Konu: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-  (Okunma sayısı 30675 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #40 : 14 Ağustos 2013, 19:30:01 »
Benim açtığım konu 3-5 satırlık mı kardeş? Koca konuyu koymuşsunuz buraya.

3-5 satır dediğin bu olsa gerek. http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=100634.0

Bu burda değil de koca konu burda.

Şunların uzunluğuna bak: http://www.totalwar-turkiye.com/twforum/index.php?topic=89170.20

Çevrimdışı The Enemy

  • Bölüm Sorumlusu
  • *
  • İleti: 2963
  • MENTOR
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #41 : 14 Ağustos 2013, 19:34:22 »
Bunlar düzenlenecek diyorum, buradaki mesajlarınız silinir, konuların sadece linklerini vereceğiz, üyeler için derli toplu olsun diye linklerini veriyoruz.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #42 : 14 Ağustos 2013, 19:35:03 »
Tamam.

Çevrimdışı Mouth Of Sauron

  • Level 14
  • İleti: 7194
  • Türk,Türk olduğu için asildir.
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #43 : 18 Ağustos 2013, 16:36:08 »
Bunlar düzenlenecek diyorum, buradaki mesajlarınız silinir, konuların sadece linklerini vereceğiz, üyeler için derli toplu olsun diye linklerini veriyoruz.
Aynen beyler burası bilgi paylaşma konusu değil o bilgili konuların ekleneceği konu o yüzden burda bilgi paylaşmanıza gerek yok yanlış anlaşılmış olay
There is no light that can defeat darkness!

Çevrimdışı The Enemy

  • Bölüm Sorumlusu
  • *
  • İleti: 2963
  • MENTOR
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #44 : 18 Ağustos 2013, 19:20:18 »
M.O.S, sen uzun süre online olmayınca konular derli toplu olsun diye birleştirmesini istedim tiginden. Baktık böyle olmuyor konu iyice dağıldı bölüm yönetici seçim sonuçlarını bekleyelim, yönetici olan en son atılan mesajları siler ilk iletide açılan başlığının linki paylaşılır dedik.

Çevrimdışı Mouth Of Sauron

  • Level 14
  • İleti: 7194
  • Türk,Türk olduğu için asildir.
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #45 : 18 Ağustos 2013, 19:53:47 »
Umarım yine 4 tane mod olmaz eğer öyle olursa başvurumu iptal edeceğim bende neyse konusu değil hadi iyi forumlar
There is no light that can defeat darkness!

Çevrimdışı The Enemy

  • Bölüm Sorumlusu
  • *
  • İleti: 2963
  • MENTOR
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #46 : 18 Ağustos 2013, 19:55:18 »
Bu sefer öyle olmaz. Hak eden seçilecektir.

Çevrimdışı Mouth Of Sauron

  • Level 14
  • İleti: 7194
  • Türk,Türk olduğu için asildir.
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #47 : 18 Ağustos 2013, 19:56:00 »
İnşallah kardeşim inşallah :)
There is no light that can defeat darkness!

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #48 : 18 Mayıs 2014, 19:18:02 »
Gil - Galad'ın Düşüşü

Gil-Galad Gil-Galad tüm heybetiyle parlar,
Göğe doğru parlayan nedir,
Ölümcül mızrağın mı,
Yoksa yıldızlarla taçlanmış saçlarınmı,

Yıllardır yüzünü böyle gösteren,
Kederdir gözlerinden okunan,
Dostudur Elendil her zaman,
Karanlığa karşı parlayan Narsil ile,

Özgür halk için kanlandı Aeglos,
Yılların acısı vardı her kalkışında,
Onu kullanan yüce noldor,
Son defa parlıyordu,gökteki yıldızlar gibi,

Gölgenin kendisi geldi sonunda meydana,
Narsilin şimşeklerini, Aeglos'ın çığlıklarını,
Duyan hangi yaşayan irade görmedi ve duymadı,
Hangi yaratık karşısında durabildi..

Kaderi duruyordu karşısında şimdi,
Dev kara bir kule gibi,
Kimse duramadı karşısında bu karanlığın,
Ölümlüler ve elfler herkes kapaklandılar yerlere,

Şimdi Gil-Galad vardı karanlığın karşısında,
Gecenin koyuluğunda parlamaya çalışan bir yıldız gibi,
Koca bir kılıç vardı yanında,
Onu taşıyan birde Dünedain,

Her yıldızlı akşamda,
Atalarının şarkılarını söylerdi,
Şimdi sessiz bir ezgiydi dudaklarında,
Sonu gören bir bilge gibi,

O şarkılarda çekilen bir kılıç vardı,
Yedi kere kalkıp inen bir kılıç,
Kötülüklerin en büğüne karşı gelen,
Şanlı bir elf vardı hep şarkılarında,

Aeglos son defa parladı o gece,
Bir yıldız göçüp gitti bu diyarlardan,
Gecelerin güneşi yitti bu diyarlardan,
Dostu ile birlikte şanlar içinde,

Yerde devrilen bir karanlık,
Boylu boyunca parlayan bir elf,
Tüm umutların devamıydı bu devriliş,
Boşa değildi onca söylenen ezgi,

Devrilen karanlık bir daha doğrulmadı,
Dostunun varisleri yüce Dünedain
Boşa çıkarmadı tüm umutları,
Kesip alındı özgür halkın hakkı,
Karanlıklar efendisinin ellerinden,

Bir yıldız kaydı o gece,
Ama yerden göğe doğruydu be sefer,
Şarkılarda anlatılır artık,
Gil-Galad Gil-Galad,şanlı Gil-Galad

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #49 : 18 Mayıs 2014, 19:19:24 »
Witch King'in Öyküsü

Cadı Kral (Angmar'ın Cadı Kralı, İng. Witch-King), J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, İkinci Çağ'da ve Üçüncü Çağ'da Sauron'un en şeytani ve en güçlü hizmetkarıdır. Dokuz süvarilerin (Kara Süvariler) lideridir. Sauron'un yardımıyla Minas İthil'i alıp adını Minas Morgul olarak değiştirdi. Yüzük Savaşı'nın en önemli dönüm noktalarından birisi olan Pelennor Çayırları Savaşı'nda Sauron'un ordularının başkumandanlığını yaptı ve bu savaşta Eomund'un kızı Eowyn tarafından öldürüldü.

Tayf olduktan sonra İkinci Çağ'da Angmar ülkesinin kralı oldu. Bu ülke, Ayrıkvadi'nin yer aldığı Dumanlı Dağlar dağ sırasının kuzey ucunda yer alan ayrı bir dağ sırasına da adını verir.

Yüzüktayflarının en güçlüsüdür. Angmar'ın Büyücü Kralı, Nazgûl Efendisi, Ümitsizlik Efendisi olarak da bilinir. Sauron'un sağ koludur. Minas İthil'i alıp adını Minas Morgul yapmıştır ve civardaki her cisme karanlığını bulaştırmıştır. Üçüncü Çağ?ın sonunda tekrar Gondorluların eline geçene kadar şehir, Mordor?un kötülüğünü yaymakta kullandığı en önemli karargahlarından biri oldu. Bu önemli şehirde ikamet eden Cadı Kral planlarını bu şehirde yaptı ve senelerce Gondor?a saldırdı.

Cadı Kral ve diğer Nazgûller yüzük takıldığında bunu hisseder. Cadı Kral, silah olarak, diğer yüzük tayflarından farklı olarak bir de topuz kullanır.

Aynı zamanda Cadı Kral, Frodo'yu Fırtınabaşı'nda zehirli Morgul bıçağı ile yaralayan Nazgûl'dür. Fellbeast ya da kara at kullanır.

Cadı Kral, Minas Trith'in cümle kapısını kırarak istilanın yolunu açmıştır. Bu esnada Faramir'i canlı canlı yakılmaktan kurtarmakla meşgul olan Gandalf, Cadı Kral'ın karşısına çıkamamış ve Cümle Kapısı'nın yıkılmasını engelleyememiştir. Çok güçlü bir büyücü olan Cadı Kral çok güçlü bir kişi olduğundan dolayı herkes tarafından korku ile anılırdı. Rohan Kralı Théoden'e öldürücü bir darbe vurmuş ve kısa bir süre sonra ölümüne sebep olmuştur; fakat daha sonra olaya tanık olan -Théoden'in yeğeni- Éowyn Meriadoc Brandybuck'ın da yardımıyla Cadı Kral'ı kılıçlayarak ölümüne sebep oldu. Böylece Glorfindel'in "Angmar'ın Cadı Kralı'nın sonunun bir erkek eliyle olmayacağına" dair kehaneti gerçekleşmiş oldu.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #50 : 18 Mayıs 2014, 19:21:22 »
Erendis

Diğer isimleri: Tar-Elestirnë
Unvan: Númenor kraliçesi
Doğum tarihi: 771-İkinci çağ
Tahta çıkış tarihi: 885
Ölüm tarihi: 985
Eşi: Tar-Aldarion

Erendis, Númenor kralı Tar-Aldarion?un mutsuz yaşayan ve sonradan ayrıldığı eşiydi.

