birlikleri de en ön saflara koymuştu.Planı vurkaç taktiğiyle düşmanı ormanın derinliklerine çekmekti.

Atlı mücahitler,Allahu ekber nidalarıyla ,İngiliz artçı piyade birliklerine karşı taaruza ederler.



İngiliz piyadeleri neye uğradığını şaşırarak geri çekilirler.

Paşa'nın emri kesindir,atlı birlikler vurkaç taktiği yapacak,düşman birliği geri çekilse bile kesinlikle takip edilmeyecektir.Ava giderken,avlanmayalım.


İngiliz piyadelerin imdadına İngiliz süvari alayları yetişmişti..General Wellesley,Osmanlı birliklerini bir an önce yok etmek için tüm İngiliz süvari alaylarına hucüm emri vermişti.Binlerce İngiliz süvari birliği tam hız atlı mücahitlerimize doğru geliyordu.Toprak İngiliz askerinden görünmüyordu.



Osmanlı atlı birliklerinde ''Ricaaat'' diye bir ses haykırıldı.Mücahitler ormanın içlerine doğru hızlıca geri çekilmeye başladılar.İngiliz süvari birlikleri hızla arkalarından geliyordu.Ormanın derinliklerinde küffar birlikleri ilerlerken mevzilenmiş Osmanlı hat piyadeleri hep birden tekbir sesleriyle ateşe başladı.



Mücahitlerin tekbir nidalarıyla gelen kurşunları,küffar ordusuna yağmur gibi yağıyordu.Yüzyıllık sahte ricat taktiğiydi bu.300 yıl önce Mohaç Muhabesi'nde de uygulanmış ve Macar süvari birliği  böyle yok edilmişti.Avusturya gibi Osmanlı ile sürekli savaşan ülkelerde bu taktik biliniyordu ama ilk kez doğrudan Osmanlı'yla savaşan Büyük Britanya için bu taktik henüz yeniydi.

Napolyon'un dediği gibi sık sık aynı düşmanla savaşma yoksa ona tüm harp sanatını öğretirsin.

İngiliz süvarisinin sonu Macar süvarisi kadar dramatik olmasa da ,fazla olmayan ama önemli derecede kayıplarla geri çekildi.Asıl yitirdikleri şey ise moralleriydi.

Küffar birlikleri tamamiyle imha edemesek de Allah'ın inayetiyle(yardımıyla) muhaffak olacağız inşAllah.

İsa Sırrı Paşa'nın emriyle piyade hucümü başladı.Mücahitler ormanı geçtikten sonra İngiliz piyadeleriyle karşılaştı.İngilizler ateş ettikten hemen sonra süngülerimizle burun buruna geldiler.



Dünyaca ünlü İngiliz Süvari birliklerinin bozguna uğrayıp geri çekilmesini görmesiyle morali bozulan piyadeler,mücahit birliklerimize fazla dayanamayıp geri çekilmeye başladılar.Atlı birliklerimizle de kaçan piyadeler imha edilir.




General  Arthur Wellesley ise ordusunun geri kalan bir kısmını da yanında götürerek çoktan kaçmıştır bile.Ama mücahitler için önemli bir zarar yok,bir kez daha zafer müslümanların oldu elhamdülilAllah.




Birkaç ay süren İngiliz işgalinden Estonya böylece kurtulmuştur.Ama mücahitler için tembellik yok,kaçan küffarın peşine düşeceğiz.Mücahitlik öyle lafla olmaz.




Cephelerde askerler savaşırken ,Sofya ve Edirne'deki medreselerimizde ise alimlerimiz canla başla ilimle uğraşıyorlardı.İslam dini sadece oturup namaz kılmak ve zikir çekmekten ibaret değildi.ResulAllah(sallahu aleyhi ve sellem) buyurmamışmıydı ki Beşikten mezara kadar ilim öğrenin diye.

Gece gündüz alimlerimizin çalışmaları sonuç veriyordu ve özellikle ordu teknolojisinde ardarda gelişmeler yaşanıyordu.Son yapılan çalışmada Logistik yani ikmal sistemimizi reforme ettik.




Osmanlı'da İkmal hattından bir görüntü




Artık mücahitler savaşa Allah'ın iziniyle daha iyi hazırlanacaklar.

Berlin taaruzu için hazırlıklar tamamdı.Pommeria'daki ordular oldukça yorgun ve adamca eksik olmasından dolayı Doğu Prusya'dan getirilecek yeni birliklerle taaruz yapılacaktı.




Osmanlı Berlin için hazırlıklar yaparken ,Prusya İmparatoru 1.Adolf ise Berlin'deki karargrahında subaylarıyla konuşuyordu.

