Konu: Ancestors Legacy İncelemesi  (Okunma sayısı 482 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı * Halife *

  • Asyönetici
  • *
  • İleti: 13083
  • Tek tabanca...
    • Kişisel sitem
Ancestors Legacy İncelemesi
« : 19 Mayıs 2018, 23:29:26 »

Oyun Fest'te yayımladığım incelemeyi aynen ekliyorum.

RTS açlığınızı giderecek yeni bir oyun keşfettik. Ancestors Legacy! Oyun çıkmadan sizler için inceledik.

Company of Heros 2, Age of serilerinin HD sürümleriyle yeniden satışa çıkması… Son dönemlerde gerçek zamanlı strateji oyunları konusunda açlık çekmiyor muyuz? Yetmiyor işte elde var olanlar. Bir yandan Total War bir yandan Paradox stratejileri derken bir tür iyice pıstı, söndü. Gerçi tüm umutlar Dawn of War 3’te toplanmıştı ama alınan radikal kararlar bu serinin üçüncü oyunda tıkanmasına sebep oldu. Özetle yineliyorum RTS açlığı çekiyoruz. Daha kötüsü ne biliyor musunuz? The Lord of the Rings fanatikleri hala Middle Earth serisini oynuyorlar… Biz yine farklı oyunlarla vakit geçiriyoruz.

Uzun bir süre önce Oyun Fest basın iletişim e-postamıza düşen bir mail ile haberdar olduk Ancestors Legacy’den. Başta strateji olduğunu düşünmedik. Ben tabi direkt atladım, kesin inceleyelim bunu isim de güzel, görseller de güzel, güzeldir bu oyun. Tarih bir kere, nasıl kötü olabilir değil mi? Sonra tarih gören Talha sakinleşti ve olayı kavradı. E o halde bu devrim, zira RTS olan bir oyunda bu fatality’ler ne? Nasıl bir dinamik bizi bekliyor diye sabırla beklemeye başladık. Akabinde çıkan çoklu oyuncu açık betası ve nihayet senaryo kısmını görmemizle tüm sorularıma cevap buldum.


Ancestors Legacy, çok ama çok fazla üzerinde polemik oluşan Hatred adlı oyuna imza atan Destructive Creations tarafından geliştirildi. Stüdyonun 3. oyunu ve sanırım ilk iki oyun sonrası normal bir yapım olarak stüdyoyu halka kazandıracak… Ancestors Legacy, manga tabanlı bir gerçek zamanlı strateji oyunu. Gerçek tarihi konu ediniyor ve Orta Çağ’da geçiyor. Şimdilik oyunda 4 farklı topluluk var. Vikingler, Anglosaksonlar, Slavlar ve Cermenler. Manga tabanlı cümlemi biraz daha açayım. Oyun RTS diye hemen aklınıza Age of Empires türü oynanış dinamikleri gelmesin. Karşımızda daha çok Company of Heroes dinamiklerini andıran bir oyun var. Yani inşa ve genişlemeden ziyade mangalardan oluşan birimlerinizle düşmanı alt etmeye çalışıyorsunuz.

Oyunda 4 topluluğun olduğunu söylemiştim. İşte bu toplulukların Orta Çağ’ın çeşitli dönemlerinde, çeşitli mensupları tarafından gerçekleştirilen savaşlar, mücadeleler senaryo olarak bize sunulmuş. Yani dört senaryomuz var ve senaryolar da kendi içerisinde 5 bölüm içeriyor. Geliştirici ekibe ben sürekli Türkler’i de ekleyin diye spam yapıp durdum. Olabilir, söz veremiyoruz dediler, başka yerde de oyun çıksın sonrası için planlar mevcut diyerek yeni topluluklara kapı açtıklarını gördüm. Ama çıkışta karşınızda toplam 20 senaryo olacak. Senaryolar ırkların dinamikleri ve karşısındaki düşmanın mensup olduğu topluluğa göre ayrı bir zorluk seviyesi taşıdığı gibi standarat olarak siz de bir zorluk seviyesi seçebiliyorsunuz. Ben Viking ve Slav senaryolarını bitirdim. Viking senaryosunda akıp giderken, Slav senaryosunda zorlandığımı belirtmek istiyorum. Sebebi senaryonun zorluğundan değil ordunun yapısından, bariz Slavlar güçsüz. Denge sorunları çözülecek sorunlar, umarım çözerler.


