Konu: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-  (Okunma sayısı 27422 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #80 : 19 Mayıs 2014, 12:45:47 »
Osgiliath

Osgiliath, Gondor?un ilk başkentidir ve Güneşin İkinci Çağı?nın sonlarına doğru kurulmuştur. Osgiliath?a aynı zamanda Yıldız Kalesi de denirdi. Minas Anor ve Minas Ithil şehirleri arasında Anduin Nehri üzerinde kurulmuştu. Uzun yıllar boyunca Gondor?un başkenti oldu. Fakat sonra Mordor?dan çıkan Cadı Kral komutasındaki orduların ısrarlı saldırıları sonucunda yıldan yıla zayıfladı. 1636 yılındaki büyük salgından sonra kraliyet ailesi sonradan Minas Tirith adını alacak Minas Anor?a taşındılar burası yeni başkent oldu. Sonraki yıllar Osgiliath için çok parlak değildir. Her ne kadar artık boşaltılmaya yüz tutmuş da olsa Osgilaith stratejik önemi olan bir şehirdi ve Yüzük Savaşı?na kadar savunulmaya devam etti. Fakat bu en sonunda şehrin düşmesini engelleyemedi. Sauron?un yok edilmesinden sonra Osgiliath tekrar ele geçirildi fakat bundan sonra burada kimse yaşamadı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #81 : 19 Mayıs 2014, 12:50:07 »
Hobbit Türleri

Kılayaklar: Kılayak türü diğer türlerine göre daha esmer ve kısalardır. Sakalsız ve çizmesiz türlerdir. Elleri çok yeteneklidir. Yüksek yamaçlarda yaşarlar.

Samanpostlular: Samanpostlular tüyleri ve ciltleri normallerinden daha açıktır. Uzun, incedirler ve ağaçlık ormanlık bölgeler onların yaşamayı sevdikleri bölgelerdir.

Ülkenler: Ülken hobbitler şişmandır ve el ve ayakları diğerlerine oranla daha büyüktür. Düzlükleri ve nehirlerin kıyılarını severler.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #82 : 19 Mayıs 2014, 12:55:18 »
Oromë

Valar'ın avcısı, Ormanların efendisi, Vana'nın eşi, Nessa'nın kardeşi ve sekiz Aratar'dan biri. Adı Quenya'da boru üfleme veya boruların sesi anlamına gelir.
Kadim günlerde, daha güneş yılları başlamadan ağaç yılları zamanında, Valar'ın Orta Dünya'dan çekildiği zamanlarda Orta Dünya ormanlarında dolaşırdı ve Melkor'un yaratıklarını avlardı. Nahar isimli bir ata binerdi ve Valaróma isimli yüce bir boru taşırdı.
İlk doğan elfleri Cuivienen'de yıldızların altında ilk gören odur ve "Yıldızların Halkı" anlamında Eldar ismini vermiştir.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #83 : 19 Mayıs 2014, 13:12:22 »
Thorondor

Yüzüklerin Efendisi dünyasında yaşayan kurgusal yaratık. İlk çağda yaşayan kartalların efendisi ve en güçlüsü, Manwe'nin kulu. Eldar ve Edain'e ilk çağ boyunca birçok yardımda bulundu. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit adlı hikâyelerde yer alan Gwahir (Yel Efendisi) Thorondor'un torunlarındandır.

Estë

Irmo'nun eşiydi.Estë yaraların ve yorgunluğun şifacısıydı.Giysileri griydi.Huzur bahşedilmişti.Gündüzleri dolaşmazdı.Lόrellin Gölü'nde ağaçların gölgelediği bir yerde uykusuna dalardı.Valinor'un tüm sakinlerinin bitkin bedenleri Irmo ile Estë'nin pınarlarından içtikleri su ile canlanırdı ve Valar bizzat burayı ziyaret ederek,istirahat ederlerdi ve Arda'nın ağır yükünden biraz olsun kurtulurlardı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #84 : 21 Mayıs 2014, 00:08:21 »
Prens İmrahil'e Dair

Imrahil,Yüzük Savaşları Esnasında Dol Amroth'un prensiydi.Belfalas'ın Dol Amroth Şehri Imrahil'in Kontrolündeydi.Belfalas'ta Ondan Başka 2 Prens Daha bulunmaktaydı.(Mithrellas,Nimrodel)Daha sonraları Dol Amroth'un prensleri,bağımsız olarak Belfalas'ı yönettiler.



Dol Amroth Şehri

Ayrıntılı biyografi:
Adrahil'in oğlu olan Imrahil,Üçüncü Çağ'ın 2955'inde doğmuştu.Onun soylu bir yönü vardı ve karanlık saçları ile deniz mavisi gözleri vardı.Imrahil'in, iki ablası vardı;
Gondor'un vekilharcıyla(Denethor)evlenen ve ona iki oğul Boromir ve Faramir'i veren Ivriniel ve Finduilas'tı.Imrahil'in Karısının İsmi Bilinmiyordu.Imrahil'in 4 Çocuğu vardı;
Elphir, Erchirion & Amrothos ve Lothiriel'di.Imrahil 3010'da Babasının(Adrahil) ölümünde Dol Amroth'un yirmi sene prensi oldu.
9 Mart'ta Yüzük Savaşları esnasında PrensImrahil, şehri savunmaya yardım etmesi için Minas Tirith'e 700 Adamını Götürdü.Sauron'un kuvvetlerinin,13 Mart'ta Pelennor alanlarını istila ettiği zaman,Prens Imrahil, Osgiliath'tan çekiliyor olan Faramir ve kolcularının yardımına gitti.Faramir, bir ok ile vuruldu ama Dol Amroth'un savaşçıları düşmanı uzağa sürdü.Imrahil, Faramir'in vücudundan oku çekti ve yarayı durdurdu.O sonra,kendi atında Minas Tirith'e Faramir'i taşıdı. Denethor Faramir ilebeyaz kuleye çekildi.Bundan dolayı Gandalf, sıkıştırılan şehrin emrini aldı ve prens Imrahil ona yardım etti.

Imrahil ve Savaşçıları Minas Tirith'te savaşırken Şafakta Theoden ve Süvarileri Gözüktü.
Rohirrimler ile birlikte şehirden Orkların büyük bir kısmı sürüldü.Düşman Ordusu Umbar Korsanlarının yardımını beklerken Gemiden Aragorn çıktı ve arkasındaki Ölü orduyla Kalan düşman ordularını temizlemek için taarruza geçti.Hiçbir düşman Pelennor Çayırlarında Sağ Bırakılmadı.

16 Mart'ta, prens Imrahil Aragorn,Legolas,Gimli,Gandalf ve diğer arkadaşlarıyla bir tartışmaya katıldı.Gandalf, zaferin sadece yüzüğün yok edilmesiyle olabileceğini söyledi.Ve Frodo yüzüğü Hüküm Dağı'na atarken Sauron ve ordularını oyalamak için Kara Kapılara Gitmemizin gerektiğini bildirdi.Imrahil binlerce Mordor ordusuna karşı 7,000 askerle başa çıkmanın imkansız olduğunu belirterek bu durumu kabullenmediğini gösterdi.Ancak Tartışmada Kara Kapılara gidilmesi gerektiği sonucuna varıldı.(İmrahil istemese de)
"Bu şüphesiz,bütün Gondor tarihinde en büyük şakadır: Bizim,7.000 kişilik ordumuzla Mordor'a Kara Kapılara Saldırmak!Kesinlikle çocukça bir fikir!Hepimizin Orada Ölmekten başka çaresi yok!

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #85 : 21 Mayıs 2014, 00:09:52 »
Thangorodrim

Thangorodrim, Melkor?un Beleriand ın kuzeyinde demir dağlar üzerindeki kalesi Angband?ın kapılarının üzerinde yükselttiği üç kulenin adıdır. Güneşin İlk Çağı?nın başlarında Angband a tekrar dönen Melkor buraya Thangorodrim in üç kuleli zirvelerini yerleştirdi. Thangorodrim Son savaş sırasında ?Kara Ancalagon? un kuleler üzerine düşmesiyle parçalanmıştır.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #86 : 21 Mayıs 2014, 00:11:16 »
Orta Dünya'daki Ork Komutanları

Azog

Azog,Moria'nın Ork Lideridir.Azog büyük,kuvvetli ve çeviktir.O Yalnızca Moria değil,Puslu Dağların'da liderlerindendir.
Azog,Üçüncü Çağın 2790'ında Smaug tarafından yalnız dağdan sürülmüştü.Birkaç gün sonra Azog, Thror'un vücuduyla ortaya çıktı.Azog, Thror'un alnına cüce işaretlerinde onun ismini kesip kendi ismini yazıp Moria'ada Cücelerin kontrolünü sağlamıştır.