Erendis?in ailesi Beregar ve Núneth, Númenorean soyunun ikinci kolu olan Bëor?un Evi?nden geliyorlardı ki bu soy Kraliyet ailesinin daha alt statüsünde bulunuyordu.

Erendis ve ailesi, Númenorean topraklarından ve çok sevdiği bir bölge olan Emerië de yaşadılar.

Erendis ve Aldarion evlenmeden önce, uzun süren bir aşk yaşadılar. 873 yılında evlendiler ve 873 yılının sonbaharında Ancalimë isimli bir kız evlada kavuştular. Gelecekte Tar-Ancalimë ismiyle Númenor kraliçesi olacak olan bir evlada..

Erendis, Aldarion?un kendine daima uzak durduğunu düşünüyordu, onunla vakit geçiremiyordu bir türlü.. Sürekli deniz yolculuklarına çıkıyordu Aldarion ve çoğu kez geç dönüyordu bu seferlerden?



Sahilde, eşinin dönmesini beklerken..

Sonunda Erendis onunla daha fazla mutlu yaşayamayacağını düşünüp ayrı yaşamaya karar verdi. Kızını da alıp çok sevdiği Emerië kırlarına yerleşti. Aldarion yolculuğundan döndüğünde, kızını kendisiyle beraber yaşaması için Armenelos?a çağırdı. Erendis?i de çağırmıştı fakat o gururuna yediremeyeceğinden dolayı asla dönmedi Aldarion?a.. 882 yılında boşandılar.. 985 yılında, Rómenna koyunda canına kıydı Erendis. Boğularak öldü?

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #51 : 18 Mayıs 2014, 19:22:48 »
Ak Gandalf'ın Yaşamı


Gandalf Durin'in Köprüsünün yanında uzanan uçurumdan Balrog ile birlikte düşüyordu. Sonra derin bir yeraltı gölüne daldılar. Burada Balrog ateşi sönmesine rağmen savaşmaya devam ediyordu. Zamanın hesabının tutulmadığı yerde, yaşayan toprağın çok altında dövüştüler. Durmadan Balrog Gandalf'a kenetleniyordu Gandalf'ta durmadan onu biçiyordu. Taa ki Balrog tünellerden kaçana kadar. O çaresizlik anında düşmanı tek çaresiydi bu yüzden onu izlemeye devam etti. Böylece onu Khazad-dûm'un gizli yollarına getirdi ve yolların hepsini çok iyi biliyordu. Durmadan yukarıya çıktılar ta ki Sonsuz Merdiven'lere kadar. "Orada, Celebdü'de yalnız bir pencere vardı karlar içinde; tam önünde de dar bir aralık, dünyanın pusları üzerinde baş döndüren bir kartal yuvası vardı. Güneş burada şiddetle parlıyordu ama altındaki her şey buluta sarınmıştı. Buradan Balrog dışarı fırladı ve Gandalf tam arkasından giderken yepyeni bir alevle parladı. Etraflarında koca bir duman yükseldi, buhar. Buz, yağmur gibi düşüyordu. Gandalf uzun bir boğuşmadan sonra Balrog'u aşağıya attı; bu yüksek yerden düşerken dağın bir yanına çarptı ve ölürken düştüğü yeri de parçaladı. Sonra Gandalf karanlığa gömüldü düşünceden ve zamandan ayrıldı. Gandalf Gri olarak ölmüştü.


Eru, onu Orta-Dünya'daki görevini tamamlamak için geri gönderdi. Ve Gandalf beyaz hale geldi. Artık daha güçlü ve akıllıydı. Orta-Dünya'da artık beyaz olmayan Saruman'ın yerini almıştı.


Gandalf dağın zirvesinde çırılçıplak uyandıktan sonra Gwaihir'in yardımıyla Lothorien'e gitti. Ve orada Galadriel tarafından yapılan yeni beyaz giysisiyle kuzeye geri döndü.

Gandalf 1'Mart'ta Aragorn, Legolas ve Gimli'yle Fangorn'da karşılaştı ve Üç Avcıyı rahatlattı. Onlara Merry ve Pippin'in Ağaçsakal'ın yanında ve güvende olduğu haberini verdi. Ve Rohan'a saldırmayı planlayan Saruman'a karşı Kral Theoden'i uyarmak için at sürdü. Theoden Saruman'ın ajanı olan Grima Solucandil'in etkisi altındaydı. Gandalf artık ak olmasının kendisine verdiği kudretle Theoden'i Saruman'ın boyunduruğu altından kurtardı. Bu sefer Theoden Gandalf'ın öğüdünü dinleyerek Saruman'a karşı savaşmayı kabul etti. İsen nehrindeki bir gözcüden Saruman'ın ordusunun saldırıya geçmeye hazırlandığı haberini aldılar. Bunun üzerine Gandalf İsen Nehri boyunca at sürerek İsen Nehri Muharebelerinden kurtulan Rohirrim'ler ve Batıağıl piyadelerini toplayacaktı. Gandalf Gölgeyele'nin yardımıyla uzun mesafeyi çabuk katetti. Ve İsen Nehri Muharebelerinden kurtulan askerleri topladı. Ölü askerleri gömmek isteyen Erkenbrand bir süreliğine İsen Nehri'nde kaldı. Elfmiğferi ve adamları Edoras'a doğru at sürdü. Burada Ağaçsakal ve Pippin ile karşılaştı. Ama Gandalf'ın fazla zamanı yoktu. Çünkü Saruman'ın 10.000 kişilik Uruk-Hai ordusu Miğferdibi'ne yaklaşıyordu. Ve Ağaçsakal'da Miğferdibi'ne yardım yollayacağını söyledi.

Gandalf ve Erkenbrand 1.000 adamı ile birlikte 4 Mart'ta Miğferdibi Muharebesine yetişip savaşı Rohan lehine çevirdiler. Gandalf'ın sayesinde tüm Uruk-Hai'ler yokedilmişti. Dağlı adamlar ise bir daha Rohan'a karşı savaşmayacaklarına yemin ettiler ve serbest bırakıldılar.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #52 : 18 Mayıs 2014, 19:25:39 »
Melkor ve Hurin'in Sözleri

Nirnaeth Arnoediad, yani Sayısız Gözyaşları Savaşı hakkında Elfler tarafından pek çok şarkı söylenir ve pek çok öykü anlatılır, ki bu savaşta Fingon düşmüş ve Eldar?ın çiçeği solmuştur. Şayet olanlar yeniden anlatılsaydı, bir insanın ömrü hepsini duymaya yetmezdi; 2 fakat şimdi yalnızca Dor-lómin?in Efendisi, Galdor oğlu Húrin?in başına gelenler anlatılacaktır, Rivil yanıbaşında akarken o hayatta kalan son kişi olarak Morgoth?un emriyle alıkoyulmuş ve Angband?a taşınmıştı.

Húrin, Morgoth?un huzuruna getirildi, çünkü Morgoth kendi sanatları ve casusları sayesinde biliyordu ki, Húrin Gondolin Kralı?nın dostluğuna sahipti; ve gözleriyle onun cesaretini kırmak için uğraştı. Lakin Húrin yılmadığı gibi bir de Morgoth?a kafa tuttu. Bu yüzden Morgoth onu zincirletti ve yavaş bir işkenceye maruz bıraktı; fakat bir süre sonra ona gitti, ve ona serbestçe nereye gitmek isterse gidebileceğini söyledi, ya da Morgoth?un komutanlarının en büyüğü olarak görev alabileceğini önerdi, tabii Turgon?un kalesinin yerini söylemesi şartıyla, ve Kral?ın planlarını bilen diğerlerinin yerini. Lakin Metin Húrin onunla alay etti ve dedi ki: "Körsün Morgoth Bauglir, ve hep kör kalacaksın, yalnızca karanlığı görüyorsun. İnsanlar?ın yüreklerine ne hükmeder bilmiyorsun, ve eğer bilseydin bunu vermezdin. Fakat Morgoth?un sunduklarını kabul eden biri ahmaktır. İlk ödül alan sen olacaksın ve o zaman sözünü tutacaksın; ve ben yalnızca ölümü tadacağım, eğer istediklerini söylersem."