Gerçek zamanlı strateji oyunlarına yeni bir soluk getiren Ancestors Legacy, üs yönetiminde kolaylıklar sağlamış oyunculara. Senaryo olsun, multiplayer ya da rastgele yapay zekaya karşı oynanan bir oyun olsun, ana üs binanız kurulu olarak oyuna başlıyorsunuz. İşçi sınıfını yapay zeka kontrol ediyor, bize sadece inşat emri vermek, bölge ele geçirmek ve savaşçı mangaları yönetmek kalıyor. Kereste, yemek ve demir olmak üzere üç kaynağımız var. Bu kaynaklar sabit bir artış gösteriyor. Daha güçlenmek, teknoloji atlamak için çevre yerleşkeleri ele geçirerek kaynak artışını hızlandırmalı, birim ürettikçe artan giderleri olumsuz yönde seyretmesini engelleyerek olumlu yöne meylettirmelisiniz. Ancak bu sayede rakiplerinize üstünlük sağlayabilirsiniz. Oyunu en kilit kaynağı kereste, ancak siz ben yemek değil de keresteye yükleneyim diyemiyorsunuz işte. Gerek ana üs gerek yan yerleşkeler ele geçirilince kereste üretim emri verdikten sonra yapay zeka belli bir oranda size kereste sağlıyor. Yani kaynaklarınızı önce neye harcayacağınıza ve yine kaynaklar birikene kadar bu kararınızla düşmana karşı direnebilecek misiniz, iyi düşünerek adım atmanız lazım.

Hemen örnekle izah edeyim. Sizin için son derece kilit bir köy ele geçirdiniz. Birim mi üretecek ya da ele geçirdiğiniz köye okçu kulesi mi dikeceksiniz? Kule dikeyim, var olan birim yeter, var olanları şuraya kaydırırım dediniz. Düşman ana orduları ile köye, sizin var olan birliklerinizi de oyalamak için ikinci noktadan saldırıya geçti. Siz yetişene kadar net köy düşecek çünkü binaların iki dereceli can barı var. Bir yanma değeri, iki yıkıntı değeri. Siz yetişene kadar köy yanıp tutuşmuş akabinde harabeye dönerek düşman tarafından ele geçirilmiş oluyor. Oyalama konusu da çok güzel, düşmanla bir kere sıcak temasa giren savaşçılarınızı geri çekemiyorsunuz. Ya ricat yapacak kaçacaksınız ya da savaşmaya devam. Gerçekten saniyeler ile dengeler değişiyor. Sırf bu yüzden ben bir sürü mangam varken yetişemedim diye senaryoda 1-2 istilacı birime ana üssümü teslim ettim ve aynı bölümü yeniden oynadım.


Oyunda beni mest eden mangalar birbirine girdiğinde, savaşçılarımız sıcak temas sağladığında ortaya çıkan görüntüler. Eğer çooook zor bir mücadele değilse hemen bir birim seçip fare silindiri ile kamerayı savaşa odaklıyorum. Kullanıcı arayüzü silinerek kamera sinematik moda geçiyor. Bu özellik Total War serilerinde varlık göstermiş ve çok beğenilmişti. Ancestors Legacy de bazı dinamikleriyle de Total War’u andırıyor diyebiliriz yani. Savaşın acımasız yanını gayet net görüyorsunuz bu oyunda. Hiç böyle bir RTS ile daha önce karşılaşmamıştım. Varsa bilgilendirin gerçekten. Fatality, kan, savaş naraları… Ölen askerler oyun bitene kadar da orada yatmaya devam ediyorlar… Oyunun grafikleri de animasyonları da başarılı. Unreal Engine’in kaliteli bir motor olduğunu çok iyi anlayacaksınız. Geliştiriciler savaşlara ve animasyonlara çok özenmişler. Mancınık iten birimin ayak bileğinden aşağısında, baya ayağında 3 polygon var. Eğilip bükülüyor.