Thror'un oğlu Thraini,bir cüce ordusu topladı ve 2793'te puslu dağların Orklarına karşı bir savaş başlattı.2799'da Azanulbizar Muharebesi Dimrill vadisinde başladı.Nain,Moria'nın doğu kapısında durdu ve Azog'u Karşısına çağırdı.Azog ve Nain Moria'nın Doğu Kapısında savaştılar.Azog Nain'in bu savaşta boynunu kırdı ve zafer kazandı.Ama Azog'un zaferi kısa ömürlüydü.O, vadide Cücelerin Orkları kovaladığını ve Moria'ya girmekte olduklarını gördü.Ve Moria'nın arkasından kaçmayı denedi fakat Nain'in oğlu Dain Babasının baltasını alarak kaçmaya çalışan Azog'a Baltasını fırlattı.


Azog'un başı kesildi ve bir kazığa atıldı.Ama Cüceler Azanulbizar savaşını kazanmasına rağmen Moria'yı ele geçiremediler.Ve Bu Savaştan Sonra Balrog Moria'da Pusuya yatmak için Moria'ya gitti.

Bolg

Beş Ordular Muharebesinde Orkların Lideridir.Yüce Goblin Kralı Azog'un da oğludur.Azog'un Azanulbizar Muharebesinde Dain tarafından öldürüldükten sonra, Dain'e ve Cücelere büyük kin ve nefret beslemektedir.Ve Cücelere saldırmak için Orklardan ve Warglardan oluşan büyük bir ordu kurma hazırlığı içindedir.Ve Oldukça büyük bir orduyla Cücelere savaş açar.Beyaz Dağlara yakın bir bölgede Cüceler ile Orklar karşı karşıya gelir.Cücelerin yanında müttefik olarak Elfler ve Göl İnsanlarıda Orklara karşı durur.Ve Bolg bu savaşta Thorin Oakenshield tarafından mağlup edilir ve ölür.Yardıma gelen Kartallar ve Beorn'da kalan ork ve Wargları öldürür ve Beş Ordular Savaşında Önemli bir zafer kazanılır.


Golfimbul

Puslu Dağlardaki Ork Lideridir.Üçüncü Çağın 2747i'nde, Golfimbul,Puslu Dağlardaki Gram Dağına Orklardan oluşan bir ordu götürdü.Orklar Bir Hobbit Gurubu tarafından yenilgiye uğratıldı.Bu savaşta Hobbit Lideri Bandobras Took Golfimbul'un kafasını uçurdu ve bu Golfimbul'un sonu oldu.

Bandobras ve Golfimbul

Gorbag

Minas Morgul'daki Orkların Komutanıdır.Gorbag bir Uruktur ve Nazgul'a hizmet ederdi.Görüntüsü Tüyler ürperticidir.Gorbag,savaştan sonra Nazgul hizmetkarlığını bırakmayı düşündü ve Cirith Ungol kulesinin komutanı Shagrat ile bağımsız bir ork ordusu kurmayı düşündü.

Gorbag Ve Shagrat

Ama Gorbag,Muhtemelen işlerin onun planladığı gibi gitmeyeceğini düşündü.Cirith Ungol'un merdiveninde casusların raporları vardı ve Gorbag yanında 80 Ork ile araştırmak için yollandı.13 Mart'ta(Üçüncü Çağın3019u), Gorbag Shagrat'ın ordusuyla karşılaştı ve onlar, Shelob'un ininin dışında Frodo Baggins'i buldu.Büyük örümcek Shelob,ağında Frodo'yu sarmıştı.Gorbag onun ölü olduğunu düşündü ama Shagrat Frodo'nun bilincinin yerinde olmadığını ve yaşıyor olduğunu söyledi.Gorbag,başka birisinin Shelob'u bıçaklamış olduğunu ve o kişinin Shelob'dan kurtulduğunu söyledi.Bu Shelob'u öldüren kişinin de Elf savaşçısı olabildiğini düşündüğü için Shagrat'ı uyardı.Ama Shagrat Gorbag'ın bu sözüne inanmadı.

Frodo'yu Cirith Ungol Kulesine taşıdılar.Ve Frodo'yu soydular.Frodo'nun Mithril gömleğini buldular ve Gorbag Mithril'e göz dikti.O,Shagrat'la kavga etti ve bir bıçakla onu yaraladı.Sonra Shagrat,Gorbag'ı boğdu ve öldüğünü düşünüp Gorbag'ı bıraktı.Ama Gorbag, hala canlıydı ve o,kırık bir mızrağı Shagrat'a sapladı ve ondan mithril gömleğini almayı denedi.Ama Shagrat, Gorbag'ın boğazını bıçakladı ve onu öldürdü.




Ulu Goblin
Goblinlerin En büyük lideriydi.Ulu Goblin çok ürkütücü kafası ve vücüdu vardı.O,Yüksek Geçit'in yakınında Goblin Şehrinde yaşayan Orkların şefiydi.3.Çağın Thorin ve Cüce Dostları Bilbo Baggins ile birlikte Dağda ilerlerken Goblinlerin saldırısına uğradı.Goblinler Cüceler ve Bilbo'yu ellerinden zincirleyerek Ulu Goblin'in Huzuruna çıkardılar.

Hobbit Kitabı;

Orada Gölgelerin arasındaki iri,düz bir taşın üzerinde,dev bir kafası olan kocaman bir goblin oturuyordu ve silahlı goblinler etrafını sarmış,kullandıkları baltalar ve kıvrık kılıçları taşıyarak bekliyordu.Goblinler zalim,hain ve kötü yüreklidir.Güzel olan hiçbir şey yapmazlar,ama zekice pek çok şey yaparlar.
''Kimdir bu sefil kimseler ? dedi Ulu Goblin.
''Cüceler ve bu!'' dedi tutsakları güden goblinlerden biri,Bilbonun zincirini çekip dizüstü düşmesine neden olarak.
''Onları Ön Sundurmamıza sığınmış halde bulduk''
''Bunu yapmaktaki niyetiniz neydi ?'' dedi Ulu Goblin,Thorin'e dönerek.''Hayırlı bir şey olmadığına kalıbımı basarım!Halkımın özel meselelerini öğrenmek amacıyla casusluk ediyordunuz herhalde!Hırsız iseniz hiç şaşırmam!Katil ve Elf Dostu olmanızda muhtemel!Gelin!Ne söyleyeceksiniz ?
Thorin,''Cüce Thorin Hizmetinizde!'' diye cevap verdi.''Kuşkularınız ve hayalinizde canlandırdıklarınız konusunda hiçbir fikrimiz yok.Fırtınadan kaçıp,kullanılmıyor gibi görünen elverişli mağaraya sığındık;aklımızdan geçen son şey goblinlere herhangi bir rahatsızlık vermekti.''(Bu tamamen doğruydu)
''Hm''dedi Ulu Goblin.''Siz öyle diyorsunuz!Dağlarda ne işiniz olduğunu,nereden geldiğinizi ve nereye gittiğiniz sorabilirmiyim ?Aslında hakkınızdaki herşeyi öğrenmek isterim.
''Akrabalarımızı,yeğenlerimizi,birinci,ikinci,üçüncü göbekten kuzenlerimizi ve büyük babalarımızın bu hoşluğu su götürmez dağların doğusunda yaşayan diğer torunlarını ziyaret etmek amacıyla yola çıkmıştık.''(Gerçeği söylemenin doğru olmayacağını düşündüğü için böyle bir yalan uydurdu Thorin)
''O bir yalancı,ey hakikaten muazzam kişi!'' dedi tutsakları güdenlerden biri.''Bu yaratıkları aşağı davet ettiğimizde halkımızın birkaçı mağara yıldırım çarpmasına uğradı ve taşlar kadar cansızlar.Hem bunu da açıklamadı!''Thorin'in taşıdığı,trollerin ininden gelen kılıcı gösterdi.
Ulu Goblin kılıca baktığında feci bir öfke çığlığı kopardı ve bütün askerleri dişlerini gıcırdattılar,kalkanlarını birbirine çarpıp ayaklarını yere vurdular.Kılıcı anında tanımışlardı.Bu Silah Elfler tarafından Tepelerde goblinlerle savaşırken bir çok goblinin canını almıştı.Ona Goblin Doğrayan anlamına gelen OrcRist adı verilmişti.
Ulu Goblin,''Katiller ve elf dostları'' diye bağırdı.''Kesin onları!Dövün Onları!Isırın Onları! Gıcırdatın Onları!
Öyle bir gazaba uğramıştıki koltuğundan fırlayıp apzını açarak Thorin'e doğru atıldı.
Aniden bir Kılıç kendi ışığıyla aydınlandı.Bilbo kılıcın,öfkesiyle afallamış bir halde kalakalan Ulu Goblin'in kalbine sapladı.Diğer goblinler Çığlıklar içinde kaçtılar


