Total War Eras > Total War: Shogun 2

Yıllar sonra Shogun 2'e başlamak.

(1/3) > >>

SadeceStrateji:
Herkese selam, 2018 de o kadar yeni oyun çıkmışken Shogun2 oynamak daha doğrusu yeni başlamak neyin kafası demeyin arkadaşlar. Tarihe ilgi duyuyorsanız, kuru kuruya savaşmak yerine savaşmanın tarihsel bir hikayeye dayanması ilginizi çekiyorsa değer arkadaşlar. Buna "TW kafası" diyebiliriz.
TW oyunları içinde bana hitap eden ise Shogun2 oldu. TW Attilada Selçuklu veya Osmanlıyı single player oynamak mümkün olana dek Shogun2 devam. TW Three Kingdoms çıktığında ne olur efsane olur.
Shogun2 i oynamadan önce bu forumu, oyun hakkındaki eleştiri ve görüşleri, oynanış rehberlerini, taktikleri vs. öncelikle okudum. Bu sayede yiyecek sıkıntısı çekmedim. Eyaletlerde ayaklanma girişimlerinin önünü kesmeyi başardım. Deniz ticareti dahil ticaret yaparak 2 hatta 3 full ordumun masraflarını zorlanmadan karşılayabildim. İlk başta bile en az 2 düşman ile mücadele etmeme rağmen ordumu hiç kırdırmadım hep kazandım. Kayıplarımı 2/3 tur içinde yenileyerek ilerlemeye devam ettim. Sadece 2 farklı eyaletten nitelikli asker ürettim. Birinden kılıçlı samuray diğerinden okçu samuray. Diplomasi de ticarete ek olarak müttefik kazanmaya çalıştım ama başarılı olmadı. İlk başlarda 1/2 tane müttefikim olsa da ilerledikçe ve eyalet ele geçirdikçe herkes düşmanca tavır takınmaya başladı. Bu arada benden daha çok eyalete ve güce sahip olan 2 klanın ise nasıl başardılar bilmiyorum düşmanları yok denecek kadar azdı. Neyse sorun değil hepsini kılıçtan geçiririz mantığıyla ilerlemeye devam ettim ama bir taraftan da ele geçirdiğim bazı eyaletleri eski sahiplerine vererek Himaye klanlar oluşturmaya başladım. gördüm ki bu da işe yaramadı Kyotaya yaklaştıkça İmparatorluk tarafından bir tehdit olarak gösterilince himaye klanlarım da dahil olmak üzere tüm klanlar bana savaş ilan etti. Her ordusunda en az 2 komutan bulunan yeterince terfi almış ve hiç mağlup olmamış 3 ordum bulunsa da yetişemez oldum. Yenilmiyordum fakat karınca sürüsü gibi düşman, ordularımdan uzak yerlerdeki eyaletlerimi ele geçirmeye başlamışlardı bile. Oyun bu noktada tatsızlık vermeye başladı. Sırf üşendiğim için deniz mücadelemi bıraktım zaten gelire ihtiyacım kalmamıştı. Date ile oynuyorum. Kyotoyu ele geçiren Takeda yı nerdeyse bitirdim ama aşağıdan üzerime yürüyen ve kaçak dövüşen bir sürü ordu ile nasıl başedebilirim bu noktada neler yapılabilir açıkcası merak ediyorum. Biraz geri çekilip sağlam bir savunma hattı kurabilirim veya üç ordu ile Kyotaya yürüyüp ele geçirebilirim.

* Halife *:
Çok duygusal bir ileti olmuş. Ama bu Shogun 2'nin doğası, sen güçlendikçe en başından beri hile yapan yapay zeka sana karşı "büyük güç" olmanla alakalı olarak, aynen dediğin gibi, vasal devletlerin de sana dönüyor. Bunu Steam'deki workshop denilen mod kısmıyla halledeceksin.

Ama yok herkes gibi ben de bir "modsuz" her zorluğu görecem dersen. Vasal devletlerini becerebilirsen yeniden yıkıp son şehirlerini ele geçirirken yeniden vasal yaparsan sana karşı düzelirler. Çünkü İmparatorluk artık seni zararlı ilan ettiği an oyun orada kırılıyor. Sen kırılma noktasından sonraki vasallıkların sana sadık oluyor.