Hani yabancılar der ya “you had one job” aynen öyle, sadece bir işimiz var aslında, o da savaşmak. Savaşta da detaylı yönetim şart. Mangalarınızınızın zırhlarını güçlendiriyor, savaştıkça seviye atlayıp üçe ayrılan uzmanlık alanlarından birini seçiyorsunuz. Düşmanla kafa kafaya savaşırken onlara yandan ya da arkadan şok saldırı yapacak bir biriminizi sonradan savaş sokuyor ve üstünlük kuruyorsunuz. Sayınız az olsa da güzel manevralar ile düşman birimini ricata zorlayabilirsiniz. Hazır burada bir uyarı düşeyim, okçularınız kendi askerlerinizi de vurabiliyor, aman dikkat! Manevraların yanı sıra bu şimdilik oyunda var olan dört topluluğun ordu yapısı da farklı. Mesela Slavlar’da atlı okçu var, Cermenler’de sadece süvari var. Vikingler’de de süvari var ama manga değil gayet iki tane atlı… Farklılıklar mevcut yani, yine ırklara özgü birimlerin kimilerinde özel yetenekler de var. Mesela Cermenlerin ilk üretilebilen kalkansız falchion kullanan birimleri, düşman mangasına direkt ricat yaptırma özelliğine sahip. Ya da yine Cermen süvarileri düşman piyadelerinin moralini düşüren bir başka özellikle karşımıza çıkıyor… İşte savaşırken A birimi B noktasındaki C düşmanına saldır diye tıkladım, gerisini kodlar halleder demek yok. Gayet yöneteceksiniz, kamerayı saniye olsa dahi başka yere hareket ettirdiğinizde ve geri döndüğünüzde iş işten geçmiş olabilir.


Oyunun sunumu da başarılı. Sanatsal tasarımlar, müzikler, atmosfer derken kendinizi çağın esintisine kapılıyorsunuz. Ha bu arada atmosfer demişken oyunda gün döngüsü var. Güneş batıyor, gece oluyor, hatta hava bozup yağmur dahi yağıyor. Bu tür doğa şartları askerleri de etkiliyor. Laf lafı açıyor, doğa şartları demişken pusu dinamiğini de izah edeyim. Yaylalar göreceksiniz savaş alanlarında, bu yaylalarda uzun uzun arpa ya da mısırlar mevcut. Aralarına birim yerleştirip, düşman yaklaştığında hücuma çıkartırsanız ek olarak bonus kazanan biriminiz düşmanın moralini düşürüp kayıp vermesine ya da direkt ricat yapmasına neden olabilir. Bir diğer sevdiğim özellik de gece olduğunda meşale yakabilmek. Görüş mesafeniz artıyor ama meşale yakınca düşman ışık hüzmesi vesilesi ile sizden haberdar oluyor…

Multiplayer oyunun bel kemiği. Çünkü senaryolar sizi normal zorluk derecesinde, izletileri, diyalogları, savaş alanı derken 20 saat oyalar. Sonra? Sonrası sürekli multiplayer olacak. Multiplayer’da seri olmak bir yana yine manga yönetimi konusunda farklılık göstermeniz lazım. Buraya kadar anlattığım her ama her detayı uygulamalısınız. Söylemediğim bir şey daha kaldı diye düşünüyorum o da tuzak kurmak. Birimlerin geliş yolları belli. Bazı haritalarda geçişler sabit, yani evet yolu tamamıyla kara olan haritalarda dilediğiniz gibi belirleyebilirsiniz ama gölet, akarsu ve köprü geçişlerinin olduğu yerlere 2 tip tuzak kurarak hiç savaşmadan düşman birimlerini tamamıyla yok edebilir ya da yaralayabilirsiniz. Çoklu oyuncu bölümüne girmeden önce skirmisher kısmında alıştırma yapmak şart. Sonra lider tablosunda neden sonlardayım ben, sürekli yeniliyorum demek yok.


Ancestors Legacy kesinlikle gelecek vaat ediyor, sunduğu dinamiklerle RTS türüne katkılar yaptığını düşünüyorum. Fiyatı da cüzzi. Avrupa’nın doğu blok ülkeleri, şaşırtıcı eserleriyle karşımızda oluyor. Ancestors Legacy de işte onlardan bir tanesi. Ben şimdiden oyunu tüketmeden sonraki yapımın başarısını hayal etmeye dahi başladım diyebilirim. Multiplayer arenasında da boy göstereceğim. Eğer siz de mücadeleciyseniz ve bu oyunu edinirseniz benle iletişime geçebilirsiniz, omuz omuza savaşırız. Puan 85


ARTILAR:

Cüzzi fiyat.
Karmaşık olmayan oynanış.
Sinematik modu.
Fatalityyyyy.
Gün döngüsü.
Yenilikçi ve türe katılan dinamikler.

EKSİLER:

Irklar arası bazı denge sorunları.
Diyaloglarda aksan sorunu ve ana dil olmaması.
« Son Düzenleme: 19 Mayıs 2018, 23:30:27 Gönderen: * Halife * »