Grishnak


Grishnak Karanlık Kule'deki Orkların Lideridir. Grishnakh,kısa ve genişti.Eğri Bacak ve Kolları vardı.
Grishnakh,18 Ocak'ta Mordor'u bıraktı.(Üçüncü Çağın 3019u)O, 26 Ocak'ta Sarn Gebir'in yakınındaki Anduin'e geçti ve Yüzük Kardeşliğiniin seyahatinin haberleriyle Isengard'a yolculuk yapıyor olan habercilerle karşılaştı. Grishnakh sonra,Anduin'in doğu kenarına döndü ve Nazgul'a Yüzük Kardeşliğinin seyahatini anlattı.
2 Şubat'ta Grishnakh,Isengard'ın Uruk haisiyle işbirliği yapması için emirler aldı.Grishnakh, Sarn Gebir'den 10 Şubat'ta Isengard'ın Ugluku'yla işbirliği yaptı.Ork Grishnakh ve sürüsü, Anduin'in doğu Bölümüne geçti.22 Şubat'ta,onun gözcüleri,kardeşliğin Argonath'a gittiklerini bildirdi.
23 Şubat'ta, onlar,Kardeşliğe saldırdılar.Kardeşlik Sahilin batısına kurtuldu.
Grishnakh, batı bölüme Kardeşliği izlemek için geçti. O,25 Şubat'ta Emyn Muil'de Ugluk ve onun Uruk haisini karşıladı. Onlar, sonraki gün 26 Şubat'ta Amon Hen'de Yüzük Kardeşliğini buldu.Onlar Boromir'i öldürdü ve Merry ile Pippin'i yakaladı.

Grishnakh,Isengard'lılardan ve Sarumandan şüpheciydi. Grishnakh,Hobbitlerin Mordor'a alınması gerektiğini düşündü ve o, ona karşı çıkan iki diğer Orkun başlarını kesen Ugluk'la tartıştı.Grishnakh sonra grubu bıraktı ve 27 Şubat'ta Nazgul'a buluştu.Nazgul, Ugluk ve Hobbit'i takip etmesi için Grishnakh'a bilgi verdi.
Grishnakh,Mordor'dan bir bölük Orkla Ugluk'un ve Hobbit'lerin peşine düştü.Ama o gün , Eomer tarafından götürülen Rohan'ın binicilerinin bir Gurubu onları Fangorn Ormanında yakaladı.

Rohirrim saldırdığı zaman Grishnak,Hobbitlerin peşine düştü ve ormana daldı.Sonra Hobbitler tarafından öldürüldü.



Lagduf

Lagduf Cirith Ungol Kulesinin Ork kaptanıdır.Lagduf, Shagrat'ın Birliğinin bir üyesiydi.Shagrat Ve Gorbag'ın dövüştüğü esnada Kuleden kaçmıştır.Ve Kaçarken Sam Gamgee Tarafından Öldürülmüştür.

Lugdush

Lugdush Isengard'da Uruk Hai Kaptanlarından biridir. Lugdush,Ugluk'un Birliğinin üyesiydi.Üçüncü Çağ'ın 3019 Şubatı'nda onlar, Saruman tarafından Yüzüğü taşıyor olan bir Hobbit'i yakalamak için yollandı.Amon Hen'de, Uruk hai yanlışlıkla,Merry ve Pippin'i ele geçirdi. Lugdush Isengard'a giden birliğin yine başındaydı.

Fangorn ormanın kenarında onlar,Eomer tarafından götürülen Rohirrim birliği tarafından kuşatıldı.Ugluk,iki hobbit'i yakalaması için Lugdush'a emretti.Hobbitlerin peşinden giderken Grishnak tarafından durduruldu ve öldürüldü.Fangorn ormanında hiçbir Uruk Hai sağ çıkamadı.

Mauhur

Mauhur Isengard'ın Ork Kaptanlarındandır.Ancak bazı kaynaklarda Mauhur'un bir Uruk hai olabildiği de geçmektedir.Üçüncü Çağın 28 Şubat 3019'un gecesinde, Mauhur Ugluk'un yardımına gelmesi için Fangorn ormanınına Bir Takviye Birliği Götürdü.Ugluk'un Birliği Eomer tarafından götürülen Rohirrim'in bir grubu tarafından kuşatılmıştı.
Mauhur'un Birliğinin saldırdığı zaman Ugluk'un birliğinden çok az kişi kalmıştı ve Eomer ile Süvarileri Mauhur'un birliğinide öldürdü ve Cesetlerini yaktı.


Muzgash

Muzgash Cirith Ungol kulesinin Ork kaptanıdır.Muzgash Shagrat'ın birliğinin bir üyesiydi.Lagduf ile birlikte Gorbag ile Shagrat'ın dövüşü esnasında kuleden kaçtı, ama onlar Sam Gamgee Tarafından öldürüldü.

Shagrat

Shagrat Cirith Ungol Kulesinin Komutanıdır.Shagrat, kötü bir yüz ve dışarı çıkma azıdişleri ile uzun kolları olan Bir Uruk'tu.
Üçüncü Çağın 3017'sinde,Shagrat yaratığın, karanlık kuleden bırakıldığı zaman kurtulmak için Gollum'a izin vermek için emredildi.Shagrat'ın bekçileri, yeniden 3019'un Martı'nda Gollum'u gördü ve onlar onun, geçişin yakınında bir tünelde yaşayan büyük örümcek Shelob için ava getirilmiş olduğunu tahmin etti.

13 Mart'ta Shagrat, gözlemcilerinden bir mesaj aldı,Cirit Ungol kulesine gitti.O,araştırması için 40 Ork civarı bir birliğini götürdü.Aynı anda Gorbag'da Minas Morgul'dan 80 Orkla Cırıth Ungol'a Hareket etti. Sonra Shagrat,Shelob tarafından ısırılmış olan Frodo Baggins'i gördü.Shagrat, Frodo'nun, ölü olmadığını anladı sadece bilinci yerinde değildi.
Shagrat'ın emirleri, canlı ve zarar görmemiş olan herhangi bir mahkumu tutmaktı ve onu soyup Karanlık Kuleye Frodo'dan çıkan eşyaları götürmekti.Frodo'yu Cirith Ungol'un Tepesine çıkardı.Frodo'nun giysilerinin, çıkarıldığı zaman,onun mithril gömleği keşfedildi ve Gorbagona göz dikti.Gorbag Shagrat'ı bıçakladı ama Shagrat'ta Gorbag'ı boğdu.Ve öldüğünü düşünüp onu bıraktı.Ancak Gorbag ölmemişti ve Shagrat'a mızrak sapladı.Sonrada Shagrat Gorbag'ı Öldürdü.

Shagrat Gözlemcisi Radbug'un ona ihanet ettiğini düşündü ve onu öldürdü.Sonra ona haberler getirmesi için Snaga'yı çağırdı.Ama Snaga, merdivende Sam Gamgee'yle karşılaştı ve Onun büyük bir elf savaşçısı olduğunu düşündü ve kaçtı.Shagrat, Snaga'yı takip etti ama o, kaçtı.Sonra Sam Gamgee tarafından öldürüldü.



Snaga

Isengard'ın Uruk Kaptanlarındandır.Miğfer Dibi'ne gitmekte olan Rohirrim Konvoyuna da Warglar ile saldıran bir birlikte bulunuyordu.Legolas Tarafından öldürülmüştür.


Ugluk

Ugluk Isengard'ın Uruk hai Komutanıdır.Ugluk diğer Orklardan daha uzun ve daha kuvvetli ve güneş ışığı ile rahatsız edilmeyen büyük Siyah Bir Orktu.Ugluk Saruman'ın en güvendiği komutanlardandı.Ve Ugluk'u İnsan etiyle besliyordu.

18 Ocak'ta(3.Çağın 3019'u)Moria'dan haberciler, Isengard'a vardı.Saruman,Kardeşliğin Moria boyunca gittiklerini öğrendi.Saruman, Ugluk ve birliğini yolladı.Ugluk, bir yüzükten haberdar değildi,Ama hobbit'te Savaş için bir silahın olduğuna inandı
22 Ocak'ta Ugluk, Moria'ya uzandı ve Dağ orklarının bir gurubunu topladı.24 Ocak'ta,onlar Gollum'u yakaladı. Gollum sonra kurtuldu.Ugluk, Isengard'a haberciler yolladı ve Saruman ona takviye kuvvetlerini yolladı.Ugluk'un gurubunda 80 Uruk vardı ve Puslu Dağlardan 100 Ork ile beraber.Saruman Ugluk'a şöyle bir mesaj yolladı;
''Hobbitleri Asla öldürme.Onları Canlı Olarak Bana Getir''
6 Şubat'ta Ugluk'un şirketi,Kardeşliği bulmak için kuzey Rohan'ı aradı. 10 Şubat'ta, Ugluk,Mordor'dan bir Grishnak'ın Sarn Gebir'den Oraya Doğru yola çıktığını öğrendi.Grishnakh ve askerleri, Anduin'in doğu kenarında Kardeşlik için tuzak kurdu.Ugluk'un askerleri,nehrin batı kenarını izlemek için yola koyuldu ama onlar Rohirrim tarafından uzakta sürüldü, ve Emyn Muil'e çekildi.