O zaman Morgoth güldü, ve dedi ki: "Sana ölümü vermem için can atacaksın, ancak bu benden sana bir iyilik olur.? Sonra Húrin?i Haudh-en-Nirnaeth?e taşıdı, orası yeni inşa edilmişti ve ölümün kötü kokusu üzerindeydi; ve Morgoth Húrin?i en tepeye koydu, oradan Hithlum?a doğru batıya bakmasını buyurdu, karısı ile oğlunu ve diğer soyunu düşünmesini istedi. "Çünkü onlar şu an benim topraklarımda yaşıyorlar," dedi Morgoth, "ve hepsi benim insafıma kaldı."



"Hiçbirine sahip değilsin," diye yanıtladı Húrin. "Fakat onları kullanarak Turgon?a ulaşamazsın, çünkü hiçbiri onun sırlarını bilmiyor."

O zaman öfke Morgoth?a hakim oldu, ve dedi ki: "Lakin seni kullanabilirim, ve tüm lanetlenmiş hanedanını; benim irademin altında kırılacaksınız, hepiniz çelikten yapılmış olsanız dahi." Ve yerde yatan uzun bir kılıcı alarak Húrin?in gözleri önünde kırdı, bir parçası onun yüzünü yaraladı; fakat Húrin irkilmedi bile. O zaman Morgoth uzun kolunu Dor-lómin?e doğru uzattı, Húrin?i, Morwen?i ve onların tüm soyunu lanetledi, ve şöyle dedi: "İşte! Düşüncemin gölgesi, nereye giderlerse gitsinler onların üzerinde olacak, ve nefretim onları dünyanın sonuna kadar izleyecek."


Fakat Húrin dedi ki: "Bunlar boş laflar. Çünkü onları göremiyorsun, ne de bu kadar uzaktan onları yönetebilirsin: bu şeklinle kaldığın ve yeryüzünde görünür bir Kral olma arzusunu sahip olduğun sürece olmaz."


O zaman Morgoth Húrin?e döndü, ve şöyle dedi; "Ahmak, İnsanlar arasında çok azı, ve onlar konuşanların çok az bir kısmını oluşturuyor! Valar?ı gördün mü, ya da Manwë ve Varda?nın gücünü ölçtün mü? Düşünceleri nerelere ulaşır bilir misin? Ya da belki de düşünceleri senin üzerinde, ve bu kadar uzaktan sana bir kalkan oluştururlar, böyle olacağını zannediyor musun?"


"Bilmiyorum," dedi Húrin. "Lakin öyle olabilir, eğer isterlerse. Çünkü Büyük Kral, Arda varolduğu sürece tahtından indirilemeyecek."

"Böyle söylüyorsun," dedi Morgoth. "Büyük Kral benim: Melkor, tüm Valar içinde ilk ve en güçlü olan, ki dünya yaratılmadan önce vardım, ve yapımında çalıştım. Amacımın gölgesi Arda üzerinde uzanıyor, içindeki herşey yavaşça ve mutlaka irademe boyun eğecek. Fakat sevdiğin herkesin üzerine düşüncem bir Felaket bulutu gibi çökecek, onları karanlığa ve umutsuzluğa sürükleyecek. Nereye giderlerse, kötülük baş gösterecek. Ne zaman konuşurlarsa, sözleri kötü bir tavsiye olacak. Ne yaparlarsa kendilerine geri dönecek. Umutsuzluk içinde ölüp gidecekler, hem hayatta hem de ölümde lanetlenmiş bir halde."



Fakat Húrin şöyle yanıtladı: "Kiminle konuştuğunu unutuyor musun? Böyle şeyleri çok uzun zaman önce atalarımıza da söylemiştin; fakat senin gölgenden kaçtık Ve şimdi senin hakkında bilgimiz var, çünkü Işık?ı gören yüzlere baktık, ve Manwe ile konuşmuş olan sesleri dinledik. Arda?dan önce sen vardın, lakin başkaları da vardı; ve onu sen yapmadın. Ne de en güçlü olan sensin; çünkü sen gücünü kendi üzerinde harcadın ve onu kendi boşluğun için tükettin. Sen Valar?ın kaçmış bir tutsağından başka biri değilsin, ve zincirleri hala seni bekliyor."


"Üstadlarının derslerini iyi ezberlemişsin," dedi Morgoth. "Fakat bu çocukça irfan sana yardım edemeyecek, şimdi hepsi uzaklara kaçıyor."


"Sana söyleyecek son bir sözüm var, tutsak Morgoth," dedi Húrin, "ve bu Eldar?ın irfanından alıntı değil, lakin tam şu an yüreğimde belirdi. Sen İnsanlar?ın Efendisi değilsin, ve olamayacaksın, tüm Arda ve Menel senin egemenliğin altına girse dahi. Sana karşı koyanları Dünya?nın Çemberleri?nin ötesinde izleyemeyeceksin."


"Dünya?nın Çemberleri?nin ötesinde onları izlemeyeceğim," dedi Morgoth. "Çünkü Dünya?nın Çemberleri?nin ötesi Hiçlik?tir. Fakat içinde benden kaçamayacaklar, Hiçlik?e girene kadar."


"Yalan konuşuyorsun," dedi Húrin.

"Yalan söylemediğimi görecek ve itiraf edeceksin," dedi Morgoth. Ve Húrin?i yeniden Angband?a taşıyarak Thangorodrim?in zirvesinde taştan bir koltuğa oturttu, buradan batıdaki Hithlum diyarını ve güneydeki Beleriand diyarlarını görebilecekti. Orada Morgoth?un gücü ile bağlandı; ve Morgoth başucunda durarak onu yeniden lanetledi ve gücünü üzerine yaydı, öyle ki oradan asla kımıldayamadı, ne de orada ölebildi, Morgoth onu serbest bırakana kadar.



"Artık burada oturacaksın," dedi Morgoth, "ve bana teslim ettiklerinin üzerine kötülük ve umutsuzluk çökerken o toprakların perişanlığını seyredeceksin. Çünkü sen benimle alay etme cüretini gösterdin, ve Melkor?un, Arda?nın yazgılarının Efendisi?nin, gücünü sorguladın. Bu yüzden benim gözlerimle görecek, ve benim kulaklarımla duyacaksın, ve hiçbir şey senden gizli kalmayacak."

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #53 : 18 Mayıs 2014, 19:28:04 »
Elrond ve Elros'un Annesi Elwing'e Dair

Elrond ve Elros'un Annesidir.Elwing İlk Çağ'ın 503 yılında Orta Dünya'da yıldızlı bir gecede doğdu.Onun İki Abisi Elured ve Elurin'di.Babası Dior ve annesi Nimloth'dur.

Nimloth bir elf ama Dior Hem Yarı Elf,Hem de Yarı İnsandı.Dior'un,Babası Beren(Bir İnsan),Annesi de Yüce Doriath Kralı Thingol'un Kızı Luthien'dir.(Bir Elf)Bu Evlilik Nedeniyle Dior,Yarı Elf ve Yarı İnsan Olarak Doğmuştur.
Thingol'un Tek Veliaht'ıdır.Elwing'de Yarı Elf olarak kabul edildi.Elwing doğduğunda anne ve babası,Doğu Beleriand'ın Ossiriand bölgesinde ki Adurant nehrinin Lanthir Lamath şelalerinin bulunduğu bir evde yaşıyorlardı.

Doğumundan kısa bir süre sonra, onlar Doriath'a Menegroth salonlarına taşındılar. Thingol ise o zamanlar Cüceler Tarafından öldürülmüştü. Thingol'un Tek torunu olarak Dior Thingol varisi oldu ve o Doriath Kralı oldu.

Luthien'in Silmaril'i bir süre Luthien'de kaldı.Ama o öldü ve Silmaril Doriath'a,Dior 'agetirildi.Feanor'un oğulları, babaları tarafından yapılan Silmaril'i geri almak için yemin etmiş ve Yule'nin 506 ve 507'sinde Doriath'a bir saldırı başlattı.Dior ile Nimloth öldü ve oğulları Elured ve Elurin ormanda yakalandılar ve bilinmeyen bir kadere terkedildiler.


Ama Elwing akrabası ile birlikte kurtuldu.Silmaril'i de yanına aldı ve Sirion Limanlarına yerleşti. Kısa bir süre sonra başka bir grup mülteci Gondolin'den geldiler.Yeni gelenler Tuor,Idrıl ve Earendil ile birliktelerdi. Tuor ve Idril 525'te Deniz üzerinde ayrıldı ve Eärendil Sirion Limanlarında yaşayan insanların efendisi oldu.