Not a valid youtube URL
------------2.Bölüm sonu----------------------
Gelecek bölümlerde
       Yeni Halife'nin ilk icraatlari
       İsveç'te müslüman bir hanıma yapılan adi bir saldırı ve Osmanlı'nın buna tepkisi
       Berlin'i kim alıyor?
       1.Adolf buna ne diyor?



       

« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2013, 13:04:43 Gönderen: sezar5 »


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimdışı turkhorse

  • Level 4
  • İleti: 52
1.adolf 1945 tarihinde deil mi yaa  srn* ama video daha etkile etmiş hikayeyi  tbr* tbr* tbrikler takipçinim  sekil*

Çevrimiçi [Haccı]Emmi

  • Level 11
  • İleti: 2610
  • Ebu Zerdüşt
güzel olmuş adolf hitler kral veya diktatör değildi halk seçmişti ve halk onu destekliyordu

Çevrimdışı ikooo123

  • Level 9
  • İleti: 534
  • Gerekirse vatan için ölmek işte o vakit ölürüz.
Süper yaaa  tbr* tbr*
İttihat ve Terakki-Selanikli

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
güzel olmuş adolf hitler kral veya diktatör değildi halk seçmişti ve halk onu destekliyordu

Tamamiyle katılıyorum.Dediğim gibi bu  bir kurgu.Amacım Hitler'e karşı bir hakaret etmek değil.Yanlış anlaşılma olmasın.

1.adolf 1945 tarihinde deil mi yaa  srn* ama video daha etkile etmiş hikayeyi  tbr* tbr* tbrikler takipçinim  sekil*

Bunun bir kurgu olduğunu hatırlatıyorum.Benim hikayemde 1.Adolf,o devirdeki bir Prusya İmparatorudur.Alternatif tarih gibi.

Yapıcı eleştirileriniz için gerçekten teşekkür ederim.
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2013, 15:10:32 Gönderen: sezar5 »


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimiçi [Haccı]Emmi

  • Level 11
  • İleti: 2610
  • Ebu Zerdüşt
yok turkhorse un düşüncesinin yanlış olduğunu söylemekti amacım

Çevrimdışı Son Mohikan

  • Level 9
  • İleti: 612
Tarihe iyi sığdırmıssın gitleri.

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
3.Bölüm:Katliam

1707 Mayıs Başları

Göreve başlaması henüz 1 ay geçmesine rağmen yeni halife eski Mısır valisi ,Selahaddin Selim Han 'a Dünya'nın çeşitli yerlerinden tebrik ve biatlar geliyordu.İslam aleminde Abbasi devrinden beri  kaybolmuş eski nüfuzu merhum Ömer Abdülhamid Han'la beraber geri gelmişti.Devlet-i Aliyye'nin bu derece güçlenmesi ve küffara karşı başlattığı bu cihatta galip durumda olması İslam aleminde prestijini çok arttırmıştı.Osmanlı etkisinin en çok olduğu ülke şüphesiz ki Afganistan'dı.Şeyh Şamil'in torunu Afganistan Emiri EmanuAllah Han,reformcu kişilik ve yapısıyla tüm Afgan kabile ve aşiretlerini birleştirmiş devrim sayılabilecek geniş çağlı reformlara girişmişti.

Afganistan Emiri EmanuAllah Han




Devlet-i Aliyye Desteğiyle yeni yaptırılan Kabil'deki Başkomutanlık Binası



1806 civarlarında artık Afganistan artık Osmanlı'yı kendine örnek olarak almış,onunla kendini ayırt etmeyen bir ülke haline gelmişti.Devlet-i Aliyye'den Afganistan'a yüzlerce alim,mühendis,müderris çağrılıyordu.Osmanlı'nın eli tüm Dünya'da mazlum müslüman devletlerine yetişiyordu.Afganistan'da yavaş yavaş sanayileşme kıvılcımları atılmış,Osmanlı'dan getitirilen subay ve askeri teçhizatlarla Afgan mücahit ordusu ,Peshawar ve Lahora kentlerini feth etmiş ,Delhi'ye doğru ilerliyorlardı.Güneybatıda müslümanların yoğun olarak bulunduğu Pakistan bölgesi çoktan ele geçirilmişti.İngiliz Hindistan ordusu,ilk defa Hindistan'da yenilgiye uğruyor,çaresizce geri çekiliyordu.Sayı bakımından çok üstün olan modern teçhizatlı ve deneyimli Osmanlı subaylarına sahip Afgan mücahit ordusu,durdurulamıyordu.