Ugluk ve Grishnakh, yeniden Batı Emyn Muil'de 25 Şubat'ta buluştu.26 Şubat'ta, onlar Amon Hen'e daldı. Boromir'i öldürdü ve Merry ile Pippin'i tutsak aldı.Grishnakh Hobbitlerin Mordor'a alınması gerektiğini söyledi ama Ugluk reddetti.Fangorn Ormanında Rohirrimler tarafından katledildiler ve Hobbitlerde Ormana doğru kaçtı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #87 : 21 Mayıs 2014, 00:13:36 »
Höyük Kılıçları

Üçüncü Çağ'ın ortalarında Dúnedain tarafından Arnor'da dövülmüş kamalar."Parlak, çok sağlam tuhaf bir metalden yapılma ve birçok parlak mücevherle süslü kın" içerisinde "uzun, yaprak şekilli, üzerinde kırmızı ve altın renkli kıvrımları bulunan" ve üzerinde sahibinin adı işlenmiş kamalar olarak bilinirler.Bir höyüğün içinde yüzyıllarca kalmış olmalarına rağmen -üzerindeki kabartma yazılarının biraz bozulması ve kınındaki bazı küçük tahribat dışında- yepyeni görünüyorlardı.Höyük kılıçları, Höyük Yaylalarındaki bir höyükte dört hobbit (Frodo, Sam, Merry, Pippin) tarafından bulunmuş ve Tom Bombadil tarafından kendilerine verilmiştir. Tom Bombadil, kamaları hobbitlere verirken, kamaların hobbitler için kısa kılıçlar olduğunu söyler.
Frodo'nun kılıcı, Ayrıkvadi sığlıklarında Angmar'ın Cadı Kralı'yla yaptıkları çatışmada kırılır. Daha sonra kendisine, Ayrıkvadi'de Bilbo tarafından Sting verilir. Sam, Merry ve Pippin kılıçları sağlam kaldı.
Sam'in kılıcı, Frodo Cirith Ungol'de orklar tarafından yakalandığında Frodo'nun diğer bütün eşyalarıyla birlikte Kara Kule'ye yollandı. Frodo'nun yakalandığının işareti olan eşyalar (mithril gömlek, Sam'in kılıcı ve elf pelerini) Sauron'un Ağzı tarafından alındı. Daha sonra Cormallen Kırları'nda Gandalf kılıcı Sam'e iade etti.
Pelennor Çayırları Savaşı'nda Merry, kılıcını Angmar'ın Cadı Kralı'nın dizine arkadan sapladı ve o sırada Cadı Kral'ın karşısında yenilmek üzere olan Éowyn'e üstünlük elde etmesi için fırsat verdi. Éowyn, bu avantajı değerlendirerek Cadı Kralı öldürdü.[28] The blade of Merry's weapon was consumed by this encounter.Aynen Frodo'nun kılıcının başına gelen şey, bu sefer Merry'nin kılıcının başına geldi ve Merry'nin kılıcı yanıp tükendi.
Pippin, Gondor vekilharcı Denethor'a bağlılık yemini ederken kılıcını kullandı.Morannon Savaşı'nda Pippin, bir Troll komutanını devirerek arkadaşı Beregond'un hayatını kurtardı.

Tolkien, Höyük kılıçlarının adlarını vermedi. Shire Temizliği sırasında Pippin, kılıcı hakkında "trollün felaketi" tabirini kullansa da, bu bir isim değil, daha çok bir unvandır.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #88 : 21 Mayıs 2014, 00:15:39 »
Mavi Kurt (Draugluin)'e Dair

Draugluin; Orta Dünya da bilinen ilk kurtadamdır. Adı; Sindarin dilinde ''Mavi Kurt'' demektir. Carcaroth'un babası, Sauron'un hizmetkârıdır.

Mavi Kurt(Draugluin), büyü ile kaplanmış sarı gözleri, karanlığın içinde dolaşan kara bedeni, keskin kulakları, büyük pençeleri, iri yarı kolları, simit şeklide kuyruğu ile etrafa korku saçmaktaydı.

Draugluin, Sauron'un en büyük, en güçlü, en kudretli ve en muazzam kurtadamıydı. Irkı Maiadır.
Beleriand'ın bütün kurt adamları'nın efendisiydi. Çok çevik, çok zeki, çok akıllı ve çok kurnazdı. Hem Kara Lisan hem de Ortak Lisan konuşabiliyordu. Tol-in Gaurhoth'ta Sauron'un emri hükmünde yaşadı. Düşmanları'nın korkulu rüyası olarak Orta Dünya'da iyilik istemiyordu. Beleriand savaşlarında Melkor'un gücüne güç katmış savaşlarda büyük rol oynamıştır. Melkor ve Sauron'a her koşullarda hizmet veren Draugluin, Ölümsüz Diyarlar'dan gelen güçlü,hızlı ve çevik olan kurt olan Valinorlu Kurt Huan tarafından 1.Çağ'ın 465 yılında Tol-in Gaurhoth'ta öldürüldü.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #89 : 21 Mayıs 2014, 00:16:48 »
Güneşin Üçüncü Çağı

Tolkien tarihinde Güneşin Üçüncü Çağı ile ilgili en önemli iki konu, Gondor ve Arnor Krallıklarının varlıklarını sürdürebilmiş olması ve Yüzüklerin Efendisi Sauron?un Tek Yüzüğünün kaderidir.

İkinci Çağın sonunda Yüzüklerin Efendisi Sauron yenilgiye uğratıldığında, parmağından Tek Yüzük?ü kesip alan Birleşik Gondor ve Arnor Krallıklarının Yüksek Kralı Isildur idi.

O dönemde bu, doğru bir hareket ve Karanlıkların Efendisinin gücünü ortadan kaldırmanın tek yolu olarak görülmüştü; fakat, Isildur Tek Yüzük?ü ele geçirdiğinde, Yüzüğün kötü gücünden etkilendi. Güçlü ve onurlu olmasına rağmen güce yenik düştü.

Isildur o sırada Yüzüğün ateşlerinde yapılmış olduğu ve yine yalnızca ateşlerinde yokedilebileceği Kıyamet Dağı?nın volkanik yamaçlarında bulunmasına rağmen, Yüzüğü yoketmedi. Isildur bu kötülük çağrısına yenik düşerek, Tek Yüzüğü sahiplendi ve böylece lanetinden etkilenmiş oldu. Üçüncü Çağın 2. yılında Isildur ve üç büyük oğlu Anduin Vadilerinden kuzeye doğru giderlerken, bir Ork çetesi tarafından tuzağa düşürüldüler.


Gladden Otlakları Savaşı adı verilen bu çatışmada Isildur ile üç oğlu öldürüldü ve Tek Yüzük Anduin Irmağının sularında kayboldu. Gladden Otlaklarında başlayan olayların doğurduğu kötü sonuçların üstesinden gelinmesi 3000 yıl sürdü. Tek Yüzüğün kayboluşu, Yüzük bulunup yok edilene kadar Sauron?un kötülük dolu ruhunun huzura kavuşamayacağı anlamına geliyordu; bu arada Dúnedain Birleşik Krallığının Yüksek Kralının ölümü ise ülkenin Arnor ve Gondor olarak iki ayrı krallığa bölünmesine yol açtı.

Sonuçta, Isildur bu kötülük çağrısına yenik düştüğü için, Yüzüğün laneti tüm Dúnedain halkı üzerinde etki kazandı. Yüzüğün laneti, Üçüncü Çağın tamamını sardı, çünkü Tek Yüzük yokedilene dek Birleşik Krallığın gücünü yeniden kazanarak birleşmesi ve tüm Dúnedain halkınca tanıtan (Yüzüğün gücüne kanmayacak) tek bir veliahtın ortaya çıkması mümkün değildi. Ancak Yüzük yokedildiğinde yeni bir Yüksek Kral Dúnedain?in Birleşik Krallığını yönetebilecekti.

Sınırlarında sürekli çatışmalar olmasına ve beşinci ve altıncı yüzyıllarda gerçekleşen Doğulu istilalarına rağmen Gondor?un Güney Krallığı yine de, Üçüncü Çağın ilk binyılında güçlenmeye devam etti. Dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Gondor, güçlü ordusuna ek olarak bir de büyük donanma kurmayı başarmıştı. Onbirinci yüzyılda Gondor gücünün doruğuna erişti; Doğulular Rhûn Denizi?nin ardına dek çekilmeye zorlandı, Umbar bir Gondor kalesi haline getirildi ve Harad halkı boyundurluğu alındı.