Aynı dönemde,Eärendil Elwing evlendi.532 yılında Elrond ve Elros adında ikizleri oldu.Earendil bir denizciydi ve Ailesinden uzak kalıyordu.Amacı Ölümsüz Diyarlara Gitmek İçin Yol Bulmaktı.Bu yüzden denizlerde çok zaman harcadı.

538 yılındaEärendil Denizde iken,Feanor'un geriye kalan oğulları Elwing'den Silmarili istediler.Elwing onları geri çevirdiğinde Feanor'un oğulları Sirion Limanlarına saldırdı.Birçok Elf öldürüldü ve Elrond ile Elros ele geçirildi.Elwing Silmaril ile birlikte Ulmo'nun sırtına bindi.Ulmo(Denizlerin Vaları) beyaz bir kuş içine döndü ve o Eärendil'in gemisi, Vingilot'u bulmak için uçtu.


Elwing yorucu yolculuktan sonra geminin güvertesinde çöküp kaldı.Ama kendi formunda Ertesi sabah uyandı.Elwing ve Eärendil oğullarının, aslında hayatlarını Feanor'un oğlu Maglor tarafından bağışlanmış olsa bile öldürüleceklerine inanıyordu.

Vingilot nihayet 542 yılında Ölümsüz Topraklar'a ulaştı.O Elwing'i Swans Limanlarına götürdü ve Teleri Elfleriyle birlikte yaşadı.Earendil Valar'ı aramak için tek başına gitti.

Aslında Ölümsüz Topraklara İnsanların gelmesine İzin verilmiyordu.Elwing ve Eärendil'de İnsan kanı vardı ama Manwe Onlara İzin vermişti.

Yarı Elf Elwing ve Earendil'e ölümlü Erkekler ya da ölümsüz Elfler arasında sseçilebilecek bir seçim verildi.Elwing bir Ölümsüz Elf'i seçti.
Valar Gazap Savaşında Morgoth'a yenildi.

Elwing yaptığı seferlerde Eärendi'el eşlik etmedi.O kuzey kıyılarda beyaz bir kule yaşadı.Deniz kuşu kuleye geldi ve Elwing kendi dillerini öğrendi ve o da beyaz ve gümüş-gri kanatları kullanarak uçmayı öğrendi. Bazen Ölümsüz Topraklar'a döndüğünde Eärendil'i karşılamak için uçtu.

Elrond ve Elros'a da aynı seçim verildi. Elros İnsanlığı seçti ve o Numenor'un ilk kral oldu ve İkinci Çağ'ın yıl 442 yılında öldü.Elrond Ölümsüz Elfleri seçti ve Üçüncü Çağın Sonunda Ölümsüz Topraklara Dönene Dek Orta Dünyada Kaldı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #54 : 18 Mayıs 2014, 19:29:59 »
Ak Ağaç'ın Tarihi

Gondor'un sembolüdür. Ak Ağaç İsildur'un Numenor'dan getirdiği bir fidandan büyümüştü , ve Numenor'da ki de Ölümsüz Topraklar'dan getirilmişti. Kralların Soyu sona erdikten sonra Ak Ağaç da kurudu ve öldü. Ölü ağaç Kaynak Avlusu'nda durdu , ta ki Aragorn , Kral Elessar bir fide bulup dikene kadar. Böylece Minas Tirith'te Ak Ağaç tekrar çiçek açtı.

Ak Ağaç'ın , Yavanna tarafından yaratılan bir ağaç olan Galathilion'unsoyundan geldiği söylenmektedir. Yavanna , Galathilion'u Telperion'un suretinde yaratmıştı , Valinor'un İki Ağacı'ndan biri. Adı Celeborn olan Galathilion'un fidelerinden biri Tol Eressea adasına dikildi , ve bu ağaçtan da Elfler bir fide alarak Numenor'un İnsanlarına hediye etti. Bu fideden büyüyen ağaca da Nimloth denildi.

Sauron esir olmayı kabul edip Numenor'a geldikten sonra Kral Ar-Pharazon 'a öğütler vermeye başladı , ve Nimloth'u kesmekte bunlar arasındaydı. Kral önceleri razı olmadı fakat sonra kabul etti. Bu üzücü haberi duyan İsildur , kılık değiştirerek ağacın bulunduğu Kral'ın Bahçeleri'ne girdi. Ve ağacın bir meyvasını almayı başardı. Fakat nöbetçiler tarafından görüldü ve kaçmak için dövüşmek zorunda kaldı. Derin yaralar alarak kaçmayı başardı ve babasıyla kardeşinin yanına döndü. Meyva dikildikten ve ilk kez yaprak açtıktan sonra ölüm döşeğindeki İsildur iyileşerek ayağa kalktı.

Bu meyvadan büyüyen fide , 2. Çağ'ın 3319 yılında Numenor'un Yıkılışı'ndan kurtuldu. İsildur onu Minas İthil kalesine dikti ve böylece bu fide Gondor'un Ak Ağaçları'nın ilki oldu. Sauron Minas İthil'i 3429 yılında işgal etti ve Ak Ağaç'ı yaktı , fakat İsildur bir fide ile kaçmayı başardı. 3. Çağ'ın 2. yılında , İsildur fideyi Minas Anor'a , Son İttifak'ın Savaşında ölen kardeşi Anorion'un anısına dikti.

Ak Ağaç , daha sonra Minas Tirith adını alan Minas Anor'un en üst seviyesinde ki Kaynak Avlusu'nda büyüdü. Ağacın uzun yaprakları vardı , üstleri koyu yeşil ve altları gümüş rengi olan , ve çiçekleri beyaz açardı. Kralların Amblemi siyah bir zemin üzerinde Ak Ağaç'tı ve Elendil'in Varisleri'nin nişanları olan 7 yıldız ve bir tacın altında Gondor'u sembolize ediyordu.

1636 yılında Büyük Veba güney doğudan Gondor'a geldi ve Kral Telemnar öldü. Ak Ağaç'ta kurudu ve öldü , fakat Telemnar'ın yeğeni Tarandor ağacın bir fidesini kalenin içine dikti. Kralların Soyu 2050 yılında yok oldu ve Ak Ağaç bundan sonra daha az meyva vermeye , daha az çiçek açmaya ve yaşlanmaya başladı.

2872 yılında Gondor Vekilharçı II. Belecthor öldü ve Ak Ağaç'ta kurudu ve öldü. Bu sefer hiçbir meyvası yada fidesi bulunamadı ve kurumuş ağaç Kaynak Avlusu'nda öylece bırakıldı.

Aragorn 15 Mart 3019'da Minas Tirith'e geldi ve Arwen tarafından yapılmış bayrağını açtı. Bayrağın üstünde Gondor'un Ak Ağaç'ı , 7 yıldız ve taç işliydi. Yüzük Savaşı'ndan sonra Aragorn Gondor ve Arnor Birleşik Krallık'ının Kralı oldu.

25 Haziran'da Aragorn ve Gandalf Minas Tirith'in ardında ki Mindolluin Dağları'na tırmandılar ve Aragorn orada Ak Ağaç'ın , yaklaşık 1 metre boylarında ve 7 yaşından küçük bir fidesini buldu. Büyük bir ihtimalle uzun yıllar önce ekilmişti ve kendi başına uzun yıllarca beklemişti.

Kurumuş ağaç hürmet edilerek yerinden söküldü ve Krallar'la Vekilharç'ların yattığı Rath Dinen'e dinlenmesi için bırakıldı. Yeni fide Kaynak Avlusu'na dikildi ; büyük bir hızla ve memnuniyetle büyümeye başladı. Gondor Krallığı'nın yeniden doğmasının bir işareti sayıldı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #55 : 18 Mayıs 2014, 19:31:45 »
Elrond'a Dair

Elrond 2. ve 3. çağlarda Orta Dünya'da yaşayan en bilge ve güçlü elflerden biriydi.Sauron'a karşı savaşmıştı ve Güç yüzüğü'nün yok edilip Sauron'u yok etme kararı Elrond'un topladığı divanda alınmıştı.Elrond elflere özgü olan ölümsüz hayatı seçmiştive 3.çağın sonunda Orta Dünya'dan ayrıldı.Ama arkasında sevgili kızı Arwen'i bıraktı(Arwen bunu kendi seçmişti)Elrond ve kardeşi Elros 1.çağın bitişinden 58 yıl önce doğmuştu.1.çağa ait sağlam ve kesin bir kronoloji bulunmamaktadır.Ancak Yılların öyküsü'nün bir versiyonun da 532 yılında doğdukları yazar.
Elrond ve Elros'un babası denizci Earendil ve anneleri Elwingti.Earendil yarı elfti.Annesi Idril bir elf, babası Tuor bir insandı.Elwing'in annesi Nimloth bir elf babası Dior ise Beren ile Luthien'in oğluydu.