Bir de bu oyun gerçekten satranç gibi. En küçük hata bir sonraki turda şehir kaybetmene sebep oluyor. Dediğin çok mantıklı savunma hattı çekerek ilerleyeceksin. Başka çaren yok. Bir de kaçırabilirsen "backdoor" mevzusu var, denizden açıktan alarak 1-2 ordunu adanın diğer ucuna götürüp dikkat dağıt, boş şehirleri bir bir patlat  tbr*

capoglu.ma:
Ben senelerdir campaign haritasında aynı strateji ile ilerlerim (haritaya göre farklılık az da olsa oluyor tabi), örneğin vassal sistemini kendi oyun stilime göre etik bulmuyorum. Sınırları bir bütün altında bir sürü millet/klan barındıran bir imparatorluk hedefi ile ilerliyorum. Tek başına bir strateji geliştirdiğinde oyunun erken zamanları işine yarayacak müttefikler edinmen, en önemli husus bu müttefiğin ele geçirme niyetinde olduğun topraklarda veya fazla yakınında olmaması. Ardından devletinin arkasını sağlama alıcak bir şekilde bir savunma hattı oluşturup nizami fetihler gerçekleştiriyorum, topraklarımın arka kısmı oyun haritasının sonu ise ne alâ, şayet değilse güçlü bir donanma oluşturup deniz den gelebilecek herhangi bir tehdite karşı önlem alabilirsin, güçlü bir garnizon ordusu kurup başkentine veya iyice genişlemişsen topraklarının her tarafına süratle ulaşabileceği bir konuma koyasın, başındada orduya sürat verecek özellikleri bol olan bir general yerleştirdiğinde iş tamamdır. Oyunun ilerleyen kısımlarına kadar bu bistemi kurduğunda tüm devletler/klanlar sana düşman olsa da deniz sınırlarından gelebilecek risklere karşı bir donanman, donanmanın kaçırdığı çıkarma birliklerine veya olası bir isyana karşı merkezi konumda bir garnizon ordun ve düşmanlarına karşı sınırlarında doğal olarak hücum orduların bulunmuş oluyor. Ben hep bu strateji ile hareket ediyorum, Date ile bu stratejiyi çok kolay gerçekleştirebilirsin.

Ekonomik açıdan ise sınırlarını güvene aldığında düşmana uzak olan topraklarında ekonomik binalar yapıp sınıra askeri bir eyalet oluşturabilirsin. Limanlarını da gemi savaşlarına düşkünlüğüne göre arttırıp azaltmak sana kalmış, bana bir tersane yetiyor, gerisi ticaret ve yemek için komple. İyi eğlenceler  tbr*

SadeceStrateji:

--- Alıntı yapılan: * Halife * - 03 Nisan 2018, 16:42:15 ---Çok duygusal bir ileti olmuş. Ama bu Shogun 2'nin doğası, sen güçlendikçe en başından beri hile yapan yapay zeka sana karşı "büyük güç" olmanla alakalı olarak, aynen dediğin gibi, vasal devletlerin de sana dönüyor. Bunu Steam'deki workshop denilen mod kısmıyla halledeceksin.

Ama yok herkes gibi ben de bir "modsuz" her zorluğu görecem dersen. Vasal devletlerini becerebilirsen yeniden yıkıp son şehirlerini ele geçirirken yeniden vasal yaparsan sana karşı düzelirler. Çünkü İmparatorluk artık seni zararlı ilan ettiği an oyun orada kırılıyor. Sen kırılma noktasından sonraki vasallıkların sana sadık oluyor.

Bir de bu oyun gerçekten satranç gibi. En küçük hata bir sonraki turda şehir kaybetmene sebep oluyor. Dediğin çok mantıklı savunma hattı çekerek ilerleyeceksin. Başka çaren yok. Bir de kaçırabilirsen "backdoor" mevzusu var, denizden açıktan alarak 1-2 ordunu adanın diğer ucuna götürüp dikkat dağıt, boş şehirleri bir bir patlat  tbr*