Kuzey Krallığı Andor hiç bir zaman sınırlarını Eriador dışına dek genişletemediyse de, halkı dokuzuncu yüzyıla kadar refah içinde yaşamaya devam etti. Bu dönemde meydana gelen iç çatışmalar, krallığın üç bağımsız bölgeye ayrılmasına neden oldu ve bunlar bir süre sonra aralarında anlaşmazlığa düştüler.

Onikinci yüzyıla gelindiğinde Sauron?un ruhu, alevlerle taçlandırılmış kötülük dolu tek bir göz biçimini alarak gizlice Orta Dünyaya dönerek, Karanlık Ormanın güneyindeki Dol Guldur kalesine sığınmıştı. Bu dönemden itibaren karanlığın güçleri Orta Dünya topraklarında sürekli olarak büyüdü.

Onüçüncü yüzyıldan itibaren Arnor, doğal felaketler ve iç anlaşmazlıklar nedeniyle sürekli olarak güç kaybetmeye başladı. Fakat Arnor?un asıl laneti, Sauron?un baş hizmetkarı, Angmar?ın Cadı Kralı ünvanını alan ve Arnor kralları ile beş yüz yıldan uzun bir süre savaşan Yüzük Ruhlarının Efendisi idi. Sonunda 1974 yılında Cadı Kral, son Arnor kalesi Fornost?u ele geçirdi ve Arnor Krallığı da böylece ortadan kalkmış oldu. Arnor?un yirmiüçüncü kralının ölümün ardından kraliyet soyu, Dúnedain Kabile Şeflerince sürdürüldü.

Güney Krallığı Gondor?un Üçüncü Çağın ikinci binyılı içindeki çöküşü ise, üç büyük lanetle ilişkilendirilmektedir. Bunların ilki, onbeşinci yüzyılda meydana gelen Akraba Savaşları?dır. Kanlı bir iç savaş olan bu olay, binlerce kişinin ölümü, pek çok şehrin yokedilmesi, Gondor donanmasının çoğunun ortadan kaldırılması ve Umbar ile Harad üzerindeki egemenliğinin sona ermesi ile sonuçlanmıştır.

İkinci lanet ise, 1636 yılında Sauron?un Andor ve Gondor üzerine yolladığı Büyük Salgın?dır. Dúnedain, bu kötülükten hiç bir zaman tam olarak kurtulamamıştır çünkü halkın büyük bölümünün ölümü ülkenin bazı kesimlerinin sonsuza dek terkedilmesine neden olmuştur. Üçüncü lanet ise, ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda gerçekleşen Araba Sürücüleri İstilalarıdır. İyi silahlanmış bir Doğulu halklar konfederasyonu tarafından düzenlenen bu saldırılar, neredeyse yüz yıl boyunca devam etmiştir. Doğulular sonunda geri püskürtülerek yenilgiye uğratılmışlarsa da, Gondor?un zaten azalmakta olan gücünü kritik bir biçimde azaltmışlardır.

Bunların ardından 2000 yılında, Kuzey Krallığı Arnor?u yokeden Cadı Kral bu kez Mordor?da ortaya çıkmıştır. Korkunç birlikleri ile doğrudan Gondor?a saldırarak, Minas Ithil kulesini ele geçirmiş ve adını Minas Morgul olarak değiştirmiştir. 2050 yılında Cadı Kral, Gondor?un otuzbirinci ve son kralını öldürmüştür. Bu dönemden itibaren Gondor veliahtsız kalmış ve Vekil Krallar tarafından yönetilmiştir. Kısacası, Arnor?un kralı topraksız, Gondor?un toprakları ise kralsız kalmıştır. Dahası Dúnedain ile bağdaşıklarına karşı Sauron?un kötülüğünden esinlenen Doğulular, Balclothlar, Güneyliler, Siyah Númenóreanlar, Korsanlar, Esmer İnsanlar ve Tepe İnsanlarının istila ile saldırıları da sürmekteydi. Bütün bunlara ek olarak, Balroglar uyanmış, Ejderhalar yeniden güçlenmiş, Kurt ve Warg saldırıları başlamış ve Uruk-hai?nin yeni kötü türleri olan Olog-hai ile Yarı-Orklar ortaya çıkmıştı. Bütün bu canavarlar, sayıları gittikçe kalabalıklaşan Sauron?un kumandasındaki Ork ve Troll ordularına katılmaktaydı.

Bunu izleyen binyıl boyunca, Sauron?un gücü artarken Dúnedain?in gücü azaldı. Üçüncü Çağın tüm olayları, 3019 yılında başlayan Yüzük Savaşında, Yüzük Efendisi Sauron Dúnedain?den geriye kalanları yoketmek ve Orta Dünya topraklarının tamamına hükmetmek için büyü ve askeri güçleri üzerine bir kumar oynadığında bir araya geldi. J.R.R. Tolkien?in başyapıtı üç ciltlik bir epik esir olan Yüzüklerin Efendisi?nin sahnesini oluşturan dönem de budur.

Üç bin yıllık tarihin tüm ağırlığının, üçlemenin konusunu oluşturan 3018 ve 3019 yıllarına nasıl odaklandığını izlemek çok ilgi çekicidir. Yüzük Arayışı ve Savaşını oluşturan olaylar büyük tarihi önem taşımaktadır çünkü okuyucu, esas karakterlerin her hareketinin tüm çağın sonunu nasıl etkilediğinin farkına varmaktadır.

Üçüncü Çağ, Tek Yüzüğün yokedilişi ile sona erer: Sauron?un kötü imparatorluğu yıkılır, diğer güç yüzükleri huzura kavuşur ve iki krallığın tahtının son tanınmış varisi Yeniden Birleşen Dúnedain Krallığının Yüksek Kralı olarak taç giyer. Bu olaylar dizisi yalnızca romanın değil Üçüncü Çağın da sonunu belirler. Gerçekten de, Arda?nın 37.063 yılının çatışmalarının sonuçlandığı duygusu hakimdir.

Yüzük Savaşının bitişi ile Orta Dünya yeniden barış ve refaha kavuşur. Fakat aynı zamanda büyük Elf güçlerinden geriye kalanların da ölümlü toprakları terk etmesi kararlaştırılmıştır. Bu iyi ve yüce kişilerden geriye kalanlar ile Yüzük Kardeşliğinin bir kaç seçilmiş üyesi, Düz Yol üzerinde seyahat eden Elf gemilerine binerek batıdaki Ölümsüz Topraklar?a doğru yola çıkarlar.

Böylece Üçüncü Çağ biter ve İnsanların Hükümdarlık Çağı olarak bilinen Dördüncü Çağın başlar; bu çağda Elf etkilerinden geriye kalanlar tamamen yokolur ve bu büyük güçler bizim algılayışımızın dışına çıkar.

Bunun ardından Ölümsüz Topraklar, insanların varolduğu kürelerin dışına çıkarak Tanrılar ile Elfleri de beraberlerinde bizim anlayışımızın dışına götürürler; böylece şüphesiz, dünya fiziksel açıdan bugünkü zaman ve mekan anlayışımıza uygun hale gelir ve Yerküre güneşin etrafında dönmeye başlar.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #90 : 21 Mayıs 2014, 00:18:19 »
Goblin Kralı Gorkil

Gorkil, sadece "Lord of the Rings: Battle for Middle-earth II" ve ek paketi olan "The Rise Of The Witch - King" oyunlarında tasvir edilmiştir ve oyun içindeki adıyla "Gorkil the Goblin King" yani Goblin kralı Gorkil olarak bilinir. Oyun yapımcıları tarafından oluşturulmuştur ve diğer hiçbir kaynak ve eserde bulunmaz. Oyuncular Gorkil'i "Great Goblin" olarak bilinen "Ulu Goblin" ile karıştırırlar fakat bu doğru değildir çünkü Ulu Goblin, Yüzük Savaşları'ndan ve Beş Ordular Savaşı'ndan önce Gandalf tarafından öldürülmüştür. Gorkil ise Yüzük Savaşları zamanında yaşamıştır. Gorkil ismi ise, oyun yapımcıları tarafınca, ingilizcedeki "Goblin" kelimesinin "go" harfleri ve "kral" anlamına gelen "king" kelimesini "ki" harflerinin türetilmesi ile oluşturulmuştur.