Elrond ve Elros Orta Dünya'da doğdu.Aileleri Beleriand'ın güneybatı kıyısında Sirion nehri'nin kenarında yaşıyordu.Earendil uzakta denizlerdeyken Feanor'un oğulları Elwing'te bulunan Silmaril'i aramak için Sirion Limanları'na saldırdı.Elrond ve Elros esir alındı.Feanor'un oğlu Maglor onlara acıdı ve hayatlarını bağışladı.

Elwing Silmarille birlikte kaçtı ve Earendil'in gemisini buldu.Çocuklarının kaybı yüzünden ümitsizliğe kapıldılar ve bir daha Orta Dünya'ya dönmediler.Birlikte ölümsüz diyara doğru yelken açtılar.Earendil Morgoth'a karşı Valardan yardım istedi.1.çağın sonunda Vaların ordusu Morgoth'u gazap savaşı'nda alt etti.



Vala Manwe , Earendil ve Elwing?in,Elrond ve Elros?un ve onların soyundan gelenlerin Elf yada insan ırkına ait olmalarını seçebileceklerine karar verdi.Earendil ve Elwing Elf ırkını seçtiler ve ölmeyen diyarda kaldılar.

Elrond ve Elros da aileleri gibi aynı seçimle yüzleşti.Elros insanların kaderi olan ölümlü hayatı seçti ve Numenor?un ilk kralı oldu.Elros 500 yıl yaşadı ve 2.çağın 442.yılında öldü.

Elrond ise elflerin kaderini seçti.ölümsüzdü ve ölümsüz diyara yelken açabilirdi ama Elrond Orta Dünya?da kral Gil-galad ile kalmaya karar verdi.Lindon?da ikamet ettiler.Burası Mavi Dağların batısında kalıyordu.Gazap Savaşında harabeye dönmeden önce Beleriand?ın parçasıydı.

Gil-galad ve Elrond?un uyarılarına rağmen Sauron Elf demircilerine güç yüzüklerini yaptırtmaya ikna etti.1500 yılı civarında güç yüzüklerinin yapımı başladı.1600 yılı civarında Sauron hepsine hükmedecek Tek yüzüğü dövdü.Ve Celemrimbor kandırıldıklarını fark etti ve elfler çin yapılan 3 yüzüğü Sauron?dan sakladı.Vilya yani hava yüzüğü Gil-galad?a verildi.Sauron 1695 yılında Eregion?a saldırdı.Elrond onu durdurmak için destek güçlerini yolladı.Ama çok geç kalmıştı.Eregion yok edildi.Elrond hayatta kalanları toparlayıp kuzeye doğru geri çekildi.1697 yılında Ayrıkvadi?yi buldu.

1701 yılında elfler bir divan topladı ve Ayrıkvadi?nin doğu Eriadordaki sığınakları olmasına karar verdi.Bu sıralarda Gil-galad Vilya?yı Elrond?a vermiş olabilir ya da son ittifak savaşı?ndan sonra Vilya Elrond?a geçmiş olabilir.

Elrond Dagorlad savaşı?nda savaştı.Elrond Hüküm dağının eteklerinde savaşırken Gil-galad ve Elendil öldürülmüştü.Elendil?in oğlu İsildur Tek yüzüğü Sauron?dan almıştı.Elrond yüzüğü ateşe atması için İsildur?u dağın kalbine götürdü.Ama İsildur yüzüğü kendine sakladı.

İsildur orklar tarafından öldürüldü.Ancak genç oğlu Valandil Ayrıkvadi?de kaldı.3.çağ sürerken Elrond İsildur?un varislerine yardım edip sığınacak yer vermeyi sürdürdü.Elrond bir gün İsildur?un soyundan gelen birinin Orta Dünya?nın kaderinde çok önemli bir rol oynayacağını biliyordu.

3.çağın 109. yılında Elrond, Galadriel ve Celeborn?un kızı Celebrian ile evlendi.Oğulları Eladan ve Elrohir 130 yılında doğdu.Kızları Arwen ise 241 yılında doğdu.Elrond?un çocukları da İnsan mı Elf mi seçimiyle karşılaştılar.Ama seçimlerini uzun süre ertelediler.

1409 yılında Angmar güçleri 3 Dunedain krallığına saldırdı.Elrond Ayrıkvadi?den ve Lothlorien?den yardım getirdi.Gri limanlarda Cirdan?ın güçlerine katıldılar.1975 teki Fornost savaşından sonra sonunda Nazgul efendisi Eriador?dan sürüldü.Elrond Ayrıkvadi?de gençliklerinde Dunedain resilerinin oğullarına baktı.

Elrond ak divan?ın bir üyesiydi.Bu divan Galadriel,Cirdan,Gri Gandalf ve daha sonradan başkanları olacak Ak Saruman?ı kapsıyordu.

2509 yılında Elrond?un eşi Celebrian Lothlorien?e giderken orklar tarafından esir alındı.Oğulları Eladan ve Elrohir onu bulup kurtardı.Ama Celebrian 2510 yılında ölmeyen diyara doğru yelken açtı.

2851 yılında Ak divan tekrar toplandı.Gandalf Dol Guldur?da Sauron?un yeniden güçlendiğini söyledi.Ama Saruman Tek yüzüğün sular altında kaldığının ve tekrar bulunamayacağını söyledi.Ve divan beklemeyi kabul etti.Ama Elrond kuşkuluydu.

2933 yılında Elrond babası orklar tarafından öldürülen 2 yaşındaki Aragorn?u evine getirdi.Onu kendi oğlu gibi sevdi.

Aragorn 20 yaşına geldiğinde Elrond ona İsildur?un varisi olduğunu söyledi.Ona Barahir yüzüğünü ve Narsil?in parçalarını verdi.Tabi Aragorn daha kral olmaya hazır değildi.

Elrond?un kızı Arwen o sıralarda babasını ziyaret ediyordu.Aragorn onu ilk gördüğünde aşık oldu.Elrond bunu fark etti.Bunun bir sorun olacağını biliyordu.Çünkü Aragorn Arwen ile evlenirse Arwen insanların kaderini seçmiş olacak ve ölümsüzlüğünden vazgeçecekti.Aragorn ve Arwen 2980 yılında evleneceklerine karar verdiler(bir nevi nişanlandılar).Elrond bunu duyunca üzüntüye düştü.Ve Aragorn?la konuştu.

3002yılında Bilbo Baggins Elrond?un misafiri olarak Ayrıkvadi?ye geldi.3009 yılında Elrond Arwen?in Lothlorien?den eve dönmesi için çağrıda bulundu.


3018 yılında Ekimin 18?inde Frodo?nun Nazguller tarafından izlendiği haberi Elrond?a ulaştı.Ertesi gün Glorfindel onu bulmak için gönderildi.Elrond Frodo?yu kurtarmak için nehirdeki suları yükselterek Nazgulleri eli boş Mordor?a gönderdi.Frodo zehirli Morgul bıçağı yüzünden ciddi bir şekilde yaralanmıştı.Ama Elrond?un hüneri sayesinde iyileşti.

25 Ekimde Elrond?un divanı toplandı.Legolas,Aragorn,Gimli,Frodo,Gandalf,Boromir,Glorfindel ve birkaç kişi daha katılmıştı.Divanda Orta Dünya?nın kaderini değiştirecek Tek yüzüğün Hobbit Frodo tarafından taşınmasına karar verildi.Ve Elrond 9 kişiden oluşan Yüzük kardeşliğini topladı.Bu kişiler arasında Frodo?nun en sadık hizmetkarı ve en iyi dostu Samwise Gamgee,Aragorn,Gandalf,Gimli,Legolas,Boromir ile Merriadoc Brandybuck ve Peregrin Took adında iki hobbit te vardı.Yüzük yok edilmeye gönderildi.

Frodo?ya zaman kazandırmak amacıyla Kara kapılara ordular gönderildi.Bu esnada yüzük yok edildi ve Sauron sonsuza dek ortadan kalktı.