Afganistan'daki Osmanlı Topçu subayları



(Müslüman erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vacib olur. Hadis-i şerif(Tirmizî)

1806-1807 Afgan İlerlemesi


Prusya Cephesi

Doğu Prusya'dan getirilen takviye birliklerle Cezzar Ahmet Paşa,Berlin'e doğru taaruza geçmişti.Atıyla ön saflarda giderken Cezzar Ahmet Paşa,Berlin tarafından gelen atlı bir askerin kendine doğru yaklaşmakta olduğunu görür.Bu öncü olarak gönderdiği askerlerden biridir.Atlı,paşanın yanına doğru yanaşır.

Cezzar Ahmet Paşa:Sakın,bana Berlin'de Fransız bayrağı dalgalanıyor deme.
Atlı asker:Üzgünüm paşam ama vaziyet dediğiniz gibi.
Cezzar Ahmet Paşa:FesübhanAllah,Berlin'i Napolyon'a kaptırdık.Neyse bunda da muhakkak bir hayır vardır.

Cezzar Ahmet Paşa,durumu teyit ettirmek için birkaç asker daha gönderir.Haber kesinleşince ordusunu Breslau'ya geri çeker.



Berlin'i İslam'la şereflendirmek nasip olmasa da Viyana'yı nasip olacak inşAllah.


1807,Mayıs'ı Avrupa Haritası



Prusya artık tarihe karışmıştır.Toprakları Osmanlı ve Fransa arasında paylaşılmıştır.Prusya, Osmanlı Devleti Rusya ile savaşırken ona harb ilan etmekle çok büyük bir hata yapmıştı.

Size harb açanlarla, Allah yolunda siz de harbedin. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez. (Bakara-190)




1.Adolf,Osmanlı'ya sığınmış,İstanbul'a getitirilmiştir.Birkaç ay geçtikten sonra, müslümanların hayat tarzlarından çok etkilenerek İslamiyet'i kabul etmiştir.





Prusya'da İslam  hızla yayılmaktaydı.Osmanlı Devleti'nin bu derece güçlenmesini  İslam'a bağlayan Germen halkı,doğru yol İslam olmalı diye düşünmeye başlamıştı.Tüm Dünya'da peyderpey böyle düşünceler filizleniyordu.




Bir yandan da İslam'ın yükselişini çekemeyen kitleler,masum müslüman insanlara zulüm ederek intikam almaya çalışıyorlardı.Avrupa'da İslamafobia yükseliyordu.İsveç'teki azgın kafirler,müslüman bir hanıma saldırırdılar.




İslam aleminin buna tepkisi büyük oldu.Osmanlı,İsveç'ten derhal saldırganların derhal cezasının verilmesini istedi ama İsveç  buna olumlu cevap vermedi.

Üzücü olaylar ardarda yaşanıyordu.Avusturya ise yeni ele geçirdiği Bosna ve Belgrad yöresinde katliamlar yapıyor ve  kadın,çocuk,bebek demeden müslüman ahaliyi şehit ediyordu.

Belgrad'da yapılan katliamlar




Devlet-i Aliyye,bu olaylar üzerine Avusturya'ya ultimatom verdi.

Bu acı olaylar İslam Dünyası'nda giderek artan tepkilere yol açıyordu.Mücahitler,intikam yeminleri ediyor,yine,yeniden cihada hazırlanıyorlardı.Nitekim bir bilge şöyle dememişmiydi ki ''Kim barış istiyorsa savaşa hazırlansın.''


1807 Haziran,Podolya

Prusya cephesinin şimdilik kapanması üzerine Halife Selahaddin Selim,cephelerdeki ordu komutanlarını eski rus cephesi ana karargahı Podolya'ya çağırmıştı.Paşalar arasında kazanılan zaferlerden dolayı biraz neşeli,müslümanlara karşı yapılan son olaylar nedeniyle 
biraz üzgün bir hal vardı.Duygudurumu karışmıştı.

Halife:Gazilerim,paşalarım,hepiniz Allah'ın yardımı ve nasibiyle çok güzel işler başardınız.Hepinizden emirul Müminin olarak razıyım,Allah sizden ve askerimizden razı olsun.
Cezzar Ahmet Paşa:Halife hazretleri,bizde size ve özellikle sizden önceki merhum Ömer Abdulhamid han'a müteşekkürüz.Allah yolunda İslam'ı yeryüzüne yaymak ve küffarın belini kırmak için savaştık ve elhamdülilAllah İslam'ı St.Petersburg'dan Polonya'ya kadar ulaştırdık.
Halife:Doğru söyledin Cezzar.Lakin bu kadarı yetmez.Görüyorsunuz İslam'ın ilerleyişini çekemeyen insanların İsveç ve Avusturya'da çıkarttığı olayları sizlerde işitmişsinizdir.Salt fertlerin işlediği suçlar yüzünden ülke yönetimi suçlu tutulamaz ama onlarda gerekli önlemleri almayarak ve suçluların cezasını vermeyerek bu zulme razı oldular.Zulme razı olan da zülmü yapan gibidir.Mazlumların yardımcısı ve tüm Dünya müslümanların koruyucusu Memalik-i Osmaniyye buna katiyen sessiz kalamaz.Hedefimiz Viyana ve Stockholm'dür.
Bostancıbaşı Hayrettin Paşa:Fakat emirul müminin,ordularımız oldukça hırpalanmış durumda.Aynı zamanda sayı ve mühimmat bakımından Avusturya ordularından geridir.Herşeyden önemlisi,tam bir malumatım yok ama Osmanlı bütçesi,savaşlar yüzünden tam takır olmalı.