Goblin kralı Gorkil, Yüzük Savaşları sırasındaki Goblin Kralı'dır. Ulu Goblin'in vekili sanılır ve ondan sonraki goblin kralıdır. Gorkil, tüm goblin ve goblin aşiretlerinin kralıdır. Nadir bulunan devasa bir akrebe biner. Yüzük Savaşları'na katılarak, Elflere ve Cücelere karşı savaşmıştır. Yüzük Savaşları sırasında Ordusuyla beraber Angmar Diyarındaki Ettenmoors bölgesinin, resmi olarak Angmar'ın Cadı Kralı'na ait olan, terk edilmiş karargahının konrolünü eline almıştır. Gorkil, Sauron tarafından, Goblinleri kontrolüne almak ve onların kendisine hizmet etmelerini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Gorkil, Ettenmoors'ta, Ayrıkvadi'li Glorfindel, Lothlorien'li Haldir ve Erebor'lu Gloin ve birlikleri ile girilen bir savaşta öldürülmüştür. Gorkil öldüğünde, ordusu şaşkına dönerek dağıldı ve Sauron'un üzerlerindeki kontolü kırıldı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #91 : 23 Mayıs 2014, 19:40:56 »
Atanatar

Gondor'un 10. kralıdır. Atanatar Üçüncü Çağ'ın 480 yılında doğmuştur. Kral Turambar'ın oğludur.Büyükbabası 541 yılında Gondor ve Doğulular arasındaki savaşta öldürülmüştür. Atanatar'ın babası Turambar Doğuluları yaptığı savaşta yenmiştir ve Gondor için Doğu'da toprak kazanmıştır. Atanatar 667 kralı babasının yerine geçmiştir. 748 yılındaki ölümüyle yerini oğlu Siriondil'e bırakmıştır.Anatar zamanında Doğulular ve Gondor arasında savaş olmamıştır.

Siriondil

Gondor 11. kralıdır. Siriondil Üçüncü Çağ'ın 570. yılında doğmuştur. Kral Atanatar oğludur.Evliliğinde iki oğlu olmuştur ve Gondor kralları arasında iki oğula sahip olmasıyla hatırlanabilir. Büyük oğlu Tarannon ve küçük oğlu Tarciryan'dır.Siriondil'in saltanatı sırasında, oğlu Tarannon batıya ve güneye doğru kıyılar boyunca Gondor'un toprakları genişletti. Siriondil 830 yılında öldü. Tarannon Kral oldu ama kendi hiç çocukları olmadı ve onu bu yüzden Tarciryan oğlu I. Earnil izledi.
« Son Düzenleme: 23 Mayıs 2014, 19:41:26 Gönderen: Easterlings »

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #92 : 23 Mayıs 2014, 19:42:48 »
Rhosgobel

Tarihler: Üçüncü Çağ'ın 1000 yılı ile 3000 yılı arasındaki herhangi bir tarihten itibaren yerleşim yeri olarak kullanılmaya başlamıştır.
Konum: Kuyutorman'ın batı kenarı
Anlamı: Boz çitle çevrili arazi
Üzerinde Yaşayan Irk: Ainur - Maiar - Istari

Boz Radagast'ın ikâmet ettiği yerin ismidir. Rhosgobel, Kuyutorman'ın batı kenarında bulunmaktaydı. Matematiksel konumu ise tam olarak bilinmemektedir. Gandalf Kocoğlan'a, Radagast'ın Kuyutorman'ın güney sınırlarına yakın bir yerde yaşadığını söylemiştir. Elrond'un Divanı'ndan sonra Nazgûl'un izlerinin peşine düşen kolcular Ferah Nehir'e inmişler ve Ferah Çayırlar'dan Rhosgobel'e ulaşmışlardır. J.R.R. Tolkien'in, Orta Dünya'yı yaratırken oluşturduğu ilk iş görür haritada Rhosgobel, tam Kuyutorman'ın kenarında, Ferah Çayırlar'ın güneyinde kalmaktadır. Fakat Unfinished Tales isimli kitabın Istari üzerine yazılmış bir denemeye içeren bölümde Rhosgobel'in daha kuzeyde, Eski Orman Yolu ile Carrock arasında olduğu belirtilmiştir.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #93 : 23 Mayıs 2014, 19:44:47 »
Hennet Anun

Tarihler: Şelalenin ardına Üçüncü Çağ'ın 2901 yılında bir sığınak inşa edildi.
Konum: Ithilien, Gondor
Köken: Gondor Vekilharcı II. Túrin zamanında inşa edildi.
Anlamı: "Gurup Penceresi"
Kullanılan Diğer İsimler: Gurup Penceresi, Batı'daki Pencere, Pencere Perde, Perde

Ithilien'deki bulunan bir şelalenin ardına inşa edilmiş sığınağa verilen isimdir. Henneth Annûn hem bu şelalenin, hem de ardındaki sığınağın ismidir. Ithilien Kolcuları Henneth Annûn'u, Mordor'a karşı bir ileri karakol olarak kullanmaktaydılar.

Henneth Annûn şelalasi Kuzey Ithilien boyunca batıya akıp, Anduin'e katılan bir nehirden oluşur. Şelalenin suları bir dizi taştan taraçaya iner ve buradaki sarp bir kayalıktan Yasak Havuz'a dökülür.

Şelalenin döküldüğü yerdeki sarp kayalıklarda geniş bir mağara bulunur. Mağaranın duvarları pürüzlü, tavanı ise alçak ve eğri büğrüydü. Mağaranın gerisinde bulunan bir oyuğun önü ise perdeyle kapatılarak özel bir oda haline getirilmişti.

Mağara batıya doğru bakar ve şelalenin suları mağaranın girişinde bir perde oluşturur. Özellikle gündoğumunda bu perde oldukça güzel bir görüntü oluşturur.


"Batmakta olan güneşin aynı seviyedeki ışık huzmeleri suları dövüyor; kırmızı ışık devamlı değişen renklerde, kırpışan bir sürü ışın halinde kırılıyordu. Sanki hepsi tükenmez bir ateşle tutuşturulmuş iplik iplik altın ve gümüşten, yakut, safir ve ametistten mücevherlerle örtülmüş bir elf kulesinin penceresinde duruyorlardı."
(İki Kule - "Batı'daki Pencere", Sf. 323)

Mağaraya giriş yalnızca, taştan basamakların oluşturduğu bir merdivene ulaşan dar bir geçitten sağlanmaktaydı. Mağaraya ulaşan bu geçit bir noktada iki kola ayrılmaktaydı. Bir tanesi dolanarak şelalenin üzerine doğru çıkıntı oluştururken, bi diğeri ise nehrin güney yakasından çağlayanın üzerindeki gizli bir açıklığa çıkmaktaydı.

Henneth Annûn sığınağı 2901 yılında, Gondor Vekilharcı II. Túrin döneminde oluşturulmuştur. O zamanlarda Mordor'dan gelen Uruklar Ithilien'e akınlar düzenlemekteydi, bu nedenle Ithilien yerlilerinin pekçoğu bölgeyi terketmiştir. Henneth Annûn ve buna benzer gizli sığınaklar, yıllar geçse de tetikte olmaya devam eden Kolcuların kullanımı için oluşturulmuştur.

Henneth Annûn şelalesi, sığınağın inşasından önce mağaranın tavanından kemerli bir yolla akmaktaydı. Sonraları ise zanaatkarlar tavandaki bu açıklığı kapatmış, nehrin yatağının yönünü değiştirerek suyun mağaradaki kemerli yolun önünden akmasını sağlamışlardır. Buradaki amaç, sığınağın girişini gizlemekti.

Henneth Annûn, Ithilien'deki sığınaklar arasındaki en genişi ve en iyi güçlendirilmişiydi. Yüzük Savaşları sürecinde Ithilien Kolcuları Komutanı Faramir, yaptıkları birçok askeri operasyonda Henneth Annûn'u bir üs olarak kullanmıştır. Faramir 7 Mart 3019'da Frodo Baggins ve Samwise Gamgee'yi Henneth Annûn'a getirmiştir.

Faramir, Henneth Annûn'da Frodo'nun Tek Yüzük'ü taşımakta olduğunu öğrenmiş fakat Tek Yüzük'ün cazibesine ve kendi adına onu Frodo'dan zorla alma içgüdüsüne başarıyla karşı koymuş, Yüzük'ü almak için herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Geceleyin Gollum Yasak Havuz'da gizlenirken bulundu ve gizli sığınağın yakınlarına izinsiz gelmenin cezasının ölüm olmasına rağmen Frodo'nun ricası üzerinde Faramir Gollum'un hayatını bağışladı.

Bir sonraki gün, 8 Mart sabahında Hobbitler Faramir ile yollarını ayırarak Mordor'a yaptıkları yolculuğa devam ettiler. Faramir ise 9 Mart'ta Minas Tirith'e gitmek üzere Henneth Annûn'dan ayrıldı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #94 : 23 Mayıs 2014, 19:46:48 »
Belgilidelik

Konum: Kuzeydirhem'in doğusu, Shire

Shire'daki Korkutan Tepeleri'ne ait mağara ve tünel ağına verilen isimdir. Fredegar Toluk ve beraberindeki bir grup isyankâr, Yüzük Savaşları sırasında Belgilidelik'te saklanmışlardır.