Aragorn Mayısın birinde taç giydi.Aragorn ve Arwen yılortası gününde evlendiler.Elrond elflerle birlikte Orta Dünya?dan ayrılıp ölmeyen diyara yelken açacaktı.Ama Arwen insanların kaderini seçtiği için ölene dek Orta Dünya?da kalacaktı.Elledan ve Elrohir?in kararları bilinmiyor.Ancak 4.çağın bir kısmında Orta Dünya?da kaldıkları söylenir.3021 yılında 22 Ekim de Frodo Gri limanlara doğru yola çıktı.

Elrond Orta Dünya?da 6520 yıl yaşadı.29 ekimde Elrond eşi Celebrian?a kavuşacağı ölmeyen diyara yelken açtı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #56 : 18 Mayıs 2014, 19:33:14 »
Parıldayan Mağaralar (Aglarond)'a Dair

Aglarond, Boru Şehir ile beraber Miğfer Dibi'nin arkasındaki Parıldayan Mağaralar'a verilen isimdir.

Aglarond, Isen Sığlıkları'nı korumak için Gondor tarafından yapılan iki kaleden biridir. Kuzeydeki Angrenost(daha sonra Isengard) gibi iyi korunuyordu; ama Calenardhon'daki(daha sonra Rohan) nüfus azalınca, küçük bir muhafız grubunun Dunlandlılar ile ilişkiye girmesine kadar, az destek verildi ve önemli bir kale olarak görünmedi.

Gondor Vekilharcı Cirion tarafından Calenardhon Atçanlar'a verilince Aglarond Rohirrim'e geçti ve adı Suthburg(kendi dillerinde Güney'deki Şehir) olarak değiştirildi. Gondorlu Muhafızlar hala Gondor'un yönetimindeki Angrenost'a yönlendirildiler ve böylece Isen Sığlıkları'nı savunma görevi Rohan ve Gondor arasında paylaşıldı; fakat sonra tamamen Rohan'a geçti.

Miğfer Tokmakel'in döneminde Rohan, Isen Nehri'ni geçen Dunlandlılar tarafından Isengard'dan saldırıya uğradı. Edoras fethedildi ve Miğfer ile beraber halkının büyük bölümü Suthburg'a çekildiler.
Kendisini çevreleyen Dunlandlılar üzerine at sürmeden önce Miğfer büyük bir boru üflediği için kale bundan sonra Boruşehir olarak anıldı. Yüzük Savaşları sırasında Boruşehir, Rohirrimler'in savaştan kaçan köylüleri için Miğfer Dibi ile beraber bir sığınak görevi görüyordu.Cüce Gimli, savaşta güçlü bir şekilde çarpıştı ve büyük, harika bir mağara sisteminin güzelliği karşısında büyülendi. Bu onun için karşı konulamazdı.

Gimli, Durin'in Halkı'nın bir bölümünü oraya yerleştirdi. Akrabası ve tüm Durin Halkı'nın varisi III. Thorin Taşmiğfer'in emri altında olmak kaydıyla Parıldayan Mağaraların Efendisi oldu.

Aglarond Cüceleri, Yüzük Savaşları?nda hasar görmüş olan Boruşehir'i eski haline getirdiler ve orası Rohan ile beraber kullandıkları ortak bir kale haline geldi. Gondor ve Rohan için 4. Çağ'da Minas Tirith'in yeni Cümlekapısı gibi harika işler yaptılar.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #57 : 19 Mayıs 2014, 01:41:07 »
Rohan'ın Sığınağı Dunharrow

Rohan'ın bir dağ sığınağı; Ölüler Yolu'nun girişindeki konum. Dunharrow Ak Dağlar'da bulunan Tapanvadi'de bulunur. Vadinin doğu tarafında, yüzlerce fit yüksekliklerdedir. Dunharrow 3 dağın birleşme noktasındadır. Kuzeydeki İrensaga, güneydeki Starkhorn ve merkezdeki Dwimorberg. Bu yüksek bölge, Firienfeld olarak anılan bir çimenlik alan tarafından örtülmüştü. Bir yol her 2 tarafada ulaşıcak şekilde zikzak çizerek tepeye doğru gidiyor. Dimholt adı verilen küçük bir koru var, Ölüler Yolu'nun Karanlık Kapısı. Vadi zeminine(Dunharrow'un tepesi), ulaşmak için sadece bir yol vardır, Stair of the Hold(Tutunma(Dayanma)'nın merdivenleri). Bu yol sığınağı düşman saldırılarına karşı daha güvenli hale getiriyor. Her zigzak başında taştan yapılmış insana benziyen bir heykel bulunur. Bunlar Pukel-men(Pukel insanı) olarak bilinir. Pukel-Men'ler Druedain insanlarını, İlk Çağ'da Ak Dağlar'da yaşayan insan ırkına benzetilmektedir. Druedain'ler taşları kendilerine benziycek şekilde yontar ve bu heykellere izleme-taşları derler. Dunharrow Pukel-Men'ler tarafından yapılmış gibi görünüyor. Druedain, Ak Dağlar'dan doğudan geldiği bilinen bir takım kötü insan tarafından kovuldu, bu insanlar Dağ İnsanları olarak biliniyordu. Dunharrow Dağ İnsanlarının gizli bir bölgesi olarak kaldı. 2. Çağda, Dağ İnsanları İsildur'un Sauron'la olan savaşında, İsildur'a yardım etmekten çekindi. Kara Kapı'nın gerilerine kaçtılar ve Ölüler Yolunun hayaletleri oldular. Onlara Dunharrow'un Ölü İnsanları denmeye başladı.Duharrow, Rohan'ın İkinci Kralı Brego tarafından keşfedildi. Brego ve oğlu Baldor Tapanvadi'yi keşfe çıkmışken, insanların sığınabileceği bir yer arıyorlardı. Ölüler Yolu'nun girişinde yaşlı bir adamla karşılaştılar, adam onlara kapının yaşama açılmadığını söyledi. Baldor Karanlık Kapıdan geçti ve bir daha asla geri dönmedi. 2758'de Rohan Dunlend insanları tarafından işgal edildiğinde Frealaf'ın önderliğinde bir grup rohirrim Dunharrow'a sığındı ve uzun kışı burada geçirdi. 2759 baharında, Frealaf Dunlendlilere karşı saldırıya geçti ve Edoras'ı onlardan geri aldı. Yüzük Savaşı sırasında Dunharrow Rohirrim tarafından tekrar sığınak olarak kullanıldı. Eowyn, Kral Theoden ve birçok insan Edoras'tan Dunharrow'a geldi, 9 Mart 3019. Sonraki günlerde Rohirrim ordusu toplandı ve Minas Tirith'e doğru yola çıktı. Geride kalan kadınlar, çoçuklar ve yaşlı erkeklerse Sauron yenilene kadar Dunharrow'da kaldı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #58 : 19 Mayıs 2014, 01:44:10 »
Narsil'in Kurtarıcısı Ohtar'a Dair

Ohtar Isildur'un silahtarıdır.Efendisinin emriyle Narsil'in kırık parçalarını kurtarmıştır.Ohtar Isildur'un akrabasıdır ve ona karşı çok büyük bir sevgi duyar.Onun gerçek ismi bilinmez.Ohtar, eğitimli bir savaşçıydı ama henüz "roquen" (?) veya şövalye olamamıştı.Ohtar'ın Numenor'un son yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. O dönemde Sauron dönemin kralı Ar-Pharazon tarafından esir alınmasına rağmen Ar-Pharazon onun sözlerine kanmış ve en sonunda ölümsüzlüğü elde etmek için Valinor'u fethederek ele geçirebileceğine inanmıştır. Bunun için Ar-Pharazon çok büyük bir donanma hazırlarken bu savaşın Numenor için çok kötü sonuçlar doğuracağını bilen İsildur'un büyükbabası Amandil Valinor'a af dilemek için yelken açmış ve gitmeden önce oğlu Elendil'e kaçış için gemiler hazırlamasını öğütlemiştir.Bir ara Sauron' un Ölümsüz Diyarlardan getirilen Ak Ağaç Nimloth' u kesmek istediğini dedesi Amandil' den öğrenen Isildur kılık değiştirip gizlice Kralın Sarayına girdi. Nimloth' dan bir meyvesini aldı fakat gardiyanlar onu fark ettiler ve saldırdılar. Isildur ağır yaralandı ama kaçıp meyveyi dedesine götürmeyi başardı. Aylarca ölüm döşeğinde kaldı ama Ak Ağaç' ın meyvesi filizlenmeye başlayınca Isildur uyandı ve yaraları da iyileşti. Daha sonra bu meyve Minas Anor' a dikildi.