Halife,Maliye Nazırı'nı işaret ederek ,konuşmasını ister.

Halifenin yaveri aynı zamanda Maliye Nazırlığı'nı yüretmekte olan Hüseyin Refik Paşa ,kendinden emin ve güven verici sesiyle konuşmasına başlar.

Maliye Nazırı Hüseyin Refik Paşa




Refik Paşa:Hayretin Paşa,o dediğiniz Rusya seferi sırasındaydı.Prusya'nın fethi ile  vergi ve iktisadi gelirlerimiz oldukça arttı.Rusya'nın imarı ve özellikle St.Petersburg limanı aracılığıyla Hollanda'ya yapılan ticaretde önemli bir gelir kaynağına sahip olduk.Mora limanının genişlemesi ve Akdeniz'de İngiliz deniz hakimetinin Fransızlar sayesinde sona ermesiyle ticaret gelirlerimiz muazzam derece arttı.Dünya çapındaki müslümanlardan gelen maddi yardımlarda cabası.Yani Osmanlı hazinesi,şu an ki mevcut ordumuzun iki katını donatacak ve besleyecek paraya fazlasıyla sahip.

Toplantı yapılan mekanda paşaların gözleri yaşla doldu.Herkes duygulanmıştı.Yükselme devirlerinden beri Osmanlı ekonomisinin ilk kez bu kadar iyi olması paşalara moral vermişti.Çünkü oradakiler savaşları kazanacak orduları oluşturmanın yolunun iyi bir maliyeden geçtiğini  çok iyi biliyordu.

Halife:Ahmet Paşa,ilk basamakta Avusturya ve sonra İsveç'i feth etmemiz için ne kadar süre hazırlanmak gerekir?

Harbiye Nazırı Ahmet Paşa:Efendim,normalde hazırlanmamız ve ordu mevcudunu yeterli miktarda arttırmamız 3-5 yılı alırdı ama,elhamdulilAllah,Prusya ve Rusya'daki yeni müslüman olup mücahit olmak isteyen kardeşlerimiz sayesinde 6-8 ay alır .

Halife:Sana 10 ay veriyorum.Bu süre içinde ordularımız toparlansın,dinlensin,muhimmat eksiği giderilsin.Allah ,gazamızı mübarek etsin kardeşler.

Böylece yoğun hazırlıklara girişilir.Avrupa yeni olaylara gebedir.

------------3.Bölüm Sonu-------------------


Değerli yorumlarınızı esirgemeyin.

« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2013, 23:19:29 Gönderen: sezar5 »


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD

Çevrimiçi [Haccı]Emmi

  • Level 11
  • İleti: 2610
  • Ebu Zerdüşt
hitler über müslüman asdasdsd :D fotomontajın soylemesi ayıp ırzına geçmişsin  yardir*

Çevrimdışı Abdülhamid

  • Level 11
  • İleti: 2579
  • Cennet Mekan 2. Abdülhamid Han
Abi müthiş ya  h:DDS
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2013, 23:40:59 Gönderen: Abdülhamid »

Çevrimdışı Son Mohikan

  • Level 9
  • İleti: 612
 yardir* Vay anasını be adolfu ne hale sokmussun.

Çevrimdışı sezar5

  • Level 7
  • İleti: 234
hitler über müslüman asdasdsd :D fotomontajın soylemesi ayıp ırzına geçmişsin  yardir*

Şimdi o RTWEmre'nin lafı.Susturulmuş olmasa idi kesin söylerdi senden önce. Haklısın ama photoshop ile pek aram yok.yardir*

Abi müthiş ya  h:DDS

@Abdülhamid'e hikaye bitiminde altın plaket vereceğim zaten. yardir*
Hikayelerim en sıkı takipçisi.Sağolsun.RTWEmre'de aynı şekilde.
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2013, 05:33:57 Gönderen: sezar5 »


Bu hikaye efsane olacak benden söylemesi. Çok müthiş yazıyorsun. Hikayeyi takip etmeyenler utansın :DD