Imloth Melui

Konum: Lossarnach, Gondor

Gondor'un Lossarnach tımarında bulunan vadiye verilen isimdir. Imloth Melui çiçekleriyle, özellikle gülleriyle bilinen bir yerdir. Minas Tirithli insanlar sıklıkla Lossarnach'a, bu çiçekleri görmeye gitmekteydiler.

Arif kadın Ioreth, Şifa Evleri'nde ilk defa athelasın kokusunu duyduğunda, kokunun ona Imloth Melui'nin güllerini hatırlattığını söylemiştir. Ioreth'in kendisi de aslen Imloth Melui'den gelmiş olabilir. Aragorn, Kral Elessar'ın taç giyme törenine de vadiden gelen bayan bir akrabası ile birlikte katılmıştır.

Rauros Şelaleleri

Konum: Nen Hithoel'in aşağısı, Anduin Nehri

Anduin Nehri üzerindeki muazzam şelaleye verilen isimdir. Rauros Şelaleleri, Anduin'in sularından oluşan ve Emyn Muil'e doğru uzanan Nen Hithoel gölünün güney bitiminde bulunmaktaydı. Şelaleler yüksek basamaklardan oluşan sarp kayalıklardan, Rauros-eteği denen bir havuza dökülmekteydi. Bu havuzun etrafında suların düşerken oluşturduğu gümbürtüleri duyuruldu ve etrafta su serpintilerinden oluşan bir sis görülürdü. Şelalelerin alt kesimlerindeki Entsuyu Ağzı dolaylarında Islakçene adı verilen bataklık alanlar mevcuttu. Kuzey Basamakları, Rauos Şelalaleri'nin batı yakası boyunca suların döküldüğü uçuruma oyulmuştu ve burayı kullanarak Nehir üzerindeki botları şelalenin aşağısına taşımak mümkündü.

26 Şubat 3019'da Boromir'in ölümünün ardından bedeni Lothlórien'den gelen Elf botuna konmuş ve Rauros Şelaleleri'ne taşınmıştır. Bot şelaleden aşağı inip, oradan da Deniz'e ulaşmıştır.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #95 : 23 Mayıs 2014, 19:47:49 »
Ormanlık Uç

Shire'ın Doğudirhem'inde bulunan ormanlara verilen isimdir. Ormanlık Uç, Yeşil Tepe Yurdu'nun doğu ucunda bulunmaktadır. Kütük Çayı kuzeydoğudan gelerek, Ormanlık Uç boyunca akar ve sularını Brendibadesi Nehri'ne bırakır. Tıkışkazası'ndan Kütük'e uzanan Kütük Yolu Ormanlık Uç'un kuzey kenarından geçer. Bu yol dar bir şerit halinde Ormanlık Uç'un kuzeydoğu köşesindeki Ormansaray köyüne doğru ayrılır.

Frodo Baggins, Samwise Gamgee ve Peregrin Took; 24 Eylül 3018'de Çukurçay'a yaptıkları yolculuk esnasında Kütük Yolu'nu izleyerek Ormanlık Uç'a geldiler. Günbatımına doğru yoldan bir atın gelmekte olduğunu duydular ve Frodo aniden endişelenerek yol arkadaşlarına ağaçların ardına saklanmalarını söyledi. Bir Kara Süvari yol üzerinde belirdi, hobbitler Süvari'nin etrafı koklayarak bir şeyi ya da birini aradığını farkettiler. Kara Süvari Khamûl isimli Nazgûl idi. Khâmul günışığından ötürü tereddütlüydü ve Hobbitleri farkedemeden bulunduğu yerden ayrıldı.

Hobbitler, Kütük Yolu'ndan Ormansaray'a ayrılan dar yoldan yolculuklarına devam ettiler. Nazgûl bir kez daha ortalıkta göründü fakat bu sefer şarkı söyleyerek yoldan geçen Elflerin varlığı sebebiyle oradan uzaklaştı. Elflerin lideri Gildor Inglorion, Hobbitleri Ormansaray yakınlarındaki yeşil çimler üzerindeki kamplarına davet etti.

Bir sonraki günün sabahında Hobbitler, Elflerin kampı terkettiklerini gördüler ve Frodo yola dönmek yerine Erşehir Salı'na çıkacak bir kestirme yolu kullanmaya karar verdi. Pippin Frodo'yu "Kestirme yollar zaman kaybettirir." (Yüzük Kardeşliği - "Mantarlara Çıkan Kestirme Yol, Sf. 117) diyerek uyarsa da Frodo sözünü geçiren taraf oldu. Nazgûl'a kendilerini farkettirmeden, tam zamanında sarp bir yamacı tırmandılar. Pippin Kütükçayı'na ulaştıklarını farketti ve çayı geçip sağa dönmeleri gerektiğini belirtti fakat Hobbitler gereğinden fazla güneye giderek kendilerini ormanlık bir alanda buldular. Çiftçi Tırtıl'ın Batak'taki tarlalarına vararak Ormanlık Uç'tan çıktılar.

Yüzük Savaşları'nın ardından Frodo, 22 Eylül 3021'de Gandalf, Bilbo Baggins, Elrond ve Galadriel ile Ormanlık Uç'ta buluştular. Frodo Yüzük Koruyucuları'nın Son Yolculuğu'na katılarak Gri Limanlar'a gelerek buradan Deniz'in ötesine yelken açan gemiye bindi.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #96 : 23 Mayıs 2014, 19:49:19 »
Oromet

Konum: Andustar, Númenor
Üzerinde Yaşayan Irk: İnsan - Edain - Númenorlular

Númenor'daki bir tepeye verilen isimdi. Oromet, Númenor'un batı kıyısında bulunan Andúnië limanının yakınlarında bulunmaktaydı. Númenor'un 11. Hükümdarı Tar-Minastir, Oromet'e yüksek bir kule yaptırmış ve bu kuleden batıdaki Ölümsüz Topraklar'a bakmıştır. 24. Hükümdar Tar-Palantir, Númenorlular'ın gittikçe yabancılaştığı Elfler'in batıdan gelişini izleyebilme umuduyla Oromet'in kulesine çıkarak Batı'yı gözlemiştir lakin Elfler gelmemiştir.

Esgaroth

Üçüncü Çağda, Mirkwood'un (Karanlık Ormanın) hemen kuzeydoğusunda ve Erebor yani Lonely Mountain'in (Yalnız Dağın) güneyinde, insanların bir şehri vardı. Bu Long Lake'de (Uzun Gölde) yaşayan İnsanların şehri Esgaroth'du. Şehir Uzun Göle çakılmış kazıklar üzerine inşa edilmiş ve ahşap iri köprü ile karaya bağlanmıştı. Esgaroth, Erebor'daki Cüce krallığının hemen güneyinde ve Woodland Elflerine (Orman Elfleri)göre nehrin biraz aşağısında bulunduğundan, Göl İnsanları zengin tüccarlar haline gelmişti. Şehir sakinleri arasından seçilen bir Efendi tarafından yönetiliyordu. 2770 yılında, Altın Ejderha Smaug dağı ele geçirince, Göl İnsanları ile Erebor Cüceleri arasındaki ticaret sona erdi. Komşu şehir Dale'in yok edilmesine rağmen Esgaroth varlığını devam ettirebildi. 2941 yılında Altın Smaug alevli bir öfke ile dağdan inerek Esgaroth'a saldırdı. Ejderha öldürüldüyse de, Esgaroth yandı. Fakat şehir için henüz her şey sonra ermemişti, çünkü Ejderhanın hazinesinin sınırsız zenginlikleri, şehrin yeniden yapılmasına ve eski zenginliğine kavuşmasına imkan tanıdı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #97 : 23 Mayıs 2014, 19:52:05 »
Karanlıkların Gölgesi