Sauron' un gittikçe artan etkisi karşısında kendilerini İnançlı olarak adlandıran bir grup Numenor' lu, adayı terk etmek için hazırlandılar.Büyük bir rüzgarla Orta-Dünya kıyılarına gönderildiler. Elendil kuzeye çıktı. Isildur ile Anarion da Güneye, Anduin Nehri' nin ağzına geldi. Elendil ve oğulları 3320 de, Kuzey Krallığı Arnor ile Güney Krallığı Gondor' u kurdular.Elendil her iki krallığında Yüce Kralı oldu ama Arnor' da yaşadı ve Gondor' u da oğullarının yönetimine bıraktı.Isildur ve Anarion, Anduin üzerinde kurdukları Osgiliath' ın her iki tarafında yan yana bulunan tahtlara sahip oldular. Anarion, nehrin batı kıyısında, Minas Anor' da yaşadı. Isildur ise evi olarak, nehrin doğusundaki Ithilien' i seçti. Ve Gölge Dağlarının bir vadisinde sonradan Minas Morgul olarak bilinecek Minas Ithil' i kurdu.Minas Ithil, güzel, beyaz bir şehirdi. Ayrıca Mordor' daki kötülüklere karşı bir kale olarak kullanıldı. Başta Sauron' un Mordor' a geri dönüp gücünü tekrar oluşturmaya başladığı fark edilmedi. Aynı zamanda Minas Ithil ile Minas Anor' un ortasında olan Osgiliath' ı ise başkentleri yaptılar.3429 da Sauron Minas Ithil' e saldırdı ve ardından şehri ele geçirdi. Isildur ailesi ve yanında bir başka Ak Ağaç fidanı ile kaçtı. Ailesi ile birlikte Anduin ağzından bir gemiye bindiler ve Orta-Dünya kıyılarında, babasının bulunduğu, Arnor' a doğru ilerlediler. Elendil, Arnor' un batısında, Lindon'da yaşayan Elflerin Kralı Gill-Galad' a başvurdu. İki Kral 3340 da Sauron' a karşı Elflerin ve İnsanların Son İttifakını oluşturdular. Aynı sene Isildur'un en küçük çocuğu Valandil, Rivendell' da dünyaya geldi.
Son İttifak Savaşı, 3434 te başladı. Sauron' un orduları Dagorlad Savaşı' nda mağlup edildi. Ve İttifak Ordusu Mordor' a girip Barad-dûr' u kuşattı. Bu kuşatma yedi sene sürdü, birçok elf ve içlerinde Anarion' un da olduğu (Ki 3440 da ölmüştür) insan katledildi.En sonunda Sauron, 3441 de kulesinden çıkıp savaş alanına geldi. Gill-Galad ve Elendil ile Kıyamet Çatlağı eteklerinde bizzat savaştı. Ama iki Yüce Kral bu mücadelede yenik düştüler. Elendil' in ölümüyle birlikte kılıcı da düşüp kırıldı.Isildur o sırada kırık kılıcı kullanıp Sauron' un parmağından Yüzük' ü kesip aldı. Böylece Sauron' un ruhu bedenini terk etti. Ama Yüzük yok edilmediği sürece ruhu da tamamen yok olamazdı. Elrond ve Cirdan, Isildur' a Yüzük' ü bir an önce Kıyamet Çatlağına atmasını öğütlediler.Ama Yüzük onu baştan çıkardı, tamahkârlığı ona savaşı unutturdu. Isildur Yüzük' ü atmayı reddetti.Sauron?un düşüşünün ardından, Isildur Gondor?a geri döndü. Orada,kendini Arnor?un kralı Elendilmir olarak ilan etti. Onurlu ve güçlü biri olmasından ötürü kuzey ve güneydeki tüm Dunedain üzerinde hükümdarlığını başlattı. Hükümlerini bildirmek ve krallığını toparlamak için Gondor?da bir yıl süreyle kaldı, fakat Arnor Ordusu?nun büyük bir bölümü Isen Sığlıkları?nın oluşturduğu Numenorean Yolu?ndan Erdiyarı?na geri döndü.Sonunda geri dönüş yolculuğu için güvenli hissetmesiyle, telaş içine girdi. Eşiyle en küçük oğlunu Ayrıkvadi?de bırakmıştı ve ilk olarak oraya gitmeyi arzuladı. Ayrıca Elrond?un Divanı?ndan acil bir yardıma ihtiyacı vardı. Bu yüzden, Osgiliath?tan Ayrıkvadi?ye gitmek için Cirith Forn?a oradan da Anduin Vadileri?nden (kuzeyin yüksek geçitleri)geçmeyi planladı. Toprakları iyi biliyordu çünkü Son İttifak Savaşı?ndan önce buralarda gezinmiş ve Elrond?un eşliğinde Doğu Arnorlu adamlarla savaşa yürümüştü.Isildur üç oğlu Elendur, Aratan ve Ciryon komutasındaki Arnor'un sert, mağrur askerleri ile beraber yolculuğuna devam etti.Ohtar'da Isildur'un yolculuğunda ona eşlik etti. Dagorlad üzerinden geçişlerine ve kuzeye, Kuyutorman'ın güneyindeki boş topraklara kadar olan yolculukları hakkında hiçbir şey söylenmez.

Öğle vakti yolculuklarının otuzuncu günü sona ererken onlar da Thranduil?in krallığına giden bir yol üzerinde Ferah Çayırlar?ın kuzey sınırlarını geçiyorlardı. Hava bozmaya başlamış ve ırak dağların tepesini bulutlar örtmüştü. Puslu güneş, dağların doruklarını kızıl bir pırıltıyla aydınlatıyordu fakat vadinin derinlikleri çoktan gri gölgelere bürünmüştü. Dunedain yolculuklarının yakında sona ereceği ve Ayrıkvadi?den gelen yolu arkalarında bırakacakları için şarkı söylemeye başladılar. Orman yukardan daha korkunç gözüküyordu fakat şanslarına aşağılara inince zeminin yumuşak olduğu fark ediliyordu.

Güneşin bulutların arasına girmesiyle aniden vahşi çığlıklar duyuldu. Yamaçtan aşağı orklar sürü halinde iniyorlardı ve ormandan çıkmaya başlamışlardı. O loş ışıkta sayıları ancak tahmin edilebilirdi fakat Dunedain`den sayıca en az on kat daha fazlaydı. Isildur kılıçlarını çekip saflar dağılsa bile bir halka oluşturana kadar iki taraftan toplanabilecek şekilde Thangail?e dizilmelerini emretti. Zemin düz ve eğim istediği gibi olsaydı bölüğünü dirnaith? e göre dizebilir ve Dunedain?in gücüyle orkları yararak dağılmalarını sağlayabilirdi. Fakat şimdi bu yapılamazdı. İç sıkıcı bir gölge kalbine düştü.Orklar gittikçe yakınlaşıyorlardı. Isildur silahtarına döndü:?Ohtar,? ?Bunu şimdilik sana emanet ediyorum.? dedi büyük bir kın içinde Elendil?in kılıcı, Narsil?in parçalarını uzatarak.?Ne pahasına olursa olsun koru onu.Arkadaşını al ve kaç buradan! Git.? Ohtar diz çöktü ve elinden öptü ve iki genç karanlıkta kayboldu.Boruların sesi aniden yükseldi ve orklar her taraftan saldırıya başladılar kendilerini Dunedain?in üzerine pervasız bir korkuyla atarak. Gecenin çökmesiyle tüm umutlar da çökmüştü. İnsanlar düşüyordu. Bazı iri orklar ağırlıklarıyla bir Dunedain?in üzerine çullanıyordu ölü ya da diri. Böylece diğer güçlü pençeler cesedi sürükleyip parçalıyordu. Orklar bire karşı beş adam ödüyorlardı fakat bu, onlar için çok ucuzdu. Ciryon da bu şekilde katledilmişti ve Aryaton da onu kurtarmaya çalışırken ağır bir yara almıştı.

Elendur,henüz daha zarar görmemişti, Isildur?u aramaya başladı. Doğu yakasındaki adamlarla savaşıyordu. Çatışmanın orklar için en şiddetli olduğu yerdi. Hala Elendilmir?den korkuyorlar ve ondan kaçıyorlardı. Elendur omzuna dokundu ve korkuyla geri döndü, sinsi bir orkun arkasından yaklaştığını düşünerek.