--- Alıntı sonu ---

Talha hocam sensin değil mi? Teknoseyir tanıtımlarında senin TW birikim ve sevdanı görüp foruma üye oldum. Zaman ayırıp her mesajımı cevapladığın için ilgine teşekkürler. Konuya dönecek olursak modsuz devam etmeyi tercih ederim. Gerçi Better Maps 0.45 ve Extended Clan Bonuses modları yüklü ama bunlar oyunun dinamiklerini ve dengesini bozmayan modlar. Madem adamlar bu tarihi yaşamışlar biz de dönemin tarihi unsurlarını bozmadan oynayalım, orjinale sadık kalmış oluruz.
İkinci kez himaye alınma durumunu ve "backdoor" taktiğini öğrenmiş oldum. Gerçi kısa campaign seçtiğim için mi bilmiyorum oyun normalde bitti, Kyotoya yürümekte geç kaldım ama ben oyunun ilerisini öğrenme amaçlı tüm Japonyayı ele geçirmeyi düşünüyorum.
Merak ettiğim husus alevli ok teknolojisini çoktan araştırmama rağmen rakip alevli ok atarken ben atamıyorum. okçu ağırlıklı strateji ile oynuyorum buna rağmen sıkıntı çıkmadı. bir de alevli oklar olsa darma duman ederler heralde ;)


--- Alıntı yapılan: qli_61 - 03 Nisan 2018, 16:57:37 ---Ben senelerdir campaign haritasında aynı strateji ile ilerlerim (haritaya göre farklılık az da olsa oluyor tabi), örneğin vassal sistemini kendi oyun stilime göre etik bulmuyorum. Sınırları bir bütün altında bir sürü millet/klan barındıran bir imparatorluk hedefi ile ilerliyorum. Tek başına bir strateji geliştirdiğinde oyunun erken zamanları işine yarayacak müttefikler edinmen, en önemli husus bu müttefiğin ele geçirme niyetinde olduğun topraklarda veya fazla yakınında olmaması. Ardından devletinin arkasını sağlama alıcak bir şekilde bir savunma hattı oluşturup nizami fetihler gerçekleştiriyorum, topraklarımın arka kısmı oyun haritasının sonu ise ne alâ, şayet değilse güçlü bir donanma oluşturup deniz den gelebilecek herhangi bir tehdite karşı önlem alabilirsin, güçlü bir garnizon ordusu kurup başkentine veya iyice genişlemişsen topraklarının her tarafına süratle ulaşabileceği bir konuma koyasın, başındada orduya sürat verecek özellikleri bol olan bir general yerleştirdiğinde iş tamamdır. Oyunun ilerleyen kısımlarına kadar bu bistemi kurduğunda tüm devletler/klanlar sana düşman olsa da deniz sınırlarından gelebilecek risklere karşı bir donanman, donanmanın kaçırdığı çıkarma birliklerine veya olası bir isyana karşı merkezi konumda bir garnizon ordun ve düşmanlarına karşı sınırlarında doğal olarak hücum orduların bulunmuş oluyor. Ben hep bu strateji ile hareket ediyorum, Date ile bu stratejiyi çok kolay gerçekleştirebilirsin.

Ekonomik açıdan ise sınırlarını güvene aldığında düşmana uzak olan topraklarında ekonomik binalar yapıp sınıra askeri bir eyalet oluşturabilirsin. Limanlarını da gemi savaşlarına düşkünlüğüne göre arttırıp azaltmak sana kalmış, bana bir tersane yetiyor, gerisi ticaret ve yemek için komple. İyi eğlenceler  tbr*

--- Alıntı sonu ---

Böyle deneyimli ustaların zaman ayırıp ilgi göstermesi benim gibi bir acemi için takdire değer, teşekkürler. Taktiklerini uygulamaya çalışacağım.
Aklıma takılan 3 ordudan fazlası ekonomi için sıkıntı çıkartabilir mi?
Başkentte hali hazırda demir madeni ve zırh gelişimi varken sınırda tekrar askeri eyalet kurduğumuzda bu yeni eyaletten çıkartılacak askeri birimler başkentteki bu zırh gelişiminden faydalanabilir mi?
Son olarak askeri binalar geliştikçe üretilebilir yeni birimler açıldıkça orduları revize etmek gerekir mi? Hali hazırdaki birimler lv olarak düşük olsa da tecrübe kazanmış durumdalar. Siz oyunun ileri aşamalarında hangi birimlerle savaşıyorsunuz?

* Halife *:
Evet benim. Alevli atışı sen yaptırtacaksın, birimlerine komut veriyorsun savaş alanında. Eğer durum çok vahimse baştan başla.

Ben de geçen temiz kurulum yaptım. Workshop'tan güzel birkaç modu bulup kurayım rise, shogun 2 ve fall üçlemesi için bir seri oynanış yapayım yeniden  melek* canım çekti.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git