4.çağda Mordor yıkıldı ve aklını çeldiği ırkların hepsinin üstünde gücünü kaybetti. Elfler bu Dünya'yı terk etti. Yeniden Birleşmiş Krallık ise Eriador''dan Mordor'a kadar uzanan bir krallık kurdu ve Orta Dünya kötülükten arınmış bir hale geldi. Fakat yüzüktayflarının yüzükleri hala bilinmeyen diyarlarda kayıptı ve bulunamamıştı. Bu yüzükler yıllar sonra, 4.çağda 7 asır geçtikten sonra bulundu. Yüzüklerin 2 tanesi Harad'lı insanlara, 3 tanesi Doğulu (Rhun) insanlara ve 4 tanesi de Adunic insanlarının eline geçti.
Savaş yoktu ama 2.Eldarion ve onun kardeşleri arasında taht kavgası vardı, bu taht kavgalarının üzerine 2.Eldarion, kardeşi Addrunyc'e kendisine bir krallık kurmasını ve diğerlerini de yanına almasını söyledi. Addrunyc bunu kabul etti ve Mordor'da kendi krallığı olan Eûnbar krallığını kurdu, bu krallık, Birleşmiş Krallığın kendi ırklarına olan saygısını kaybettiğini düşündü ve krallığın insanları kibirle büyüdü.
Yıllar geçtikten sonra Melkor, yüzüktayflarının yüzüklerinin insanların elinde olduğunu gördü ve onların aklını çelerek yüzükleri takmasını ve kötü tarafa hizmet eden Nazgûllar olmasını sağladı.
Nazgûllar, Birleşmiş Krallığın insanlarının bir kısmını kendi taraflarına çekti, gizlice planlar yaptı ve kendi taraflarına çektikleri insanları kullanarak isyanlar çıkarttı. Bu isyanlar ile Birleşmiş Krallığın bölgelerinden bazıları Nazgûlların eline geçti ve kötülük bu bölgelerde büyümeye devam etti.
Nazgûllar Birleşmiş Krallığı yıkmak için, Eûnbar'ın kralı olan Addrunyc'in yanına giderek onun aklını çeldi, ona daha fazla yerde hakimiyet sağlayacağını söyleyerek kral Addrunyc'i kışkırttı, kendi öz kardeşine karşı bir düşmanlık beslemesini sağladı.
"Efendimis, Eûnbar sadece Mordor topraklarıyla mı kalacak? Batıdaki krallığın topraklarını almayacak? Hayır, bu yanlışş olur, saldıralım, ele geçirmeli o toprakları."
Bu sözlere kral Addrunyc kandı ve kendi ordularını topladı, Nazgûlların ordusu ile beraber Birleşmiş Krallık bölgelerinden bir tanesi olan Kuzey Ithilien'e saldırdı ve bu saldırı ile Kuzey Ithilien bölgesini ele geçirdi. Böylece Eûnbar, Birleşmiş Krallığa resmen savaş ilan etmiş oldu.
Elendil'in soyu, kötülüğün gücüne bir kere daha kanmış oldu. Yıllar önce kendi soyundan olan kardeşi 2.Eldarion'un verdiği toprakları büyütmek isteyen Addrunyc'in krallığı Eûnbar ile Birleşmiş Krallık arasında bir savaş başladı, bu kardeş krallıkların birbirlerine olan nefretin, dışa vurması, savaşa dönüşmesiydi.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #98 : 23 Mayıs 2014, 19:54:18 »
Helm Hammerhand

Rohan'ın efsanevi dokuzuncu kralıdır.Miğfer büyük yiğitliğe ve kuvvete sahip bir insandı.2691 yılında doğdu.Babasının adı Kral Gram kızkardeşinin adı ise Hild'di.Miğfer'in isimleri Haleth ve Hama olan iki oğlu ve en az bir tane kızı vardı.
2741 senesinde babasının ölümünden sonra 50 yaşında kral oldu.Kral olduktan 13 yıl sonra Miğfer kızının,Eorl soyundan gelen ama Dunland kanı da taşıyan Wulf'un evlenmesini kabul etmedi.Wulf'un babası Freca'ydı ve güvenilmez bir adamdı.Freca güce büyük bir açlık duyuyor ve Rohan kralının hükmünü görmezden geliyordu.Miğfer'in kızını evlendirmeyi kabul etmemesiyle birlikte sinirlendi.Kral Miğfer'e hakaret etmesiyle beraber Miğfer'in demir elinin bir yumruğuyla hayatını kaybetti.Bu olaydan sonra Kral Miğfer'e Çekiçel denmeye başlandı.
Freca oğlu Wulf Rohan'a bu olaydan 4 sene sonra 2758'de saldırdı ve Edoras'ı ele geçirdi.Miğfer oğlu Haleth Kral Konağı'nı savunurken öldürüldü.İsen geçitlerinde büyük bir yenilgi yaşadıktan sonra da Miğfer ve onun insanları bundan sonra Miğfer Dibi olarak anılacak Numenor İnsanları tarafından yapılmış Aglarod'a saklandılar.Miğfer Dibi Dunland ordusu tarafından 5 ay süren Uzun Kış boyunca kuşatıldı.
Kışortası Bayramı'nda erzakları azaldı ve Rohan'ın insanları açlık çekmeye başladılar.Miğfer oğlu Hama kaleden dışarı yiyecek bulmak için çıktı ve geri dönmedi.İki oğlunun da kaybının ve halkının çaresiz durumunun etkisiyle Miğfer öfkesinden deliye döndü.
Kaleden dışarı bembeyaz giyinmiş olarak yalnız çıkmaya ve düşman kamplarına saldırarak karşılaştığı bütün Dunland'lıları öldürmeye başladı.Her defasında borusunu çalıyor ve tüm düşmanları korku içinde kaçıyordu.Dunland'lılar Miğfer'e silah işlemeyeceğini ve çıplak elleriyle düşmanlarını katlettiği için onun düşmanlarını yediğini düşünüyordu.
2759 yılının bir gününde kral Miğfer,kalesinden ayrıldı ve bir daha geri dönmedi.Şafakta Miğfer'in halkı onu Miğfer Suru'nda donmuş olarak buldular.Uzun kış sona erdiğinde,Miğfer'İn yeğeni Frealaf işgalcileri ülkeden püskürttü ve kral olarak taç giydi.
Miğfer gömüldü ve Rohan Kralı'nın ilk sırası sona erdi.Simbelmyne çiçeği onun mezarının üstünde çok fazla çıktı ve mezarı karla kaplıymış gibi kaplandı.

Çevrimdışı Easterling

  • Level 14
  • İleti: 6249
  • Evrenin gözünde sen nesin ki ?
Ynt: -Orta Dünya Yararlı Bilgiler Arşivi(2012-...)-
« Yanıtla #99 : 23 Mayıs 2014, 19:56:52 »
Almaren

1) illuvatar ın çocukları doğmadan önce, orta dünya'nın yaratılmasından sonra, manwe'nin tüm valar için ziyafet verdiği yerdir

2) Ortadünyanın, ilk çağında ortasında bulunan dev göldeki ada
Melkorla savaşlarda yok oldu
Çünkü orta dünya şekillendirilmeye devam ediyordu
Melkorun yok ettiği güzelliklerdendir
Yüzük savaşlarının olduğu 3. çağdan önce yok olmuştu
O yüzden yüzüklerin efendisindeki coğrafyada yoktur
Valar ın Arda daki ilk yurdununda adıdır

3) Valinor'un iki ağacından önce, hatta valar valinor'a gelmeden önce, büyük göldeki yeşil adada, almaren'de hüküm sürüyorlardı. elfler ve insanlar uyanmadan çok önceleri, valar orta dünya'nın denizinin doğusunda yaşıyorlardı. işte bu zamana, arda'nın baharı denir.
(bu süre içerisinde, arda, illuin ve ormal adında iki devasa lambayla aydınlanıyordu Melkor, orta dünya'daki kalesinden gizlice gelerek iki lambayı yıkmış, almaren'i harabeye çevirmiştir)

almaren ile ilgili bilgilerimiz azdır, ancak tarihte tulkas'ın nessa ile evlendiği yerin burası olduğu bilinir.

daha da önemlisi, burasının valar'ın melkor ile ilk ciddi çatışmayı yaptığı yer olmasıdır. valar'ın ışıkları yokedilmiş ve almaren yıkılmıştır. tulkas'ın kovaladığı melkorsa utumno'nun zindanlarına kaçmıştır.

bundan sonra, valar orta dünya'yı terketti ve çok nadir döndü. batıda, aman'da yeni bir ülke kurdu, adına da valinor dediler, ve bu ülkeyi iki ağaç'ın ışığıyla aydınlattılar.

Tarostar (I. Romendacil)

Gondor'un 8. kralıdır. Romendacil esas adı Tarostar'dır. Üçüncü Çağ'ın 310 yılında doğdu. Babası kral Ostoher 490 yılında doğulular tarafından saldırıya uğramıştır.Tarostar babasının saldırıdan 2 yıl sonraki ölümünden sonra kral olmuştur.490 yılında başlayan saldırıda 500 yılında galibiyate erişmiş fakat babası bu zaferi görememiştir, Bu galibiyetten sonra Romendacil anlamına gelen Doğunun Fatihi (Doğunun galibi) ismini vermiştir. 40 yıl sonra doğulular Gondor'o tekrar saldırmışlardır. Geride kalmak istemeyen kral Tarostar, yerine bir vekilharç bırakarak savaşa gitmiş ve savaş alanında öldürülmüştür.Oğlu Turambar daha sonra doğuluları yenmiş babasının intikamını almıştır.Sınırları genişletmiştir.