?Efendim,Ciryon öldü ve Aratan da ölmek üzere. Son danışmanınız olarak size savaşmamayı öğütlerim tıpkı Ohtar?a söylediğiniz gibi. Yükünüzü alın ve ne pahasına olursa olsun onu Taşıyıcılar?a götürün. Beni ve adamlarınızı kaybedecek olsanız bile...?
Sonunda birlikten Ohtar ve Estelmo'dan başka kimse kalmadı.

Ohtar Ayrıkvadi'ye ulaştı ve Narsil'in parçalarını Isildur'un en genç oğlu Valandil'e verdi. Narsil'in parçaları Isildur'u n varislerinden Aragorn'a ultaştığında bir elf demircisi parçaları yeniden döverek Anduril'i yaptı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #59 : 19 Mayıs 2014, 01:47:19 »
Voronwe'ya Dair

Voronwe

Gondolin'li Tuor'un rehberidir.Voronwe,Orta Dünya'nın batı kıyısında Nevrast'ta doğdu.Babası Fingolfin'in halkından olan Aranwe idi.Bu yüzden Voronwe'de Noldorlu Bir Elf olarak dünyaya geldi.Fingolfin ve Noldor Orta Dünyaya yelken açtıklarında Fingolfin'in oğlu Turgon,Nevrast'a Vinyamar salonlarını inşa etmişti.
Aranwe Falas'ta Sindar'lı bir elf ile evlendi. ve Gemi yapımcısı Cirdan ile akraba oldu.Oğulları Voronwe'nin delici gri gözleri vardı,bu gözleri Annesinin insanlarından ona bir mirastı.

İlk Çağın 116'sında,Turgon Gondolin'i kurdu ve Voronwe'da dahil olmak üzere elfler oraya yerleştiler.Gondolin, birkaç yüzyıl boyunca Morgoth'tan gizli kaldı. Ama Turgon,Sayısız Göz Yaşı Muharebesinden ve Brithombar ve Eglarest Havens'ın düşman eline geçmesinden sonra ilk Valar'a,yardım için elçiler göndermeye çalıştı.

Voronwe,Brithombar ve Eglarest'de diğer elflerin yaşadığı Balar'a 473'te Cirdan ile birlikte gönderilen elçilerden biriydi. Voronwe,Cirdan'a olan arkabalığı nedeniyle bu göreve seçilmişti.Seyahat edeceği için çok mutluydu çünkü seçilmese Nevrast ve Gondolin dışında seyahat edebileceği başka yer yoktu.


Muhtemelen,Voronwe'nın Elçi seçilmesini Turgon önermişti.Ulmo,Voronwe'ye özel söğüt dallarından bir sal yaptı.Bu sal ile görevini unuttu ve denizlerde gezmeye başladı.Sonra Ulmo ona görevini hatırlattı ve Balar adasına doğru sal ile yola çıktı.Oraya varan en son elçiydi.Geldiğinde Cirdan seyahat için 6 adet geminin inşasını tamamlamıştı.O 6 Gemi Valinor'u aramak için yola çoktan çıkmıştı ancak o gemilerden haber alınamadı.

Yedinci ve en büyük gemi tamamlandığı sırada Voronwe,gemicilik hakkında çok şey öğrenmişti.Tayfasıyla beraber488 yılında Ölümsüz Diyarlara doğru yelken açtılar.Valar'ın emriyle Batı yolu gizlenmişti bu yüzden yolda çok büyük sıkıntılar yaşadılar.

Yedi yıl boyunca gemi denizde dolaştı durdu.İnanılmaz Deniz Felaketleri yaşadılar ve yiyecek depolarıda azalmaya başlamıştı.Sonunda Orta Dünya'ya geri dönmeye karar verdiler.495 yılının sonbaharında Nevras'ta ki Taras Dağlarınn görüş alanı içine girdileri, ama daha sonra korkunç bir fırtına ortaya çıktı.Büyük Dalgalar içinde Gemiler parçalandı.Voronwe dışında tüm mürettabat öldü.

Voronwe'yi hafif bir dalga karaya getirdi.Onu Ulmo kurtarmıştı.Önceden yaşamış olduğu Nevrast kıyılarındaydı.Sonra onu Tuor adında bir adam karşıladı.


Ulmo ve Tuor

Tuor Gondolin'i aramaktadır ve bunun için bir rehbere ihtiyacı vardır.Voronwe'nin Ulmo tarafından kurtarılmasının nedeni budur.Ulmo Turgon'a Nevrast'tan ayrılacağı zaman geride bir silah ve zırh bırakmasını söyler.Böylece Turgon Ulmo'nun kendisine gönderdiği elçiyi tanıyabilecektir.Ulmo daha önce Tuor'a da görünmüş ve ona Gondolin'i aramasını emretmiş,ayrıca ona kendisini her türlü gözden saklayacak bir pelerin vermiştir.Böylece Tuor Turgon'un ona bıraktığı silahları kuşanır ve Gondolin'i aramaya koyulur.

Voronwe aslında Cirdan'ın İnsanlarıyla birlikte yaşamak istiyordu.Ancak Halkının felaketinin geleceğini hissetmekteydi.Bu yüzden teklfii kabul etti.Ekim ayı ortalarında 495'te yola çıktı.Ered Wethrin'in yanından doğuya doğru gece boyunca gittiler.Kış kasım aylarında gelmişti ve havada çok soğuktu.

Onlar Eithel Ivrin' geldiklerinde derenin kurumuş olduğunu gördüler.Voronwe Dragon Glaurung'un parçalarını tanıdı ve bu şeytanlığı onun yaptığını anladı.Bu sırada yanlarından kara bir kılıç taşıyan Turin geçti.Tuor kuzeni Turin'i tanıyamadı.


Voronwe ve Tuor

Voronwe ve Tuor kar ve buzla dolu yollarda yollarına devam ettiler.Siiron nehrine geldiklerinde yolun karşısında bir ork kampıyla karşılaştılar. Tuor kendisine Ulmo tarafından verilen görünmez pelerini Voronwe ile birlikte üstlerine geçirdi,orklar onların kokularını alıyorlardı ama onları göremediler.Voronwe ve Tuor oradan görünmeden geçebildiler.

Kartallar onlara rehberlik etmek için havalandılar ve onlara yol gösterdiler. Onlar 37 gün süren bir yolculuktan sonra 18 Kasım Kuşatan Dağlarının eteklerinde geldiler.



Tuor ve Voronwe'nın Gondolin'e varışları

Şafak söktüğünde Gizli Yol'un başındaki tünele girerler ve sınır gözcüleri tarafından yakalanırlar.Gözcülerin komutanı Elemmakil Voronwe'nin eski bir arkadaşıdır.Onu gördüğüne çok sevinmesine rağmen ortada bir gerçek vardır:Voronwe bir yabancıya özellikle de bir İnsan'a,Gondolin'e giden yolu göstererek yasaları çiğnemiştir.Elemmakil onu ve Tuor'u Kral Turgon'a götürmeye,haklarındaki hükmü de ona bırakmaya karar verir.Turgon Tuor'un Ulmo'nun elçisi olduğunu anlar ve onu kabul eder.Ama Ulmo'nun Gondolin'in çöküşünün yaklaştığı ve şehri terk etmeleri gerektiği konusundaki uyarılarını dikkate almaz.Çünkü Gondolin en ihtişamlı günlerini yaşamaktadır ve Turgon kimsenin şehri bulamayacağı konusunda fazlasıyla emindir.Ne yazık ki bu durum fazla uzun sürmez ve Gondolin'in yeri,kralın öz oğlu gibi sevdiği,kız kardeşi Aredhel'in oğlu Maeglin'in ihanetiyle düşmana belli edilir.510 yılında Morgoth'un orduları Gondolin'e saldırır ve şehri yerle bir eder.Kral Turgon bu savaşta katledilir.Voronwe savaşın kaybedileceği anlaşılınca Idril ve kaçabilen diğer Elfleri Sirion'daki sığınaklara götürüp kurtulmalarına yardımcı olur.


Gondolin düşmüş olsa da,Tuor'un Rehberliği altında Voronwe'ye şehre kadar eşlik etmesi boşuna değildi..Tuor,Turgon'un kızı Idrıl ile evlendi ve oğulları Earendil Ölümsüz topraklara başarıyla ulaştı ve Valar'ın Morgoth'u yenmesini sağladı.

Voronwe'nin ise kaderi belirsiz. Bir kaynağa göre Tuor ve ailesi ile birlikte Sirion Limanına yerleşmişti.


525 civarında, Tuor ve Idril Orta Dünya'da Batıya Doğru yelken açtılar., Kaynakta onlara Voronwe'nin eşlik etmiş olabileceği yer almıştır.